banner302

banner265

banner292
banner129

Yerel yönetimlerle ilgili seçimin üzerinden 1 yıl geçti.

Antalya’daki belediye başkanları arasında aradan geçen bu bir yıllık dönemle ilgili icraatlarını anlatan olmadı. 

Muhtemelen koronavirüs salgınından dolayı bu 1 yıllık icraatlarını anlatmak için toplantı yapamadılar.

İtiraf edeyim;   geçen 1 yıllık dönemde Antalya’daki belediyelerin hiç birinde elle tutulan adından söz ettirebilen  bir icraat göremedim.

Aklımda kalan bir tek Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’nün kapatılan Dokuma Fabrikasında kurduğu müze kalmış. 

Kaldı ki onun da resmia açılışı da daha yapılmadı.

Şu sıralarda belediyelerin en büyük icraatı; korona salgınına karşı milleti korumak.  Neredeyse hepsi de maske dağıtma seferberliği başlatmış durumda.

Belediyelerin basın bültenlerine bakarsanız Antalya’da neredeyse maskesiz bir Allah’ın kulu kalmamış sanırsınız.

Ama o dağıtılan maskelerle tanışma şerefine ulaşamadım.  Sadece ben değil, çevremdeki yığınla insan da ulaşamamış o dağıtılan maskelere.

Belediyenin asli görevi elbette maske dağıtmak değil.  Devletin de işi değil.

Ama;

İnsanlar maske bulamadığı için, kadınların daha çok namaz  kılarken, ya da  mevlütlerle taktığı tülbentlerden maske yapıyor.

Şaka değil.

Evimin yanındaki markette alışverişe gelen kadının biri bizzat söyledi.

“Maske bulamayınca beyaz tülbentten kendim yaptım dedi. “Aha da bu” dedi.

Ağzını ve burnunu kapattığı ev yapımı maskeyi gösterdi.

Yakından bakınca hakikaten beyaz tülbentten yani başörtüsünden yapıldığını bizzat görmüş oldum.

Bana da tavsiye etti.

“Maske bulamıyorsan başının çaresine bakacaksın” dedi.

Maske olmadan markete de, pazara da gidemiyorsun.

Otobüse de binemiyorsun

Ama araki  bulasın.

Bir de maskeli yüzler var.

Hani görünüşüyle karakterleri farklı olanlar.

Belli bir mevkiye ve makama gelinceye kadar mütevazi, alçak gönüllü görünen, şirin gözükmek  içinkılıktan kılığa giren tiyatrocular…

Halkın sempatisini kazanmak için her yolu deniyorlar.

Böylelerini Düşününce aklınıza bir sürü isim gelir..

İstedikleri makama gelince, gerçek karakterleri ortaya çıkar böylelerinin.

Bazen seçilmişlerin çevresinde de görülür böyleleri.

Mesela Antalya Büyük şehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek..

Kendisini siyasete girdiği günden beri tanırım.

Gerçekten halkın adamıdır.

Öfkeyle yanına gitseniz bile sizi güler yüzüyle karşılayıp onure edip yapılabilecek bir şey varsa yapıp sırtınızı da sıvazlayıp kapıya kadar uğurlayıp gönderir.

Siyasi hayatındaki başarıyı da mütevaziliğine borçludur.

Böcek gibisi çok azdır.

Neyse odur.

Güven verir.

Dişe dokunan bir hizmeti yok deseniz bile  halinizi hatırınızı sorduğu, düğünde, cenazede  yalnız bırakmadığı için seversiniz.

Ama  etrafındaki gelince;

 işte o  noktada emin değilim.

Mesela geçen yılki kitap fuarında…

Cam piramitte düzenlenen kitap fuarı Muhittin Böcek’in Antalya’ya kazandırdığı en önemli organizasyon.

Fuar kapsamında yazarların okuyucularıyla buluştuğu toplantılar da yapıldı.

Ben o toplantıların neredeyse hepsini de izledim.

İçerik güzeldi

Yazarların katıldığı söyleşilerin bazılarına Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek de katıldı. Katıldığı toplantılarda Söyleşi sonunda yazarlara çiçek veripteşekkür etti.

Peki Muhittin Böcek bu söyleşiler sırasında nereye oturdu?

Kendisi gelmeden önce rezerve edilen ön sıradaki koltuklarda.

Muhittin Böcek ile protokol üyeleri için toplantı salonlarındaön sıradaki  onlarca koltuğa Antalyalıların oturmasına izin verilmedi. 

Oturmak isteyenlere protokol  için ayrıldığı söylendi.

Hatta bazen Oturanlar zorla kaldırıldı.

Üstelik söyleşilerin bazısına Başkan da katılamadığı halde protokole ayrılan koltuklara vatandaşların oturmasına izin verilmedi.

Bu uygulama söyleşilere katılanlar arasında rahatsızlık yarattı.  Hatta “başkanı protokol koltuklarında değil de halkın arasında otururken görmek isterdik” diye yorumda bulunanları bile duydum.

Bir diğer gördüğüm olumsuzluk ise geçen özüne dönüyor denilerek düzenlenen Altın Portakal film festivalinde idi.

Halkın portakalı adıyla düzenlenen etkinlikte davetiye gönderilen kişilerle halkın kullandığı kapılar aynı değildi.  Davetiyesi olan protokol ile sanatçılar özel kapıdan,  davetiyesi olmayanlar başka kapılardan içeriye alındı.

Her ne kadar gazeteci olsam da bana da davetiye gönderilmedi.

Buna karşılık evime komşu apartmandaki CHP üyesine ise iki kişilik davetiye gönderilmişti.

Etkinlikleri izlemek ve davetiye talep etmek için telefon açtım.

Başkanın en yakınındaki bir isme.

Telefona bakmayınca mesaj attım. 

Seçim öncesi etrafına gülücükler saçan,faceboktan beni arkadaş olarak ekleyen seçimden sonra ise en yetkili ve etkili makama getirilen hanım efendiye. Ama o hanımefendiden çıt yok.

Ne telefona ne de mesaja yanıt var.

Davetiyemin olmadığını söylediğim CHP’li komşum “beraber gidelim” dedi Portakal’a.

Böylece CHP’li, Komşumla gittim ben de etkinliğe.

Onun davetiyesiyle izledim Altınportakalı.

Orada  telefonuma bakmayan hanımefendi ise görmezden geldi beni. Ben de onu cep telefonumdan ve faceboktaki arkadaş listemden çıkardım.

O gece Uzun yıllar STK’larda görev yapıp belediyede önemli bir makama getirilen bir isimle de karşılaştım. 

Davetiyesi olmayanların içeriye giremediğini söyledim.

Ama adam tınmadı bile söylediklerimi..

Sanırım Halkın portakalından kastedilen başka bir şeymiş.

Maskeli yüzlere; gelince antik dönemde böylelerine çok rastlanır.

Bu maskeli yüzlere tavsiyem vakit bulurlarsa eğer Antalya müzesini ziyaret etmeleri olacaktır. Orada her kılıktan insanın yüzüne ait yığınla mask var..

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mustafa 2020-04-05 23:40:24

Sayım yazar bey maskeden girip başkan ve ekibini eleştirip konuyu nasıl davetiyeye getirdiğinize hayran kaldım.Siyasi görüşünüz farklı olabilir başkanı sevmeyebilirsiniz de bir davetiye için yapılan hizmetleri görmezden gelip hiçbir şey yapılmadı deyip eleştirmek biraz ayıp olmuyor mu??
Ne yani size davetiye yollamadı diye kötü Başkan mı oldu şimdi sayın Böcek??

banner343

banner324

banner174

banner242

banner335