banner302


banner292
banner228
26 Temmuz 2020 Pazar 16:51
Tanınmış isim bakın şimdilerde ne yapıyor!

Antalya turizm sektörünün tanınmış isimlerinden olan ve iki dönem sektörün önemli meslek kuruluşlarından olan Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanlığı yapan Türgen Şevki Bulut, emekliliğin ardından İzmir’in Özbek Köyü’ne yerleşerek bir atölye açtı ve el işleri, minyatür ve magnetler üretmeye başladı.

Mesleğinden koparak atölye açtı

Antalya turizminin bugünlere gelmesinde ciddi katkıları olan bir dönemin yöneticileri artık emekliliklerini yaşıyor. Bu grubun içerisinde olan ve  1998 – 2000 yılları ile 2000 – 2002 yılları arasında POYD Başkanlığı yapan Türgen Şevki Bulut, biraz da sektörde yaşadığı sıkıntıların etkisiyle mesleğinden koparak, emekliliğini İzmir Urla’da açtığı atölyesinde elişi ve minyatür yaparak geçiriyor.

İşletmecilik dönemimizde büyük zarar ettik

Turizmde otel genel müdürlüklerinin ardından olarak otel işletmeciliği yapan ancak işlettiği otelin  sahiplerinin olumsuz davranışıyla ciddi bir mali külfet altına giren Türgen Şevki Bulut, emekliliğinde çocukluğundan kalma hobisini sürdürmek ve bir atölye açmak için ailesiyle birlikte İzmir’in Urla ilçesi Özbek Köyü’ne yerleşti. Burada,  içtiği puro kutularının üzerine yaptığı çalışmalarla eski hobisine tekrar başlayan Bulut, yaptığı çalışmaları büyüterek kendisine geniş bir üretim alanı kurdu.

Hayatı belgesele konu oldu

Aslen İstanbullu olan ve çok uzun yıllar Antalya’da çalışan Bulut TRT tarafından yapılan bir belgesele de konu oldu ve yaşam öyküsünü anlattı. Bulut, aslen İstanbullu olduğunu, çok iyi bir eğitimin ardından Otelcilik Okulu bitirdiğini belirterek, şöyle konuştu:

 “Otelcinin okulunun ardından Almanya Türkiye arasındaki anlaşma ile o yıllarda  Almanya’da staja giden ikinci şanslı gruptanım. Bir buçuk yıl Almanya’da kaldıktan sonra orada dil okuluna gittim ve 3 yıldızlı otellerde stajımı bitirerek, otelcilik okulundan mezun oldum. Askerlik sırasında 10 milyonda  bir kişiye denk gelecek şekilde mesleğimi yapma imkanı buldum. Önce askeri dinlenme tesislerinde sonra orduevinde göre yaptım. Böylelikle mesleğimi geliştirme imkanı buldum. Bu arada Fransızca ve Almanca’nın dışında yabancı dilim olmadığı için 7 ay İngiltere’ye gidip İngilizce öğrendim Döndükten sonra Türkiye’de iş aramaya başladım ve Etap otellerine başvurdum. Orada bir süre staj yaptıktan sonra İzmir’e gitmek kaydıyla beni işe aldılar. Sonrasında İzmir’e gittim, 8 buçuk yıl resepsiyon şefliği yaptım, dört müdürle, üç müdür muaviniyle çalıştım, ardından dördüncü müdür muavini ben oldum. Birkaç yıl sonra İzmir’de açılacak yeni bir otelin müdürlüğü bana teklif edildi, otelcilik okullarında bana (müdür olacaksın) dediklerinde doğru söylemişler. 20’inci sene otel genel müdürü oldum. Belek’teki Adora ve Salima’da çalıştım, sonra da çocuklarıma bir gelecek olsun diye Belek’te 4 yıldızlı bir oteli 5 yıllığına kiraladım fakat işyeri sahiplerinin sözleşmeye uymamaları nedeniyle işletmeciliği bıraktım.Bu süreç beni mali olarak çok yıpratmıştı.”

Puro kutularının kapaklarından başladım

Uzun yıllar borç ödeyerek 2013 yılında tekrar İzmir’e döndüğünü söyleyen Şevki Bulut, “İzmir’de ufak bir atölyem vardı ve otelcilik hayatımın bitmesi sırasında kendime bir meşgale bulmam lazımdı. Taa çocukluk yıllarında benim elime tutturulan kıl testeresi ki annem bana 5 yaşında bir marangoz takımı şeklinde oyuncak almıştı. O zamandan beri kıl testeremle içtiğim puroların kutu kapaklarını keserek magnet yapmaya başladım. Sonra magnetin birinin üstüne bir resim çizdim, sonra (ben bu puro kutularını bu şekilde değerlendiririm) dedim. O magnetin üstündeki resmi biraz daha büyüterek çok sevdiğim minyatüre başladım ve puro kutularını çerçeve olarak kullanarak minyatürler, resim örnekleri yapmaya başladım. Buna sadece kendim için, zamanımı boşa geçirmeyip bir şeylerle meşgul olmak için başladım. Dediğim gibi 2013 yılında İzmir’e geldik ve bundan 2 buçuk yıl önce Özbek köyünü keşfettik. Özbek köyünün sahil kısmında bir ev edindik. Köyün tam girişinde yeni boşalan bir evi de atölye olarak tutup, bir yaşam alanı haline getirdim. Bir kızım ve bir oğlum var. Kızım işletmecilik hayatımda benim ortağımdı, bu iflas döneminde onun da biraz başını ağrıttım” dedi.

