MY TV Türkiye Programlarını İzlemek İçin Tıklayın




Yörükoğlu süt

1 Mayıs konyaaltı

Muratpaşa Belediyesi anneler günü

Fenix center




Uyandık Ey Halkım…

25.07.2016 06:29

Türkiye’de çok partili parlamenter rejim, her 15 yılda bir askeri darbe ve muhtıralarla tökezlemiştir.

Her darbede milli irade yok sayılmış, devlet otoritesi sarsılmış, maddi hasarın yanında manevi tahribatlar da meydana gelmiştir.

Darbeler döneminin kapandığına dair toplumda bir inanç yaygınlaşmışken…

15 Temmuz darbe girişimi gerçekleşti.

Böylece, demokrasi tarihimize kara bir leke daha eklendi.

Acı bilançosu ile birlikte…

15 Temmuz darbe girişimi, iç siyasi koşullarda yaşanan çekişmeler ve güç dengelerin yer değiştirmesi amacıyla yapılmış olabilir mi?

Küreselleşen dünyada buna evet demek zor.

Özellikle 15 Temmuz darbe girişiminde, dış faktörlerin etkili olduğunu düşünmek gerekir.

Batılı dostlar; kendi ülkelerinde özgürlük, insan hakları ve demokrasi gibi evrensel değerleri geliştirmeye çalışıyor.

Otoriter kültürlerin egemen olduğu ülkelerde ise despotik yönetimlere destek veriyorlar.

Darbelere de…

Onlar için önemli olan, uzun vadeli stratejileri ve çıkarları…

Belli ki otoriter yönetimleri ve darbeci iktidarları işbirliği açısından daha uygun görüyorlar.

Bölücü ve radikal dinci örgütler ise siyasi istikrarsızlığa yol açmak üzere kullandıkları piyonlar…

AK Parti iktidarı ile birlikte, askeri yapıdaki vesayetçi kadrolar, yargı ve emniyet içerisinde örgütlenmiş FETÖ/ PDY operasyonlarıyla tasfiye edilmiştir.

Bu operasyonlarda sapla saman birbirine karıştırılmış, rütbeleri sökülen birçok masum insan, yıllarca cezaevlerinde çile çekmiştir.

Kumpaslarla…

Uydurulmuş delillerle…

17/25 Aralık sürecinde ise “Paralel Devlet Yapılanması”nın tasfiye sürecine girdiğini görüyoruz.

Eden bulur misali…

“Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste…”

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında 3 aylık süreli “O Hal” ilan edildi.

Özellikle yargı ve ordudan başlamak üzere birçok kamu kuruluşunda işten el çektirmeler, gözaltılar ve tutuklamalar hız kesmiyor.

Ve sıra iş hayatındaki güç kaynakları ve uzantılarında…

Devletin tüm önemli kurumlarına derinlemesine nüfuz eden…

Devletin başına çorap ören…

Bir üst akıl tarafından kurgulandığından şüphe duyulmayan…

Kökü dışarıda olan…

Birilerinin iradesine tabi olan…

Sinsi ve aldatma yeteneği güçlü olan, böyle bir illegal örgütlenmenin yerleştirdiği kadroların tasfiyesi doğal olarak bir boşluk yaratacaktır.

Vatandaşın merakı…

Doğacak boşluğu kimler dolduracak?

Tasfiye edilenlerin akıbeti ne olacak?

Türkiye demokratik bir hukuk devletidir. İntikamla hareket edemez. İntikam yerine adalet esas alınmalıdır.

Yeni mağdurlar… Haksızlıklar… Feryatlar millet vicdanını sızlatır.

Bununla birlikte, dökülen kanın da hesabı sorulmalıdır.

Yetkililerin ifadesine göre, kamuya yeni alımlar yapılacak. FETÖ ile ilişkili olduğu değerlendirilen kamu personelinin ilişiği kesilecek ve bir daha devlet görevlisi olamayacaklar.

Aman dikkat!

Benzer çeşitli cemaat yapılanmalarının bu yönde hareketliliği gözleniyor.

Tarih tekerrür etmesin.

Darbe tehlikesi henüz geçmiş değildir.

Darbelerden ve otoriter sistemlerden beslenmek isteyen bireysel ve kurumsal yapılar var.

Siyaset kültürümüz de buna uygun.

TSK’nin “durumdan vazife çıkarma” refleksini devam ettirecek hukuki ilkeler ve normlar varlığını sürdürüyor.

Devlette tüm kurumların görev ve bağlılık ilişkisi demokratik devlet yapılanmasına göre yapılanmalıdır.

Kimseye ayrıcalık tanınmamalıdır.

Sindirilen ve daima itaatkâr ve teslimiyetçi bir tutum takınan halk…

Bu darbe girişiminde otoriteye canı pahasına karşı durmuştur.

Görülmüştür ki…

Halk; direnç mekanizmasını geliştirmiş, her türlü dayatmaya karşı koyma refleksini güçlendirmiştir.

Bu darbe girişiminin, halkın sorgulama gücünü ve özgüvenini artırması açısından bir işlevi de olmuştur.

Bu başarısız darbe girişimi ve bunun halk eliyle bastırılmış olması, tarihteki “Vaka-i Hayriye” olayı ile benzerlikler göstermektedir.

Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, baskı ve dayatma halka sökmeyecektir.

Demokrasi nöbeti devam etmektedir.

“Ya Devlet Başa Ya kuzgun Leşe”

Bu mesajı herkes almalıdır.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları