banner302

banner265

banner292
banner228
14 Mayıs 2020 Perşembe 18:28
Efsane iş insanı İbrahim Şencan ölmeden önce hayatını Emin Altıner’e anlatmıştı.

Uzun süredir sağlık sorunları yaşayan Çallıoğlu Şirketler Gurubu Başkanı İbrahim Şencan, 89 yaşında hayata veda etti. Antalya'nın sevilen simalarından biri olan başarılı bir o kadar da efsane iş insanı İbarahim Şencan'ın her zaman iyilikten yana, gençlere yol gösteren örnek bir kişilikti. Sağlığında Yazar Emin Altıner'e verdiği bir röportajın içeriği yine eğitim ve tecrübe ile doluydu.

O röportajı Araştırmacı-Yazar Emin Altıner'in izniyle yayınlıyoruz.  Altıner, merhum Şencan'nın deneyim ve başarılarla dolu  hayat hikayesini "Yitik Dünün Bitmeyen Tanıkları" isimli kitabı için yazmıştı. 

MYGazete.com ailesi olarak Antalyamızın sevilen efsane iş insanı İbrahim Şencan'a allahtan rahmet sevenlerine başsağlığı diliyoruz. 

İşte Emin Altıner'in yapmış olduğu o röportaj:

İŞ ADAMLIĞI, KİBARLIĞI, DURUŞU, ZEKASIVE DE YARDIMSEVERLİĞİ İLE DAİMA ÖNDE OLAN BİR DUAYEN… İBRAHİM ŞENCAN…

1970’li yıllarda Rahmetli babam D.S.İ de teknik ressamlık yapıyordu… Hayat zor, annem, babam, kardeşim ve ben dört kişilik bir nüfusa, bir maaş yetmediği için, babam akşamları da evde dışarıdan iş getirip projeler çiziyordu… Bu işin tekniğini bana da öğretince, ben de sabahlara kadar süren bu çizimlerde sevgili babama yardımcı olmaya çalışıyordum…
Sabah babam işe gittiği için, aydınger kağıdına çizilmiş projeleri Çınar altı kahvesinin ilerisinde, Akdeniz Sineması'ndan 3-4 bina sonra İbrahim Şencan Firması'na ben götürüp teslim ediyordum… Babamın sınıf arkadaşı olduğunu söylediği İbrahim Beyi nadir görüyordum… 
İbrahim Bey ile ilgili olarak, babamdan arkadaşlığına, dostluğuna, iş konusundaki hassasiyetine, iş disiplinine dair methiyelerle dolu cümleler duyuyordum…
Bugüne kadar defalarca kez medyada yer alan söyleşileri bulunan Sayın İbrahim Şencan’ı arayıp kendimi tanıttıktan sonra, 12 Temmuz 2014 günü saat 11’de “ Yitik Dünün Yitmeyen Tanıkları”nda söyleşi yapmak için bir araya geldim…

Atav Başkanı Yeliz Gül Ege’nin objektifinden İbrahim Şencan.

