MY TV Türkiye Programlarını İzlemek İçin Tıklayın




Yörükoğlu süt




Teşekkürler

27.11.2017 10:32

Neden teşekkür ediyoruz ki… 24 saat içinde ne kadar çok tekrarlıyoruz bu cümleyi… Hadi uyanır uyanmaz günde kaç kişiye teşekkür ettiğinizi sayın. İster istemez belki de içgüdüsel olarak güne başladığımız andan gözümüzü kapayana kadar teşekkür alıp ısmarlıyoruz. Sahi biz ne için kime teşekkür ediyoruz?
Hayat akışında ne için, kim için neye karşı kime karşı teşekkürü borç biliyoruz bilmiyorum. Bilmemenin ayıp olmaya başladığı dünyaya gözleri her sabah açarken bilmediğimiz birçok şeyi yaparak günü tamamlıyoruz.  

Ballandıra ballandıra ya da dallı budaklı teşekkürler silsilesi…  Teşekkürlerinizin de bir çeşidi var elbet ölüm çeşitleri olduğu gibi…  Her ölümün katili farklıdır her katilin de ölümü dimi? Ölmenin hiç zemini yokken ölenler gibi çok bir şey ifade etmeden kullanılan teşekkürler… Hem edene hem alana ne hissettiriyor şu teşekkür? İletişimin uzay boşluğunda dona kaldığı çağımızda teşekküre ne hacet ediyoruz? A mesela topluluklarda bazen konuşmanın sonlanması için teşekkür ederiz. Ama bazen de yeni başlangıçlara hoş gelişler olduğu için de…

Tabi bir de insanları kırmayı nasıl göze alırsak gönlünü alabilmek için çabayı da o kadar geciktiririz…  Bazen kuru yavan bir özür dileriz bazen teşekkür ederiz bizi kırdıkları için…  Sonunda bakışmadan dokunmanın başladığı aşamaya geçmişizdir hele şükür. Teşekkür ve özür ile hayatlarına dokunduğumuz insanların bizden gitmek veya hayatımıza daha çok dâhil olmak gibi çabaları olacaktır. 

Aman diyeyim son tutundukları dal siz olmayın! Yoksa kibarca teşekkür de etseniz sizin kibarlığınıza tekme tokat girebilirler. Yerli malı yurdun malı herkes onu kullanmalı edebiyatı teşekkürün sınırı aşmış burada. Dedim ya bazen hiç bilmiyoruz neye kime teşekkür ettiğimizi. İşte tam da bu durakta bilmek eylemi o boş vermişlik rafından tozlarını silkeleye silkeleye yanı başınızda bitiveriyor. Bitivermesin mi oh be iyi ki geldi. Sağ olsun kendisine sonsuz TEŞEKKÜRLER. 
Biliyorum gitmek yerine 1 kez daha kalmayı denediğiniz ne çok durak oldu. En azından sizden sonraki ölümün müsebbibi siz olmak istemediniz.  Peki, o hayatların teşekkürlerimizle dediklerini duyar gibi misiniz? Duyuyorsanız ne mutlu… 

Şimdi kıymetli olana geçelim. Modadan nasibini alan teşekkürün içsel yansımasına bakalım. Cesareti olan önce başlasın. Haydi, bir sabah sokağa çıkıp karşınıza çıkan tüm canlılara teşekkür edin…  Nedensiz, niyetsiz edileninden hem de…  Özellikle insanlar şaşakalsın, isteyen “deli mi ne” desin. Kimin size nasıl davranacağı, sepetinizdeki aşınız olsun. Onlar ne derse desin siz teşekkürü bir borç bilin. E akşam yemeği öncesi sepeti doldurun biraz. Belki kuşlar, kediler, köpekler insanlardan daha çok dokunacak teşekkürünüze…  Kim bilir belki bir tepe veya nehir. Ya gökyüzü…  Elbet demek için demediğinizi anlayan bir şeyler/birileri çıkar. Neye niyet kime kısmet… Ama evden çıkmadan önce önce kendinize teşekkür edin. Her şeye rağmen edin.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları