MY TV Türkiye Programlarını İzlemek İçin Tıklayın

Yörükoğlu süt

Konyaaltı Belediyesi




ŞU KÖRE BİR SADAKA

29.05.2017 12:19

Değerli Okurlarım,

Zaman nasıl da hızla akıp geçiyor. Üç aylar başladı başlayacak derken mübarek; Ramazan Ayı’na erişmişiz bile.

Bu vesileyle okurlarımın bu mübarek ayını tebrik ederek başlayayım bu hafta sözüme.

Rahmet ayının etkisi duygularımızda, kalbimizde merhameti artırıyor elbet. Bu etkiyle daha bir duygusal oluyor, birilerine yardım etmek bir şeyler yapmak istiyoruz, biliyorum.

Fakat yine yardım hususunun gerçekten yerine ulaşıp ulaşmadığı konusunda hassas olamıyoruz.

Yolda bastonuyla yürüyen bir görme engelliye:

“Bu paraya benden bir çorba iç” demek

Koltuk değneyile işe giden bir kardeşimize:

“Al şu parayı bugün taksiyle git, bana dua et” demek,

Size bir şey soran bir işitme engellinin sorununu çözmek yerine eline para tutuşturmak yardım etmek değil maalesef…

Engelliye toplumların bakış açılarının geçmişte nasıl olduğuna sosyolojik açıdan baktığımızda ilk çağlarda engelli insanların Tanrı tarafından cezalandırıldığına inanılarak toplumdan dışlandıklarını görüyoruz.

İslamiyetin kabulüyle birlikte engellilere getirilen yaklaşım yardım etme anlayışımızın bugünkü belirleyicisi olmuş aslında. Engelliliğin bu dünya için imtihan olduğu, onlara yapılacak yardımın dünya ve Âhretimizi kurtardığına dayalı yaklaşımı yanlış anlamışız.

Bu yardım etme anlayışının yanlış algılanışı bizi bir engelli olarak incitmekte. Bir engelliye yapılacak yardımın para olmadığını, en güzel yardımın engelliye istediği ölçüde yol göstermek, işini kolaylaştırmak olduğunu, bu yardımların sadaka niteliği taşıdığını söylemek istemiş İslam dini.

Geçenlerde telaşla yolda yürüyordum. Bir genç kardeşim, bastonumdan tutarak yardım etmek istedi. Bana çorba içmem için para vermek isteyen kardeşimizle kırmadan sohbet etmeye çalıştım:

“Ne iş yapıyorsun?” dediğimde bana üç çocuğu olduğunu, asgari ücretle ev geçindirdiğini anlattı.

“Peki benim ne iş yaptığımı biliyor musun?” diye sordum:

“Devlet bakıyordur size.” Dedi. Öğretmen olduğumu söylesem de inandıramadım. Çorba parasını almadığım için de kızdı bana. Size iyilik yaramıyor, dedi.

Değerli dostlar, Artık devir çalışma devri. Biz engelliler de bugün bir çok mesleğin tam merkezinde hizmet etmeye çalışıyoruz topluma. Artık şu yoldan geçene para verme işlerini bırakalım.

Mübarek aylarda yardımlarımızı engelli derneklerini ziyaret ederek, çalışmalarını takip ederek yapalım.

Gerçekten bağışlarla güzel hizmetler sunmak için gayret eden dernekler var. Sahtekarlıkla para toplamaya çalışanlar da var. Bunu fark etmek için yapacağımız yardımın peşine düşüp ziyaret edelim yardım yapacağımız yerleri. Gerçekten güzel işler yaptığına inandığımız kurum kuruluşları, dernek ve vakıfları tercih edelim.

Müslüman akıl sahibi ve uyanık olan kimsedir. Sizlerden istirhamım, bırakalım artık şu “köre bir sadaka” anlayışını…

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları