banner1

banner75

12 Ağustos 2018 Pazar 08:33
298 Okunma
Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na sert tepki

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ordu'da sel felaketinin yaşandığı bölgedeki incelemelerinin ardından helikopterle Rize'ye geldi.

Erdoğan, AK Parti İl Danışma Meclisi toplantısı öncesinde İsmail Kahraman Kültür Merkezi önünde toplanan kalabalığa seslendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Haziran seçimleriyle birlikte Türkiye'de bir devrin kapandığını ve yeni bir dönemin başladığını söyledi.

Erdoğan, "Artık parlamenter demokrasi Türkiye'de bitti. Parlamenter demokrasinin yerine başkanlık sistemi ikame edildi. Bunun kararını kim verdi? Siz verdiniz siz ve sizinle beraber bu verdiğiniz kararla şimdi bu yolda yürüyoruz ve bu kardeşinizi başkan seçmek suretiyle, artık yeni bir dönemin adımlarını çok daha farklı atacağız ve Türkiye'mizi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine farklı bir şekilde inşallah çıkaracağız. Kardeşlerim çok şeyler yapmamız gerekiyor ve bu konuda inancımız tam. Allah'ın izniyle bu yolda, imanımız var, bu yolda kararlılığımız var. Kimse bizi bu yolda durduramaz. Yeter ki siz arkamızda durun, yeter ki siz yanımızda durun, gerisine karışmayın. Şimdi ben kardeşlerime diyorum ki mekanınız muhakkak olsun, hele Rizeliye mekan yakışır, mekan. Mekansızlık değil. Sizler inşallah o mekanların sahibi olarak, o mekanları sağlam tutacaksınız ve yolumuza da emin adımlarla ilerleyeceğiz. Sizler bu kararı 24 Haziran'da verdiniz, yolumuzu açtınız. Şimdi bize de çalışmak düşüyor. Çok çalışacağız, çok çalışıyoruz. Bakanlarımızı tayin ettik, bakan yardımcıları atıyoruz. Şimdi kurum, politika kurulları bunların çalışmalarını yapıyoruz, ofislerimizi, başkanlarımızı, bir taraftan bunları atadık, atıyoruz ve yeni bir Türkiye kuruyoruz. Bu bize nasip oldu, bu görevi bize verdiniz ve biz de bu göreve layık olacağız. İnşallah tarih 24 Haziran'ı böyle kaydedecek. Ama bunun mimarı sizsiniz ve bunun mimarları olarak sizler anılacaksınız ve bizler de bu yolda emin adımlarla yürüyeceğiz" dedi.

"ABD, Türkiye'ye sırtını dönüyorsa kusura bakmasın"

Konuşmasına ABD'yi eleştirerek devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'ye tehdidin sökmeyeceğini belirterek şöyle konuştu:

"Son zamanlarda bir şeyler oluyor, yani ABD, stratejik ortağı olan Türkiye'ye, 81 milyonluk Türkiye'ye sırtını dönüyorsa, kusura bakmasın ve bu Türkiye'yi bir tane papaza değişiyorsa kusura bakmasın. Biz bu yolda emin adımlarla yürüyoruz. Biz stratejik ortağız, stratejik ortağına bu şekilde davranan ABD bizleri rahatsız etmiştir, bizi üzmüştür. Dolayısıyla böyle bizi tehditle bir yere çekmeye kalkan kusura bakmasın. Öyle Türkiye'ye tehdit sökmez. Biz hukuk devletiyiz, hukuk devleti olarak da hukukun dışına asla çıkmayız. Onların doları varsa bizim de Allah'ımız var. Böyle yürüdük biz bu yolda, böyle yürüyeceğiz. Biz buraya gelirken IMF'ye bizim 23.5 milyar dolar borcumuz vardı. Ne yaptık, sıfırladık mı? Sıfırladık. Merkez Bankası'nda 27.5 milyar dolar döviz rezervimiz vardı. Başbakanlığım döneminde bunu 136 milyar dolara kadar çıkardık mı? Çıkardık. Ha şimdi düşmüş 102'ye, düşebilir. Tekrar çıkar, kazanan da biziz eyvallah  harcayan da biziz. Biz bunları daha iyi noktaya getiririz. Bunlardan dolayı hiçbir endişemiz yok. Yeter ki sizler gibi, benim kardeşlerim olsun. Yeter ki sizler gibi inançlı bir milletim olsun, azimli bir milletim olsun, kararlı bir milletim olsun. Çalışır, üretir ve dünya pazarlarına da gireriz."

