banner302

banner265

banner292
banner129

Antalya Deniz Ticaret Odası, Kemer’de Sualtı Arkeolojik Müzesi için 6 kez Bakanlık'a bu projeyi gerçekleştirmek için başvurduğunu ifade ediyor. Gelecek günlerde belki kabul de edilebilir ancak değil altı kez 136 kez başvurulsa geri dönmesi muhtemel. 

ÇÜNKÜ ….

Sualtı Arkeolojik Müzesi beton dökülmüş siliütler ile denizin kirletilmesi söz konusudur. Hatta yapılacak çalışmalar ile adeta denizin dibi taş beton çöplüğüne dönüşmesi mümkün. Bu durum Yat Limanı'nda ‘TURMEPA’ tarafından zaman zaman yapılan temizlik çalışmalarında denizin dibinden çıkartılmaya çalışılmasından ne farkı kalacak? Yani üç beş tane beton dökülmüş siluetlerin denizin dibine indirilerek Arkeolojik Müze adının verilmesi ne kadar doğru olacak ve kimin ilgisini çekecektir?

Antalya Deniz Ticaret Odası’nın Kemer’e yapmayı düşündüğü Sualtı Arkeolojik Müzesi'nde, “Aşk şiiri tableti Nippur (Niffar), İskender Lahdi,  Kadeş Barış Sidamara Lahdi, Büyük İskender büstü,Sappho büstü  Marsyas heykeli, Oturan kadın heykelciği,  İnandık Vazosu,Antalya'daki Üç Güzeller Heykeli, Atalanteheykeli,Yorgun Herakles heykeli, Herakles Lahdi, Caracalla Heykeli,, Koşan Atlet Heykeli, Balıklıgöl Heykeli Kilisik heykeli,Orpheus Mozaiği, Büyük Artemis heykeli, Kanatlı denizatı broşu ve daha onlarcası gibi arkeloji müzelerinde bulunan eserler yer alacak mı ? Yoksa bir Türk büyüğünün ya da büyük kurtarıcının beton dökülmüş çalışmalarından öte geçmeyen bir müze mi olacak? Eğer böyle olacaksa denizin kirletilmesinden öte bir adım ileri gidilmeyeceği gerçektir. Sualtı Arkeoloji Müzesinin sanat ögelerinin taşıması muhakkaktır. Denizin dibinde bir Enstelasyon çalışması yapılması gereken asıl olandır. Günümüzde Corona Virüsü gibi Sualtı Müzeleri kuran şehirler oluşmaya başladı. Bu nedir Allah aşkına ?

Amacından uzak, bir sualtı arkeoloji müzesine  kim dalış yapar ? Kimin ilgisini çeker ? Olsa olsa böyle bir sualtı müzesi ancak gazete haberlerine mevzu olur geçer gider. Yani amacından uzak bir çalışma olur. Sualtı Arkeoloji Müzesinden daha çok Antalya Deniz Ticaret Odasının bence adam gibi bir DENİZ SUALTI BULUNTULARININ YER ALDIĞI BİR MÜZE için kolları sıvaması gerekmez mi ?  Denizin dibine dalacak ve orada ki üç beştane DOGMA-İNAK beton kalıpları bir kaç kişi ziyaret edecek diye deniz kirletilir mi ? Buraları inceleyenler Avrupa da dalışlarla ve sualtı deniz müzeleriyle karşılaştırma yaptığın da yerimizin neresi olduğu görülmeyecek mi? Sualtı Arkeoloji Müzelerinin konuları olması gerektiğini düşünüyorum. Örneğin Denizlerimiz de yaşanan bir çok dram var. Yani sualtı müzesinin bir konusu olmalı. Beton kalıpları döküp o heykel ve yapıları bir araya toplanmasına ne kadar su altı müzesi denilebilir ? İnsan merak edip de o eserleri görmek istemesi asıl olandır. 

Antalya Deniz Ticaret Odası’nın hayata geçirmeyi düşündüğü bu projenin "Dağ Fare Doğurdu" vecizinin karşılığı şimdiden görülür gibi. Çünkü belirttiğim eserler gibi eserlerin Arkeoloji müzelerinde bulunmasından dolayı akın akın insanların intikal ettiğini ve bu özellikleri ile arkeoloji müzelerinin eşsiz bir toplanma bölgesi olduğunu belirtmek isterim. Denizi betonlarla kirletmek ile sualtı arkeoloji müzesi yaptık olmaz.  Bu beton yığını ve dökme kalıplara ve orijinal yapılardan uzak çalışmalara kim gelir, kim ziyaret eder ? Ben yaptım oldu değil ortak akıl ve paylaşım yapılarak doğru adımlar atılmalı. Asıl olan Antalya’ya adam gibi bir Sualtı zenginliklerinin yer aldığı bir arkeoloji müzesine ihtiyaç var. 
 

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner324

banner174

banner242