banner154

banner228
13 Kasım 2019 Çarşamba 14:06
İşte uzman gözüyle intiharın nedenleri

Uzman Klinik Psikolog Sibel Dinç Çalışkan, ekonomideki bozulma, İşsizlik, yoksulluğun artması alım gücünün azalması ve azalan üretkenlik gibi faktörlerin kişide stres, üzüntü ve öfke hissetmesi, değersizlik duygusunun artması ve öz saygısının azalması gibi sonuçlara neden olarak kişinin ruh sağlığını olumsuz etkilediğini belirtti.

Psikolog Sibel Dinç Çalışkan, “Buna ek olarak sağlık güvencesi ve ekonomik yetersizlikten dolayı bu duygu ve durumlarla baş etmek için ihtiyaç duyduğu ruhsal yardımı profesyonellerden alamayacak olması da dolaylı olarak intihar ve cinayet riskini arttırır. İnsanların bu gibi durumlarda başvurabilecekleri yardım hizmetlerinin bilinirliğinin arttırılması intihar, cinayet ve cinnetin önlenmesindeki temel etkilerden olabilir” diye konuştu. 

Çevre faktörü ve karamsarlık döngüsü

Sibel Dinç Çalışkan, “İşsizlik ve yoksullaşmanın artması durumunda, insanların gündelik yaşamında yaptığı birçok etkinlik ve çevresindeki kişilerle iletişiminin neredeyse tamamen kesilmesi, toplumsal bağlarının zayıflaması, buna ek olarak kapitalist toplum tarafından işe yaramaz olarak damgalanmak, insanların çevresel destekleyicilerinden uzaklaşmasına ve karamsar bir döngü içerisinde tek başına kalmalarına neden olabiliyor.

İntihar riskini önleyen faktörlere baktığımız zaman kişinin sosyal bağlarının güçlü olması, çevresinde sorumluluk hissettiği kişiler olması, kendini değerli ve yetkin hissettiği bir işi olması gibi etkenler intihar riskini azaltıp, kişinin hayata bağlanmasında büyük önem taşıyor” dedi.

Siyanür ile intihar ve…

Antalyadaki siyanür ile intihar konusu hakkında açıklamada bulunan Çalışkan, “6 Kasım İstanbul’da bir ailenin siyanür ile intihar etmesinin ardından 9 Kasım’da Antalya’da bir ailenin siyanür şüpheli intiharı hepimiz için üzücü ve sarsıcı oldu. Bu iki acı haberin art arda gelmesi intiharın ruhsal ve toplumsal boyutunun önemini tekrar gözler önüne serdi. 

İntihar aslında dürtüsel (bir anlık) bir karar olarak değerlendirilse de intihara götüren risk faktörleri hakkında bilgi sahibi olmamızın ve gerek sosyal medya gerekse yazılı görsel medyanın intihar haberlerinin sunum şeklinde ne kadar dikkatli olması gerektiğinin önemini ve sorumluluğunu hepimize hatırlatt” diye konuştu.

Haberler ve görsel yayınların etkisi

İntihar haberlerinin sunuluş şekline önem verilmediğinde intihar girişimleri arttığını belirten Çalışkan, “Çünkü intiharı bir seçenek olarak gören kişiler öğrendikleri intihar haberlerine daha hassaslar ve intihar düşüncesi olan birey, bunu gerçekleştirmiş bir kişinin haberini aldığı zaman intihar kararını vermek onun için daha kolay oluyor.

Medyada ayrıntılı görüntülerle verilen haberlerde risk grubunda olan kişiler için haberdeki intihar yönteminin ayrıntılı anlatılması kendi intihar planını oluşturması noktasında büyük risk taşıyor. Haberlerde intiharın bir çözüm olarak sunulmaması, ruhsal bunalımlarda başka birçok çözüm yolu olduğu ve yardım alınabilecek kanalların bilgisinin de topluma sunulmasının ne kadar önemli olduğunu bu elim olayda görebiliyoruz” dedi.

Kontrolsüz sosyal medya kullanımı

İnsanların mutsuzluk nedenlerine de değinen Dinç Çalışkan, “Zorlaşan yaşam koşulları, artan işsizlik, yoksulluk, şiddet, insan veya doğal kaynaklı travmalar, trafik, sosyal medya, internetin kontrolsüz kullanımı, bağımlılıklar kısacası üzüntü, stres ve kaygı yaratan durumlar mutsuzluğun artmasına sebep olmaktadır. Buna ek olarak günümüzde sosyal medyada insanların olduğundan daha iyi gözükme çabası kıyaslamalara neden olup, insanların dikkatini eksiklikler, olmayanlar üzerine yoğunlaştırmaktadır” dedi.