"Daha çok üreteceğiz, daha çok kazanacağız"

Erdoğan, Türkiye'nin bütün sanayi alanlarında artık tüketen olmaktan çıkıp üreten konuma geldiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Her alanda biz neler yaptık? Savunma sanayinde göreve geldiğimizde biz yüzde 25'ini üretiyorduk ama şimdi savunma sanayinde yüzde 65'ini üretiyoruz. Nereden nereye. ABD bize insansız hava aracı vermiyordu. Ne oldu, şimdi biz yapıyoruz. Bak komşu işte bunlar malum stratejik ortak ya, bizi şimdi ev sahibi yaptı, İHA sahibi yaptı. Şimdi silahlı İHA'ları da üretiyoruz. Daha neler yapacağız neler. Şimdi bütün bunlarla beraber elhamdülillah savunma sanayinde tüm bunların yanında, bütün alanlarda Türkiye artık bir sıçramanın peşinde. Otomotiv sektöründe, bunun yanında bütün sanayi dallarında artık üreten bir Türkiye var. Biz tüketen olmanın yanında şimdi bunun yarışı içerisindeyiz. Daha çok üreteceğiz, daha çok kazanacağız. Hiç merak etmeyin, hiç endişe etmeyin. Eğitimde, sağlıkta adalette, emniyette, enerjide, dış politikada, ulaşımda çok daha güzel şeyler olacak. Şimdi biliyorsunuz Rize-Artvin Havalimanı'nı da yapıyoruz. Yakın zamanda havalimanımız da bitecek. Böylece hem Artvin hem Rize, havalimanı olarak da orayı kullanılır hale gelecek."

"Sanıyorlar ki döviz kurunu zıplatınca Türkiye sarsılacak"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, memleketi Rize'de AK Parti Rize İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'na katılarak partililere seslendi. İsmail Kahraman Kültür Merkezi'nde düzenlen toplantıda, dövizdeki hareketlilik ile ilgili konuşan Erdoğan, şöyle dedi:

"Sizin bu sevginiz, coşkunuz, muhabbetiniz bizim en büyük güç ve moral kaynağımızdır. Bizim arkamızda Rize olduğu sürece, bizim arkamızda Rize ile birlikte 80 vilayetimiz olduğu sürece, bizim arkamızda 81 milyon vatandaşımız olduğu sürece Allah'ın izniyle üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir zorluk yoktur. Biliyorsunuz son günlerde döviz kurlarındaki dalgalanma bahane edilerek ülkemizin başında kara bulutlar dolaştırılmaya çalışılıyor. Tabii meselenin dolar falan olmadığını, avro olmadığını biz gayet iyi biliyoruz. Bunlar ülkemize karşı açılan ekonomik savaşın kurşunları, gülleleri, füzeleridir. Elbette bunlara karşılık vermek için gereken tedbirleri aldık, alıyoruz. Ama asıl olan bu silahları ateşleyen elleri kırmaktır. Zaten daha önce pek çok yerde bu elleri kırdığımız için böylesine bir saldırıya maruz kalıyoruz. Sanıyorlar ki döviz kurunu zıplatınca, Türkiye yıkılacak. Sanıyorlar ki finans araçlarını devreye sokunca, bu millet diz çökecek."

"Ey Kılıçdaroğlu sana ne oluyor?"

Konuşmasına CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştirererek devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Şimdi biz birilerinin af edersin bize saldırısını anladık da ey Kılıçdaroğlu sana ne oluyor? Yeni bir genel sekreter atadı; Sayın Hamzaçebi'ye teşekkür ediyoruz. Genel Başkanı ne yazık ki ondan hiç nasibini almamış. O başka telden çalıyor, o başka telden çalıyor. Kılıçdaroğlu ağzınla kuş tutsan avucunu yalarsın avucunu. Sen zannediyor musun bu döviz baronlarının yanında yer aldığın zaman, sana bu ülkede paye verecekler? Asla. bunca zamandır girdin kaybettin, girdin kaybettin, hâlâ koltuğu bırakamadın. Ama koltuk seni bıraktı. Bir yere gideceğin yok. Şimdi de döviz balonları ile beraber hareket ediyorsun, sana bir şey mi gelecek oradan? Biz emin adımlarla yolumuza devam ediyoruz. Aynı şekilde kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Ey milletim bu gafillere Türkiye’nin nasıl bir ülke olduğunu göstermeye hazır mıyız? Bu gafillere içte ve dışta Türk milletinin nasıl bir halk olduğunu göstermeye var mıyız? Ey milletim, bu haramzadelere bizim öyle üç kuruşla sarsılacak bir ülke olmadığımızı göstermeye var mıyız? Bu haramzadelere bizim gücümüzün paramızdan değil, imanımızdan, inancımızdan kaynaklandığını göstermeye hazır mıyız?"

