banner302

banner265

banner228
27 Eylül 2020 Pazar 22:22
Likya'nın ölüm vadisi

Likya Uygarlığının Önemli Kentlerinden Pınara Antik Kenti Antalya-Fethiye arasında yer alıyor. Yuvarlak bir tepeye kurulduğundan adını Likya dilinde yuvarlak anlamına gelen ‘Pinale’ veya ‘Pinara’dan alan antik kent, Likya Uygarlığı’nın üç oy hakkına sahip önemli kentlerinden biri olma özelliğini taşıyor.

Depremde düşen kayalar kendi ezdi geçti

M.Ö. 333'te savaşmadan Büyük İskender'e teslim olan Pınara, İskender'in ölümüyle Bergama Krallığı'na bağlanmış daha sonra Roma'nın bir şehri olmuş. Bu dönemde canlanmış ve tekrar imar edilmiş, ancak M.S. 141 ve 240 yılındaki depremlerden büyük zarar görmüş,  IX. yüzyılda da tamamen terk edilmiş. 1957'deki depremde de, dağdaki kayalar aşağı kaymış, kısmen ayakta kalan yapılar da, gerek depremin etkisiyle ve gerekse yuvarlanan kayaların altında kalarak tamamen yerle bir olmuş.

Kaş’taki Xhantos’tan gelen kolonistler kurmuş

Hamam, tiyatro, agora, odeon, kaya mezarları ve iki akropolden oluşan Pınara Antik Kenti’nin aşağı akropolünün geçit vermeyen sarp yamacında, sur duvarı ile desteklenen seyir terası bulunuyor. Surun güneyinde arkasını yamaca dayamış Odeon, önündeki düz alanda ise agora yer alıyor. Aşağı akropolün alt kısmındaki su kaynağı kente hayat vermiş. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesinde yer alan ve Xanthos’tan gelen kolonistler tarafından kurulduğu düşünülen Pınara’ya yaklaştıkça yukarı akropolün sarp yamacında kayalara oyulmuş yüzlerce mezarla karşılaşıyorsunuz.

Dağa tırmanıp hepsini yağmalamışlar

Dağın sarp yamaçlarına oyulmuş, adeta birer güvercin yuvasını andıran yüzlerce mezar nedeniyle antik kente, “Likya’nın ölüm vadisi’ deniliyor. Kayalardaki tüm mezarlar (Türkiye'nin her yerindeki benzerleri gibi) değişik dönemlerde çeşitli yerlerinden kırılarak ya da delinerek yağmalanmış.  Ama antik kentteki tüm yapılar yerle bir olmuşken, kaya mezarları (yağmalama hasarları dışında) hemen hemen tüm özelliklerini korumuş. Bu sarp yamaca binlerce yıl öncenin şartlarında kim nasıl çıkmış, o kayaları nasıl oymuş ve en önemlisi, ölülerini oralara kadar nasıl çıkartmışlar? Bu soruların cevabı bilinmiyor.

İşte mezarların yükseklere yapılmasının nedenleri

Tüm Likya bölgesinde olduğu gibi Pınara'da da görülen hemen hemen tüm kaya mezarları çoğunlukla yüksek ve ulaşılması zor yerlere yapılmış. Bulundukları yüksek konumlar, hem mezar sahibine ait değerli eşyaların yağmacılardan korunmasını ve hem de inanışa göre mezar sahibinin ruhunun, bir kuşa dönüşerek gökyüzüne ve dolayısıyla tanrıya daha rahat ulaşabilmesini sağlarmış. Ev tipi kaya mezarlarının fakir halk için yapıldığını da burada eklemek gerekiyor. Binlerce yıl önceki mezar tipleri içinde yatanın toplumsal statüsüne ve mali durumuna bağlı olarak değişirken günümüzde olmayan sosyal adaletin o dönemlerde mezarlara yansıması da açıkça görülüyor.

MYGazete.com Özel

Emel Gümüş
Meslek hayatına Antalya Yeni İleri Gazetesinde başladı. Daha sonra uzun yıllar Beyaz ve Fotospor Gazetelerinde görev yaptı.
banner32
Son Güncelleme: 27.09.2020 23:18
Anahtar Kelimeler:
Kaş-Fethiye
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner343

banner324

banner174

banner242