banner302

banner265

banner228
21 Eylül 2020 Pazartesi 12:15
Koronavirüs tozlarla taşınır mı?

Toz ve Covid-19 ilişkisinin son dönemde bilim adamlarının ilgisini çeken bir konu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ahmet Cemal Saydam, virüsün temas veya damlacıklar aracılığı ile yayıldığının bilinen bir gerçek olduğunu ifade etti.

Prof. Saydam, “Dolayısıyla her iki durumda da mesafe ne olursa olsun virüs enfekte kişiden bir diğerine giderken hava ile temas etmek durumundadır. Bu da bizi havanın içerdiği maddelerin daha detaylı incelenmesine doğru yönlendirmektedir. Bilinen hava belirli oranlarda azot oksijen ve diğer gazları içermektedir. Modern yaşam bunlara kirlilik olarak adlandırılan karbon dioksit, metan, süfür ve azot gazlarını da ilave etmektedir. Son günlerde yurdun iç bölgelerinde kuraklık ve ani hava değişimine bağlı olarak atmosfere çıkan tozlar da bu yoğunlukta bize yabancı 
olduğu için acaba virüs bu havada yayılabilir mi endişesini gündeme getirmiştir” dedi. 

Prof. Dr. Ahmet Cemal Saydam

"Kuzeyden gelince yok, Sahra’dan gelince artıyor"

“Toz taşınımı aslında yabancısı olduğumuz bir olgu değildir” diyen Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyelerinden Prof. Ahmet Cemal Saydam şöyle devam etti:

“Özellikle bahar ve sonbaharda yurdumuza Sahra çöllerinden önemli miktarda toz gelmekte ve yağışla yere indiğinde de bu yağmurlar toplum tarafından bereket ve rahmet olarak adlandırılmaktadır. İşin püf noktası da burada yatmakta ve bu tozlar belirli koşullarda havadaki bakteri mantar sayılarını önemli miktarda arttırmaktadır. Türk bilim insanları yaptıkları çalışmalarda özellikle Sahra çölünden gelen hava akımları sürecinde atmosferdeki mikroorganizmaların olağanüstü bir şekilde arttığını göstermişlerdir. Hava akımlarının kuzeyden geldiği dönemlerde ise havadaki mikroorganizma sayıları sıfıra kadar inmektedir.” 

"Bir dizi reaksiyonla havada çoğalıyorlar"

Prof. Saydam şöyle devam etti: “Sahra çölünden gelen hava akımlarının bulut ile karışması sonucunda ise tozun adı da çamur olarak değişmekte ancak bulut içerisinde oluşan bir dizi reaksiyon sonucunda atmosferik koşullar havadaki mikroorganizmaların bırakın yaşamasını çoğalmasına dahi olanak verecek koşulları oluşturmaktadırlar. Dolayısı ile Sahra tozu taşınımı sürecinde herhangi bir taşıyıcının havaya çıkartacağı virüsün yaşamasına olanak verecek bir ortam ile karşılamakta ve varsayılandan çok ama çok daha uzağa hatta onlarca belki de yüzlerce kilometrelerce uzaklara taşınabilmektedir. Sahra Çölü’nün Amerika kıtasına doğru geçtiğimiz Haziran ayının ikinci yarısında çıkardığı çok yoğun tozun önce Güney Amerika’ya ulaştığını söyleyen Prof. Saydam, “Daha sonra Pan-Amerikan ülkelerine ve daha sonra da ABD güney eyaletlerine ulaşmasını takip eden 6-7 günde her ülkedeki yeni vaka sayıları olağanüstü bir şekilde artmıştır. Örneğin ABD genelinde yaşanan (BLM) toplumsal olaylar sürecinde yeni vaka sayılarında hiç oynama olmamışken Sahra tozunun güney eyaletlere ulaşmasını takip eden 6-7 günde yeni vaka sayıları pandemi sürecinde hiç görülmemiş olağanüstü sayılara ulaşmıştır” diye konuştu.

"Tozun etkilerini takip ediyoruz"

Tozun Avrupa kıtasındaki yeni vaka sayıları üzerindeki etkilerini görmenin de kesinlikle mümkün olduğunu ifade eden Prof. Saydam, “Zaten bu ilişkinin olasılığı 16-22 Mart tarihlerinde İberya Yarımadasını etkileyen tozlu ve bulutlu havanın etkisini yitimesinden  sonraki 6-7 günde İspanya ve Portekiz’de izlenen yeni vaka sayılarındaki ani artış sonrası izlenmeye başlanmıştır. Bu etkinin geçerliliği sadece Sahra toz taşınımı ile de sınırlı olmayıp küresel boyutta her çöl tozunun etkilediği bölgelerdeki yeni vaka sayılarındaki artışları izlemek ile perçinlenmiştir” şeklinde konuştu.

" Avusturalya’dan giden tozla, Zelanda’da virüs patlıyor"

Prof. Ahmet Cemal Saydam şöyle devam etti:

“Örneğin Yeni Zelanda’da izlenen ani artışın Avustralya çölünden gelen tozlu hava akımlarına bağlı olduğunu gösterebiliyoruz. Gobi Çölü ise Çin, Kore ve Japonya’daki vaka sayılarındaki artışı net bir şekilde açıklayabilmektedir. Tozsuz havalarda ise yeni vaka sayılarında yine 6-7 gün sonra ani düşüşler izlenmiştir. Bu da atmosferik taşınımının ne kadar etkili olduğunun bir başka destekleyici bulgusu olmuştur.”

Prof. Saydam: "Amerika kıtasına ulaşan tozlu havanın 19 Haziran’daki durumu. Bu sistemin 
Amerika kıtasında nereye ne zaman ulaşacağını önceden tahmin edebileceğimiz 
için o bölgelere en az 3 gün önceden haber vermek ve toplumun dış mekanlarda 
olmamasını sağlamak ve dolayısı ile vaka sayılarındaki artışı kontrol etmek 
mümkün olabilirdi."

"Virüsün yayılımını engelleyebiliriz"

Bu yaklaşımın en güzel tarafının ise ellerindeki teknolojik imkanlar ile topluma toz ve bulutlu havanın ne zaman kendilerini etkileyeceğini en az üç gün önceden söyleyebilmek olduğunu belirten Prof. Saydam, “En azından bu dönemlerde dış mekanlarda olmamalarını veya mecburlarsa sosyal mesafeyi en az 3-5 kat daha arttırmalarını sağlayabilir ve virüsün yayılımını engelleyebiliriz” dedi.

"Virüs binlerce kilometre taşınabiliyor"

Prof. Ahmet Cemal Saydam şöyle devam etti: “Tozla yayılımın yakın bir gelecekte tüm dünya ülkeleri tarafından benimsenmesi halinde sınır tanımayan bu virüs ile mücadele edebiliriz. Aksi halde ülke bazında virüse karşı zafer kazanmanın hiçbir anlamı kalmayacaktır. Çünkü virüs atmosferik koşullar uygun ise bize göre binlerce kilometre bile taşınabilmektedir."


 

MYGazete.com Özel

Bilge Ateş
Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden başarıyla mezun oldu. Antalya Gazeteciler Cemiyeti Genç İletişimcileri Özendirme Yarışmasında birincilik aldı.
banner32
Son Güncelleme: 21.09.2020 16:03
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner343

banner324

banner174

banner242