banner234

banner265

banner292
banner129

Toplumun nabzını tutmak istiyorsanız,  halkın içinde olacaksınız. Mesela lüks restoranlar yerine esnaf lokantasında karnınızı doyuracaksınız.

5 yıldızlı otellerdeki kuaförlere değil, mahalle berberine gideceksiniz. Köy kahvelerine takılacaksınız. Semt pazarlarından alışveriş yapacaksınız.

Buralarda her türlü dedikoduyu duyabilirsiniz. Konuşulanların, anlatılanların çoğu doğru da olmayabilir. Ama yapmacıksızdır. En yalın, en doğal haliyledir.

İşsizlikten, mutfaktaki yangına, mahallenin çöp sorunundan havanın kirliliğine, gelir dağılımındaki eşitsizlikten, adalete olan güvensizliğe, aşılardan bulaşıcı hastalıklara, Ayşe teyzeden, Veli dedeye, mahallenin delisinden muhtarına kadar, belediye başkanından Cumhurbaşkanına, Suriye’den ABD’ye kadar kim ne yapmış, ne olmuş oralarda en yalın dille konuşulur.

Bazen berberlerdeki siyasi tartışmaların karakollara taşındığını da adliye muhabirliğimden bilirim.

Geçenlerde saçımı kestirmek için gittiğim berberde tıraşımı olurken elinde bir poşet dolusu maskeyle bir adam geldi. 

Kendisini daha önce görmemiştim. Ama konuşmalarından berberimle eski arkadaş olduğunu anladım. Sonra maskeli kişiye ne iş yaptığını sordum. Bir hastanenin morgunda çalışıyormuş.

En çok ölüm nedenlerini sorunca başladı anlatmaya. En çok kalp krizlerinden oluyormuş ölümler. Sonra beyin kanaması. Trafik kazaları diye sıraladı.  Trafik kazalarında da motosiklet kazaları başta geliyormuş.

“Cenazelerin abdesti bozulmasın diye eskiden pamuk tıkıyorduk. Yine de sızdırıyordu. Şimdi silikon kullanıyoruz” dedi.

Buna baya bir güldük.

Sonra da maskeleri anlatmaya başladı.

Meğer elindeki maskeler son zamanlarda büyük bir panik ve de korkuya neden olan Koronavirüs’ten dolayı imiş. 

Bu virüsten görev yaptığı hastanede şu ana kadar hiç görülmemiş. Ama endişelerden dolayı maskeyle çalışmaya başlamış.

Hatta berbere de önerdi. 

Tıraş ettiği kişilerden bu virüsün bulaşabileceğini söyledi. Berber de bu morg görevlisinin konuştuklarını dinledikçe ürkmeye başladı.  Çin kaynaklı bu virüs ile ilgili anlatılanları dinledikçe benim de Ortaçağdaki veba salgınları sırasında yaşanan ölümler aklıma geldi.

Tarih boyunca dünya ticaretini ellerinde bulunduran Yahudiler, çok seyahat ettikleri için Vebanın yayılma nedeni olarak görülmüşlerdi. Bu hastalığın taşıyıcıları olan farelerle eş tutulan Yahudiler diri diri yakılmışlardı.  “Acaba veba gerekçesiyle Yahudilerin katledilmesinin bir diğer nedeni tüccarlıklarından kaynaklanmış olabilir miydi?” diye düşünürken ”Ticaret savaşlarının yaşandığı günümüzde bu virüslerin ortaya çıkması neyin nesiydi?” diye aklıma deli sorular geliyordu.

Bu korkulardan nemalanmak isteyenler de vardı elbette.  Berber koltuğunda otururken bir başkası bu koronavirüs korkusundan nemalanmak isteyen dolandırıcıların hedefinde itikat sahibi kardeşlerimizin olduğundan bahsetti. Bu virüsü def etmek için muska yapılıp satıldığına dair dedikoduların olduğundan söz etti. 

Böyle sohbetleri kimliksiz, ruhsuz alışveriş merkezlerinde bulamazsınız. Oralara da gidin ama   birbirinize, abla, abi, amca, teyze diye hitap edebildiğiniz yerlerden de ayağınızı kesmeyin. İnsan yaşadığı ülkenin farkına varıyor. Ben öyle yapıyorum mesela.  

Hastalıklara gelince; sanırım en doğru olanı ne abartmak ne de hafife almak lazım.

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nesrin 2020-02-13 12:49:31

Çok doğru bir noktaya temas etmişsiniz Mustafa Bey ,gerçekten her konuda o kadar farklı yorumlar oluyor bazen ben bunu 40 yıl düşünsem aklıma gelmez dediğim şeyler duyabiliyorum.

banner157

banner263

banner174

banner242

banner275