banner211

banner154

banner216
banner200
26 Ağustos 2019 Pazartesi 20:30
Dünya ormanları neden yanıyor? İşte cevabı

Dünyaca ünlü araştırma ekolojisti Amerikalı Paul Hessburg, yerküredeki orman yangınlarının son iki yıl boyunca neden arttığı yönündeki sorulara çarpıcı cevaplar verdi.

Hessburg, "Ağaçlar birbirine bu kadar yakın olduğu ve geniş alanlar boyunca ağaç türleri ve boyutları çok benzer olduğu için arazide hızla yayılabilen şey sadece yangın değil ayrıca hastalıklar ve zararlı böcek istilasıdır. 

Bu zararlılar şu anda çok geniş alanlarda ağaçları kurutuyor veya canlılığını azaltıyor. 

Yangınsız geçen bir asırdan sonra orman tabanındaki kuru dallar ve devrik ağaçlar barut kadar yanıcı hâle geldi” dedi. 

Hessburg’un tespitleri ve çözüm önerileri bu kadarla da kalmadı.

Hayatını ormanlara ve ormancılığa adamış bilim adamı Paul Hessburg katıldığı bir sempozyumda ABD’de ve yerkürede büyük artış gösteren orman yangınlarıyla ilgili yaptığı açıklamalarla dünyaya çarpıcı mesajlar verdi. 

İşte o sempozyumda Hessburg tarafından yapılan açıklamalar;

Torunlarımıza ne bırakacağız?

Muhtemelen fark ettiğiniz gibi son yıllarda büyük ve çok hasar veren yangınlar batıdaki pek çok ormanı tahrip etti.  

Bir bilim insanı ve bir baba olarak çocuklarımıza ve benim beş torunum gibi torunlarımıza arkamızda ne bırakacağımız konusunda çok endişeliyim. 

Mega yangınlar dönemi

Sadece son on yılda, Amerika'da, Oregon eyaletinden daha geniş bir alan yandı ve on binlerce ev tahrip oldu. 

Son otuz yıldır, yanan alan miktarı ve ev sayısı istikrarlı bir biçimde artıyor ve büyüklüğü 40.500 hektardan fazla olan münferit yangınlar büyük artış gösteriyor. 

Biz bunlara "mega yangın" deriz. Bu mega yangınların nedeni gittikçe ısınan bu iklim şartlarında batıdaki bu sahalarda son 150 yıldır yürüttüğümüz arazi yönetim biçimidir. 

Şu anda yaşadığımız bu kayıpların çoğu gerçekten önlenebilirdi. 

Acı gerçekleri görmeliyiz

Bütün meslek hayatım boyunca bu batı sahalarını inceledim ve bilimin dediği şey gayet açık.

Eğer yangınla mücadele konusunda bazı alışkanlıklarımızı değiştirmezsek bu değerli ormanlarımızın pek çoğunu daha kaybedeceğiz. 

Bazılarının yenilendiğini biz veya çocuklarımız göremeyecek. 

Orman yangınları konusunda bazı acı gerçekleri görmenin ve bu yangınlarla birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerektiği ve onların ormanlarımıza, evlerimize ve topluluklarımıza ulaşmasını nasıl engelleyebileceğimizi anlamanın zamanı geldi. 

Ormanlar neden yamalı?

Peki, bu neden oluyor? Sizlerle bugün bu konuda konuşmak istiyorum. 

Gördüğünüz şu orman, ne kadar güzel, değil mi? 

Fakat resimdeki bu orman 100-150 yıl önce çok farklıydı. 

Şükürler olsun ki 1930'larda binlerce batı dağ zirvesi noktalarından çekilmiş panaromik fotoğraflar bize miras kalan orman varlığını gerçeğe oldukça yakın bir biçimde gösteriyor. 

Bu kadim ormanları en iyi tarif eden kelime "yamalı." 

Bu tarihi ormanlar daima değişen yamalı bir görüntüye sahipti; bütün yaşlardan gevşek tepe çatılıydı ve yangınlara dair pek çok işaret var ama o yangınlar bugünün standartlarına göre oldukça küçüktü. 

Şunu anlıyoruz ki bu saha otlakları ve gevşek tepe çatılı yapısıyla açıklık bir sahaydı ve yangınların çoğunun taşıyıcısı bu açıklık ormanların alt bitki örtüsü olan otlaklardaki çayır bitkileriydi. 

