MY TV Türkiye Programlarını İzlemek İçin Tıklayın




Yörükoğlu süt




Kırım Tatar Türklerinin lideri Mustafa Cemiloğlu: 'Platformla en çok Türkiye ilgileniyor'

18.08.2021 14:36

1780’li yıllardan bu yana Rusların zulüm politikasının altında ezilen Kırım Tatar Türk halkı lideri Mustafa Cemiloğlu, yaşadıkları sürgünleri ve günümüzde karşı karşıya kaldıkları Rus işgali ile baskıları Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, MYGazete.com ve MYTV Genel Yayın Yönetmeni Mevlüt Yeni’ye anlattı. Başkan Yeni’ye verdiği özel röportajda Rusya’nın Kırım’ı son işgaliyle ilgili bilgiler aktaran ve Kırım Tatar Türkleri üzerinde oynadığı oyunları gözler önüne seren Cemiloğlu, “Bu ayın sonunda çok sayıda devlet başkanının katılacağı Kırım platformu yapılacak. Platformla en çok Türkiye ilgileniyor. Burada Kırım’ın Rusya’dan savaşsız nasıl kurtulacağı görüşülecek. Biz Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı mutlaka bu toplantıya bekliyoruz” dedi. Mustafa Cemiloğlu Türki Cumhuriyetlerin birlik oluşturabilmesi için ise yönetimlerin demokratik olmalarının gerektiğini belirterek, “Totaliter rejim olunca birlik olamaz. Maalesef şimdi durum böyle” şeklinde konuştu.

Kırım Tatar Türklerinin lideri Mustafa Cemiloğlu, Mevlüt Yeni'nin sorularını yanıtladı

İŞTE MEVLÜT YENİ’NİN MUSTAFA CEMİLOĞLU İLE YAPTIĞI ÇARPICI RÖPORTAJ

Mevlüt Yeni: Bugün gerçekten benim ve Türk dünyasının yakinen tanıdığı, önemli bir isimle önemli bir röportaj yapıyoruz. Antalya’da tatilde bulunan Kırım Tatar Türklerinin lideri ve Ukrayna Parlamentosu Milletvekili Mustafa Cemiloğlu ile birlikteyiz. Sayın Cemiloğlu hoş geldiniz efendim.

Mustafa Cemiloğlu: Merhabalar, hoş bulduk.

Mevlüt Yeni: Antalya’daki nasıl gidiyor tatiliniz? Çok sıcaktı alışkın mısınız sıcağa?

Mustafa Cemiloğlu: Antalya’ya birçok kez geldim ama çok alışık değiliz bu kadar sıcağa.

Mevlüt Yeni: Bu arada tabii yangınlar oldu. Röportaja geçmeden, Türkiye’ye öncelikli olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Mustafa Cemiloğlu: Türk Milletine geçmiş olsun. O yangın merkezlerine de gittik, orada Sayın Bakan Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşmemiz vardı üç gün önce. Manavgat merkezde yangın yerlerini dolaştık. Çok yazık ama ne yapalım? Biz de Ukrayna’da da bir fon açtık yardım olarak. Bizim elimizden gelecek çok şey yok. Ama sembolik olsa da desteğimizi bildirmek istedik.

"23 AĞUSTOS’TA, KIRIM PLATFORMU YAPILACAK"

Mevlüt Yeni: Sağ olun çok teşekkür ediyoruz. Evet gerçekten dost Ukrayna halkı bu zor günümüzde Türkiye’deki yangınlara uçak göndererek çok önemli bir destekte bulundu. Sizin nezdinizde çok teşekkür ediyoruz. Ayrıca tatilinizde bize zaman ayırdığınız için de teşekkür ediyoruz. Tabii Mustafa Cemiloğlu olarak Kırım Tatar Türklerinin özgürlüğü ve ülkelerinde bağımsızlıklarını oluşturma noktasında çok büyük emiğiniz var. Maalesef yedi yıldır devam eden bağımsızlık yolundaki çalışmalarınız ve mücadeleniz bir Rus işgali ile maalesef yarıda kaldı. Ben önce oradan başlamak istiyorum. Rusya’nın Kırımı ilhakı, işgali ne anlama geliyor? Neden Kırım’a böyle bir şey yapma gereği duydu? Rusya için Kırım’ın anlamı nedir? Neden bu kadar önemli?

