banner154

banner228
09 Kasım 2019 Cumartesi 20:17
Antik heykellere saldırı mı var?

Tarihi kalıntılarıyla da eşsiz bir zenginlik sergileyen Antalya’daki antik heykellerin çoğunun kırık olması vatandaşların kafasında, “Acaba dünya mirası eserlerimize gizli bir saldırı mı var?” şeklinde soru işareti oluşmasını neden oluyor.

Türkiye’nin heykel depolarından olan Antalya’da gün yüzüne çıkartılan antik heykellerin önemli bir kısmının özellikle burunları, kolları ve cinsel organları kırık olmasının nedeninin, Bizans döneminde yaşanan saldırılar sonucu oluştuğu ortaya çıktı.

Kiliseleri de yakıp yıktılar

MYGazete Haber Merkezi’nin müze yetkililerinden aldığı bilgiye göre, Bizans döneminde, “İkonoklazm” denilen bir dönem var. Bu dönem ‘Put kırıcılık devri’ olarak da adlandırılıyor.

İkonoklazm dönemi yalnızca Anadolu topraklarında yaşanmıyor. Bu dönemde özellikle Mısır’da da tarihi eserlere çok büyük saldırılar yapılıyor.

İkon düşmanlığının yaşandığı dönemdeki örgütlü eylemlerle yalnızca heykellere zarar verilmiyor kiliselerdeki resimler de tahrip ediliyor, kiliseler yakılıyor, ikonlar parçalanıyor.

Bu olayların nedenleri arasında dini kavgaların yanı sıra, siyasi, sosyal ve kültürel çatışmalar da önemli rol oynuyor.

Heykelleri kırarak ne yapmak istediler?

Bu yıkımlara örnek olarak Mısır’a bakarsak ikonoklazm ile ilgili şu düşünce ortaya çıkıyor; Mısırlılar, tanrıların ve insanların görüntülerinin gücünün olduğuna (veya bir tanrının ya da kişinin özünün ya da ruhunun kendilerine adanmış bir heykelde yaşayabileceğine) inandığı için, heykellerin ritüelleri yerine getirmede, tanrıları “beslemede” ve tanrıların gücünü korumada aktif bir rolü vardı.

Sonuç olarak İkonoklazm eylemleri bu gücü bozabilirdi. Yıkım eğilimleri, hedeflerin “bir görüntünün gücünü” devre dışı bırakmak için özel olarak seçildiğini ortaya koyuyor.

Bir burnu parçalamak, heykel ruhunun nefes almasını önleyecekti. Kulaklarını kırmak bir duayı duyamamasına neden olacaktı. İlahi işaretleri kırmak güçlerini etkisiz hale getirebilirdi.

Sağ eli kesmek, sunuları almalarını engelleyecekti. Ve insanların tanrılara sunular verdiğini gösteren heykellerde, sol kolu parçalamak bu tekliflerin yapılmasını önleyecekti.

Örneğin, ilahi bir gücün simgesi olan ve Hatşepsut’un başlığına takılan kutsal bir kobra olan uraeus’a, koruyucu gücünü devre dışı bırakmak amacıyla zarar verildi.

Hatşepsut’un kraliyet meşruiyetinin sembolü olan sakalı, gücünü geçersiz kılmak için kaldırıldı ve heykelin içinde yaşadığına inanılan ruhunun nefes almasını önlemek için burnu kırıldı.

Sonunda, kafası vücuttan koparıldı ve heykele özgü herhangi bir güç etkin bir şekilde devre dışı bırakıldı.

750’li yıllarda yaşandı

Orta çağda yaşanan bu tarih katliamı, Mısır’ın yanı sıra yaşadığımız coğrafyada da büyük destek buldu.

Bizans’ta başlayan ve dalga dalga yayılan put kırıcılık eylemleri nedeniyle bugün Anadolu’da gün yüzüne çıkartılan binlerce eser de bu dönemin hasarlarını yaşıyor.

Böylece Antalyalıların bu yöndeki sorusu da cevabını bulmuş oluyor. Evet tarihi eserlere büyük bir saldırı yapılmış, ancak bu saldırı günümüzden 1300 yıl önce yaşanmış.

MYGazete.com Özel

Bilge Ateş
Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu. MYGazete Haber Koordinatörü.
banner32
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner157

banner174

banner241