İnternet ve bilgisayara artan ilgi

Çalışkan şöyle devam etti:

“Yaygınlaşan popüler kültür ile değişen algılar, internete ve bilgisayar oyunlarına olan ilginin artması insanların kendi duygularına ve içsel süreçlerine olan erişimini olumsuz yönde etkilemektedir.

Artan üzüntü, kaygi ve stres icin profesyonel yardım arayışı artmaktadir. Bundan dolayı psikiyatri servisleri ile psikolojik ve danışmanlık merkezlerine olan taleplerde artış gözlemlenmektedir.

Özellikle son 5 yılda Türkiye'de psikiyatrik ilaç kullanımında ciddi bir artış görülmektedir."

İntihar vakasının en çok yaşandığı ülke

Avrupa ve Türkiye’deki intihar oranlarının karşılaştırmasını da yapan Psikolog Çalışkan, “Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünya genelinde, yılda ortalama 800.000 kişi intihar sonucu hayatını kaybetmekte.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2016 yılında yapılan araştırmaya göre, intiharların %79’u düşük ve orta-sosyoekonomik yapıdaki ülkelerde gerçekleşmiştir.

Avrupa Birliği’nin kendi verilerine göre ise Avrupa Birliği üyesi ülkelerde 2015 yılında 57.200 tane ölümle sonuçlanmış intihar vakasının yaşandığı ve en çok intihar vak’asının Avrupa’da Litvanya’da ve en düşük intihar vak’alarının ise Yunanistan ve Kıbrıs’ta yaşandığı tespit edilmiştir” diye konuştu

Türkiye'de intihar vakası en çok hangi ilde?

Sibel Dinç Çalışkan, “Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre ise 2018 yılında Türkiye'de 3161 kişi intihar sonucu hayatını kaybetti. Türkiye'deki intihar oranlarının yüz binde 3.61 ile yüz binde 4.37 arasında değiştiği görülüyor.

Bu oran, Avrupa Birliği üyesi ülkelerdeki yüz binde 1.1 olan orana kıyasla neredeyse 2 katı durumda.İntihar, cinnet ve cinayet daha çok  TÜİK'in verilerine göre 2018'de, 432 ölümle en fazla intihar vakası İstanbul'da yaşandı.İstanbul'un arkasından ise sırayla: Ankara,,İzmir,Bursa ve Konya gelmekte.

Cinayet ve cinnetle ilgili resmi rakamlara göre ise 2015 yılında1.542 kişi olan cinayete kurbana gitme sayısı 2018-19 senesinde artış göstermiştir. Umut Vakfı tarafından yapılan araştırmaya göre, Marmara Bölgesi en yüksek cinayet ve silahlı şiddet oranına sahipken, Doğu Anadolu ise en düşük oranla son sırada yer almakta” dedi.

Yerinde ve zamanında müdahale

İntihar, cinnet ve cinayetlerin önlenmesinde eğitim ve öğretimi de değerlendiren Çalışkan, “Tüm intiharların olmasa bile çoğunluğu önlenebilir ancak  bunun için toplumun intihar konusunda bilinçlenmesi, tehlikeye karşı  duyarlılığının artması ve profesyonellerin, intihar düşünceleri, tehditleri ve  girişimlerine gereken müdahaleyi yerinde ve zamanında yapması gerekmektedir. Kimin intihar edeceği, kimin bu riski taşıdığı tahmin edilebilir ancak kesin bilinemez.

Aile, okul, iş yeri gibi toplumsal ortamların baskı ve karmaşa dönemlerinde intiharın bireyin başkaldırış cinsinden karşı tarafa  ileteceği mesaj özelliği taşıması, toplumun intihar eğiliminde olan kişilere  bilinçsiz ve umursamaz tavrı, yaşamı üzerindeki tek kontrol duygusunun intiharda  yoğunlaşması, intiharı önlememizin önündeki engellerden bazılarıdır.İntiharları önlemek için ruh sağlığı sorunu yaşayan bireylerin kolayca  ulaşabileceği üniteler açılmalı, işsizlik, yoksulluk, baskı, şiddet gibi intihar eğilimlerini artırdığı tespit edilen veya düşünülen toplumsal sorunlar  belirlenmeli ve çözümlenmelidir” diye konuştu

Nasıl önlenir? 