"Cevaplarını yine vereceğiz"

Türkiye'nin gelişmekte olduğunu, bir anda akılla mantıkla izah edilemeyecek saldırılarla karşılaşmaya başladıklarını kaydeden Erdoğan şunları söyledi:

"Mevlana Hazretleri ne güzel söylemiş: 'Sanmasınlar yıkıldık, sanmasınlar çöktük, bir başka bahar için sadece yaprak döktük.' Evet, tüm bunlar bizim için sadece daha güzel baharlara hazırlanma vesilesidir. Türkiye bu tür kuşatmalarla ilk defa karşı karşıya kalmıyor. Hatırlayın, 2002 yılında iktidara geldikten sonra vesayet güçlerinin pek çok provokasyonu ile engellenmesi ile tuzağa ile karşı karşıya kaldık. Hepsi ile de sabırla mücadele ederek ülkemizi demokrasi ve ekonomide sınıf atlattık. Türkiye'yi dünyanın satın alma paritesine göre 13'üncü büyük ekonomisi haline getirdik. Tarihimizin en büyük projelerini, en büyük yatırımlarını bu dönemde hayata geçirdik. Ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokacak yeni bir hamlenin içindeyken, bir anda akılla mantıkla izah edilemeyecek saldırılarla karşılaşmaya başladık. Gezi olaylarıyla, 17-25 Aralık emniyet yargı darbe girişimiyle, farklı örgütler aracılığıyla terör eylemlerinin tırmandığı olaylar derken 15 Temmuz'a geldik. Bunların dışında pek çok büyüklü küçüklü saldırıyla dikkatimiz dağıtılmaya çalışıldı. Bir dizi çelmenin ardından 15 Temmuz'da ülkemizi tam manasıyla esir almaya çalıştılar. Biz cevabımızı Suriye operasyonlarımızla verdik. Bugün de ekonominin araçlarını kullanarak aynı işi yapmaya çalışıyorlar. Cevaplarını yine vereceğiz."

"Burası çatladıkapı ülkesi mi?"

ABD'nin yaptırım açıklamalarına sert tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda şu mesajları verdi:

"Türkiye’yi küçük hesaplar uğruna karşılarına alanlar elbette bunun bedelini hem bölgemizde hem de kendi siyasetlerinde ödeyeceklerdir. Bizimle hesaplaşmak için böyle bel altı yöntemleri kullananlar şunu unutmasınlar; dünyada ülkemize karşı husumet politikası güdüp de iflah olmuş hiçbir siyasetçi, hiçbir yönetim yoktur. Bu milletin ahını alan herkes eninde sonunda belasını bulmuştur. Peki bizim prensibimiz nedir; Kim sabrederse zafere ulaşır. Sabredeceğiz, mücadelemizi sürdüreceğiz, mutlaka müjdelenen zafere ulaşacağız. Yeter ki saflarımızda delik açtırmayalım. Bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım hep birlikte Türkiye olalım. Yeter ki kurulan tuzaklara düşmeyelim. Biz üzerimize düşenleri yapacak, gerisini Rabbimize havale edeceğiz."

"Türkiye çok uzun zaman önce tercihini önce karma ekonomiden, ardından serbest piyasa ekonomisinden yana kullanmış bir ülkedir" diye sözlerini sürdüren Erdoğan, şöyle dedi:

"Açık konuşmak gerekirse herkese kolay olan işler ülkemiz söz konusu olduğunda hep zor bir şekilde gerçekleşmiştir. Demokrasimizi nice zorluklara göğüs gererek geliştirdik, ekonomimizi de nice sıkıntılarla boğuşarak büyüttük. Hem geç hem güç de olsa bugün geldiğimiz yeri önemli görüyor ama yeterli bulmuyoruz. Hedeflerimiz çok daha büyük, bunlara ulaşmak için de çok çalışmamız gerekiyor. Tabii biz büyürken, gelişirken, etki ve güç alanımızı genişletirken, anlaşılan o ki birilerinin ayağına basıyoruz. Şayet Suriye'de sınırlarımız boyunca kurulmaya çalışılan terör koridoruna ses çıkarmasaydık, ülkemiz topraklarının bir kısmına göz dikilmesine rıza gösterseydik, bugün yaşadığımız sıkıntıları yaşamıyor olurduk. Bu oyun önümüze geldiğinde 'Biz ölürüz de böyle bir aşağılanmaya rıza gösteremeyiz' dedik. Tehdit ediyor yahu; 'Saat 18'e kadar yarın akşam göndereceksiniz'. Eee, burası Çatladıkapı ülkesi mi ya? Burası Türkiye. Ne yapıyorsun? Biz besleme değil, ayakları üzerinde dimdik duran 81 milyonluk bir Türkiye'yiz."

