banner302

banner265

banner292
banner228
09 Nisan 2020 Perşembe 16:31
Geçmişten bugüne salgın hastalıklar

Johns Hopkins Üniversitesi’ndeki tıp tarihçisi Graham Money, bir açıklamasında, virüs salgını ile birlikte yaşanan sosyo-ekonomik krizlerin toplumsal eşitsizliği ortaya çıkardığını belirtmekte. Tarihçi , hızla yayılan bir hastalığa yakalanan ilk insanlara bakıldığında dünyanın şuan kesinlikle daha iyi bir konumda olduğunu belirtti.

Geçtiğimiz Aralık ayında Çin’de ortaya çıkan,  bugüne kadar 96 bin kişinin hastalandığı ve 3 bin 308 kişinin hayatını kaybettiği Corona Virüs salgını, tarihteki ölümcül salgınları da akıllara getirdi.  

Dünyadaki en ölümcül salgınlar neler? 

Salgında 100 milyona aşkın kişi öldü.

Justinyen veba salgını

541-542 yılları arasında Bizans İmparatorluğu’nda, başkenti Konstantinopolis’te, Sasani İmparatorluğu, ve Akdeniz etrafında bulunan liman şehirlerinde görülen bu salgın, tarihteki en büyük veba salgınlarından biri olarak biliniyor. İlk salgında yaklaşık 25 milyon sonra gelen 200 yıl boyunca tekrarlarında 50 milyon kişinin öldüğü tahmin edilirken, salgında 100 milyona yaklaşan sayıda kişinin öldüğü düşünülüyor.

Kara Ölüm, Kara Veba ya da Büyük Veba Salgını, 1347 - 1351 yılları arasında Avrupa'da büyük yıkıma yol açan veba salgınıdır. 

Kara Veba

Kara Ölüm, Kara Veba ya da Büyük Veba Salgını, 1347-1351 yılları arasında Avrupa’da büyük yıkıma yol açan veba salgını. Asya’nın güney batısında başlayarak 1340’lı yılların sonlarında Avrupa’ya ulaşan salgına Yersinia pestis adı verilen bir bakterinin yol açtığı düşünülüyor. Salgında Avrupa nüfusunun yaklaşık üçte birinin öldüğü tahmin ediliyor. Ayrıca salgının Orta Doğu, Hindistan ve Çin de dahil olmak üzere 75-200 milyon kişinin ölümüyle sonuçlandığı da düşünülüyor.

Dünya Sağlık Örgütü, dünyada HIV virüsü taşıyan insanların yüzde 40'ının yani 14 milyon kişinin, test yaptıramadığı için virüs taşıdığından habersiz olduğunu bildirdi.

HIV/AIDS

HIV’in ilk kez 1960 yılında ortaya çıktığının bilinmesine rağmen bu dönem “sessiz dönem” olarak adlandırılıyor. Bilinen ilk AIDS vakaları 1981’de ABD’nin New York ve Kaliforniya eyaletlerinde rapor edildi. Dünya üzerinde 36,9 milyon kişinin HIV ile birlikte yaşadığı belirtiliyor. 2017 yılında, HIV ilişkili sebeplerden 940 bin ölüm ve 1,8 milyon yeni HIV enfeksiyonu vakası tespit edildi. Dünya Sağlık Örgütü’nün verdiği rakamlara göre şu ana kadar HIV/AIDS nedenli ölüm sayısı 32 milyondan fazla.

1918'de, devam eden Birinci Dünya Savaşı ile birlikte önce Avrupa sonra dünyanın bir çok ülkesini saran İspanyol Gribi salgını iki yıl boyunca üç büyük dalga halinde sürdü ve 50 milyon insanın yaşamına büyük sosyal ve ekonomik yıkıma maloldu.

İspanyol gribi

İspanyol gribi ya da İspanyol nezlesi, 1918-1920 yılları arasında H1N1 virüsünün ölümcül bir alt türünün yol açtığı bir salgın olarak biliniyor. İspanyol Gribi, 18 ay içinde 50 ile 100 milyon arası insanın (o dönemde yaşayan nüfusunun %15’i) ölümüne sebep olarak insanlık tarihine bilinen en büyük salgın olarak adını yazdırdı. Birinci Dünya Savaşı’nın son aylarında tüm dünyayı etkisi altına alan salgının kimi tarihçilere göre dört yıl süren savaşın sona ermesinde önemli bir etken olduğu da düşünülüyor. Bu arada H2N2 virüsünün yol açtığı 1957-1958’deki Asya gribi 4 milyon, 1968-1969’daki Hong Kong virüsü ise 2 milyon kadar kişinin ölümüne neden oldu.

Antik çağlardan beri görülmekte olan modern veba hala Afirka’nın bazı bölgelerinde mevcuttur.

Modern veba

1894-1903 yılları arasında etkin olan salgın Justinyen ve Kara Veba salgının ardından dünyadaki üçüncü veba salgını. 10 milyon kişinin bu salgında öldüğü tahmin ediliyor.