Bu davranışlara meyilli olanların takibi ya da önlenebilir sistemlerin oluşturulması konusunda da açıklamada bulunan Çalışkan, “Önleyici tedbirlerin başarılı olması için öncelikle risk faktörlerini tanımlamamız gerekir.

Bunu yapmamız bize nasıl ve ne zaman müdahale edeceğimizi anlamamızı sağlar. Kişinin nasıl bir kişilik yapılandırması olduğu , hayatında ki stres faktörleri ve intihara sebep olabilecek stresli olaylar gibi göz önünde bulundurulması gereken birçok önemli şey vardır.   İntiharı önlemek için aile desteği en önemli yapı taşlarından biridir.

 İntihara eğilimli kişinin sorunlarına  çözüm üretmede yardımcı olma, empatik bir şekilde yaklaşabilmeli, kişiyi ve aileyi  güçlü kılma, bu kişilerin toplumsal sorumlulukları yerine getirebilmelerinde destek  olmak intiharı önlemede yapılacakların başında yer almaktadır” dedi.

Uzman Klinik Psikolog Sibel Dinç Çalışkan kimdir? 

Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde; Yüksek Lisansını, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı ve Maltepe Üniversitesi Klinik Psikoloji alanlarında tamamladı.

1997-2013 yılları arasında İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Psikiyatri Anabilim Dalı’nda, 2013-2018 yılları arasında da Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi,  Psikiyatri Anabilim Dalı’nda çalıştı. Mesleğini 20 yıl devlet kadrosunda icra ettikten sonra kendi isteğiyle ayrılarak Psikoloji Antalya / Antalya Klinik Psikoloji Enstitüsü’nü kurdu.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde 2 yıl psikiyatrik görüşme ve değerlendirme kapsamında çeşitli testler uyguladı. 5 yıl Prof. Dr. Neşe Kocabaşoğlu ile Depresyon ve Anksiyete Bozuklukları çalıştı. Sonrasında da Prof. Dr. Halim Hattat, Prof. Dr. Hamdi Özkara ve Prof. Dr. Bülent Alıcı ile Cinsel İşlev Bozuklukları ve Evlilik Sorunları çalıştı.

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde ise tek Uzman Klinik Psikolog olarak hem psikiyatrik görüşme ve değerlendirme kapsamında çeşitli testler uyguladı, hem çeşitli alanlarda psikoterapi çalışmalarını yürüttü, hem de asistan doktorlara ve stajyer öğrencilere Klinik Psikoloji ve Terapi Eğitimleri verdi.


Bilimsel Çalışmaları

Vajinismus Sorunu Yaşayan Kadınlar ile Eşlerinin Mizaç-Karakter ve Üst Biliş Özelliklerinin İncelenmesi. Danışman: Prof. Dr. Engin Eker

Orgazm Olamayan Kadınlar ile Orgazm Olabilen Kadınların Atılganlık Düzeyleri, Benlik Saygıları, Beden Algıları ve Evlilik Uyumları Açısından Karşılaştırılması. Danışman: Prof. Dr. Doğan ŞahinÇeşitli enstitü ve uluslararası kurumlardan psikoterapiler ve psikolojik testler konusunda eğitimler aldı. Birçok yerli ve yabancı dergi ve televizyonlara röportajlar verdi. Hem yurt içinde hem de yurt dışında seminerler ve eğitimler vermeye devam etmektedir.  


Uzmanlık ve İlgi Alanları:

Depresyon, Obsesif Kompulsif Bozukluk, Panik Bozukluk (Panik Atak), Sosyal Anksiyete Bozukluğu (Sosyal Fobi),Özgül Fobi, Bipolar Bozukluk
Sınav Kaygısı ve Performans Anksiyetesi Travma ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu (EMDR)Bağlanma – Doğal EbeveynlikÇocukluk Çağı Travmaları
İlişki, Evlilik ve Cinsellik Sorunlarıİletişim ProblemleriÖfke Kontrolü ve Stres Yönetimi

Kişilik Sorunları:

