banner302

banner265

banner292
banner228
25 Nisan 2020 Cumartesi 18:30
Alanya plajları bakın neden alarm veriyor!

Türkiye’nin tatil cennetlerinden biri olan Alanya’nın plajlarındaki kumların azaldığı ve yerli ve yabancı tatilcilerin, “Geçtiğimiz senelerde geldiğimizde bu plaj kumluktu, şimdi taşların üzerinde yatıyoruz” diye yakındıkları belirtildi. Plaj kumundaki olumsuzluğa neden olan Dim Çayı üzerindeki baraj tipi HES’in iklimin dahi olumsuz etkilenmesine ve büyük çevre tahribatına neden olduğu öne sürülüyor. 

Dim Çayı’nın suyunu tutuyor

Alanya’nın en önemli turizm değerlerinden biri olan ve her yıl milyonlarca turiste ev sahipliği yapan Dimçayı Hidro Elektrik Santrali (HES) nedeniyle büyük çevresel risklerle karşı karşıya. Dim Çayı üzerine yapılan baraj tipi hidroelektrik santralinin (HES) öncelikle suyu tutarak Dim Çayı’nın kurumasına yol açtığı belirtiliyor. Bu da yetmezmiş gibi, çaya baraj tarafından bırakılması gereken yüzde 10’luk can suyunun verilmediği, bu nedenle de çayın kurumasıyla ciddi çevre tahribatlarının yaşandığı dile getirildi.

Denize taşınan alüvyonlar gelmiyor

MY Gazete haber Merkezi’ne gelen bilgiler göre, özel bir şirket tarafından işletilen HES’in elektrik üretimi için Dim Çayı’nın suyunu tutması nedeniyle bölgeye can veren çay kuruyor. Çayın kurumasıyla Dim çayıyla dağlardan denize taşınan sedimen (Tortu, materyal) miktarı da bir hayli azalıyor. Bu azalmanın sonucunda da plajlardaki kumların oluşumu gerçekleşmiyor ve taşlar ortaya çıkıyor. Bu gelişme ise yöre halkı ile yerli ve yabancı turistler tarafından tepkiyle karşılanıyor. 

Toplu balık ölümleri ve çevre tahribatı 

HES’in Alanya’nın doğal çevresine ve turizmine verdiği zarar bu kadarla da kalmıyor. HES’in kuruttuğu çayda toplu balık ölümleri yaşanıyor. Ayrıca, Dim Çayı’nın geçerek suladığı bölgede bitki ve hayvan popülasyonunda önemli tahribatlar meydana geliyor. Tarımın da yapıldığı bölgedeki ağaçlarda çeşitli hastalıkların oluşmaya başladığı, verimin düştüğünün altı çiziliyor. 

Çayın suyu bölgeyi serin tutuyordu

Dim Çayı’nın kurumasının kara ve su ekosistemlerine büyük zarar vermesinin yanı sıra, çayın buz gibi suyunun bölgeyi serin tuttuğu, ancak suyun çok azalmasıyla iklimin değiştiği belirtiliyor. Sıcaklığı yazın 8 derece olan suyun, hissedilen 40 derecenin üzerindeki hava sıcaklığından kurtulmak için Alanyalıların ve turistlerin bölgeye akın etmesine neden olduğu, ancak çayın kurumasıyla bu hareketliliğin azaldığı da ifade ediliyor. 

Medya takipte, çay yine kurudu

Yaşanan Hidroelektrik Santrali (HES) mağduriyeti ve can suyu verilmediği için çayın kuruması yerel medya tarafından da takip ediliyor. Yapılan haberler nedeniyle can suyunun az miktarda verilmeye başlandığı, ancak bunun da yeterli olmadığı gelen bilgiler arasında. Bugünlerde de Dim Çayı’nın son derece zayıf akan suyu çevrede büyük üzüntüye ve tepkiye neden oluyor. 

Can suyu özel şirketlere bırakılmamalı

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'nin (TMMOB) HES raporunda, suyun ekosistem canlıları için en temel ihtiyaç ve öncelikli hak olduğuna dikkat çekiliyor. Öte yandan doğal döngü için hayati önem arz eden ‘can suyu’ denetimlerinin çok sıkı bir şekilde yapılması ve bu konunun özel şirketlere bırakılmaması gerektiği vurgulanıyor. 

ALTAV ve TMMOB’de açıklama yaptı

ALTAV tarafından Yeni Alanya Gazetesi’ne yapılan açıklamada, “Dimçayı ve Sapadere Kanyonu gibi yerler, alternatif turizme çok güzel örneklerdir. Gelen misafirin otelden çıkmasına nedendir. Su doğanın ve canlıların hakkıdır. Can suyunun dereyle paylaşılması bir lütuf değildir” deniliyor.  TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Alanya Temsilciliği de yaptığı açıklamada, “Bu can suyu meselesi aslında çok önemli bir konudur ve her baraj için belirli miktar suyun salınması zorunludur. Bu bir lütuf değil, zorunluluktur. Bu suyun verilmediği durumlarda, barajın alt taraflarındaki ağaç ve bitki oluşumlarının zarar göreceği, böylelikle ekosistemin zarar göreceği öngörülür. Ayrıca suyun verilmemesi veya olması gerekenden az verilmesi, kıyı bandına dereden alüvyon taşınamadığı için özellikle Kestel, Mahmutlar, Tosmur ve Oba sahillerinde kum erozyonu oluşmasına sebep olacak ve neticesinde plajlarda kayalar meydana çıkacaktır. Bu da Alanya ekonomisinin lokomotifi olan turizmi olumsuz etkileyebilecek faktörlerden biridir” ifadelerini kullandı.


 

MYGazete.com Özel

Güldane Ayrancıoğlu
Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü son sınıf öğrencisi.
banner32
Son Güncelleme: 25.04.2020 18:40
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner324

banner174

banner242

banner335