Ormanları oluşturan etkenler

Bu kadim yamalı biçimin oluşmasında başka etkenler de vardı, mesela sahanın topoğrafyası, kuzeye veya güneye bakması, bir sırtta veya vadi tabanında bulunması; yükseltisi, dağın ne kadar yukarısında olduğu ve hava şartları, bölgedeki kar ve yağmur miktarı, güneş ışığı ve sıcaklık gibi şeyler. 

Bu etkenler, ormanların büyümesi ve biçimlenmesinde ortaklaşa çalışırdı. 

Yangınları belirleyen doğal mekanizmalar 

Ve ormanın büyüme biçimi arazideki yangınların yapısını belirlerdi. 

Örüntülerle süreçler arasında bir çapraz karışma vardı. Bu kurak ormanı görüyorsunuz. 

Ağaçlar açıklıklarda ve oldukça seyrekler. 

Burada yangın sık görülürdü ve meydana geldiğinde çok şiddetli olmazdı fakat dağın yüksek kısımlarında nemli ve serin ormanlarda ağaçlar daha sık büyür ve daha az yangın görülürdü ama buralardaki yangınlar daha şiddetli olurdu. 

Farklı orman tipleri, onların içinde büyüdüğü çevre, arazi ve yangının şiddeti birbirine bağlıydı ve kadim yamalı desen böyle oluşurdu. 

Bu yama biçimlenmesi etkili bir güçtü. Gelecekteki muhtemel yangınların arazide yayılmasını engelleyen doğal bir mekanizmaydı. 

Ormandaki bir yama yandığında yangının arazinin tamamına sıçramasını engelliyordu. 

Şöyle düşünebiliriz; yanan yama bölmeler, diğer kısımların orman olarak kalmasına yardım ediyordu. 

Kızılderililer ormanları neden yaktı?

Karışıma insanı dâhil edelim. 

Amerika Yerlileri bu topraklarda 10.000 yıl yaşadı ve pek çok kasıtlı yangın çıkardılar. 

Otlakları ve ormanları seyreltmek ve böylece daha fazla ürün yetiştirmek için yangın çıkarırlardı. 

Avladıkları geyikler ve bizonlara daha fazla mera açmak için yangınları kullanırlardı. 

Ve en önemlisi, eğer ilkbahar ve sonbaharda yangın çıkarırlarsa, bunun yaz mevsimindeki yangınların kontrolden çıkmasını engellediğini anlamışlardı. 

Hayvancılığın ve teknolojinin etkisi

Avrupalı göçmenler çok daha sonra, 1800'lerin ortasında geldi ve 1880'e gelindiğinde hayvan otlatma en üst düzeye çıktı. 

Eğer düşünecek olursanız, bu çayırları yiyen sığır ve koyunlar eski yangınlar için bir emniyet şeridi oluşturmuş ve bu durum bir zamanlar sık görülen, ağaçları seyrelten ve ölü ağaçları yakan yangınlara engel olmuştur.

Sonra yapılan kara ve demiryolları etkili bir yangın önleyici işlev görerek yangının araziye yayılmasına engel olmuştur. 

1910 yılındaki büyük yangın

Daha sonra toplumda temelden değişim yaratan bir olay oldu. 1910 yılında, çok büyük bir yangın oldu. 

Etki sahası Connecticut eyaleti büyüklüğündeydi ve ona "Büyük Yangın" dedik. 

Bir ucu doğu Washington'da, bir ucu Montana'da idi ve birkaç gün içinde 1.200.000 hektar alan yandı, birçok kasabayı da yok etti ve 87 kişi hayatını kaybetti. Ölenlerin çoğu yangıncılardı. 

Söndürürken biçimlendiriyoruz

Büyük Yangın'dan sonra, bir numaralı düşman orman yangınları oldu ve böylece toplumda, orman yangınları hakkındaki sonraki 100 yıl boyunca sürecek olan düşünce tarzı şekillenmiş oldu. 

Sonra, o zamanlar daha beş yıllık olan Orman İdaresi genişliği 78 milyon hektar olan kamu arazilerindeki tüm yangınları söndürmekle görevlendirildi ve bu sorumluluğunu büyük bir ciddiyetle yerine getirdi. 

Bu yangınları söndürmede emsalsiz bir etkinlik kazanıp Amerika'da her yıl çıkan bütün yangınların yüzde 95-98'ini söndürdüler. 

Bu noktadan itibaren ormanları biçimlendiren temel etken orman yangınları değil yangınların kontrol altına alınması oldu. 

