banner154


banner204
banner200
07 Ağustos 2019 Çarşamba 20:30
Antalya bir korsan limanıydı!

Akdeniz kıyısında yer alan Antalya tarih boyunca Anadolu’nun denize açılan kapılarından biri olmuştu. Attaleia Antik Kenti kuruluşundan önce Yat limanı’nda Korykos adı ile bir korsan limanı bulunduğu antik kaynaklardan biliniyor.

“Kaya Kovuğu” anlamına da gelen Korykos, falezlerin hem doğal yapısı hem de sığınma limanı oluşu bakımından önem taşımaktaydı.

Bu bölgede gelişen Antik Attaleia kenti M.Ö. 2 yy.’dan itibaren kesintisiz iskan gördü ve günümüze kadar yaşayabildi. Şimdi antik dönemlerde Antalya’nın da içinde yer aldığı Akdeniz’de korsanlığın tarihçesine kısaca bir göz atalım.

Akdeniz'de korsanlığın kısa tarihi 

Bilinen en eski korsan Dionides'ten başka birçok korsan Akdeniz'de faaliyet göstermiştir. Akdeniz'in tanınmış korsanları Anadolu'nun Kilikya - Çukurova - yöresinde faaliyet gösterir Ege ve Doğu Akdeniz'de terör estirirlerdi.

1000'in üzerinde gemileri, yüzlerce köyleri, kasabaları vardı. Ancak MÖ 67'de bir Romalı general, yani Pompeius, onlarla baş edebilmiş, 500 kadırgadan oluşan donanmasıyla bugün Alanya olarak adlandırılan ilçemizde korsanları bozguna uğratmıştı. 

Faselis ve Olimpos antik kentleri

Prof. Dr. Tuncay Neyişçi’nin kaleminden devam edelim:

“Antik kaynaklar M.Ö. 1. yüzyılda Güney Anadolu’nun Faselis ve Olimpos antik kentlerini de içine alan bölgenin Zenekites adlı bir korsan tarafından ele geçirilmiş ve yönetilmiş olduğunu belirtmektedir.

Anadolu’nun Akdeniz kıyılarında “Korsan Mağarası” olarak adlandırılan mağara bolluğu Akdeniz’le korsanlar arasındaki yakın ilişkiye işaret eder.”

Sezar Dionides’i neden affetti?

“Antik çağlar boyunca Akdeniz’de kıyı kentleri ve ticaret gemileri sürekli olarak korsanların yağmalarına maruz kalmışlardır.

Büyük İskender zamanında tarihin bilinen ilk ünlü korsanı Dionides, Akdeniz üzerinden gerçekleştirilen İpek Yolu da dahil tüm ticareti sekteye uğratarak Akdeniz’i bir korku denizine dönüştürmüş ve yakalanıp etkisiz hale getirilmesi ve İskender’in huzuruna çıkarılabilmesi oldukça uzun bir zaman almıştır. Yakalanıp huzuruna çıkarıldığında Büyük İskender bu azılı korsanı ölüme mahkum eder.

Ancak cüretkar Dionides Büyük İskender’in kendisinin de aynı cezaya çarptırılması gerektiğini, çünkü kendisinin bir gemi ve 3-5 tayfayla ihtiyacını karşılamak için korsanlık yaptığını, oysa ünlü kumandanın yüzlerce gemi ve on binlerce askeriyle dünyayı yağmaladığını ileri sürer.

Beklemediği bu cevap İskender’in çok hoşuna gider ve Dionides’e verdiği ölüm cezasını kaldırır ve hayatını bağışlar.” 

Ekim’den sonra limanlara saklanırlardı

“Dionides’ten sonra pek çok ünlü korsan Akdeniz’de nisan ayından fırtınaların başladığı ekim ayına kadar terör estirmeye devam etmiş, yüzlerce gemiden oluşan korsan filoları karşılarına çıkan her şeyi yakıp yıkmışlardır.

Korsanlar genellikle yüksek manevra kabiliyetine sahip “çektiri” adı verilen hafif, yelkenden bağımsız olarak kürekle de yol alabilen tekneleri tercih etmişlerdir.

Aniden geri dönerek tam aksi istikamette hareket edebilen bu tekneler sığ sulara yanaşabildiklerinden korsanlara kumsallarda pusu kurma imkanı da sağlıyordu.”

Korsanları General Pompeius temizledi

M.Ö. 1. yüzyılda Klikyalı Korsanlar işi o denli azıtırlar ki, Küçük Asya’ya gitmekte olan ve içinde Jül Sezar’ın bulunduğu bir Roma gemisini ele geçirip Sezar’ı 38 gün Bulamaç (Farmakos) Adası’nda (Ege denizinde Didim açıklarında bir ada) rehin tutarlar. Esareti sırasında Sezar serbest kaldığında Akdeniz korsanlarının kökünü kazıyacağına dair söz verir.

Tutsağı olduğu korsanların kendisi gibi önemli bir kişilik için istedikleri fidye miktarının az olduğunu düşünen Sezar fidye miktarının iki misline çıkarılmasını önerir ve ancak bu miktar ödendikten sonra yeniden özgürlüğüne kavuşur.

Tehlikenin ulaştığı boyutları anlayan Roma senatosu Lex Gabinia olarak bilinen bir yasa ile General Gnaeus Pompeius Magnus’a Akdeniz’i 3 yıl içinde korsanlardan temizlemesi için sadece denizi değil kıyıdan 50 kilometre mesafedeki karaları da içine alan olağanüstü yetkilerle donatarak görevlendirmek zorunda kalır.

Bu olağanüstü yetkilere ek olarak, 500 parça gemi 120 bin asker ve 5 bin süvari ile Pompeius üç ay gibi kısa süren bir savaş sonunda Alanya yakınlarında Klikyalı korsanları bozguna uğratarak Akdeniz’i, Akdeniz ticaretini ve tabii ki İpek Yolu’nu korsan tehdidinden temizler.

Popülerliği ve gücü artan Pompeius, Mersin yakınlarında önemli bir liman olan Soli antik kentini onararak kendi adını verdiği Pompeipolis’i affettiği korsanların kenti olarak ilan eder.”

Akdeniz'de korsanlığı bitiren General Gnaeus Pompeius Magnus


 

MYGazete.com Özel

Bilge Ateş
Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Mezunu. MYGazete.com Editör&Haber Koordinatörü
banner32
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner174

banner157