banner1

banner75

banner129

Lütfen makaleyi okumadan önce buraya tıklayarak bu videoyu izleyiniz. 

Dünyaca ünlü Louvre Müzesi 61.000m2 alandaki 8 kuratöryel sektörde 380.000 obje ve 35.000 sanat yapıtı sergiliyor.

Bu müze sürekli kendi ziyaretçi rekorlarını kırıyor. 2018’de 10.2 milyon ziyaretçiyle yine dünya rekorunu kırdı. Geçen yıla göre %25 artış sağladı. Yani müzenin açık olduğu her dakikada 64 kişi girmiş.

Hem yabancı hem de yerli ziyaretçi sayısında keskin bir yükseliş oldu. Özellikle ziyaretçilerin yarısının 30 yaşın altında olması ve 565.000 öğrenci sayısı ise müzelerdeki dinamik ve aktif eğitim ortamını tercih eden eğitim politikaları nedeniyle başka bir rekora dönüştü. Bu başarının nedeni sadece modern müzecilikte gizli.

Müze Direktörü Martinez “Bizim hedefimiz daha fazla ziyaretçiden çok, daha iyi ziyaret koşulları sağlamaktır” diyor.

Bakalım nasıl başarmışlar:

Louvre dünyada en çok takip edilen sosyal medya hesaplarına sahip: 2.7 milyon Facebook, 2.4 milyon Instagram ve 1.4 milyon Twitter takipçisi var. Yani gerçek ve sanal ziyaretçiler aynı zamanda müzenin doğal tanıtım misyonerleri.Paris Louvre ile de yetinmemişler başka kentlerde uydularla çoğalmışlar. Louvre Tokyo, Tahran, Barselona Madrid gibi dışarıdaki sergilerinde de 1 milyon ziyaretçiye ulaşmış; Louvre Abu Dhabi tek başına 1 milyon ziyaretçi almış.

Rekor dediğiniz şey durup dururken, tesadüfen kırılmaz. 2012dünya rekoru 9.7 milyon ziyaretçiyle yine Louvre’a aitti: Nedeni de o yıl İslam Sanatları Galerisi’nin açılmış olması ve Leonardo da Vinci ile Rafael sergileriydi.

2018 rekorunun nedenleri ders verici deneyimler sunuyor. Beyonce ve kocası Jay-Z’nin Mona Lisa’nın, Milo Venüsü’nün ve diğer sanat eserlerinin önünde “Carters” şarkısını söylerken çekilen muhteşem klipleri Haziran 2018’de yayınlanınca kıyamet koptu, YouTube’ta 150 milyon kez izlendi.

Paris kentini ziyaret eden 18 milyon kişinin yarısından çoğu müzeye gitmiş. Biz de Antalya’ya gelen 12 milyon ziyaretçinin hiç olmasa 1:10’unu müzeye getirmek zorundayız. Bunun yolları var elbet.

2019 Antalya Müzesi’ne rekor getirsin istiyoruz. Ama bunun için çok çalışmalı ve modern müzecilik trendlerine uygun yeni bir vizyon ortaya koymalıyız. Bu nedenle şimdiden çalışmaya başlarsak Cumhuriyetin 100. yılında bir rekor yakalayabiliriz. Mesela 2020 Antalya Müzeler Yılı olsun. Mesela yeni Antalya Müzesi binasını hızla yapalım. Mesela teşhirde radikal değişikliklere gidelim.

Mesela Türk müzeleri arasında bazı ünlü eserleri rotasyonla geçici olarak taşıyalım. Mesela eserlerin gizemli ve heyecanlı hikâyelerini yazıp yayalım; filmler diziler çekelim.

Mesela Antalya Müzesi sosyal medyasını ve diğer tanıtım çalışmalarını yönetecek profesyonel bir ekip görevlendirelim; sosyal medyada TT yapalım. En az ayda bir, ünlü bir sanatçı müze bahçesinde konser versin. Ve 2019’da çok ünlü bir dünya starı müzeye gelsin. Müze galerilerinde bambaşka modern sergilerle şov yapalım. Mesela Antalya Müzesi 2019’da 18:00-22:00 arasında ücretsiz olsun. Pazartesi günleri müze sadece engellilerle ilgili etkinlikler yapsın.

Mesela Müze bahçesinde Akdeniz Akşamları Partileri verelim; metropol müze kafelerinde, restaurantlarında ne varsa burada da aynısı olsun. Louvre gibi, 6-10 milyon aralığında ziyaretçisi olan Çin Ulusal Müzesi’ne, Hermitage’a, Britanya Müzesi’ne, Tate Modern’e, Şangay Bilim ve Teknoloji Müzesi’ne, Metropolitan Sanat Müzesi’ne, Vatikan Müzesi’ne ve daha başkalarına bakarak öğrenebileceğimiz çok şeyler var. Anlayacağınız yapılabilecek çok şey var. Çok çalışmalıyız. Başarı mümkündür. Çünkü Antalya’nın halihazır turistik cazibesi ve Antalya Müzesi eserlerinin sanatsal, tarihsel ve estetik özellikleri bunu başarmaya muktedirdir. Sorun eserlerde değil galiba bizdedir.

Tüm bunlar için önerim, Antalya Müzesi için PR, tanıtım, sosyal medya, işletme, sosyal etkinlikler gibi yenilikçi girişimler amacıyla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Antalya Müze Müdürlüğü Başkanlığı'nda bir profesyonel komisyon kurarak, yeni müze inşaatını beklemeden tez elden müzecilik çalışmalarına başlamaktır.
 

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
B Demirci 2019-01-05 15:19:49

Heyecan verici bir yazı ve öneriler bütünü. Yakın zamanda Londra'daki müzeleri gezme imkanım oldu ve çok etkilenmiş olarak döndüm. Hepsi bir kaç kez ziyaretin ötesinde, sürekli bir yaşam, kültür paylaşımı ve eğitim alanı olarak tasarlanmıştı. Hepsine girdiğiniz andan itibaren sizin gezinizi kolaylaştırabilecek her şey düşünülmüştü. Girdikten sonra da uzun vakitler alabileceği düşünülmüş bir şekilde çok konforlu alanlar yaratılmıştı. Bilgi aktarım yöntemleri sürekli sizi de canlı tutacak şekilde, konunun izin verdiği ölçüde etkileşimli tutulmuştu. İstisnasız hepsinde orayı anımsatacak ürünleri alabileceğiniz hatıralık dükkanları vardı. Bunlar sadece üzerine logo basılmış bir kaç bardak ve tshirtin çok ötesinde şeylerdi. (Bunlar tasarımcılar için de güzel çalışma alanları olabilir). Her bir müzeden aklım orada kalarak çıktım. Daha anlatacak çok şey var.
Yazınız o sebeple heyecan verici geldi, elimizde imkanlar var, umarım bizim de böyle sürekli yaşayan müzelerimiz olur.

Misafir Avatar
nevzat çevik 2019-01-06 11:55:49 @B Demirci

Yorumunuz için teşekkür ederim. Aslında kitap uzunluğunda bir müzecilik projesinden bahsediyorum. Ama burada izlerini vermeye çalıştım. selamlarımla

Beğenmedim! (0)