Birbirine değen ağaçlar geldi

2. Dünya Şavaşı'ndan sonra batıda kerestecilik başladı ve büyük ve yaşlı ağaçlar kesilerek yok edildi. 

Bunlar asırlar boyunca yangınlara dayanmış ağaçlardı. Ve ormandaki açıklıklar kapandı. 

Açıklıkları, ince kabuklu, yangına hassas ve küçük ağaçlar doldurdu ve ormanlarımız birbirine çok yakın ve birbirine değen ağaçlarla kaplanıp sık bir hâle geldi. 

Ağaç salgını başladı

Yani yangınlar otoyollar, demiryolları ve otlayan sığır ve koyunlar tarafından tesadüfen engellenince ve sonra yangınla mücadele, kerestecilik ve büyük ağaçların yok edilmesi gelince acaba sizce ne oldu? 

Bütün bu faktörler bir araya gelip ormanın blok hâle gelmesini sağladıve şu andaki ağaç salgını dediğim şeyi yarattı. Ve ağaç sayısı arazinin kapasitesini aştı. 

Yangınların açıklıkları kapandı

Ormanların 100 yıl önceki hâliyle bugünkü hâli karşılaştırıldığında değişim hakikaten olağanüstü. 

Açıklıklar nasıl kapanmış dikkat edin. Kuru güney yamaçları şimdi ağaçlarla kaplı. 

Bir zamanlar küçük veya orta ölçekli yangınların yarattığı açıklıklar kapanmış. 

Ağaç örtüsünü görüyor musunuz? Sadece 150 yıl sonra ormanlarımız halı gibi sık. 

Hastalık ve zararlı böcekler de yayıldı

Dahası da var… 

Ağaçlar birbirine bu kadar yakın olduğu ve geniş alanlar boyunca ağaç türleri ve boyutları çok benzer olduğu için arazide hızla yayılabilen şey sadece yangın değil ayrıca hastalıklar ve zararlı böcek istilasıdır. 

Bu zararlılar şu anda çok geniş alanlarda ağaçları kurutuyor veya canlılığını azaltıyor. 

Yangınsız geçen bir asırdan sonra orman tabanındaki kuru dallar ve devrik ağaçlar barut kadar yanıcı hâle geldi. 

Yangın mevsiminin de süresi uzadı

Üstelik yazlar gittikçe ısınıyor, gittikçe kuraklaşıyor ve daha rüzgarlı geçiyor. 

Ayrıca artık yangın mevsimi 40 ile 80 gün daha uzun sürüyor. 

İklim bilimcilerin tahminine göre önümüzdeki otuz yılda yanacak alan 2000 yılından beri yanan alanın iki ya da üç katı olacak. 

Evleri yangın ortamının içine yapıyoruz. Biz de bütün bunun ortasına ev yapıyoruz. 

Yeni yayınlanan iki araştırmaya göre yeni yapılmakta olan bütün konutların %60'dan fazlası bu yanıcı ve tehlikeli karışımın içine yapılıyor. 

Ancak yangın çıktığında geniş bölgeler gerçekten kül olabiliyor. 

Peki yangınları nasıl kontrol edebiliriz?

Peki, ne yapmalıyız? Bu yamalı biçimin gücünü yeniden canlandırmalıyız. 

Sisteme doğru yangını yeniden dâhil etmeliyiz. 

Gelecekteki yangınların şiddet ve boyutlarını böyle kontrol edebiliriz.

İşin iyi tarafı ise bunu yapacak imkânlarımız var ve bunu nasıl yapacağımızı biliyoruz. 

Temizlik için planlı yangınlar çıkartabiliriz

Haydi bazı yöntemlere bakalım. 

Ağaç seyreltme, aralama ve yanıcı ölü örtüyü yok etmede planlı yangınları kullanabiliriz. 

Bunu sistematik olarak uygulayarak onları azaltıp alt seviyede tutabiliriz. 

Peki, bu ne sağlayacak? 

Bu zaten yanmış olan sahalar gelecekte çıkacak yangınların araziye yayılmasını yavaşlatacaktır. 

Uygun olan sahalarda, bu yöntem ile mekanik seyreltme yöntemini birlikte uygulayabilir ve böylece ticari bir değer yaratır  ve özellikle kentsel bölgelerde bu uygulamalardan bazılarının belki finansmanını sağlayabiliriz.

İşin en iyi yanı ise, planlı yangınlar kontrolsüz yangınlardan daha az duman çıkarır, hatta yanına bile yaklaşamaz. 

