banner302


banner292
banner228
13 Şubat 2020 Perşembe 14:15
Kepez’i böyle yağmalamışlardı

Antalya’nın Kepez ilçesi, her yöreden, her ilden ve hatta her komşu ülkeden insanlara rastlamanız nedeniyle Türkiye’nin küçük bir modeli gibidir. Geçmişte büyük göçler ve buna bağlı olarak gecekondulaşma yaşayan Kepez’e göç edenlerin geldikleri yörenin kültürünü muhafaza etmeleri nedeniyle ilçe gettolaşmış mahallelerle doludur. (Gettolaşma: kentin diğer yaşam alanlarıyla bütünleşmemiş, ayrışmış bölümlerinden, kendine özgü yaşam biçimleri ve sosyokültürel yakınlıkların oluşturduğu kümelenme.)

Hüseyin Çimrin’in anlatımıyla büyük talan

2019 yılı itibariyle 556 bin nüfusuyla Türkiye’den birçok ilinden daha kalabalık olan Kepez, aynı zamanda Türkiye'de gecekondulaşmanın en yüksek oranda yaşandığı ilçe olma özelliğini de taşır. Antalya kent tarihçisi Hüseyin Çimrin, Kepez’in son yarım asırlık süreçte yaşadığı büyük göç ve devasa yağmayla oluşan gecekondulaşmayı ve günümüzdeki modern değişimini şöyle anlatmıştı;



Çevre illerin varlıklıları bile gelip arazi çevirdi

“Antalya, 1970’li yılların başından itibaren büyük bir göç almaya başlayınca, Kepez bölgesinde hızlı bir gecekondulaşma başladı. Özellikle bu bölgede yer alan Muratpaşa Vakıf Çiftliği toprakları tam bir talana uğradı. Bu arazi talanı, yalnız evsiz barksız göçmen kişilerin bir evlik yer çevirip oturması ile sınırlı kalmamıştı. Özellikle Burdur, Bucak, Isparta gibi yakın il ve ilçelerde oturan birçok varlıklı kimseler dahi, ileride çocuklarına yatırım olsun diye, Vakıf arazisinden birkaç dekar arsayı duvarla çevirip, içine gecekondularını ‘Antalya Belediye Başkanı Seçimi’ öncesinde bir gecede inşa ediveriyorlardı. Bunlar yaz aylarını Antalya’nın yaylalarındaki köylerinde geçiriyor; kış gelince, Antalya’ya inip Kepez bölgesindeki gecekondularında yaşamlarını sürdürüyorlardı. 1970’li yılların sonunda bu gecekondu sakinlerinin yanına, doğu illerinden kaçıp gelen doğulu vatandaşlar komşu oldular.

Vakıf Çitliği’nin duvarlarını bile yıktılar


Başlangıçta, özellikle Belediye Başkanı Av. Selahattin Tonguç başkanlığı sırasında yapılan gecekondular hemen yıkılıyordu. 1973 seçimlerinden sonra, o günlerde Antalya Valisi olan Hüseyin Öğütçen tarafından vakıf arazisinin etrafı, kale duvarı gibi iki metre yükseklikte duvarlarla çevrildi. Ayrıca Vakıf arazisinin beklemek üzere, bekçiler görevlendirildi. Gecekondu yapımına başlandığında, hemen bu bekçiler ilgili kuruma haber veriyor ve gecekondu anında yıktırılıyordu. Ancak ne var ki, bu duvarlar bir sonraki seçim zamanında yıkıldı. Çünkü, hem buraya göz dikmiş insanların iştahı büyüktü; hem de her seçim dönemi yaklaştıkça, bazı politikacılar gecekondu yapımına göz yumuyor; hatta, çoğu zaman de teşvik ediyorlardı. Doğal olarak, Vakıf arazisi içine bu vaatlerin sonucu olarak yeni  yeni gecekondular yerleşti. Hem de bu kez on, on beş katlı kondular. Bu arsa iştahı büyüdükçe, bu iştaha karşı çıkmak, zamanla artık olanaksız hale gelmişti.



