banner302

banner265

banner292
banner129

İnsan, yaşantısının ilk yıllarından itibaren, aile ve sosyal çevredeki çeşitli faktörlerin etkisiyle kendisine bir kimlik oluşturur. Daha sonra da bu kimliğe bir değer kazandırır.

Kendisinin farkında olan insanlar, kendilerine değer biçerler. Bir başka deyişle, kendisine değer veren insanlarda özgüven vardır. Özgüven, insanlar için çok önemli duygusal bir ihtiyaçtır. Bu duygu hali, değişebilir bir özellik taşır, durağan değildir.

İnsanların farklı zaman, durum ya da ortamlarda gelişen olaylara göre, kendine güvendiği, bazen de güvenmediği durumlar olabilir. Çevremizde bazı insanların, çalışma alanlarında kendilerine oldukça güvendiklerini, buna karşılık sosyal ilişkilerde kendilerine fazla güven duymadıklarını görürüz.

Birçok insan kendisine daha çok güvenmek, gerek iş gerekse sosyal hayatında rahat ve ilgi çeken biri olmayı ister. Ancak özgüveni olan insanlar, bütün yeteneklerini sergilemeyi ve iyi ilişkiler kurmayı başarabilir. Özgüveni olmayan insanlar ise, aşağılık duygusundan daha çabuk etkilenir ve içlerine kapanırlar. Bu tür insanlar, toplumun kendilerine bir değer biçmediğini düşünürler.

Kendine güvensizlik veya özgüven eksikliği doğuştan gelen bir özellik değildir. Bireyin bu durumun farkında olması, kendisi hakkında gerçekçi değerlendirme yapabilmesi çok önemlidir. Çünkü özgüven, kolay elde edilebilecek bir duygu hali değildir.

Toplumda kendinden emin ve güvenli insanların iş ve sosyal hayatlarında çok başarılı olduklarını görürüz. Çoğu kez de bunu nasıl başardıklarını merak eder, sorgularız. Toplumda yapılan iş ne olursa olsun özgüvenli davranış gösterenler kazanmaktadır.

Toplumun özgüvenli davranış beklemesi nedeniyle bazı bireyler, kendinden emin ve kendine güvenen bir davranış sergilemeye çalışırlar. Çoğu zamanda kabul edemedikleri özelliklerinin açığa çıkmasından korkarlar. Çünkü bireyin yetersiz ve güven eksikliğinin olduğu hissedilirse toplum tarafından yargılanacağı düşünülür. Bu nedenle bireyler, özgüvenli davranışlar göstermekte zorlanacağı durum ve ortamlarda bulunmaktan kaçınırlar.

Özgüveni olan kişi, kendisiyle ilgili gerçekleri bilen, neyi başarıp-neyi başaramayacağının farkında olan kişidir. Herhangi bir konuda eksiklik ya da yetersizlik hissederse bunu kabul eder, yok saymaya çalışmaz.

Özgüvenin yüksek olması demek, abartılmış biçimde “her şeyi ben yaparım, her şeyi ben bilirim” duygusu içinde olmak demek değildir. Bunun adı “özgüven” değil, “ego”dur.

Özgüveni olmayan kişide sürekli olarak başarısızlık kaygısı vardır. Yeteneklerinin farkında olmadığından kendisine düşük değer biçer. İltifat ve takdirlere ilgisiz kaldıkları gibi, bu davranışları gösterenlerin kendisiyle alay ettiklerini düşünürler. Bu durum, kendilerine karşı öfke veya suçlama yaratabileceği gibi her iş ve durumda mükemmel olma çabası da oluşturabilir.

Özgüveni oluşmamış kişiler, şikâyet etme, başkalarını suçlama gibi davranışları çok sık sergilerler. Bu tip bireyler, sorunlardan kaçış olarak bazen alkol ve uyuşturucuya sığınmayı tercih edebilirler.

Özgüven eksikliği, çoğu kez yetenekten yoksunluktan değil, aile, çevre ve toplumun gerçek dışı beklentilerinin bir sonucudur. Kişinin kendini iyi hissetmesi; başarılı ve dengeli olmasına, haz aldığı bir yaşama sahip olmasına bağlıdır. Bu bağlamda ele alındığında, kendine güvensizlik değişmez değildir.

Özgüvenin oluşmasında ve gelişmesinde, aile ve sosyal çevre gibi, birçok etken olmasına rağmen, en önemli ve etkili olan şey, kişinin kendi çabasıdır. Birey, kendisiyle ilgili doğru ve gerçekçi analizler yaparak, özgüvenini geliştirebilir.

Geçen günlerde “Özgüveni yüksek insanların yapmadığı 15 şey” başlığı ile sosyal medyada da yaygınlaştırılan bir not gördüm. Bu 15 maddeyi analiz ederek sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bahane üretmezler. Kendi fikir ve davranışlarının sorumluluklarını alırlar ve arkasında dururlar. Buna ilaveten, verilen işi başarana kadar yılmadan azim ve kararlılıkla çalışırlar.