Hep birlikte çalışmalıyız

Ama bir pürüz var. Hava kalitesi yönetimi yönetmeliğine göre planlı yangınlar önlenebilir bir durum. 

Peki ya kontrolsüz yangınlar? Onlara izin var. Ne kadar mantıklı, değil mi? Ne oluyor biliyor musunuz? 

Çok az planlı yangın yapıyoruz ve yaz mevsimlerini mega yangınlardan tüten dumanı soluyarak geçiriyoruz. 

Bunu değiştirmek için hep birlikte çalışmalıyız. 

Ormanlardaki yamaları biçimlendirelim 

Son olarak, kontrolde tutulan yangın var. 

Bütün yangınları tamamen söndürmek yerine bazılarının işini yapmasına, ormanları seyreltmesine ve yanıcı ölü örtüyü yok etmesine izin vermeliyiz. 

Yama biçimlenmesinin gücünü tekrar kazanması için gerekli görüldüğünde bu yangınları arazilerde yönlendirebiliriz. 

Planlı yangınlar için toplum desteği şart.Sizin de anladığınız gibi bu aslında toplumsal bir sorun. 

Ekolojik ve iklimsel açıklamaları var ama bu toplumsal bir sorun ve bunu çözmek bize, insana düşüyor. 

Bu konuda toplumun desteği çok zayıf. 

Planlı yangınlar ve kontrol altındaki yangınlar fazla destek görmüyor.

Aslında hepimiz bu yangınların moral bozucu dumanını da yanına alıp sihirli bir şekilde yok olmasını umuyoruz, değil mi? 

Ama gelecekte de çok yangın ve çok duman göreceğiz. Aslında bu seçenek henüz gündemde değil.

Biz, kamu arazileri sahipleri mevcut durum konusunda bir şeyler yapmayı öncelik olarak belirlemedikçe de çok büyük yangınlarla varlıklarımızı kaybetmeye devam edeceğiz. 

Yani her şey bize bağlı. Bu mesajı yasama meclisine ulaştırabiliriz ve bu kişiler ormanları ve yangınları yönetmede bize yardım edebilir. 

Eğer başarısız olursak en sevdiğiniz yerler kapkara yandığında oyun oynamaya nereye gideceksiniz?  Sakin ve derin bir nefes almak için nereye gideceksiniz? 

Paul Hessburg kimdir?

Paul Hessburg, büyük ormanlarda tarihsel ve modern dönem koşullarının modellerini kuran ve kendileri gibi davranan faktörleri inceleyen bir araştırma ekolojisti. 

Aslında, araştırmasının çoğu normal olanı deşifre etmeye çalışıyor. 

Hessburg, araştırmasında miras aldığımız ormanları değiştirmeden önce nasıl çalıştığını bilmek istiyor. 

"Doğal" neye benziyordu ve doğallık konusunda neleri değiştirdik? 

Hala iyi çalışan nedir ve bir el aşağı ne kullanabilir?

Hessburg, yetişkin hayatının çoğunu (35 yıl) hayalindeki işte geçirdi. 

USDA, Orman Servisi, ABD'nin WA eyaleti Wenatchee'de bir saha laboratuarında görev yapmakta olduğu Kuzeybatı Pasifik Araştırma İstasyonunda çalışıyor. 

Burası cennetin doğusunda bulunan beş blok ötede. 

Oregon Eyalet Üniversitesi'nden Orman Patolojisi alanında doktora yaptı ve 40 yıldır ormancılıkta çalışıyor. 

Ayrıca ABD, Seattle, Washington Üniversitesi'nde Doçent Doktor olarak görev yapmaktadır.

2017'de Hessburg, Araştırma İstasyonunun Seçkin Bilim Adamı Ödülüne layık görüldü ve 2017 yılının 2018 Şubat'ında Acentelerin Seçkin Bilim Adamı Ödülüne layık görüldü.

Paul, son iki yıl boyunca, 100'den fazla batılı ABD topluluğuna yeni megafir çağını ve bu konuda ne yapabileceğimizi anlattı. 

Dediği gibi, "ABD'deki orman ve yangın yönetimi alışkanlıklarımızdan birkaçını değiştirmediğimiz sürece, daha çok sevilen ormanı kaybedeceğiz; bazıları yaşamımız boyunca iyileşmeyecek."

MYGazete.com Özel

Ayşe Gökoğlu
Süleyman Demirel Üniversitesi mezunu. MYGazete.com editörü.
banner32
Son Güncelleme: 02.09.2019 09:34
Anahtar Kelimeler:
Paul Hessburg
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner174

banner157