Mustafa Cemiloğlu: Ruslar 230 yıl önce de işgal etmişti. Rusya 1783’ten bu yana yürüttüğü politikasını şimdi de yürütüyor. O zaman baskı neticesinde Kırım Tatarları öz vatanlarını terk edip Osmanlı topraklarına göç etmeye mecbur kalmışlardı. Bu işgalden birkaç yıl sonra biz milli hazırlıklarımızı tamamladık. Ondan sonra biliyorsunuz ki 1944 yılında sürgün oldu, topyekûn soykırım oldu. Halkımızın % 46’sı o sürgün esnasında iki yıl içerisinde öldü. Hayatta kalanlar onlarca yıl, aşağı yukarı yarım yüzyıl kendi vatanlarına dönmek, özgürlüklerine kavuşmak ve insan hakları için mücadele verdiler. Evet bizim vatan topraklarımıza özellikle Sovyetler Birliği dağıldıktan ve Ukrayna bağımsızlığını ilan ettikten sonra dönme imkanımız oldu. Büyük zorluklarla, kendi küçük hayatlarımızı kurmaya başlamıştık. Ve 2014 Şubat ayı sonunda yine işgal oldu, Ruslar yine geldiler. Şimdi yine aynı şeyleri yapıyorlar. Kırım Tatarlarına ve Ukraynalarına büyük baskı yapıyorlar. Kırım’ı terk etmemiz için zulümlerini sürdürüyorlar. Ve yoğun bir şekilde Rusları bizim topraklarımıza getiriyorlar. Aldığımız malumatlara ve keşif kaynaklarına göre 600 bin ila 1 milyon arasında bir Rus grubu getirdiler. Rusya Federasyonu aslında onların arazisi. 17 milyon kilometrekare sanki toprakları yetmemiş gibi hep bizim topraklarımıza dökülmeye başladılar. Onların orada esas maksadı aslında büyük bir askeri üs yapmak. Bu strateji çerçevesinde sürekli asker taşıyorlar. En son roketleri ve silahları da buraya doldurdular. Böylelikle Ukrayna’ya da gelecekler. Karadeniz bölgesinde olan ülkeler için de büyük tehlike. Bu dehşet dolu gelişmelerin yaşanacağına, şubat ayının sonlarında, başımızın tepesinde bunların askeri helikopterleri dolandığı, yollarımızda onların tankları, askerleri yürüdüğü zaman dahi inanamıyorduk. 21. yüzyılda nasıl bir ülke, “Benim silahım daha fazla ve ben güçlüyüm” diyerek diğer ülkeye gelip onu ihlak edebilir? Biz 1994 yılında, toprak bütünlüğümüz ve özgürlüğümüzün garantisi karşılığında nükleer silahtan vazgeçtik. Bütün nükleer silahlarımızı, bin 200 atom bombamız vardı bunları teslim ettik. Ve bu devletler nükleer silahlı devletler; İngiltere, Amerika, Fransa, Rusya bizim toprak bütünlüğümüzü ve özgürlüğümüzü garantör olarak imzaladılar bu antlaşmayı. Bunların içinden Rusya garantör değil de haydut olup çıktı. Diğer devletler bir şeyler yapacak zannettik ama maalesef onlar da yapmadı. Açıklamalar yaptılar, evet Rusya’ya karşı yaptırımlar uyguladılar ama bunlar Rusların Kırımdan çıkmasına yeterli olmadı. Şimdi 23 Ağustos’ta, Kırım platformu yapılacak. Aldığımız bilgilere göre 30 ülkeden fazla bazıları cumhurbaşkanları seviyesinde, bazıları parlamento başkanı seviyesinde ve dışişleri bakanları orada toplanacak.

Mevlüt Yeni: Peki bu toplantının gündemi ne olacak?

Mustafa Cemiloğlu: Toplantıda Kırım’ı savaşsız kurtarmanın yollarını müzakere edilecek. Esas olarak toplantıya Avrupa Birliği ülkeleri, Kanada, İngiltere, Amerika ve Türkiye’de katılacak. İskandinav ülkeleri de var. Dün haber aldım Finlandiya Cumhurbaşkanlığı da katılacak. Yani şimdi sadece katılacağı ilan edilen 31 ülke var. Ama 23 Ağustos’a kadar ümit ederiz ki bu ülkelerin sayısı daha fazla olacak. Türkiye’nin tabi ki biz Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı bekliyoruz. Bizim için çok önemli. Ukrayna’da Türkiye’nin otoritesi çok yükseldi. Evet burada da anlıyoruz yangınlar var, iç problemler çok. Belki bu sebepten başkasını yollar ama kendisi gelmiş olsa bizim için çok iyi olacak.