Herkesin korktuğu işi yapmaktan çekinmezler. Başka bir deyişle, korkunun kendilerini esir almasına izin vermezler. Bir işi başarmak için gerekli olan yeteneği kazanmak için her türlü çabayı gösterirler.

Konfor balonu içerisinde yaşamazlar. Konfor insanı rahatlatır ve işe ilgi alanını daraltır. Bu nedenle özgüveni yüksek insanlar, konfor alanlarından çıkmayı ve zoru başarmayı hedeflerler. Az yer, az uyur ve çok çalışırlar.

Bugünün işini yarına bırakmazlar. Zaman ve koşul değerlendirmesi yapmadan, bir plan dâhilinde kendilerine verilen işleri zamanında yaparlar.

Başkalarının olumsuz düşüncelerinden etkilenmezler. Kendi fikir ve düşüncelerine değer verdikleri için, farklı düşünceleri dinlerler ama olumsuz düşüncelerin kendilerini etkilemesine fırsat vermezler.

İnsanları yargılamazlar. Özgüveni yüksek insanlar, kendileri ile barışık oldukları için, başkalarının kusurlarını ortaya çıkarmaya çalışmazlar.

Kaynak yetersizliğini görünce pes etmezler. Özgüveni olan insanlar, ellerindeki kaynakları yettiği kadar en etkin şekilde kullanır ve yeni kaynaklar yaratılmasını sağlarlar. Sorunları büyütmeyi değil, çözüm odaklı çalışmayı tercih ederler.

Kendilerini başkalarıyla kıyaslamazlar. Her insanın bir kişiliği ve değer yargıları vardır. Özgüveni olan insanlar, kendilerini etraflarındaki herhangi birisiyle kıyaslamazlar. Ancak en büyük rakipleri bir gün önceki kendileridir.

Sabit bir güvenceye ihtiyaç duymazlar. Hayatı ve olayları kontrol etmek mümkün değildir. Özgüveni olan insanlar, birilerinin ellerinden tutmasını beklemezler. İnsanın başına her zaman iyi ya da kötü bir olay gelebileceğini düşünerek hareket tarzlarını belirlerler. Krizden bile güçlenerek çıkmanın yolunu ararlar.

Herkesi memnun etmeye çalışmazlar. Özgüveni yüksek olan insanlar, tanıştıkları veya karşılaştıkları her insanı memnun etme gibi bir gayretin içerisinde olmazlar. Çünkü bilirler ki herkesle iyi olmanın olanağı yoktur. Onlar için ilişkilerin sayısından ziyade kalitesi önem taşır.

Hayatın acı gerçeklerini göz ardı etmezler. Hayatta insan her türlü sorunlarla karşılaşabilir. Önemli olan problemlere henüz başında, büyümeden müdahale etmektir, tedbir almaktır. Problemlerin adı konmaz, hasıraltı edilmeye çalışılırsa gün geçtikçe sorun yumağı büyür.

Küçük tümseklere takılıp işi yarım bırakmazlar. İnsanın hayatında iniş ve çıkışların olması normaldir. Önemli olan düşmenin sebeplerini araştırıp, dersler çıkararak yeniden ayağa kalkmaktır.

Kendilerini küçük bir çerçeveyle kısıtlamazlar. Özgüveni yüksek insanlar, kendilerini kısıtlamazlar. Ellerindeki işi başarmak için her türlü kaynağı kullanmaya çalışırlar. Yaptıkları işlerin her adımını ölçerler, başarısızlık halinde umutsuzluğa kapılmazlar.

İnternette okudukları her şeye düşünmeden körü körüne inanmazlar. Bu tür insanların kendine özgü bir bakış açıları vardır. Okudukları her şeyi mercek altına alırlar, sağlıklı ve gerçekçi bir değerlendirme yapmaya çalışırlar.

Harekete geçmek için kimsenin onayına ihtiyaç duymazlar. Özgüveni yüksek insanlar, fikirlerine ve kendilerine güven duydukları için, sorumluluk alarak sonuç odaklı çalışırlar. Yaptıkları işin her adımında birilerinin onayını almaya ihtiyaç duymazlar.

Bu 15 maddenin başlıkları, bir yaşam koçunun özgüvenle ilgili anlattıklarıdır. Bazılarını kabul eder, bazılarını eleştirebilirsiniz. Bunu yapmakta bir özgüven göstergesidir. Önemli olan öğrenmek ve öğrendiklerinden ders çıkarmaktır.

Gerek kamu gerekse özel sektörde; egosu değil, özgüveni yüksek olan yöneticilere öyle ihtiyacımız var ki…

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner324

banner174

banner242

banner335