KISA BİR ÖZGEÇMİŞ…

Kibarlığı, duruşu, zekası, sosyalliği, iş adamlığı, yardımseverliği ile daima ön saflarda olmuş Sayın İbrahim Şencan’ın önce bir özgeçmişini hatırlatmak isterim…
1931 yılında Bucak Ürkütlü köyünde doğan Sn. İbrahim Şencan, İlkokulu Ambarlı Mektebinde  bitirip, orta ve liseyi Antalya Lisesi’nden okuyarak mezun olur… 
1953 yılında İTÜ İnşaat Fakültesi'ni bitirir… Kasım 1953’de şahıs şirketini kurup, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'na kaydolarak taahhüt işlerine başlar... 
Kasım 1953'den beri Y. Müh. İbrahim Şencan Firması, Nisan 1976’da kurulanÇallıoğlu İnşaat A.Ş, Mayıs 1982’de kurulanÇallıoğlu Prefabrik A.Ş, Kasım 1991'de kurulan Çallıoğlu Beton A.Ş, Kasım 1995'de kurulan Çap İnşaatA.Ş’nin Yönetim Kurulu Başkanlıklarını yapmıştır…
1968 - 1970 AP (Adalet Partisi) Antalya İl Başkanlığı, 1973 - 1977 Antalya Belediye Meclisi ve Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyeliği, 
1993 Nisan - 2001 Kasım İNTES İşveren Sendikası Başkanlığı, 2002 Ekim - 2005 Kasım İNTES Yüksek Danışma Kurulu Başkanlığı, 
1995 Aralık - 2001 Aralık TİSK Yönetim Kurulu Üyeliği, 
1996 Ağustos - 2000 Ocak TÜSİAD Üyeliği, 1998 Temmuz-1999 Haziran AGH (Antalya Güçbirliği Holding) Kurucu Başkanlığı gibi önemli görevlerde bulunmuştur…
1995 yılında Amatör Çallıspor Satranç Kulübünü kurmuş, 1968’deÇallıoğlu Camii ve Külliyesi Vakfı kurucusu ve Mütevelli Heyet Başkanı olarak caminin inşaatını gerçekleştirmiştir. 
234 ortaklı Halka açık BelköyA.Ş’nin (Antalya Beldibi Turizm Yatırımları ve İşletmeciliği A.Ş.) başkanı olarak 1995 Nisan da başladığı 1600 yataklı Club BelköyTatil köyünün yapımını1999 Şubat’da tamamlamıştır…
2001 yılında Antalya-Manavgat Odaönü köyünde kendi adını alan 15 derslikli ilköğretim okulunu yaptırmıştır. 
2003 yılında Antalya-Düzlerçamı’nda İpek Şencan Sağlık Ocağını yaptıran Sn. İbrahim Şencan, 
2010 yılında Akdeniz ÜniversitesiGerontoloji Binası İnşaatını yapmış, bu okul ilk mezunlarını vermiştir…

Yitik dünün yitmeyen tanıklarında, SN. İbrahim Şencan hayatını anlatıyor…

“ Baban Hilmi Kaleiçi’nde Selçuklu Mahallesinde Ahi Kızı Camiinin karşısında 12 no’lu evde, biraz çaprazlarında da Muzaffer Çevikol otururdu… Toplanır hep beraber iskeleye yüzmeye giderdik… Dünde kalan çok iyi dostluklar, çok iyi arkadaşlıklar idi…
Bucak Ürkütlü de ilkoku 4. Sınıfı bitirip, 5. Sınıfı Antalya Ambarlı İlkokulunda tamamladım, sonra da orta ve Liseyi Antalya Lisesinde okudum… Sınıf arkadaşlarım hep çok düzgün ve köklü aile yapısına sahip arkadaşlar idi… Baban Hilmi Altıner, Dr. Muzaffer Çevikol,  neşe kaynağı oluşu, müzik yeteneği ve dostluğu ile her mecliste aranan Sayın Ulvi Yerebakan ( Sonradan akraba olduk, Abim Merhum Osman Şencan, Ulvi Beyin kız kardeşi ile evlendi.) ve de İzzet Ersöz ( Ankara Radyosu Sanatçısı Nüsret Ersöz’ün kardeşi)samimiyetim olan sınıf arkadaşlarım idi.  
Köyden geldim ama gayret ettim, çalıştım arkadaşlarıma yetiştim ve de iyi bir derece ile Antalya Lisesini bitirdim…”

Köy hayatı ve ilk iş deneyimi...