Mevlüt Yeni: Bu toplantıdan nasıl bir sonuç çıkabilir? 23 Ağustos’ta yapılacak toplantı çok önemli ama maalesef azınlıklarla ilgili, insan hakları ile ilgili uluslararası bir takım toplantılar yapılıyor, fakat ileri gitmiyor, yani bir netice alınamıyor. Acaba Rusya bu toplantıya nasıl bakar sizce? Sayın Erdoğan’ın Ukrayna Devlet Başkanı’nı ziyaretinden sonra silahları çeker gibi yaptılar. Sonra biliyorsunuz turizm sezonu tam başlarken uçuşları durdurdu Rusya. Oysa bir önceki sene tam pandeminin ortasında uçuşu durdurmayıp, devam etmişti. Sizce bu da bir siyasi bir karar mıydı?

Mustafa Cemiloğlu: Yüzde yüz evet, o siyasi bir karardı. Çünkü biz kırım platformunu ilan ettiğimiz zaman bunlar açıklama yaptılar dediler ki; "Bu bizim toprak bütünlüğümüze karşı bir tedbirdir. Biz bu Kırım Platformuna katılan ülkelerin bize düşmanca davranışlar yaptıklarını kabul ediyoruz” dediler ve birçok ülkeye böyle şantaj yapmaya başladılar. Yakın zamanda bize Kiev’e, Baltık ülkelerinin Estonya ve Litvanya parlamento dış işler komisyonu başkanları geldiler onlar ile konuştuk. Ben sordum, Size ne kadar baskı yapıyorlar? Ona aldırmadan gelecek misiniz, gelmeyecek misiniz? Onlar dediler ki, "Evet çok baskı yapılıyor ama bizim manevi pusulamız bozulmadı. Onun için biz bu toplantıya, Kırım Platformuna en yüksek seviyede, Cumhurbaşkanlarımız düzeyinde katılacağız. Kırım işgalden kurtuluncaya kadar biz bu çalışmalara devam edeceğiz." İşte bizim de esas güvencemiz şu manevi pusulaları bozulmayan ülkeler. Bunların arasında tabii ki birinci olarak Türkiye’yi görüyoruz ve biliyorum Putin ve Erdoğan arasında çok telefon konuşmaları oldu bu kırım platformu konusunda. Tehdit değil de, aldığımız malumatlara göre Kırım platformu ve Türkiye tarafından Ukrayna’ya verilen Bayraktar pilotsuz uçakları neden siz bize düşman olan Ukrayna’ya böyle silahlar veriyorsunuz? Böyle iddiaları oldu Putin’in. Bilmiyorum tam söylediler mi bana yoksa belki biraz abarttılar mı Sayın Erdoğan böyle demiş; “Bakın bu işgali meşru olarak tanımadığımızı 7 yıldan beri her fırsatta söylüyorum. Sen ise sanki birinci kere söylüyormuşum gibi davranıyorsun. Bu bir, ikincisi; Kırım Yarımadasında benim akrabalarım, Kırım Türkleri yaşıyor. Sen şimdi diyorsun ki turistleri göndereceğim veya göndermeyeceğim. Ben o akrabalarımı sizin turistlerinize mi değiştireceğim? Sonra onların yüzlerine nasıl bakacağım? Tabi ki toplantıya iştirak edeceğim. Bu Bayraktarlara gelince; Ya biz Ukrayna ile komşuyuz. Komşuların birbirine yardım etmesi lazım. Hem de bu SİHA’lar sizin Moskova’yı bombalamayacak, kendi topraklarını koruyacak. Böyle bir cevap vermiş. Ama bakıyorum turistlerine müsaade vermiş girmeye. Yani demek istediğim insan gerçekten böyle lideri olsa bir şeyden korkmasa, her şey iyi olacak.

