banner302


banner292
banner129

Sevgili okurlar, şimdiki durumu bilmiyorum ama, benim muhabirlik yaptığım yıllarda Antalya devlet millet işbirliği ile yaptırılan okul sayısı ile Türkiye’nin en önde gelen illerinin arasındaydı.  Antalya valiliğinde adeta hayırseverler okul yaptırmak için birbirleriyle yarış içinde olurlardı.

Bizler de onların protokole imza atarken ya da okullarını açarken düzenlenen törenlerini takip edip mutluluklara tanıklık ederdik.
Antalya’da bazı hayırseverler bir okulla yetinmezdi. Hayır işlerinin birini bitirince diğerine başlarlardı. Hayır üstüne hayır işlerlerdi. Bu örnek hayırseverlerden biri de  çocukluğu memleketi Burdur’da yokluk içinde geçen emekli albay Salih Konca ile Türkiye’nin ilk kadın emniyet müdürlerinden Saime Konca  çiftiydi. 

Antalya’ya yerleşen bir çocuklu bu hayırsever çift, birikimleriyle eğitime katkıda bulunmak için önce Antalya’nın Muratpaşa ilçesindeki Lara semtinde bir lise yaptırmışlardı. 

O yaptırdıkları okuldan mezun olan öğrenciler elde ettiği başarılarıyla göğüslerini kabartıyordu. Konca çifti Muratpaşa’daki bu liseden sonra  bu kez Konyaaltı’nda yeni 24 derslikli bir okul daha yaptırmak için tekrar Mili Eğitime başvuruda bulunmuşlardı. 

Milli Eğitim yetkilileri hayırsever çiftimize Akdeniz Üniversitesi’nin batısındaki Siteler Mahallesi’ndeki okul arsasını göstermişlerdi. 

Emekli bir emniyet mensubu olan Saime Konca bu arsayı çok beğenmişti. Çünkü okulun arsası Fatih Polis Karakolu ile Antalya Emniyet Müdürlüğü Lojmanlarının yanındaydı. 

Okulun yanındaki arsaya da İl Emniyet Müdürlüğü binası yapılması planlanıyordu.

2010 yılında işlemleri tamamlayıp inşaata başlayan Konca çiftini bina tamamlanma aşamasına gelindiğinde kötü bir sürpriz bekliyordu.  Çünkü okul inşa edilmesi için teslim edilen arsada 30 kadar kişinin hissesi vardı. 

Hissedarlar bir avukat tutup başkasına ait bir arazi üzerinde kaçak inşaat yapmak suçundan hayırsever çift hakkında şikayetçi olmuştu. Yapılan şikayet üzerine olaydan haberdar olan hayırsever çiftimiz  üstüne üstlük savcılığa çağrılıp şüpheli sıfatıyla bir de ifade vermişlerdi.

Hissedarlarla yapılan görüşmeden sonuç alınamayınca, okulun inşaatı da durdurulmuştu.
Durup dururken hayırsever çiftimizn başına gelenlere bakın…
Bunun üzerine Milli Eğitim çiftin gönlünü almak için hayırseverlerin ismini Sarısu mahallesindeki TOKİ tarafından yaptırılan bir başka okula vermişti.

Ama kalp rahatsızlığı olan 84 yaşındaki emekli  albay Salih Konca yaşananların da etkisiyle 2012’de hayatını kaybetmişti. Çok üzücü bir durumdu. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Başbakanlığı döneminde 15 aralık 2013 tarihinde Antalya’yı ziyaretinde Saime Konca’ya eğitime desteklerinden dolayı plaket vererek teşekkür etmişti.  O töreni takip eden gazetecilerin arasında ben de vardım. 

2016 yılında ise Saime Konca’yı Işıklar semtindeki evinde ziyaret etmiştim. O ziyarette Saime Konca okul yaptırma işine nasıl başladıklarını şöyle anlatmıştı. 

