banner228
06 Haziran 2017 Salı 17:00
SAKLAMAK MI, SÖYLEMEK Mİ ?

Allah´ın bildiği kuldan saklanmaz, deriz bazen. Ben tıbbi gözle izah etmeye çalışayım, bir insanın hastalığını Allah bilir, doktoru da hastalığı biliyorsa Allah´ın bildiğini hastadan saklamaz. Atasözünün anlamı buraya çıkar. Fakat bu konu, yüzyıllardır hekimlikte tartışmalı bir sorun olmuştur. Sadece hekimlikte değil, hekim ve hasta yakınları arasında da her zaman sorun olmuştur. Bazen talep onlardan gelir; lütfen bunları annemize söylemeyin, derler. Bir kısmımız hastadan saklayıp sadece yakınlarına söyler, şu kadar ömrü kaldığını lütfen bilmesin, der. Bir kısmımız ise Allah´ın bildiği gerçeği kuldan saklamaz ve hastaya durumunu anlatır. Bunlardan hangisi daha doğru bir yaklaşımdır? dedim ya, bu kısmı halen tartışmalıdır. Madem Allah´ın bildiği kuldan saklanmaz demiş atalarımız, doğrusu da budur demek yeterli midir.

Benim düşüncem, hasta yakınları ne derse desin, her insanın kendisi ile ilgili bir gerçeği bilme hakkına sahip olduğudur. Benim düşüncem doğrudur diye bir iddiayı hiçbir konuda kullanmam. Çok emin olduğum  durumlarda yanıldığım çok olmuştur. Sadece o durumda ben olsaydım hangisini isterdim, sadece empati isterdim, derim. Bileceğiniz şey bir süre sonra öleceğiniz gerçeği olsa bile, bunun o insana son bir kapı açmak olduğuna inanıyorum. Çoğu insan aniden gelen ölümle karşılaşıyor, oysa Sokrates´in sözü çok anlamlıdır; Hesaplaşılması yapılmamış bir hayat, hayat değildir, der. Yaşamın koşturması içinde geçim dertlerinin veya birçok şeyin muhasebesini yaparızda  kendi yaşamımızın muhasebesini, hesaplaşmasını hep erteleriz. Bize ölümden önce üç ay bile süre verilme şansımız olsaydı, her insan kendi yaşamındaki  hesaplaşmayı yapardı, nasıl yapardı bilmem ama yapardı. Benim hastanın bilmesini istememdeki kasıt işte tam bu kısmı. Korku ile günleri mi sayacaksın, yoksa hiç korkmadan hayatının hesaplaşmasını mı yapmak isteyeceksin? Tüm yaptıklarının hesabını önce kendine mi vereceksin, yoksa ahirete mi bırakacaksın. Bana atalarımız ve Sokrates´in dediği daha insani bir yaklaşım gibi geliyor. Mesele öleceğini bilmekten korkmak değil, mesele huzura çıkmadan evvel, doğruların ve yanlışlarınla başbaşa kalıp kendinle hesaplaşmak ve hala düzeltebileceğin yanlışları düzeltme şansın varsa onları düzeltmek, veya af dilemek, kırdığın kalpler için derin pişmanlık duymak ya da yaşadığın her güzel an için şükretmek, tüm iyiliklerin için kendi kendine tebessüm etmek.......

banner32
Son Güncelleme: 06.06.2017 17:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner157

banner263

banner174

banner242

banner275