Mevlüt Yeni: Peki işgalden bu yana Kırım’da tutuklu veya kayıp sayıları nasıl? Bir istatistik var mı şuanda elinizde? Kırım Adası’ndaki Tatar Türklerin durumu nedir?

Mustafa Cemiloğlu: Bu Rus-Ukrayna savaşında en çok kurbanı biz verdik ve en çok zarar bize geldi. Çünkü Kırım Yarımadası’nda biz nüfusun yüzde 13’ünü teşkil ediyoruz, sayımız 300 bine yakın. Rusya’nın işgalinden sonra bir tek bizler, “Bu işgali tanımıyoruz. Rus askerleri buradan defolsun” dedik ve onların ne referandumlarına ne seçimlerine katıldık. Ve en çok baskılar bize oldu. Şimdi hapiste 120 insanımız var her gün yüzlerce evde aramalar yapılıyor. Baskılar evet, kaçırılan insanların sayısı 49 idi, Yakın geçmişte de kaçırılmışlar, ölüleri bulunmuş. Bu kaçırılan kişilerin yüzde 85’i Kırım Tatarları. Yapılan aramaların da yüzde 95’i Kırım Tatarlarına yönelik. Biz azınlık olmamıza rağmen baskı bize yapılıyor.

Mevlüt Yeni: Diğer azınlıklar kimler, kimleri sayabiliriz ?

Mustafa Cemiloğlu: Nüfus oranına göre esas olarak büyük çoğunluğu Ruslar. Çünkü bu 1944 yılının sürgünü ve soykırımından sonra yoğunlukla Rusları getirdiler ve biz 1990’lı yıllara geldiğimiz zaman Kırım’da yaşayan etnik Rusların yüzde 90’ı, 1944 yılının sürgününden sonra gelen insanların çocukları ve torunları idi. Buna göre nüfusun yüzde 25 civarı etnik Ruslar. Ama etnik Ukraynalılar orada o kadar Ruslaşmış ki hem düşünceleri hem konuşmaları esas olarak Ruslara benziyor. Yani Ukrayna’nın bütünlüğünü savunan işgalcilere karşı ses çıkaran esas olarak orada Kırım Katarları oldu. Onun için bu savaştan sonra işgalden sonra Ukrayna’da Kırım Tatarlarının sesi çok yükseldi.

Kırım Tatar Türklerinin lideri Mustafa Cemiloğlu

Mevlüt Yeni: Evet şimdi Kırım görülüyor ki önümüzdeki süreçte hem Rusya hem Türkiye hem de Ukrayna siyasetini, dış politikalarını çok yakinen ilgilendiren bir konu olarak önümüzde duruyor. Türkiye’den 23’ündeki toplantı dışında nasıl bir rol üstlenmesini istiyorsunuz? Türkiye Putin’le çok yakın, Rusya ile siyasi ekonomik ilişkileri olan bir ülke. Şu anda zaman zaman bu tarz kararlar alabiliyor Putin. Türkiye’ye karşı yaptırımlar uygulayabiliyor çeşitli bahanelerle. Bir siyasi çözüm bekliyor musunuz Türkiye’nin arabuluculuğunda?

Mustafa Cemiloğlu: Tayyip Bey ile bu konuda çok konuştuk. O açık açık Putin’e, “Ticaret başka, siyaset başka. Biz Kırım işgalini tanımıyoruz. Hiçbir zaman tanımayacağız. Siz oraya kanunsuz olarak girdiniz ve Kırım’ı boşaltmak zorundasınız. Pozisyonunuz böyle ama ticaret bambaşka bir mesele. Sizle alışveriş yapabiliriz ama bu konuda bizim pozisyonumuz böyle” diyor. Bu bizim için çok önemli. Karadeniz bölgesinde Kırım’a en yakın ülke biziz. Kırım bizim akraba ülkemiz diyor Tayyip Bey. Kırım’da işgal altında kalan insanlarımız bize telefon açtıkları zaman “Türkiye nasıl? Gelecek mi Tayyip Bey?” Diye soruyorlar. Platformla en çok Türkiye ile ilgileniyor, çünkü biz akrabayız. Ayrıca Türkiye’nin Azerbaycan’da ki bir başarısı var, oradaki ermeni işgaline karşı. Türkiye coğrafyamızda hem siyasi, hem diplomatik, hem politik önemli roller üstleniyor son yıllarda. Evet bu Karabağ savaşında Türkiye’nin büyük bir rolü oldu. Eğer bu Bayraktar olmasaydı, onların askerleri subayları burada eğitim görmemiş olsalardı savaşı böyle kolaylıkla kazanamazlardı. Ama maalesef Azerbaycan bu Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda olsun veya Avrupa Birliği Parlamentosu olsun, Kırım ile ilgili bir karar alındığı zaman esas olarak çekimser kalıyorlar, yani destek vermiyorlar. Anlıyoruz onların da Karabağ meselesi var. Hem de şimdi orada barışçıl olarak Rus askerleri var. Yani Rusları kızdırmak istemiyorlar, korkuyorlar. Ben iki gün önce Mevlüt Çavuşoğlu ile konuştuğumuz zaman ona da söyledim, “Türkiye o kadar destek verdi Azerbaycan’a, acaba sözünüz geçmez mi? Azerbaycan’da bu Kırım Platformuna katılsın.” “Bakalım” dedi, biz aslında mesajımızı verdik.