“ Babam nur için de yatsın Mehmet Şencan’ın köyde bakkal dükkanı ve kahvehanesi vardı. 7-8 yaşlarımda köyde yumurta toplar babama teslim ederdim… Babam da bana bir miktar kar verirdi, işte ilk ticari deneyimim böyle olmuştur…”

Baba Mehmet Şencan

“Antalya’ya  geldiğimiz günler, 2. Dünya harbinin sıkıntılı günleri idi… O dönemde  en çok İhtiyaç duyulan ürün ise “Kaput Bezi” ( Amerikan Bezi) . Bununla ilgili Antalya’da“ Dokumacılar Kooperatifi” kuruldu.  Ortakların yapmış olduğu ürünler, kooperatif tarafından alınıp, satış mağazasında satılıyordu. Babam hem kooperatif yönetimine girerek, hem de  o mağazanın da yönetimini üstlenerek işe başladı…

Babam, hoş sohbeti, fıkraları, hikayeleri, nüktedanlığı ile daima etrafında kalabalık bir dost gurubu oluştururdu… Kimse ona, Mehmet veya Şencan demezdi, lakabı ÇALLI idi…”

Çallı adı nereden geliyor...

“Babam 4-5 yaşlarındayken arpa buğday hasadından sonra harman yeri kurulurmuş. Bir ay kadar süren bu göçebe hayatında kadınlar sac üstünde ekmek pişirirlerdi. Sıcak ekmeğe tereyağ sürüp çocuklara verirlermiş. Babam da bir gün annesine “Ana habbi çal” diyor. Habbi ekmek demek... Ekmek yapan kadınlardan biri babama sesleniyor ve “ Çallı, sen gel bakayım buraya, ben sana çalayım” diyor ve o günden sonra babamın lakabı “Çallı” kalıyor. Hem köyümüzde hem de Antalya’da babam, “Çallı Mehmet” olarak bilinirdi. Kurduğumuz şirketin ismini babamın da isteğiyle “Çallıoğlu İnşaat” koyduk.

İbrahim Şencan CHP Genel eski Başkanı Deniz Baykal'ın da ilk patronuydu.

1953 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi'nden mezuniyet ve staj

“1948 yılında İTÜ İnşaat Fakültesi'nde mühendislik tahsiline başladığım zaman sektörümü de belirlemiş oldum. 1953 Haziran ayında üniversiteyi bitirdim. 
Staj için Almanya’ya gittim. Dört ay orada çalıştım. O zamanın öğrencilik şartları altında Almanya’nın Kassel şehrinden çıktım, otostopla Hannover, Hamburg üzerinden İsviçre’ye geçtim. Buradan İtalya’da Napoli’ye kadar otostopla geldim. Oradan da vapurla Türkiye’ye geçtim. O yıllarda oralarda devlet desteğiyle kurulmuş gençlik pansiyonları vardı. Geceliği 1 Mark’tan kalırdım. Bu staj ve otostopla seyahat benim eğitimimin devamı oldu diyebilirim.

Ucuza mal ettiğim bir seyahatti ama çok şey öğrendim. 

Bu seyahatten sonra Antalya’ya döndüm ve kendi bölgeme hizmet etmeye karar verdim.”

Babam işyeri açıp bağımsız çalışmamı istedi

“1953 yılında Antalya'da inşaat, proje ve müteahhitlikle iştigal edecek büromu açtım.Bürom Çınaraltı kahvesini geçince, Akdeniz Sinemasının biraz ilerisinde idi…Aynı yılın Kasım ayında Antalya Ticaret Odası'na kaydımı yaptırarak DSİ (o zaman ki adı ile Sular İdaresi Reisliği) Antalya Şube Müdürlüğü’nden ilk taahhüt işimi aldım.
İlk İş “ Ağva Deresi Kıyı Koruma Mahmuz İnşaatı “ İdi… Bu işin keşif bedeli o zamanki fiyatlarla 28.897 Lira, daha sonra yüzde 20 keşif ilavesi oldu, bu suretle Türkiye müteahhitlik sektöründe karınca kararınca yerimi almış oldum. 11 yıl önce yani 2003 yılında Antalya Ticaret Odası'ndan ticarette 50. yıl ve İTÜ Rektörlüğü’nden de mühendislikte 50. yıl rozet ve plaketlerimi aldım.”