Kılıçdaroğlu'na gönderme : O zaten batmış 

Ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na eleştirilerini sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bir yandan vesayetçilerle, bir yandan darbecilerle, onların içerde tetikçileriyle uğraşırken, diğer taraftan da etrafımızda sarılan zincirleri birer birer kırdık. Diplomatik alanda sergilenen ikiyüzlülükleri de birer birer deşifre edip muhataplarımızın yüzüne vurduk. Sahada bizimle boy ölçüşemeyenler reel ekonomiyle, üretimle ülkemizin gerçekleri ile hiçbir ilgisi olmayan fiktif kur oyunlarını devreye soktular. 15 Temmuz'dan bir gün önce 2,8 lira civarında olan dolar kurunun dün itibarıyla 6 lirayı aşması, nasıl bunun bir gerekçesi olabilir? Bu dönemde Türkiye üretiminde rekor kırmış, ihracatında rekor kırmış, istihdamında rekor kırmış bir ülkedir. Bununla kalmamış tüm büyük yatırımlarını tıkır tıkır yürütmüş, programlarına, hedeflerine uygun şekilde hayata geçirmiş bir ülkeyiz. Ortada ne çöken, ne yıkılan, ne batan, ne krize giren bir ülke yok, bir ekonomi yok. İş adamlarıyla, yatırımcılarla, turizmcilerle, sendikalarla her gün oturuyoruz, konuşuyoruz ekonominin gerçek durumunu. Başarılarıyla, imkânlarıyla, sıkıntılarıyla gayet iyi biliyoruz. Ama benim iş adamlarım Kılıçdaroğlu değil ki. O zaten batmış. Onun ayakta duracak mecali yok. O siyasette de çökmüş, ekonomide de çökmüş. Onun için onların atıp tutmalarına sakın kulak asmayın. Onların bu ülkede sevdası yok. Bu ülke ile ilgili dertleri yok. Onun derdi başka."

Bahçeli'ye teşekkür

Bu süreçte destek açıklamalarından dolayı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye teşekkür eden Erdoğan, şöyle dedi:

"Komik gerekçelere dayandırılarak yürütülen operasyon, bize meselenin başka olduğunu, derdin başka olduğunu gösteriyor. Ben bu vesileyle Sayın Bahçeli'ye de teşekkür ediyorum. Milli olanlar, yerli olanlar, bu ülkeyle derdi olanlar, kendini işte bu meseleyle ortaya tam manası ile koyuyor. Her şey burada örtüşüyor. Niye? Ortak paydamız millilik. Demek ki aynı olunca, istikamet aynı olunca, bakıyorsunuz konuştuklarınız da birbiriyle örtüşüyor. Tüm bunlara rağmen içimizdeki bazıları hâlâ gözlerini kapatıp işi başka taraflara çekmeye çalışıyorsa artık onlara diyecek bir sözümüz de kalmadı. Hâlbuki iktidarıyla muhalefetiyle, bizi seveni ile sevmeyeni ile biz hepimiz aynı gemideyiz ya. Bu gemi yürüdüğünde birlikte kazandığımız gibi, delinip su aldığında da hepimiz aynı akıbete uğrayacağız. Onun için gelin Türkiye'ye hep birlikte sahip çıkalım. Hepimiz birlikte Türkiye'yiz. Bu ülkenin ve milletin en büyük düşmanları; ‘Ekonomi kötüye gidiyor, biraz daha sarsılırsa Tayyip Erdoğan'dan kurtuluruz’ diyen kifayetsizlerdir. Hamdolsun milletimiz bunlara itibar etmiyor, her fırsatta dersini veriyor."