Mevlüt Yeni: Diğer Türki Cumhuriyetler nasıl bakıyor? Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan?

Mustafa Cemiloğlu: Onlar da çekimser kalıyorlar bazı zaman. Orada insan hakları ihlalleri konusunda, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda bakıldığı zaman büyük çoğunluğu çekimser kalıyorlar. Bazen de Rusları destekliyorlar. Onların da ticaretleri ve diğer bağlantıları var. Şimdi Türki Cumhuriyetler dediğiniz ülkeler demokratik ülkeler değil. Mesela Türkmenistan, Sovyetler Birliğinden daha beter bir rejim. İnsanlar kendi özgür fikirlerini söylemeye korkuyorlar. Onun için onlardan hiçbir destek beklemiyoruz. Ama açıktan açığa, “Biz Rus işgalini destekliyoruz, burası Rus toprağıdır” diyen de çıkmadı. Çünkü biliyorlar batı ülkelerinin buna karşı tepkisinin nasıl olacağını.

Mevlüt Yeni: Siz işgalden sonra tabii Kırım’a gidemediniz. Gitme niyetiniz var mı? Bir sözünüzü hatırlıyoruz da; Benden korkmuyorsan ben bir gidiyim o zaman Kırım’a. Cevap geldi mi bu konu ile ilgili Moskova’dan?

Mustafa Cemiloğlu: İşgalden on gün sonra tam 12 Mart 2014’te benim Putin’le telefon konuşmam oldu. 40-45 dakika kadar konuştuk telefonda. Aslında o görüşmek istedi. Bizim niyetimiz; Daha önceden anlaşmıştık, Tataristan da görüşecektik. Bizim iş adamları görüşecekti, anlaşmıştık bu konuda ama işgalden sonra telefon geldi; Görüşmemiz Kazan’da değil de Moskova’da olacak. Çünkü bizim bu görüşmemizi Putin öğrenmiş ve benden sonra o da görüşmek istiyor. Ben de dedim; Yok, ne konuda görüşeceğim? Eğer o askerlerini bizim toprağımıza nasıl çıkaracağı konusunda konuşacak olsa tabii görüşebilirim. Ama dedim böyle oldu bitti neticesinde konuşmaya niyetim yok. Ama herhalde ben size geliyorum, sizinle görüşeceğim dedim ve Moskova da Tataristan temsilciliği var orada tam Moskova’nın merkezinde görüştük, iki saat kadar Kırım’ın durumunu konuştuk. İyi oldu, sizin toprak şimdi Rusya’ya katıldı gibi sözler olmadı. Yalnız dedi ki bu durumda biz ne gibi yardım yapabiliriz size? Ben de dedim siz aynı zamanda çok tanınan bir siyasi adamsınız. Rusya’da aynı zamanda Putin’in danışmanısınız. Anlatın bu adama büyük hata yapıyor böyle ülkeler arasında bozgunculuk yapmakla. Eğer işgalden vazgeçmemesi ve bizim toprakları boşaltmaması halinde on yıllar devam edecek düşmanlık. Başını salladı, “Siz bu sözleri kendiniz söyleyiniz. O sizden telefon bekliyor “ dedi orada mecbur kaldım. İkinci kata çıktık, orada telefon konuşma yeri varmış. İşte 40-45 dakika konuştuk. Çok iyi haberler verdi. Çok mutlu olacağımı, bizim halkın problemlerimizi çözeceğini, Kırım Tatarları ve Rusya ile Türkiye arasında dostluk olacağını. Bu gibi şeyler. Ben de dedim ki; “Gerçekten de bizim halkımıza bir niyetleriniz var ise ilk önce topraklarımızdan askerlerinizi çıkarınız. Bu işgalinizi hiç bir kimse tanımayacak, bu sizin ülkeniz içinde büyük problem olacak.” Bana, “Üç gün sonra referandum olacak, halk ne isterse o olacak” dedi. “Bakınız sayın Putin” dedim, “Sizin referandumunuzu dünya tanımayacak. Çünkü işgal ortamında nasıl referandum olabilir? Onun üzerine, “Yine de referandumu bekleyelim, ondan sonra biz konuşmamıza devam edebiliriz. Siz ne zaman isterseniz buraya geliniz, Tataristan temsilciliğine. Direkt beni arayabilirsiniz” dedi, ben de “Sağol, teşekkür ederim” dedim. Konuşmamız bitti. Beni NATO zirvesine çağırdılar, Brüksel’e, oradan da Birleşmiş Milletler Konseyine çağırdılar. Döndükten sonra bana 5 yıl Kırım’a giriş yasağı konuldu. Bu beş yıl geçip, bittikten sonra on beş yıl devam etti. Yani 2034 yılına kadar bana giriş yasak. Tabii 2034 yılına kadar ne ben bu dünyada olacağım ne işgalciler bizim topraklarımızda olacak ama bunların niyeti eğer ben gurbet topraklarında ölsem benim cesedimi oraya gömmeye müsaade etmeyecekler. Çünkü daha 15 yıl müddet var.

Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, MYGazete.com ve MYTV Genel Yayın Yönetmeni Mevlüt Yeni

Mevlüt Yeni: Bu arada Temmuz ayı içerisinde Ukrayna’daki azınlıklar ile ilgili bir karar alındı. Kırım Tatarları için ne anlam ifade ediyor bu karar?

Mustafa Cemiloğlu: Aslında bizim geçmiş yıllarda bir kaç teklif verdik parlamentoya. Ukrayna’nın anayasasında 11’inci maddede milli azınlıklar ve kökenlik hakları konusunda sözler var. Ama hangi milletler, hangi toplumlar kökenli halklar, milli azınlıklar hangileri, orada gösterilmemiş. Ve bundan sonra biz Kırım Tatar halkının statüsünü yerli halk olarak teklif ettik, bakanlık projesini sunduk ama Adalet Bakanlığından dediler ki; “Anayasada hangi milletlerin kökenli olduğunu gösterilmemiş, onun için kabul edemiyoruz. İşte ilk böyle önemli bir adım oldu. Bu kökenli halklar arasında Karainler, Kırımçaklar ve Kırım Tatarları var. Karainler ve Kırımçaklar’a aslında millet demek zor, çünkü onların sayıları çok az. Mesela Kırımçakların sayısı 100’e yakın, o da karışmış ve kendi dillerini konuşmuyorlar. Kırımçaklar belki 200-300 kişi. Esas olarak elbette bu kanun Kırım Tatarları için kabul edildi. Projelerimizden ikincisi Kırım Tatar halkının statüsü hakkında ve üçüncü proje de anayasa değişikliği için.

Mevlüt Yeni: Peki yakın tarihte işgal kalkar mı, inanıyor musunuz?

Mustafa Cemiloğlu: Eminim, eminim. Evet iktidarda Putin olduğu sürece çok zor. Çünkü Putin için “ben yanlış yaptım” demek siyasi harakiri gibi. Herkes yanlış yapabilir ama sadece cesur insanlar, “Ben yanlış yaptım” diyerek özür diler. Ama Kremlinde öyle adamlar yok. Onlar dediklerinin sonuna kadar arkasında duracaklar ama Putin’den sonra kim gelecek? Bundan beteri gelse bile Kırımdan çekilmesi gerekiyor. Çünkü Kırım’dan çekilmezlerse Rusya’nın da geleceği çok parlak değil. Rusya yavaş yavaş Kuzey Kore gibi olacak. İzolasyonlar, yaptırımlar. Benim böyle bir düşüncem var. Belki de batı ülkeleri yeteri kadar baskı yapmıyorlar. Çünkü böylelikle Rusya’yı yıpratıyorlar. Şimdi Kırım Rusya’dan kurtarılsa oradan askerler çıkarılsa hem yaptırımlar kalkacak hem izolasyondan vazgeçilecek. Hem onlar çıkmıyor hem de batı ülkeleri tarafından yaptırımlar devam ediyor. Yani Kırım’ın işgalinin bedeli Rusya’nın kendisi olabilir.

