banner154

banner228
06 Haziran 2017 Salı 17:00
ATALARIN HİKAYESİ

Beyaz adam, oldu olası zenci dediği siyah adamı sevmemiş, onları yüzyıllarca köle olarak çalıştırmıştır, onlara insan ile hayvan arasında bir zeka seviyesi koymuşlar ve aşağı insan diyerek tanımlamışlardır. Gün gelip genetik bilimi herşeyi ortaya dökünceye kadar, aşağı ırk denilenler hep  aşağılanmıştır. Evet, bilim kapalı perdeleri açıyor ve bize filmi geriye doğru sarmak kalıyor:

Modern insan dediğimiz beyaz Avrupalı insanlar, Amerikalılar, Ruslar, Çinliler ve tüm kıtalarda yerleşmiş insanlar. Tüm insanlar bir gün öğreniyor ki, hepsinin ataları günümüzden 50 bin yıl önce doğu Afrikadan yola çıkmış. Yola çıkanların sayısı hepi topu bir kasaba kadar, yani 10 bin kişi civarında. Orada kalanlar da toplasanız 10 bin kişi, zaten onlar da zamanla Afrikanın diğer alanlarına yayılmışlar.

Bu ilk yola çıkan grubu daha sonra yeni grupların da takip ederek Afrikadan çıktığı düşünülüyor. Antropolojik, jeolojik, arkeolojik ve genetik kanıtların hepsi bunu gösteriyor. Ben sadece tıbbın bir alanı olan genetik biliminin kanıtlarından sözedeceğim. 

İnsan türünün Afrikada geçirdiği süre 500 bin yıl, göçler sonrası diğer kıtalarda geçirdiği süre ise 50 bin yıldır. İnsanın beyin ve vücut gelişimi Afrikada son şeklini aldı, muhtemelen çoğu ilk´i orada buldu, ateşi, avlanmayı, pişirmeyi, savunma ve saldırı amaçlı ilkel silahları, postlarla giyinmeyi, ilkel de olsa işaret dilini, birlikte yaşamayı, birlikte avlanmayı, paylaşmayı, kabile içi ilk ahlak kurallarını, inancı, kendine kulübe yapmayı, çocuk yetiştirmeyi vs vs.

Gün gelip yaşadıkları yerlerde nüfusları arttı, yeterli av ve yiyecek bulamayınca Afrikayı terk etmeye başladılar. Ortadoğu üzerinden Asya´ya ve oradan Amerika´ya, kuzey Afrika üzerinden ve Anadolu üzerinden Avrupaya geçtiler. Bazıları Kızılderililerin Türklerden türediğini ve Amerikaya geçtiğini söyler. 

Amerika yerlilerinin Asyadan geçişi en az 30 bin yıl öncedir, bu dönemde bırakın Türk´ü Asyalı dediğimiz bir ortak tip dahi henüz tam gelişmemişti, bu sadece Asyaya yerleşenlerin bir kısmının Amerikaya göçüydü, nitekim binlerce yıl sonra tipler coğrafi bölgeye göre farklılaştıkça kızılderili ve bir orta Asyalı birbirine benzemedi,  o zamanlar ortada henüz ne ırklar, ne milletler, ne devletler vardı. Henüz İlkel topluluklar ve küçük kabileler dönemleriydi. 

Bu kabiller özellikle son 5 bin yıldır artan nüfuslarıyla kendilerini ayrı ayrı topluluklar haline getirdi. Yani 2 bin yıl önce bu kızılderili göçü olsa doğrudur, kökenleri belli bir toplumu örneğin Türkleri temsil edebilirdi, ama bu iddia 30 bin yıl öncesi için mümkün değildir. Neyse, bu göçler 40 bin yıl boyunca sürdü ve son 10 bin yılda durmaya başladı ve insanlar yerleşik hayata çiftçilik için toprakları çevirmeye başladığında geçti, zamanla mülk kavramı oluştu ve çiftçiliğin yanında hayvancılığa da başlandı. 

Başlangıçta kıtalara dağılan Afrikalılar aynı tipteydi, yerleştikleri coğrafyaya göre ve güneş ışığı yoğunluğuna bağlı olarak insanların deri rengi açıldı, yüz şekilleri, diş şekilleri, kafa şekiller, kıllanmaları ve saç tipleri değişti. Kıtalara göre boylar farklılaştı, kilolar farklılaştı. Anadolu ve Avrupa´da renkli göz geni ortaya çıktı, sarı saçlar ortaya çıktı. Brakisefali yani başın yuvarlak olması Asyalılarda, dolikosefali yani yanlamasına biraz uzun kafa Avrupada şekillendi. Avrupalılara göre önce zenciler sonra ise brakisefalik Asyalılar düşük zeka taşıyordu. Çevre baskısı, değişimi de beraberinde getirdi, insanlar yeni yurtlarında  iklime ve çevreye göre şekillendi.

Beyaz adam binlerce yıl geçtikten sonra  Afrikadan çıktığını unuttu. Herşeyden kaçarsınız ama geçmişinizden kaçamazsınız. Geçmişi önünüze getiren bilgi ve merak Einstein´in dediği gibi  kutsaldır. Medeniyeti kuran insan sonunda kendine sormaya başladı, ben kimim, nerden geldim, kökenim neresi?  Ve merak bilimi doğurdu, bilim beyaz adama bu soruların cevabını şöyle verdi;

Cevap SNP (bir gen parçasında çeşitlilik olmasına denilir- single nukleotid polimorfizmi) idi. Bir insan topluluğunun tümünde dağılmış olan genetik çeşitliliğe SNP denilir. Dünyada herhangi bir toplum seçseniz oradaki bireylerde SNP çeşitliliği azalır. Çünkü topluluklar kendi içinde bölünüp ayrı yola gidince çeşitliliğini de kaybeder, SNP azalır, neticede çeşitlilik ne kadar azsa o toplumdaki insanlar o derece birbirine benzer. Çinliler, japonlar, Danimarka ve İsveçliler gibi. 

Beyaz adamı şok eden cevap şu; Dünya üzerindeki insanlar ne kadar çeşitlilik taşırsa taşısın,  bir toplumdan diğerine çeşitlilik farkları mutlaka vardır. Tüm insanlardaki çeşitlilik genlerini kendisinde taşıyan bir topluluk diğer tüm toplulukların ortak atasıdır. İşte genetiğin saptadığı ortak ata şoku beyaz adama böyle geldi.  Doğu Afrikalılar yani bugünkü Kenya, Somali civarlarında yaşayanlar tüm SNP´leri taşıyor yani ortak atalarımız hiç göç etmeyen bu siyah adamlardır. Yürüttüğümüz mantık ilk göç dönemini tamamlıyor. Küçük gruplara bölündükçe çeşitlilik azaldı ama hepinizin tüm toplumların çeşitliliğini sadece Afrikadaki  insanlar taşıyor.

Doğu afrika; Somali, Kenya. Yani ilk atalarımızın dünyaya açıldığı yerler. Hala orada kalanlar 3 milyarlık genomunuzdaki 600 milyonluk toplam SNP çeşitliliğini taşıyorlar. Biz  Afrikadan çıkanlarda ise yollarımız ayrıldığı için bu çeşitlilik azalıyor ve belli bir toplum için çeşitlilik 10-30 milyon arasında kalıyor.

Beyaz adamın bulduğu bilim, dost acı söyler diyor; hani zenci diye pazarlarda sattığın, köle olarak kullandığın, aşağı ırk dediğin, insan haklarından uzak tuttuğun, insan yerine koymadığın bu garipler, meğer ortak atalarımızmış. Ortak atalarımız 500 bin yılda Afrikada o kadar gen çeşitliliği biriktirmiş ki, her kıtaya yayılana bu genetik zenginlik yaşadığı iklime, doğaya, yüksekliğe farklı bir tepki  vermiş ve oralarda yaşama tutunmaları geçirdikleri adaptasyon yani uyum ile sağlanmış. 

Bugün aynı genetik bize şu imkanı da veriyor. Bir insan topluluğu kısıtlı bir genetik zenginlikle çoğalıyor ve zamanla kendine has genetik belirteçler oluşturuyor. Yani topluluğa ait dış şartların dayattığı mecburi değişimler. Deri rengi, saç tipi, kıllanma fazlalığı ya da azlığı, kellik, kafanın şekli, beslenme alışkanlığına bağlı dişlerin şekli gibi değişimler. 

Bilim hepimize kökeniniz Afrika diyor, oradan yola çıktınız ve oradakiler sizin ilk atalarınız. Bu yüzden onlara saygıda kusur etmeyelim, zenci diyerek aşağılamayalım, ırkçılık yapmayalım. Sonuçta ırk dediğiniz şey yerleştiğiniz coğrafyaya göre şekillenen tipinizden başka birşey değildir. Dünyanın hiçbir yeri veya iklimi, coğrafyası kimseyi üstün ırk yapmaz, sadece oraya adapte eder, uyum sağlatır. Neticede bu kara derili adamlar Afrikadaki aşırı güneşten karardı, kabul edelim ki bu adamlar dünyadaki her toplumun atalarının ta kendisidir...

banner32
Son Güncelleme: 06.06.2017 17:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner157

banner174

banner241