Başbakan ile yaşanan küçük bir anı

“Bundan 4-5 yıl önce Türkiye Müteahhitler Birliği Genel Kurulu var. Başbakanımız dahil tüm protokol orada… Eski müteahhitlerin beyanatları barkovizyonda yayınlanırken benim ilk ihalem ile ilgili beyanatım çıktı…  Sonra Sayın Başbakan konuşmasını bitirip kürsüden indi, yanımdan geçerken, elimi sıkarak, “Siz ilk işinizi aldığınızda ben henüz doğmamıştım…” dedi, bu benim için çok hoş ve güzel bir anı oldu…”

Askerlik yılları…

“1955 yılında İstanbul’da İstihkam Okulunda 6 ay, sonrasında da kura ile çektiğim Kasımpaşa Deniz İnşaat Gurubun da kıta hizmetimi tamamladım…
Askerliğim sırasında, Yassıada Spor Salonunun kesin hesap ve kontrollüğünü yaptım… O dönemin Deniz Komutanı daha sonra Milletvekili oldu, 27 Mayıs da kendi yaptırdığı salonda yargılandı…”

1957'de askerlik bitti Antalya'dayım

“Askerden dönünce, “DSİ Genel Müdürlüğü Isparta Şehir İçi Dereleri Islahı” ihalesini aldım…
Sonrasında 27 Mayısın sancılı günleri ekonomiye de yansıdı, bende bu durumdan etkilendim…
İş yapacağım para yok, sermaye yok, kefil yok… Bu nedenle vadeli gayrimenkul edinmeye karar verdim… Çünkü bankalar gayrimenkul karşılığı kredi imkanı veriyorlardı…”

2010 yılında ANSİAD tarafından yılın işadamı ödülüne layık görülmüştü.

1958 senesinde İpek Hanım ile evlendim

“Dönemin ileri gelen insanlarından olan rahmetli Macit Seleklerin üç erkek oğlu var idi… Adnan, Vacit ve Hamit Macit Beyler… Hamit Macit Bey aynı zamanda önemli bir şairdir… Hamit Macit Bey’in kızı İpek Hanım ile 21 Eylül 1958 senesinde evlendim… 
1959 yılında kızım Nur, 1964 yılında da oğlum Mehmet dünyaya geldi…
Kızım Nur  İ.T.Ü. İnşaat Fakültesini bitirdi. İnş. Müh. Tahsin AKSOY ile evlendi.
Oğlum Mehmet ŞENCAN Boğaziçi Endüstri Bölümünü bitirdi. Mimar Renk ŞENCAN (İçli) ile evlendi.
Torunlarım ; Hande AKSOY (1989), İpek AKSOY (1996), Sinan ŞENCAN (1997), Murat İbrahim ŞENCAN (2000) ve Levent ŞENCAN (2004)  ile kocaman bir aile oluverdik…”

Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün 1200 dönümlük ihalesi…

“1960 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından, Dokuma Fabrikasının karşısında 1200 dönümlük saha büyük kadastro parselleri şeklinde satışa çıktı… Bir ucu Dokuma Fabrikası, bir ucu Orman Dairesi, oldukça büyük bir arazi…
Ben de fırsat budur dedim 2 parselin ihalesine katıldım 88 +30 toplam 118 dönümlük bir arazi aldım… Bu arazilerin parasını 45 gün içerisinde ödemem lazım…
Çözüm Büyük olan parseli satmak idi… Satış kolaylığı sağlayabilmek için, 20 şer dönümlük parsellere ayırarak satışa çıkardık…
88 dönümlük kısmı satınca 30 dönümlük kısım bize kaldı… Çok karlı ve şirketimizin geleceğini sağlayan bir ticaretti…”

