banner211

banner154

banner216
banner200
28 Ağustos 2019 Çarşamba 20:30
Antalya ve Efes böyle yağmalandı!

Batı Antalya’daki tarihi eserlerimizi talan ederek gemiyle İngiltere’ye götüren Charles Fellows’un benzeri bir hırsızlık operasyonunu Avusturyalı Otto Benndorf adlı arkeolog da yapmıştı.

Osman Hamdi bey durdurmaya çalıştı

İyi bir organizatör olan Prof. Otto Benndorf Efes Antik Kenti için Osmanlı’dan kazı izni aldığı günlerde (1894) Osman Hamdi Bey kendisine bir de mektup yazmış ve eski eserlerin 1884 yılında kabul edilen nizamnameye göre yurt dışına çıkarılmasının mümkün olmadığını sert bir şekilde uyarmıştır. 

Bendorf buna rağmen Efes’ten Viyana’ya eser götürmeyi başarmıştır. 

Bendorf tarafından öyle çok sayıda eser yağmalanmıştır ki; bu eserlerin yanı sıra dönemin padişahının hediye ettiği eserleri sergilemek için Viyana’da bir Efes Müzesi dahi kurulmuştur.

Sergilemek için müze kurdular

Klasik Arkeoloji profesörü olarak, Prag’dan Viyana’ya tayin edilen Otto Benndorf, Efes’te (Ephesos) kazı yapmak amacıyla, Avusturya Krallığı’nın  Kültür  ve  Eğitim  Bakanlığına 1893 yılında başvuruda bulundu. 

Benndorf, Londra British Museum’un 1874 yılında yarıda bıraktığı kazıları üstlenmek için bakanlığı ikna etmek zorundaydı. 

Aynı zamanda, 1894 yılında, Rusya’nın da Efes’te kazı yapmak istediği ve bu kazıların Konstantinopolis’te kurulacak bir enstitü tarafından yürütülmesinin planlandığı duyulmuştu. 

Dönemin arkeoloji müzesi olan Müze-i Hümayun’un müdürü Osman Hamdi Bey, bu durumu, Avusturya’yı temsil eden arkadaşı Carl Humann’a bildirdi. 

Ancak tüm çabalar sonuçsuz kalır ve Efes’te büyük bir yağma gerçekleştirilir.

Efes bölgesindeki arsaları satın aldılar

1895 yılında, Hellenistik  - Roma kenti olan Selçuk’taki Efes Antik Kenti’nde başlayan kazı çalışmaları oldukça verimlidir. 

Söz konusu projeye Otto Benndorf, Viyana Güzel Sanatlar Akademisinde profesör ve aynı zamanda mimar olan George Niemann; jeodezi uzmanı yüzbaşı Anton Schindler, Wilhelm Wilberg, Rudolf Heberday ve 1905’ten itibaren Josef Keil katılmıştır. 

Özellikle Benndorf, Niemann ve Schindler, o zamanlar uluslararası düzeyde birer uzmandırlar. 

Benndorf, antik kentte 340.000 metrekarelik bir alanı bir çiftlik sahibinden satın alır ve ayrıca 800 metre uzunluğunda bir ray sistemi yaptırır. 

Carl Humann’ın ifadesine göre, bir Türk mühendis, 2 kilometreden fazla bir drenaj kanalı inşa eder. 

Bir sonraki yılın kazıları özellikle ‘Bodrumia’ olarak adlandırılan liman düzlüğünde yoğunlaşır. 

Bu alanda, limana ulaşan caddeye ait birçok kent kapısı keşfedilir. 

Roma İmparatoru Arkadius’un bir fener inşa ettiği bu yer, Arkadiane olarak tanımlanmıştır. 

Arkadlarla (sütun ve ayakların taşıdığı kemer sırası) çevrili bu büyük alanda, girland ve boğa başı kabartmalı levhalar bulunmuştur. 

Söz konusu levhalar daha sonra, Part Anıtı’na ait savaş sahnesinin betimlendiği büyük friz ile ilişkilendirilecektir.

Padişahın hediyesi tarihi eserler

Türkiye Cumhuriyeti kurumlarının günümüzde geri almak için mücadele gösterdiği eserler arasında Kaş ile Kalkan arasındaki Trysa Heronu’da bulunmaktadır. 

Viyana Sanat Tarihi Müzesi’nde sergilenen Efes’teki buluntuların çoğunun İmparator Franz Joseph’e Sultan 2. Abdülhamid tarafından hediye edildiği de belirtiyor. 

Yine  Efes’te ve diğer yerlerde Avusturyalı arkeologların çalışmasına ve buluntuların bir kısmının götürülmesine Osmanlı döneminde izin verildiği de günümüze gelen bilgiler arasında yer alıyor. 

Antalya’daki eserleri görünce ne demişlerdi?

Kısaca Batı Antalya Tyrsa antik kentindeki soyguna da bakarsak; Trysa'yı Likya arkeolojisi için önemli bir nokta haline getiren durum ise 1882 yılında Avusturyalılar tarafından kaçırılan ve Viyana Sanat Tarihi Müzesi'nde sergilenen heroon frizleridir.

Heroon'u ilk olarak Alman öğretmen J. August Schonbörn 1841 yılında keşfetmiştir. 

Günlüğüne yazdığı cümleler nasıl büyülendiğinin kanıtıdır: 

"İşte, önümdeki betimlemeler Homeros'un Troia Savaşı'nın ta kendisi.

Böyle bir eseri daha önce görmüş değilim... İddia ederim, böyle bir eseri her müze elde etmek ister..." 

Schonbörn frizleri Berlin'e götürmek ister ama başaramaz.  

Ondan 42 yıl sonra Trysa'ya gelen O. Benndorf, heroon'u tekrar keşfeder ve o da günlüğüne yazdıklarıyla  hayranlığını gizlemez:

"Dünyanın yedi harikasından biri olan Mauseleum'un öncüsü..." 

1882 yılında tekrar Trysa'ya gelen Benndorf, frizleri parçalar halinde Viyana'ya taşır.

MYGazete.com Özel

Ayşe Gökoğlu
Süleyman Demirel Üniversitesi mezunu. MYGazete.com editörü.
banner32
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner174

banner157