Belediye görevlileri bile gecekondu yapıyordu

Eski Antalya sakinleri dışında herkes, birkaç dekar toprak çevirme telaşına düşmüştü. Bu iştah zamanla öyle büyüdü ki, bazen Belediye yıkım ekibinin içindeki görevlilerin bile o bölgede kendi gecekonduları bulunması doğaldı. Belediye yıkım ekiplerine veya güvenlik güçlerine silahla karşı koyan gecekondu sakinleri arasında, başta Bucaklılar, Ispartalılar ve Burdurlular yanında Türkiye’nin her yerinden kopup gelen insanlar vardı. Çünkü, Kepez’de Vakıf arazisinden her küçük bir toprak parçası çeviren, ileride Kepez bölgesinin zengini olacaktı.

 

Sonunda gecekondu mafyası oluşuyor

Çok geçmeden Kepez’de, üstüne üstlük çevirdikleri araziler üzerinde onlarca gecekondu yapıp, şahıslara satan bir de ‘Gecekondu Mafyası’ ortaya çıktı. Belediyenin yıkım ekipleri, gecekonduların yapım hızına asla yetişemiyordu. Çünkü, seçim öncesi verilen tavizler, teşvikler Kepez Bölgesi’ni büyük bir gecekondu kenti haline sokuyordu. Görevdeki belediye başkanı gecekonduları yıkmaya çalışırken, seçim yatırımı yapan belediye başkan adayları, seçmenine “seçim sonrası tapu dağıtacağını” veya “seçilirse gecekondu yapılmasına izin vereceği” şeklinde bol keseden vaadlerde bulunabiliyordu. Milletvekili seçimleri öncesinde ise iş daha da çığırından çıkarılarak, Yapılan gecekondular için af çıkaracağı’ söylemi, bu iştahı daha da kabartmaya yetip artıyordu bile.



Belediyenin kurulmasıyla başlayan değişim

İşte, daha 1970 li yıllara kadar, kimsenin uzun yolculuğa çıkmadıkça, gidip görmediği taşlık ve fundalık bir bölgeden, Antalya ya 1970’li yılların ortalarında başlayan göçler ve 1994’te de belediye kurulması sonucu, bugün burada yeni bir kent, yani Kepez doğdu.


 

Hakan Tütüncü döneminde büyük dönüşüm

Kepez’in belediye başkanlıklarını sırasıyla İsa Akdemir, Mehmet Atay, Erdal Öner ve Hakan Tütüncü yaptı. Kepez’in modern bir kent haline gelmesinde hepsinin emeği olmakla birlikte Hakan Tütüncü’nün döneminde çok büyük değişim ve gelişim yaşandı. Aslen Korkutelili olan Hakan Tütüncü, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu bir avukat.

Yaşanan talan hafızalardan silinmeyecek

Başkan Tütüncü döneminde çoğu mahallenin altyapının yanı sıra mülkiyet ve 2B gibi imar korunlarının çözülmesine ek olarak kentsel dönüşümler yaşanmaya başladı. Gülveren, Kültür, Şafak, Yenidoğan, Ünsal, Kepezaltı, santral ve Mazı Dağı’ndaki çok sayıda mahallede gecekondular yıkılarak yerine modern ve lüks binalar yükseldi ve yükselmeye devam ediyor. Varsak bölgesinden Altınova’ya kadar hemen tüm mahalleler eski perişan halinden kurtularak çağdaş bir görünüm kazanıyor. Kepez’deki bu büyük kentsel dönüşüm halen tüm hızıyla devam ediyor. Burada isimleri yazılmayan çoğu mahalledeki onbinlerce gecekondu lüks binalara dönüştü ancak, Kepez’de bir dönem yaşanan büyük yağma zihinlerdeki yerini her zaman koruyacak gibi görünüyor.

MYGazete.com Özel

Güldane Ayrancıoğlu
Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü son sınıf öğrencisi.
banner32
Son Güncelleme: 15.02.2020 09:45
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner343

banner324

banner174

banner242