Sanat sokağına davet ettiler

 Özbek köyüne geldikten sonra bu kez oğluyla ortak işler yapmaya başladığını söyleyen Türgen Şevki Bulut şöyle devam etti: Kimi zaman o benim ustam oldu, ben onun çırağı oldum. İki buçuk yıldır Özbek köyünde yaşıyorum. Benim Urla’ya gelişimde evi aldığım Özbek köyünde birinci Enginar Festivali yapılmıştı. İlk kez o festivalde stant açtım. O güne kadar yaptığım ürünleri sadece Karşıyaka’da 15 günlük bir etkinlikte sergilemiştim. Urla’ya geldikten sonra stant olayına başladık. Bu arada Urla’nın sanat sokağına davet edildim. Burada masalarla stant kurarak haftada iki gün oraya gitmeye başladım. Bu arada bütün çalışmalarımı atölyeye çektim.”

Midye boyayıp, abajur yapıyorum

Bu işi kendim için yaptığını ama isteyenlere de yaptığı ürünleri verdiğini söyleyen Bulut, “Herkes minyatürle ilgilenmediği için kullanılmayan şeyleri, şişeleri, kutuları vs. kullanmaya başladım. Onlardan objeler yapmaya başladım, Zaten köyün etrafı orman olduğu için ormandan ağaç dalları, kütükler bulup, onlardan sehpalar yapmaya başladım. Abajurlar yapmaya başladım. O arada kozalakları işlemden geçirip boyamaya başladım. denizden çıkan pina midyeleri boyamaya, her türlü çöpe atılacak malzemeleri kullanılır hale getirmeye başladım. Beslediğim kedi ve köpeğim olduğu için, bu canlıları besleyenler için resimli (dikkat köpek, kedi var) levhaları yapmaya başladım” diye konuştu.

Buranın örf ve adetlerine uydum

Köylünün de kendisini kabullendiğini ve bir hiçbir problem yaşamadıklarını söyleyen Türgen Şevki Bulut, “Bunun da en büyük nedeni; ben kendi örfe ve adetlerimi buraya uydurmaya değil, buranın örf ve adetlerine uymak için buraya geldim. Böyle bir yaşam prensibim olduğu için köylüyle kolayca bağ kurduk. Sonuç olarak burada yaşamaktan çok mutluyum. Taşlar ve süs kabakları boyuyorum ama boyadığım şeye planlamadan başlıyorum. Nasıl boyayacağıma şekline göre karar veriyorum. Mesela ben bu kabağı gördüğümde bunun bir kuğu olabileceğini düşündüm ve ilk günden itibaren böyle başladım ve bitirdim. Sonuçta su kabağı bir kuğuya dönüştü, Mesela, bir taşı balığa benzetip balık olarak yapıyorum, su kabağının birini file, birini zürafaya, birini balerine benzetip kendi düşüncelerimi o objeyle bütünleştirip bir ürün ortaya çıkartıyorum” dedi.

İhtiyarlamamak için üretin

Ortaya çıkan ürünün güzel olup olmamasının önemli olmadığını da sözlerine ekleyen Şevki Bulut,. “Güzel oluyor veya olmuyor ama ben rahatlıyorum. Rahatlamamın en önemli sebebi de şu; Hayatında 24 saat çalışmış bir insanın emekli olup bir köşeye çekilmesi mümkün değil. Eğer bir köşeye çekilirseniz, başta da doğum tarihimi söyledim,  ihtiyar bir insan olursunuz. Ben kimi zaman atölyemde kalıyorum kimi zaman evime gidiyorum. Kendimi hiçbir zaman ihtiyar hissetmiyorum, işe yaramış olarak hissediyorum, üretmenin verdiği keyfi yaşıyorum” şeklinde konuştu.

Özbek’teki Bulut atölyesine bekliyorum

Üretmekteki amacının satış olmadığını da ifade eden Bulut, “Amacım satmak değil, ben kendime yapıyorum, beğenen olursa bir şekilde paylaşıyorum. Onun için naçizane tavsiyem belli kültürdeki insanların emekli olduktan sonra bir köşeye çekilip, kahveye gidip, evde koltuğa veya yatağa  bağlanmamaları. Kendilerini zinde ve dinç tutmak için belli bir meşgale bulmaları ve beyni çalıştırarak  üretken olmaları çok önemli. Bu para getirir veya getirmez, ekmek parasını çıkarırsın veya çıkarmazsın ama ruhunu ve yüreğini zinde tutarsın. Hem insanlara hem de kendine faydalı olmak için üretmenin iyi bir yol olduğunu düşünüyorum. Emeklilere sesleniyorum; Ben usta değilim, sanatkar da değilim; ressam da değilim, ben hobilerimi çocukluk yaştan bugüne kadar taşımış bir insanım. Benim yol göstermemi isterseniz, nasıl çalıştığımı, ürettiğimi görmek isterseniz her zaman buradayım. Urla Özbek köyünün hemen girişindeki Bulut atölyesine her zaman bekliyorum. Sizlerle dostluk, arkadaşlık ve işbirliği yapmaya her zaman hazırım” dedi.

MYGazete.com Özel

Emel Gümüş
Meslek hayatına Antalya Yeni İleri Gazetesinde başladı. Daha sonra uzun yıllar Beyaz ve Fotospor Gazetelerinde görev yaptı.
banner32
Son Güncelleme: 27.07.2020 11:58
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner324

banner174

banner242