banner154

banner228
08 Ekim 2019 Salı 14:36
Yunuslar günah keçisi oldu

1940’lı yıllarda bir balıkçı efsanesiyle, “Yunus balıkları hamsi, palamut ve lüferleri yiyerek balık stoklarını eritiyor” şeklinde bir inanış ortaya çıkmış, dilden dile yayılan bu dedikodu nedeniyle Karadeniz’de yıllarca yunus balığı katliamları yaşanmıştı.

Hatta dönemin balıkçı kooperatiflerine yunusların öldürülmesi için 500 kadar tüfek ve 750 bin adet mermi dağıtılmıştı.  

Bu bahanenin ardına sığınarak yapılan katliamlarda yunus balıklarının sayısı 1,5 - 2 milyondan 100 binlere düşmüştü.

1980’li yıllara kadar süren yunus balığı avlarında doğu ve batı Karadeniz’deki kent ve köylerin sakinleri geçimlerini bu yolla sürdürmüş, avlanan yunuslar satılarak un ve yem yapılmıştı. 

Sadece tüfekle avlanabiliyordu

Kayıtlara göre Türk balıkçılar 1951-1957 yılları arasında 157 bin ile 185 bin yunus avlamışlardı, ancak gerçek rakamın çok daha büyük olduğu öne sürülüyordu.

Zamanla yunus balığı avlanması için verilen destek ve teşviklerin kaldırılmasına rağmen 1973 yılında 129 bin yunus avlanmıştı.

1979-1980 yıllarında ise avlanan yunus sayısı 6 bin ila 7 binli rakamlara düştükten sonra avlanması tamamen yasaklanmıştı.

Yunus balığı avcılığı ancak tüfekle yapılabiliyor, ağla yapılmaya kalkıldığında, denizlerin şirin ve zeki balığı yunuslar sivri burunları ile balık ağlarını parçalıyor ve balıkçılara çok büyük zararlar veriyordu.

Medyada yunus balıklarına yönelik suçlamalar tekrar başladı

Bugünlerde yine aynı senaryo sahneye sürülerek, Karadeniz’deki balık stoklarının yunuslar tarafından yenilmesi nedeniyle azaldığı konuşuluyor.

İstanbul basınında ve Karadeniz bölgesindeki yerel televizyonlar ile gazetelerde yapılan söyleşi ve röportajlar ile ulusal basındaki haber ve köşe yazılarında yunus balıklarına yönelik eski dönemlerdekiyle aynı suçlamaların tekrar yer aldığı göze çarpıyor.

Günümüzde yunus balığı avının uluslar arası sözleşmelerle yasaklandığı ancak katliamın para kazanmak amacıyla yapılmayacağı, binlerce yunus balığının vurularak leşinin denizde bırakılacağı yönünde endişelerin yaşandığının altı çiziliyor.

Halen özellikle Japonya ve ABD’nin bazı eyaletlerinde yunus balığı avları yapılıyor. 

Yunuslar gerçekten balıkları yiyor mu?

Denizlerin bu şirin ve zeki balıklarının yüzde 90 oranındaki gıdası balıklardan oluşuyor. Ancak yunus balıklarının sahillere vuran ölüleri üzerinde yapılan çalışmalarda yüzde 80’inin karnının boş olduğu belirtiliyor.

Bu da gösteriyor ki, Karadeniz’deki balık azlığından yunus balıkları da olumsuz etkileniyor. Bilim adamları, Karadeniz’deki balık stoklarının azalmasının nedenini ekosistemin bozulmasına bağlıyorlar.

İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, Karadeniz’de yunus balıklarının balık stoklarını azalttığı iddialarının ‘balıkçı efsanesi’ olduğunu açıkladı.

Yunus balıklarının tam tersine balıkları önüne katıp karaya sürdüklerini ve balıkçılara yardım ettiklerini söyleyen Prof. Öztürk, yunusların balıkçılar için bir çeşit çoban köpeği görevi yaptığını söyleyerek, “Günümüzde bu efsane hala devam ediyor. Ekoloji bilgisi olmayan balıkçılar TV’lere çıkıp, Karadeniz’de balık azalmasının yunus balıklarının yüzünden olduğunu söylüyor” dedi. 

Artık yunuslar da yiyecek balık bulamıyor

Karadeniz'deki toplam yunus miktarının 1930'larda 1.5-2 milyon olarak bildirilirken günümüzde sadece 100 binler mertebesinde olduğunu kaydeden Prof. Dr. Öztürk, “Günümüzde yunus balıklarının midelerinin boş çıkması, Karadeniz’deki balık miktarının azalmasının sonuçlarıdır. Yani balıkları yunuslar bitirmiyor. Bu olumsuzluk Karadeniz ekosisteminin bozulmasının sonucudur. Karadeniz’den Marmara’ya geçen yunus balığı sürüleri de azalıyor” diye konuştu.

Yunuslar un ve yağ yapıldı

Bir dönem Karadeniz’de yunus avcılığının çok popüler olduğunu hatırlatan Öztürk, Rusya, Romanya ve Bulgaristan’ın 1966’da yunus avcılığını yasakladığını, Türkiye ise 1983'e kadar devam ettiğini vurguladı.

1940’’lı yıllarda Türkiye’de yunus avcılığı için balıkçılara tüfek dağıtıldığını kaydeden Öztürk, “1948'den 1983 yılına kadar balıkçı kooperatiflerine 500 kadar tüfek ile 750 bin kadar mermi dağıtıldı.

Ülkemizin 1983 yılına kadar avladığı yunus miktarı hakkında ayrıntılı bilgi bulunmamakta ancak bu sayının her yıl için 30 bin birey civarında olduğu tahmin ediliyor. Avlanan yunuslar işlenerek un ve yağ yapımında kullanıldı.

Yunus yağı başta D vitamini ilaçları için iyi bir hammaddedir. Türkiye'den sonra en fazla avcılık ise eski Sovyetler Birliği'nde yapıldı. Karadeniz’de ‘Difrin’ olarak bilinen ve kazanlarda yunus kaynatma işi uzun zamandır artık yapılmıyor” bilgilerini aktardı.


 

MYGazete.com Özel

banner32
Son Güncelleme: 08.10.2019 15:08
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner157

banner174

banner241