Çallıoğlu semt ismi oluyor

“Satılık arazilerin içerisine “ SATILIK ÇALLIOĞLU ARSALARI” diye levhalar dikmiştik…
Bu isim arsanın da dışına taşarak bir semtin adı oldu…”

Bundan sonra daha büyük işler almak hedefimiz oldu

“1974 yılında Anonim Şirket olduk… İbrahim Şencan, eşim İpek Şencan, kızım Nur Aksoy, oğlum Mehmet Şencan, ve 1969 yılından beri beraber çalıştığımız arkadaşım Sayın Faruk Çevikol şirketimizin ortağıdır…
Özellikle, 1981 yılında kızım İTÜ İnşaat Fakültesini, 1988 yılında oğlum Boğaziçi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdikten ve İTÜ mezunu damadım Sevgili Tahsin Aksoy’un da  1987 de aramıza katılmasından sonra grubumuz daha da güçlenmiştir.
Çocuklarımdan her biri şirketlerden birinin yönetimini üstlenmişlerdir…
Genelde Devlet Su İşlerine ait işleri aldık. Hatta bir gün Sayın Süleyman Demirel’i ziyaretimde “D.S.İ bizim velinimetimizdir…” demiştim…”

Nazilli Kanelet Fabrikası'ndan üretim çalışmaları…

“Bu işler tecrübe işi idi, bu konularda tecrübe sahibi arkadaşım, bir dönem Antalya Devlet Su İşleri Kanalet Fabrikası Müdürü olan,Sayın Nefi Selçuk bey ile 1973 yılında Nazilli ye giderek devletin fabrikasında kanalet üretme işini taahhüt ettik… Nazilli ovası bizim ürettiğimiz kanaletler ile sulandı…
1976 yılında “ Manavgat sağ sahil sulaması inşaatı” nıaldık. Batı ucu Aksu da ki peri köprüsü ve Peri terası,  güney ucu deniz, kuzey ucu sahilden 15 km. içeride,  doğu ucu Manavgat deresi olan 80.000 dönümlük bir sahanın sulama inşaatı idi…
O zaman ki para ile yanlış hatırlamıyor isem 125.000 Türk Liralık keşfi vardı. İlk büyük işimiz budur…”

Kendi kanalet fabrikabımızı kurduk…

“Bu iş için ihtiyaç olan kanaletleri imal edebilmek için Düzler çamında 89 dönüm içerisinde bir fabrika kurduk… Manavgat işini 1980 yılında teslim ettik. Bu arada Burdur Yazı Köyü sulama ihalesini aldık…
Fabrikanın mevcudiyeti bizim için avantaj olmuştu…”

Büyük işler almaya devam ettik...

“Bu arada Antalyalı arkadaşlarımız S.K.S. adlı bir Anonim Şirket kurdular. “ Antakya Kırıkhan, Samandağ Sulaması İhalesi”ni aldılar. İşleri iyi gitmedi. Bu arkadaşlar aynı zamanda bizim akrabalarımız idi… 
Çözüm ararken bize gelip işi devretmek istediklerini söylediler… Bizde olursa şirketin tamamını devir alabileceğimizi söyledik ve de aldık… Şirketin ismini ŞENCAN İNŞAAT A.Ş. olarak değiştirdik…
Ciddi bir çalışma ile işe girdik, evvelki şirketin borçlarını ödedik, işi bitirip teslim ettik…”

Mühendislik ve müteahhitlik zor bir meslektir...