Mevlüt Yeni: Tabii dünyanın birçok coğrafyasında Türkler yaşıyor ve bu Türklerin de büyük çoğunluğunun baskı altında olduğunu biliyoruz. Özellikle batı dünyasında, Rus sınırında baskı altındaki Türki Cumhuriyetlerde yaşayan, yine Çin sınırındaki Türk kökenliler, yine biriz coğrafyada Suriye’de, Irak’ta yaşayan dünya Türklerinin bu baskılardan ve zulümlerden kurtulması için ne yapılabilir? Sizin bir hayaliniz var mı mesela? Ne yapılması lazım? Aslında çok güçlü bir Türk dünyası var. Eğer birleşirsek büyük bir güç oluşturacağız. Türk konseyi dediğimiz devletler düzeyinde kurulan bir birliktelik oluşturulmaya çalışılıyor. Bu konuda sizin böyle bir hayaliniz var mı? Veya , “Şöyle olursa dünya Türkleri rahat eder, güçlü olur ve bu baskılar ve zulümlerden kurtulur” diyebildiğiniz bir proje veya öneriniz var mı?

Mustafa Cemiloğlu: Aslında Türk birliği, Turan konusunda Kemal Atatürk’te söylemişti. Bütün Türklerin birleşip bir devlet kurması hayal değil. Ama kültürel birlik, dostluk, mesela Arap Birliği gibi bir şey yaratmak elbette pratik. Ama Türk boylarının, Türk ülkelerinin demokratik olmaları lazım. Totaliter rejim olunca hiç bir birlik olamaz. Maalesef şimdi durum böyle. Ekonomik bakımdan güçlü olmaları lazım. Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan ülkelerinin milli gelirleri çok düşük, imkanları çok sınırlı. Bu ülkeler demokratik olana kadar ekonomileri yükselmez.

Mevlüt Yeni: Tabii gerçekten sizin fikirleriniz mücadeleniz her ne kadar Kırım Tatar Türkleri için olsa da sizin Türk dünyasında bilge bir insan olduğunuzu biliyoruz. Bunun için ileride bir kitap veya yeni çıkacak bir yayınınız var mı? Sizin hayatınızda yazmaya değer konular çok fazla. Özellikle Sibirya’da, Rusya’da geçmişte yaşadıklarınız kaleme alındı, röportajlarda söyleşilerde hep dile getirildi ama siz böyle bir yazma isteğiniz var mı, onu merak ediyorum.

Mustafa Cemiloğlu: Benim kendi yazdığım kitabım yok. Ancak benim hakkımda Rus ve Ukrayna dilinde yazılmış kitaplar var. Türkçe’de yazıldı. Ancak anılarımı, yaşadıklarımı ve özgeçmişimi yazacak vaktim olmuyor.

Mevlüt Yeni: Peki Türkiye’ye Türk halkına vermek istediğiniz bir mesaj veya söylemek istedikleriniz var mı? Röportaj için tatilinizin bir kısmını elinizden aldık, hakkınızı helal edin. Bu güzel günlerde denize girmek varken bizimle röportaj yaptınız, çok teşekkür ediyoruz.

Mustafa Cemiloğlu: Kırım Tatarları’nın zor zamanlarında Türkiye her zaman yanımızda. Sadece manevi destek değil, mecburen vatanlarını terk edip Ukrayna’nın topraklarına geçmek zorunda kalan vatandaşlarımız için, kültür merkezleri yarım merkezleri kurma konusunda Türkiye’nin büyük destekleri var. Yani Türkiye bu konuda çok ses çıkarmasa bile en çok yardımı Türkiye yapıyor. Türkiye’den Allah razı olsun.

SUR YAPI

Sur yapı mobil

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Coronden

ŞANS OYUNLARI

On Numara
Şans Topu
Sayısal Loto
Süper Loto