Asya gribi

1957 yılında Çin’den başlayarak, Uzak Doğuya daha sonra da Avustralya, Amerika ve Avrupa’ya yayılmış olmasından ötürü bu adla anılıyor. Asya gribinden ölenlerin sayısının 24 milyon olduğu tahmin ediliyor.

Salgında şu ana kadar hayatını kaybedenlerin sayısı 6 bin 631 olarak belirtiliyor.

Kolera salgınları

Kolera salgınları çeşitli tarihlerde tekrar etti.  İlk kolera salgını 1817-1823 yılları arasında yaşandı. 110 bin kişinin öldüğü düşünülüyor.Sonrasında yaşanan kolera salgını ise 1829- 1849 yılları arası görüldü. Bu salgında ölenlerin sayısı 200 bin olarak tahmin ediliyor. 1863-1879 yılları arasında yaşanan kolera salgınında ölenlerin sayısının 700 bin olduğu varsayılıyor. 1881-1896 yılları arasında gerçekleşen kolera salgınında ise ölüm sayısı yaklaşık 1 milyon olarak düşünülüyor. Diğer bir kolera salgını ise 1899-1923 yıllarında gerçekleşti. Tahmini ölüm sayısı ise 1,5 milyon. 1961 yılında görülmeye başlayan kolera salgınında ise 550 bin kişinin öldüğü varsayılıyor. Haiti Kolera salgını olarak adlandırılan kolera salgını 2011 yılından itibaren görülmeye başladı. Salgında şu ana kadar hayatını kaybedenlerin sayısı 6 bin 631 olarak belirtiliyor.

Hong Kong gribi

Hong Kong gribi 1968-1969 tarihleri arasında görüldü. Bu salgın sonrası yaklaşık 2 milyon kişinin öldüğü tahmin ediliyor.

 Ebola salgını, 2014-2017’de Batı Afrika ülkeleri Gine, Liberya ve Sierra Leone’de 11 bin 600 kişinin hayatını yitirmesine neden oldu

Batı Afrika ebola salgını

 2014-2017’de Batı Afrika ülkeleri Gine, Liberya ve Sierra Leone’de 11 bin 600 kişinin hayatını yitirmesine neden olan Ebola salgınından sonra 2018 yılında bir salgın daha gerçekleşti. Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Temmuz 2018’de görülmeye başlayan Ebola salgını, bin 649 kişinin ölümüne neden oldu.

2003’te Çin’de patlak veren ve 8 bin kişinin etkilendiği ağır akut solunum yolu yetersizliği sendromu (SARS) salgını nedeniyle dünya genelinde 800’den fazla, Çin’de 350 kadar kişi yaşamını yitirmişti.

SARS

2003’te Çin’de patlak veren ve 8 bin kişinin etkilendiği ağır akut solunum yolu yetersizliği sendromu (SARS) salgını nedeniyle dünya genelinde 800’den fazla, Çin’de 350 kadar kişi yaşamını yitirmişti.

Nüfus artıyor salgın çoğalıyor

Son yıllarda virüslerin yol açtığı salgın hastalıklar çok daha sık görülmeye başlandı. Dünya nüfusu bugün 8  milyar a yaklaştı. Ve her geçen günde artıyor. İnsanlar artık birbirleriyle daha çok yakın ilişki ve görüşmeler içinde. Küçülen evler, konutlar da kalabalık nüfuslar ikamet etmekte bu da mikroplardan, virüslerden, bulaşıcı durumuna düşme riskini arttırıyor.  Koronavirüs, öksürme ya da hapşırma sonucunda dağılan zerrelerden bulaşıyor. Virüs insan anatomisi dışında yaşam süresi oldukça az. Taşıyıcı bir başkasına bulaştırabilmesi için yakın olmak zorunda.

Ulaşım araçları ülkeden ülkeye virüs taşıyor

Salgınların yayılma ve çoğalmasının başında ulaşım kanallarının yoğun bir nüfusun kullanıyor olması da büyük etkin. Tren, Otomobil ve Uçak seyahatleri gripten, virüse kadar insanı hasta edecek hatta ölüme kadar götürecek  bunu salgına dönüştürerek dünya yı dolaşması bu yollarla  mümkün. Koronavirüs ortaya çıktığından sadece  birkaç gün içerisinde Avrupa ülkeleri başta olmak üzere bir çok orta asya veafrika ülkeleri çoktan salgın insanlarda görülmeye başlamıştı. Ayrıca salgınlar, sağlık sistemleri zayıf olan yoksul yerlerde daha çok ortaya çıkıyor. Hijyen ve temizlik konusunda düzenleme veya eğitimin tam anlamıyla yerine getirilememesi nüfusun yüksek olması da riski arttıran bir başka etken

MYGazete.com Özel

Emel Gümüş
Meslek hayatına Antalya Yeni İleri Gazetesinde başladı. Daha sonra uzun yıllar Beyaz ve Fotospor Gazetelerinde görev yaptı.
banner32
Son Güncelleme: 09.04.2020 19:17
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner324

banner174

banner242