 “Lara’da yaptırdığımız liseden sonra yeni bir okul daha yaptırmak istediğimizi söylediğimizde bize Konyaaltı Siteler mahallesindeki bu arsayı göstermişlerdi. Biz de 2010 yılında inşaata başlayıp 6 ay içinde de binayı tamamlama aşamasına getirmiştik. Müteahhitle anlaştığımız sürede inşaatı büyük ölçüde tamamlayıp çatısını örttükten sonra okulu milli eğitime devrettik. Milli eğitim de okulun diğer eksiklerini tamamlayıp eğitime  açacaktı. Ancak tam bu süreçte bize savcılıktan bir yazı geldi. ‘Okul yapılan arsanın bir kısmı özel mülkmüş. Siz özel mülk üzerine bina yapmışsınız. Bu nedenle hakkınızda dava açıldı, gelin ifade vereceksiniz’ denildi. O tarihe kadar görevimiz dışında hiç mahkemeye gitmemiştik. Ama hayır yapıyoruz diye mahkemeye gidip ifade vermek durumunda kaldık. Ne kadar acı biliyor musunuz? Bir de emniyetçi olarak beni düşünün. Ben memuriyet hayatı boyunca suçlularla uğraşıp, suçluları mahkemeye gönderirken, hayır işlediğimiz için şüpheli sıfatıyla ifade vermek durumunda kaldım. Okulun da yapımı durduruldu. İnşaat durdurulunca Sarısu’da TOKİ’nin yaptırdığı bir okula bizim adımızı verdiler. Ama sorun bizim adımızın verilmesi değil. Sorun çocukların eğitimi. Biz o inşaatın durdurulmasına çok üzüldük. Eşimi 2012 yılında bu olayların akabinde kaybettim. İnanın, eşimin ölümünün sebeplerinden birisi budur. Benim eşim çok işkolik bir insandı. Her sabah evimizden çıkar okulun inşaatına giderdi. İşçilerle, ustalarla, müteahhitle, mühendislerle konuşur, çalışmaları takip ederdi. Müteahhidimizin çocukları da bizim Lara bölgesinde yaptırdığımız okuldan mezundu. Bu nedenle müteahhit de yaptırdığımız okul için elinden geleni yapıyordu. Ben de inşaatın her aşamasını takip ederdim. İnşaat yükseldikçe mutlu oluyordum. Ama yükseleceği yere kadar yükseldi, sonra bin bir emekle kazandığımız paralarımızı harcayarak yaptırdığımız okulun ortada kalması hakikaten bizi çok çok üzdü. Üzüntümüz sonsuz. Eşim vefat etti.  Eşimin vefatından sonra acılarım daha da katlandı. Çok çok üzülüyorum. Sık sık o binanın önünden geçiyorum. İçim yanarak bakıyorum. Her gidişimde içimden bir şeyler koptuğunu hissediyorum. Bizim güzel binamıza bakıyorum. Ben orada çocuklarımızın, öğrencilerimizin cıvıl cıvıl okuduklarını, oynadıklarını, ilim irfan sahibi olduklarını görmek istiyorum.”

Şu anda 87 yaşında olan Saime teyzeyle yaptığım bu görüşmeden sonra O inşaatın önünden her geçişimde benim de içim cız ediyordu. Sanki İçimden bir şeyler kopup gidiyordu. Ne zaman o bölgeden geçsem o binaya gözüm takılıyordu. Binanın hemen yanına kısa bir süre önce İl Emniyet Müdürlüğü de yapılmıştı. Ama hayırsever çiftin  yaptırdığı okul yıllardır öylece duruyordu. Sanki için için ağlıyordu.

Geçenlerde tekrar geçerken büyük bir sürprizle karşılaştım. Çünkü o mülkiyet davası yüzünden yıllardır tamamlanamayan okulda inşaat tekrar başlamıştı. Heyecanla inşaatın önüne kadar gidip baktım. Dikilen tabelasından okulun tamamlanması için Milli Eğitim hayırsever bir inşaat firmasıyla protokol yaptığını anladım. 

Antalya Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından dikilen tabelada “Özpınarlar Fahrettin Sert İlkokulu İkmal İnşaatı” yazılıydı. 

Sonra Saime Teyzeyi telefonla arayıp bilgi aldım. 
Kendisi Korkuteli’de idi. Korkuteli’deki yazlığına gitmiş. Okul inşaatının tamamlanacağından kendisini valilik haberdar etmiş.
Okulun tekrar inşaatına başlamasından çok ama çok mutluydu. Dedi ki,”O okul inşaatı durdurulduğu için eşimin ruhunun da incindiğini düşünüyorum. Muhakkak üzüntü içinde idi. Ben onun orada rahat yatmasını istiyorum. O okul tamamlanıp çocuklara kavuştuğu zaman eşim de huzura kavuşacaktır.  Adı ne olursa olsun bir okul olsun orada. O okul açılsın, başka bir şey istemiyorum. Okulun tamamlanma işini üstlenen hayırsever firmaya da buradan çok teşekkür ediyorum. Bizler bundan çok mutlu olduk. Umarım o okul bir an önce çocuklara da kavuşur. Ayrıca biz bu olaydan dolayı yılmış da değiliz. Eğitime katkılarımız devam ediyor. Şimdi de Kepez’de Teomanpaşa bir ana okulu yaptırıyoruz” 

Saime teyze böyle yürekli bir insan. Bir hayırsever çiftin mülkiyet davasına takılan okullarını şimdi bir başka hayırsever tamamlıyor. Umarım bu olaydan alınması gereken ders alınır. Umarım bir daha hayırseverlerin okulları yarım kalmaz. Umarım onları bir daha mahkeme kapılarında bekletmeyiz. Umarım bir daha onları incitmeyiz.”
 

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner343

banner324

banner174

banner242

banner344