“Borçlar Kanunu’na göre, bedeli karşılığında bir eser meydana getirmek üzere istisna akdi (eser sözleşmesi) imzalayan kişi veya kuruluşa müteahhit denir.  Müteahhidin doğru tarifi de budur. 
Yani müteahhit olabilmenin en önemli unsuru bir eser meydana getirmektir.
Mühendislik ve müteahhitlik diğer mesleklere göre çok özveri isteyen ve önceden görülemeyen  mali ve idari pek çok sorunu ve sorumluluğu olan bir meslektir. 
Bu sorunları yaşayınca, bazen mesleği yapmaktan pişman olduğunuz zamanlar olur.
 Ancak, bütün bu sıkıntılardan sonra meydana getirdiğiniz eserin insanlara ve ülkeye yarar sağladığını görülünce duyulan haz, sevinç ve huzuru hiçbir meslekte duyamazsınız…”

Ticarette başarılı olmak için geleceği tahmin etmek yetmez... Hissetmek lazım...

“Ticarette risk almak önemlidir ama bunu akıllıca yapmak şart… Ticarette en önemli unsur, geleceği tahminin de ötesinde hissedebilmektir. Geleceği görerek o işe gireceksiniz. Gözü kapalı bir işe girmemek gerekir.  Ticari piyasadaki gelişmelerin nasıl olacağını görerek o işe gireceksiniz. 
Gençlere de hep tavsiye ediyorum, gayrimenkul hala en iyi yatırım aracıdır. 61 yıldır ticaretin içindeyim, risk almam gerektiğini bilirim ama geleceğini göremediğim riskleri hiç almadım…
Bana da yeniden bir fırsat verilirse yine kendi mesleğimi, yani mühendislik ve müteahhitliği tercih ederdim. Mesleğimi seviyorum. 
Tüm Gençlere mesajım şudur ki ;Başarılı olmalarının en önemli şartı yaptıkları işi sevmektir. Sevmedikleri işi yapmasınlar…”

Son söz...

Benim diyen Antalyalıdan daha Antalyalı Sayın İbrahim Şencan…
Baktığımız bir çok  yerde o var…
İşte “ATSO 2023 Vizyonu Arama ve Karar Konferansların” da,
Antalya Kent Konseyi’nin Antalya için düzenlediği etkinlikler de,
Yerel Yönetimlerden Beklentiler toplantısında,
1997 yılında başlatılan “Antalya Diyalog Grubu” toplantılarının fikir öncüsü olarak,
1999 yılında Antalya Güçbirliği Holding kurulurken fikir öncüsü olarak,
Bir çok eser, okul, cami, derslik, sağlık ocağı gibi sosyal sorumluluk projelerinde hayırsever olarak,
Hep Sayın İbrahim Şencan var…"

Emin Altıner'den başsağlığı mesajı

İbrahim Şencan'ın vefatından dolayı büyük bir üzüntü duyduğunu dile getiren Araştırmacı - Yazar Emin Altıner bir mesaj yayınlayarak duygularını dile getirdi.
 Emin Altıner şunları söyledi:
"Sayın İbrahim Şencan, çoğumuzun İbrahim Amcası, Antalya’ya büyük faydaları olmuş, çoğumuzdan daha gerçek bir Antalyalıdır…
Antalyalı ya, Antalya ya daima ŞEN bakan ve daima CAN olanfevkalade sosyal bir insanı, İbrahim Amcamızı, Antalya için çok büyük bir değer olan Sayın İbrahim Şencan’ı maalesef 14 Mayıs 2020 Perşembe günü kaybettik…
Biricik eşi İpek Teyze'ye, evlatları sevgili Nur ve Mehmet’e, gelini sevgili Renk’e, damadı Tahsin’e, torunlarına, tüm aileye, sevenlerine baş sağlığı ve sabırlar diliyorum…
Mekanın Cennet olsun İbrahim Amcam… Bıraktığın eserler ve hoş sedadan ötürü Allah senden razı olsun…"

MYGazete.com Özel

Emel Gümüş
Meslek hayatına Antalya Yeni İleri Gazetesinde başladı. Daha sonra uzun yıllar Beyaz ve Fotospor Gazetelerinde görev yaptı.
banner32
Son Güncelleme: 14.05.2020 21:21
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner324

banner174

banner242

banner335