"Bu oyunun en büyük panzehiri üretimdir"

Türkiye'nin içine sıkıştırılmaya çalışıldığı 'kur, faiz ve enflasyon' sarmalından çıkacağını da ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Türkiye içine sıkıştırılmaya çalışıldığı bu 'kur, faiz, enflasyon' sarmalından çok kısa zamanda çıkacaktır. Hiç endişe etmeyin. Bu oyunun en büyük panzehiri üretimdir, ihracattır, istihdamdır, büyümedir, faizi minimize etmektir. Bak yine söylüyorum; eğer bu faizi biz minimize etmezsek gerçek formülü söylüyorum, faiz zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan maalesef bir sömürü aracıdır. Ne yaparsanız yapın; açıkça ilan ediyorum, biz ekonomideki hedeflerimizden vazgeçmeyeceğiz. Ne yaparsanız yapın; biz terör örgütlerinin başlarını ezmekten geri durmayacağız. Ne yaparsanız yapın; biz Suriye ve Irak politikalarımızdan geri adım atmayacağız. Ne yaparsanız yapın; ezanlarımızın semalarımızda yankılanmasına, bayrağımızın nazlı nazlı gönderde dalgalanmasına engel olamayacaksınız. Rize, Karadeniz, Türkiye bize sıkılan döviz kurşunlarını sahiplerinin başına çalmaya var mısınız? Bunun için kendi paramıza sahip çıkmaya var mısınız? Yastık altlarındaki değerlerimizi ekonomiye kazandırmaya var mısınız? Ülkemize yönelik saldırılar ortadayken hiç kimsenin döviz üzerinden kâr-zarar hesabı yapmaya hakkı yoktur. Bu toprakları bize vatan kılmak için gözlerini kırpmadan canlarını veren şehitlerimizin, kanlarını döken gazilerimizin elleri böyle davrananların yakalarında olacaktır."

"Türkiye'nin dostluğuna ihtiyaç duymayanlara, ihtiyacımız yok"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin, Rusya, İran ve Ukrayna gibi ülkelerle ticaretin milli para birimleri üzerinden yapılacağı bir sistem üzerine hazırlandıklarına dikkat çekti. Türkiye'yi döviz kuru operasyonlarından kurtarmakta kararlı olduklarını ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Şimdi, ne diyor şair? 'Yaşamaz ölümü göze almayan, zafer göz yummadan koşana gider. Bayrağa kanının alı çalmayanın, gözyaşı boşana boşana gider. Kazanmak istersen sen de zaferi, gürleyen sesinle doldur gökleri. Zafer dedikleri kahraman peri, susandan kaçar da coşana gider.' Evet biz susmayacağız, demokrasiden ekonomiye her alanda coşkun bir sel gibi hedeflerimize akmayı sürdüreceğiz. Devlet olarak alacağımız tedbirler üzerinde ilgili bakanlıklarımız, kurumlarımız gece gündüz çalışıyorlar. En büyük ticaret hacmine sahip olduğumuz Çin, Rusya, İran, Ukrayna gibi ülkelerle ticaretimizi milli para birimlerimiz üzerinden yürütmeye hazırlanıyoruz. Şayet Avrupa ülkeleri de dolar cenderesinden çıkmak istiyorlarsa onlarla da benzer bir sistemi kurmaya hazırız. Gerek bu yöntemle, gerek diğer alternatifleri devreye sokarak orta vadede ülkemizi döviz kuru operasyonlarından kurtarmakta karalıyız. Tüm dünyaya ekonomik savaş ilan eden, yaptırım tehditleriyle ülkeleri haraca bağlayan bu düzeni asla kabul etmiyoruz. Türkiye'nin dostluğuna ihtiyaç duymayanlara, bizim hiç ihtiyacımız yoktur. Kurmuş, faizmiş, cezaymış, yaptırımmış hiçbiri umurumuzda değil. Biz bu günlere milletimize güvenerek, milletimizle birlikte mücadele ederek geldik. Bundan sonra da aynı şekilde bu yola bu şekilde devam edeceğiz. Daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz, daha çok mücadele edeceğiz. Bizim krizden çıkış formülümüz budur. Hep söylüyorum; kimseden inayet beklemeyeceğiz, kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Savunma sanayinde bunu yaptık, ciddi bir mesafe kaydettik. Geldiğimizde biz yüzde 25 ihtiyacımızı karşılıyorduk; şimdi yüzde 60. Bak, nereden nereye geldik. Bu iktidarımız döneminde oldu. İhracatta bunu yaptık. Göreve geldiğimizde bizim 36 milyar dolarlık bir ihracatımız söz konusuydu, şimdi 163 milyar dolara çıktı. Nerden nereye geldik. İstihdamda bunu yaptık, turizmde bunu yaptık, inşallah bu yıl 4 milyon turiste doğru gidiyoruz, gelişmeler gayet güzel. Diğer alanlarda da bunu yapacak ve bize parmak sallayanları buna pişman edeceğiz."

Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)

Bilge Ateş
Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Mezunu. MYGazete.com Editör&Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
banner32
banner55
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner85