MY TV Türkiye Programlarını İzlemek İçin Tıklayın




Yörükoğlu süt

1 Mayıs konyaaltı

1 mayıs

Fenix center




Ölüm Gelmiş Cihana…

30.03.2016 08:27

Antalya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Abdullah Sevimçok’u kaybettik.

Son yolculuğunda sevenleri onu yalnız bırakmadı ve görkemli bir cenaze töreni ile uğurladı.

Yüzünde gülümsemesi hiç eksik olmayan, arkadaş canlısı, kimseyi kırmak istemeyen, bir güzel insan daha hakka yürüdü.

Her kesimden, her görüşten insanların omuzlarında…

Yaşar Kemal’in dediği gibi, “O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler.”

Bunlardan biri de Abdullah Sevimçok.

Mekânı cennet olsun.

Antalya esnafının da başı sağ olsun.

“Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz bize döndürüleceksiniz.” (Enbiya Suresi,35)

Hayatı yaratan Allah ölümü de yaratmıştır.

Yatağan mezarlığının kapısında:

“Çıkmışsa ilahi emir bahane bol,

Toprakta başlar, toprakta biter bu yol” yazılıdır.

Ölüm, insanı nerede olursa olsun buluyor.

Er ya da geç.

Ölen biri için: “Genç yaşta öldü”, “Ölüm ona yakışmadı”,”Yapacak çok işi vardı” gibi sözler söylenir.

Nuh (as), 900 yıl yaşamış. Son sözü şu olmuş : “Dünyayı bir han buldum. Bir kapısından girdim diğerinden çıkıyorum.”

Allah herkese belirli bir ömrü emanet olarak vermiştir.

Ölümün; nerede, ne zaman ve ne şekilde geleceği bilinmez.

İnsan ne kadar ölümden korunmaya çalışsa da kaçış yoktur.

Ecel günü değişmiyor…

Kimse ne zaman öleceğini bilemiyor…

Ölüm gizlenmemiş olsaydı, dünyadaki imtihanın önemi kalmaz, her an ölüme hazır olunmazdı.

En önemlisi de hayata bağlanılmazdı.

Yaşatan ve öldüren Allah´tır.

Şu veya bu aileden gelmek, şu veya bu adı taşımak, bir makam sahibi olmak, zengin olmak insanı ölümden ve hesap gününden kurtarmıyor.

Ölüm; şan, şöhret, makam, mevki, zenginlik, büyüklük, küçüklük her şeyin sıfırlanmasıdır.

Sahip olunan her şey bugün var, yarın yok.

Yunus ne güzel hatırlatmış:

“Mal sahibi, mülk sahibi

Hani bunun ilk sahibi?

O da yalan, bu da yalan

Var sende biraz oyalan”

Ah, ölümün insana uzak olmadığını, şah damarı kadar yakın olduğunu bir hatırlayabilsek…

“Ölüm gelmiş cihana baş ağrısı bahane”

***

Büyük Hükümdar Selahattin-i Eyyübi dünyadan göçme zamanının geldiğini anlayınca Şeyhül İslam’ı çağırır, ona:

-Bir insan öldüğü zaman ne kadar kefen gerekir?

-Altı arşın hükümdarım der.

Bir mızrak ve bir kefen getirilmesini ister. Bir asker çağırıp:

-Bu kefeni mızrağa tak. Bağdat sokaklarında dolaş ve şöyle de:

-Ey ahali! Ülkeler, servetler sahibi Selahattin-i Eyyübi yalancı dünyadan ebedi âleme şu kefenden başka servet götüremiyor, ibret alın!”

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları