banner302

banner265

banner228
14 Ekim 2020 Çarşamba 23:18
1957’deki ‘Thalidomide İlacı Faciası’ndan Türkiye nasıl kurtuldu?

Tıp bilimi yaşatmak üzere programlanmış olsa da tarihte yapılan ölümcül hatalar hala yürekleri sızlatmaya devam ediyor. İşte Thalidomide faciası da tıp biliminin yok edişlerinden birinin sembolüdür.

10 binin üzerinde bebek öldü ve sakat kaldı

İnsanların yaşamını kabusa çeviren olayın temelleri bundan yaklaşık 63 yıl önce ekim 1957’de atıldı. Arkasında dönemin başarılı doktorlarının olduğu bir ekip “Thalidomide” etkin maddeli “Contergan” adını verdikleri sözde masum ilacı ürettiler. Böylece dünya tıp tarihinin en büyük utancı başlamış oldu. Bu ilaç yüzünden tüm dünyada 10 binin üzerinde bebek ya öldü ya da sakat kaldı.

Almanya Aachen’den dünyayı saran kabus

Grünenthal firmasının ürettiği Contergan adlı ilaç hamilelerde uyku problemlerini ve sabahları duydukları kimi rahatsızlıkları gidermek için üretildi. 1957’den 1961’e kadar Batı Almanya’da piyasada kaldı, ilaç Avustralya’ya kadar kıtalar arası bir dağıtım ağına çıkmıştı. Dönemin haberleşme ve etkileşim koşulları bugün gibi değildi. 50 ülkede satılan Thalidomide etkin maddesine sahip farklı ilaçlar vücutlara yayılmaya başlamıştı. Sonuç ağır oldu: 90.000’den fazla düşük, 10.000’den fazla sakat ve ölüm.

Hamileler için üretilmişti

Reçetesiz satılan Contergan’ın prospektüsünde ‘Hamile kadınlar, anne ve çocuklar tarafından güvenle kullanılabileceği’ yazıyordu. Oysa yeterli testler yapılmamış hatta kimi denemelerde toksik durumlar fark edilmişti. İlaç yine de piyasaya sürüldü ve dönemin en çok satan ürünlerinden oldu. Zamanla sayılar artmaya başladı. Bebeklerin elleri ve ayakları gelişemiyor, kasıktan ya da omuzdan kolsuz – bacaksız deforme uzuvlar ortaya çıkıyordu. Bebeklerde körlük ve sağırlığa da rastlanıyordu.

Rehinelere tifo enjekte eden doktor!

Heinrich Mückter (1914-1987), Hitler’in ari ırk çalışmalarının hevesli doktorlarından biriydi. Tifo için aşı geliştirmekte olan Mückter bu uğurda yüzlerce mahkumun ölümünden de suçluydu. Tifo virüsü vücut dışında yaşayamadığı için Nazilerin rehin aldıkları masum insanlara enjekte ediliyordu. İşte yüz binlerce insanın hayatını kabusa çeviren Contergan adlı ilacın da mucidi de bu adamdı.

Kusurlu doğum sayısında anlaşılamayan artışlar

Tüm dünyada sayı artıyor ama kusurlu doğumların nedeni tam olarak bilinemiyordu. Zaman geçtikçe gözler Contergan’a çevrilse de Grünenthal suçlamaları reddediyor, hatta yaşanan olayların üstünü kapatmaya çalışıyordu.

Hamileliğin ilk 3 haftasında ölümcül sonuç veriyor

İlaç piyasaya çıktıktan dört yıl sonra 1961 yılında Hamburg’lu bir çocuk doktoru olan Widukind Lenz tarafından mercek altına alındı. Lenz, özellikle erken hamilelik dönemindeki Thalidomide kullanımı ve kusurlu doğumlar ile ilgili kanıtları Grünenthal’a sundu. Kasım ayının ortalarına doğru firmanın artık kaçacak yeri kalmamıştı Contergan toplatılmaya başlandı. Davalar açılmaya başlanıyor. İlk dava Nisan 1970’de karara bağlanıyor. Grünenthal ilacın yıkıma uğrattığı ailelere toplam 100 Milyon Mark ödemeye mahkum ediliyordu.

Türkiye’yi felaketten kurtaran Ordinaryüs profesör

Tarihi kayıtlara göre, Thalidomide’in mağduru olmayan sadece iki ülke olduğu söyleniyor: Türkiye ve ABD. Kimi kaynaklarda darbe döneminde ülkenin Thalidomide maddesine ve ilaca para ayıracak durumda olmadığı öne sürülüyor. Fakat gerçeğin bu olmadığı ortaya çıkmış durumda. Facianın Türkiye’den uzak kalmasının ardında aynı zamanda İstiklal Madalyası olan bir kahraman yatıyor: Ordinaryüs Prof. Dr. Süreyya Tahsin Aygün…

Dönemin Sağlık Bakanlığı’nı uyarıyor

Thalidomide etkin maddeli ilaçlar tüm dünyada farklı isimlerle aspirin gibi satılırken, bir veteriner hekim olan Prof. Aygün Sağlık Bakanlığı’nı ilaca karşı uyarıyor ve ülkeye girişine engel oluyor. Bugün ülkemizde Thalidomide kullanımına bağlı hiçbir vaka bulunmuyor. Amerika, Thalidomide’in ülkeye girişine engel olan Frances Oldham Kelsey adındaki doktoru milli kahraman ilan edip, dönemin başkanı Kennedy elinden ödüllendirirken, Prof. Aygün’ün bu konuda herhangi bir ödüle layık görülmemesi ise halen bir burukluk olarak hatırlanıyor. Almanya’da adına enstitü kurulan bu değerli bilim adamımızın ayrıca 1957 yılında amniyotik sıvıda ilk kök hücreyi geliştirmeyi başaran isim olduğu belirtiliyor. Yani tüp bebek çalışmalarında çığır açan bir bilimsel buluşa da imza atıyor.

Çocukları akıl hastanesine yatırmışlar

Bugün Almanya’da yaşları 48 ila 52 arasında değişen yaklaşık 2700 Contergan mağduru yaşıyor. Olaydan neredeyse 50 yıl sonra firma tarafından gelen ilk özür hastaları tatmin eder nitelikte değil. Claudia Schmidt-Herterich adlı mağdur “Bizim en fazla 18 yaşımıza kadar yaşayabileceğimizi tahmin ediyorlardı” diyor. İlk kurbanlar durumu aynı zamanda en trajik olanlar. Kusurlu doğan bebeklerde sorunun ne olduğu bilinemediği için net teşhis koyulamıyor ve kimileri 5 – 6 yaşlarından sonra zihinsel engelli olabilecekleri sebebiyle akıl hastanelerine yatırılıyor. Aslında zihinsel olarak hiçbir problemi olmayan çocuklar hasta olan çocuklarla aynı koğuşlarda kalmak durumunda kalıyor ve onlarla benzer tedavilere maruz kalıyorlar. İlacın Almanya’daki etkileri kanıtlanınca haber dünyada hızla yayılıyor. İngiltere’de ilacı kullanan bebeklerde hayatta kalma oranı 1’e 10 seviyesinde; yani yaşayan her bebeğe karşı 10’u ölüyor. Bugün İngiltere’de Thalidomide kullanımına bağla sorunlarla yaşayan 470’in üzerinde hasta var.

Thalidomide günümüzde de piyasada

Thalidomide bugün piyasada ve çok önemli işlere de yarıyor. Bu etken madde, cüzzam ve bazı kanser çeşitlerinde hatta aids tedavisinde dahi kullanılıyor. Thalidomide’in hamilelerde kesinlikle kullanılmaması gerektiği ilaç kapsüllerinin üzerine dahi resimlenerek basılıyor. Bu olayın ardından ilaç üretim ve denetimlerinde yeni standartlar belirleniyor.

MYGazete.com Özel

Emel Gümüş
Meslek hayatına Antalya Yeni İleri Gazetesinde başladı. Daha sonra uzun yıllar Beyaz ve Fotospor Gazetelerinde görev yaptı.
banner32
Son Güncelleme: 14.10.2020 23:50
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner343

banner324

banner174

banner242