Aldığı Terapi Eğitimleri,ÇPsikoterapi Teknikleri – Psikolojik Testler Derneği

Bilişsel Tedavide Temel İlkeler – Türk Psikologlar Derneğiİleri Bilişsel Tedavi Teknikleri – Türk Psikologlar DerneğiCinsel Tedavi Eğitimi CETAD (Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği)İleri Hipnoz Sertifikası – Omni Hipnoz AkademisiCinsel Terapi Eğitimi Sertifikası – CİSED (Cinsel Sağlık Enstitüsü)

EFT- (EmotionalFreedomTechniques) – OMNİ Hipnoz Akademisi, Uyku Fizyolojisi ve Uyku Laboratuvarı Uygulamaları – PSEKON Antalya

Evlilik Terapileri Uygulama Eğitimi – Boylam Psikiyatri Enstitüsü, Düşünsel Duygulanımcı Davranış Terapisi Eğitimi – Boylam Psikiyatri Enstitüsü
Bilişsel Davranışçı Terapiler Eğitimi – Boylam Psikiyatri Enstitüsü

Sık Görülen Cinsel İşlev Bozukluklarına Tedavi Yaklaşımları – Boylam Psikiyatri EnstitüsüPsinema (Terapide Filmlerden Yararlanma Eğitimi) – MESTED (Mezuniyet Sonrası Tıp Eğitimi Derneği) IntroductionToCognitiveTheraphy, CognitiveTheraphy Of Depression, CognitiveTheraphyForAnxietyAndPanicDisorder – BeckInstitue (USA)

Evlilik Terapileri Eğitimi : CİSED (Cinsel Sağlık Enstitüsü) – Evlilik Terapileri EnstitüsüAile Danışmanlığı Eğitimi Sertifikası – Antalya Aile Danışmanları DerneğiEMDR-I ve II (EyeMovementDesensitizationandReprocessing) – Davranış Bilimleri

EnstitüsüGrup Psikoterapileri – İstanbul Üniversitesi- Psikiyatri ABDKlinik Eğitim Sempozyumu – Türkiye Psikiyatri DerneğiDuygu Odaklı Terapi Eğitimi – Psikoloji Enstitüsü, Öfke Kontrol ve Stres Yönetimi – Psikoloji Enstitüsü, Psikodrama Uygulama Grubu – İstanbul Psikodrama Enstitüsü (IPI)Çözüm Odaklı Psikoterapi Eğitimi – Türk Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Derneği, Duygu Odaklı Terapi – Leslie S. Greenberg

Şema Terapi:  Dr. Alp Karaosmanoğlu, Oyun Terapisi Eğitimi – Dr. Müge Kiremitçi, Psikodinamik Terapi Eğitimi – Prof. Dr. Doğan Şahin, Pergel (Performans Geliştirme Eğitimi) – Psk. Dr. Olcay Güner, Kişilik Bozukluklarının Tedavisinde Psikodinamik Terapi –  Prof. Dr. Doğan Şahin

EMDR ile Bağlanma, Anne Karnı ve 0-3 Yaş Çalışma – Davranış Bilimleri EnstitüsüEMDR ile Bilişsel Müdahale Teknikleri – Davranış Bilimleri Enstitüsü EMDR – Kompleks Travması Olan Danışanlarla  Çalışmak  – Davranış Bilimleri Enstitüsü 


Uyguladığı Testler:

Tat (Tematik Algı Testi)Cat (Çocuk Algı Testi),LouisaDuss,MMPI Kişilik Testi, Rorschach Kişilik Testi, Zekâ Testleri (Wais, Wisc-R, Wisc-IV, Cattel 2a-3a, Porteus Labirentleri, Kent Egy, Benton, Bender Gestalt, Burdon Dikkat Testi, Alexander),Gelişim Testleri (Gessel, Frostig, Agte, GoodEnough, Peabody, Metropolitan, Okula Hazırlık, Draw A Person, Denver Gelişim)

Tüm Ölçek ve Envanterler


 

MYGazete.com Özel

Okan Dilek
Bazı yaygın ve yerel televizyonlarda programcı, yönetici olarak görev yaptı. Yine yaygın ve yerel bazı radyolarda Sabah Haberleri, Sanat Programları ve Haber Müdürlüğü yaptı. Profesyonel olarak Tiyatro’nun her kademesinde görev aldı. Basın Danışmanlığı, Dergi ve Gazete yayıncılığı görevlerinde bulundu. Antalya Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Spor Yazarları Derneği üyesidir.
banner32
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner157

banner174

banner242

banner243