MY TV TÜRKİYE Youtube Canlı Yayın


Körlerin bastonu neden beyaz?

07.01.2021 09:08

Değerli Okurlarım,

Görme engelli bir öğretmen olarak her yıl tanıştığım yeni öğrencilerime kullandığım bastonu göstererek sorarım:

“Sizce bu baston neden beyaz?”

Her birinin değişik fikri olur. Ancak kısa bir tartışmadan sonra doğru noktada buluşurlar: “Yoldaki arabalar sizi görsün diye hocam.”

Hele ki kendi bisikletlerindeki kedigözü, fosfor gibi materyallerle çağrıştırdıkları zaman çok mutlu olurum. Size çok basit ve komik gelmesin dostlar. Kaldırımlarda görme engelliler için yapılmış sarı kılavuz çizgilerden yürürken “bunların içinden internet kablosu geçiyor, basma buralara!” diye beni uyaran koca koca adamlar var bu memlekette. İşte bu yüzden çocukların o koşulsuz kabullenişleri, masum düşünceleri, zeki çıkışları çok değerlidir benim için.

Bazen röportaj veriyorum çeşitli mecralarda. “Öğretmenlik yaparken çocuklarla iletişimde, sınıf hakimiyetinde yaşadığınız zorlukları anlatır mısınız?” şeklinde gelen sorulara gülüyorum. Bizim çocuklarla iletişimde, onlarla bir şey paylaşmakta hiçbir sıkıntımız olmuyor. Bizim sıkıntımız eğitimli, toplumda yer edinmiş bireylere bir şey anlatmakta maalesef. Sahip oldukları önyargıları yok etmemiz, görmeyenlerin de toplumda var olduğunu kanıtlamamız öylesine zor oluyor ki, sormayın.

Bu zorlukları yaşayan ve engelsiz biriyken fotoğrafçılık yapan bir sanatçının Londra’da trafik kazasında gözlerini kaybetmesiyle engelleri aşmak için kullandığı sopasını dış dünyanın kendisini fark etmesi için beyaza boyamasıyla ortaya bizim bastonlar çıkıyor. 1921 yılında yaşanan bu olaydan sonra Fransa’da beyaz baston bir simge haline geliyor ve içinde bulunduğumuz ocak ayının ikinci haftası dünyada “beyaz baston körler haftası” olarak kabul ediliyor.

Beyaz baston görmeyenlerin bağımsızlığını simgeleyen bir engelli hareketi olarak tanınıyor ve ülkemizde de 1950’li yıllardan itibaren yaygınlaştırılmaya, kullanım eğitimleri verilmeye başlanıyor. Eline her alan görme engelli bastonu direkt kullanamıyor. Evvela boyundan 40cm. kadar kısa olması gerekiyor. Tutuş şeklini, yürüyüş biçimini, takip yapmayı öğrenmesi gerekiyor. Bunun için eğitim metodları geliştiriliyor ve uygulamalı olarak öğretiliyor.

Gelişen teknolojiyle birlikte bu beyaz bastonların akıllı versiyonları da çıktı. Bastona eklenen akıllı bir uygulamayla titreşim yoluyla engellerin fark edilmesi, gidilen yerin navigasyon aracılığıyla bulunması sağlandı. Tabi böyle bir bastona sahip olmanın bedeli 2 bin Türk Lirası gibi bir rakam tutuyor. Ülkemiz şartlarında sürekli kaldırımların tamir edildiği, kılavuz çizgilerin onarılmadığı, trafik akışının değiştirildiği birçok ilde bastonların kullanılması mümkün müdür? Bu kısmı tartışılır.

Göz hastalıklarının yüzlerce çeşidi var. Bu nedenle görme engelli kategorileri de değişiklik gösteriyor. Bastona ihtiyaç duyan görme engellilerin hiç görmeyen veya sadece ışık algılayacak kadar gören engelli bireylere yönelik olduğunu bilelim.

Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, görmeyen bir birey için değişmeyecek tek şey beyaz bastondur derim ben. Zira bizim gözlüğümüzdür kendisi. Bizim bir parçamız olduğu o kadar belirgindir ki, görme engelli birini resmedin desek hemen siyah gözlüklü, beyaz bastonlu bir görsel çizilir. Ancak dışarıda beyaz bastonuyla yürüyen görme engelli için ona alışmak, onunla yürümek o kadar zordur, alışma süreci o denli zaman alır ki! Bu yaşanan süreçleri, sıkıntıları bilseniz her gördüğünüz görme engelli bastonluyu alkışlardınız inanın bana. Bir kere her şeyden önce kaldırım işaretlerini milimetrik hesaplarla öğrenmek zorundadır görme engelli. Dönülen köşeleri, kaldırımlar arasındaki işaretleri, kılavuz çizgilerinin bitiş noktalarını, geçeceği trafik ışıklarını tek tek belleğine yerleştirmelidir. Öncelikle bir görenle alıştırma yapmalı ve tüm ayrıntıları öğrenmelidir. Tabii tüm bunların öncesinde korkusunu yenmeli, tüm cesaretini toplamalı, kendisine güvenmelidir.

Ne var ki sizlerin hiç hesap etmeden, bir art niyet gütmeden kaldırım üstüne park ettiğiniz bir araba görme engelli bastonlunun bütün hesaplarını alt üst eder. Kaybettiği yolu bulup devam etmesi zorlaşır. Belki de kendi koyduğu bir işareti kaçırmasına, gideceği yolu bulamamasına yol açar. Hele ki en acısı en ufak bir bocalamada yoldan geçen bir iyi niyetlinin: “Seni tek başına kim saldı sokağa? Hiç sana yardım edecek kimse yok muydu? İnsanlık bu kadar mı ölmüş?” şeklindeki serzenişleriniz topladığı tüm cesareti saniyeler içinde bitiriverir.

Bunları okullarda çocuklarımıza anlatabilsek, kamu spotu gibi çalışmalarla hiçbir kaygı gütmeden toplumla paylaşsak hayat ne kadar güzel olurdu!

Görme engelli bireyler yolda her an farklı yardımlara ihtiyaç duyarlar elbet. Karşıya sesli ışık yoksa tek başlarına geçmeleri oldukça risklidir. Otobüs tren durak girişlerini kalabalıkta bulmaları zordur, sizden yardım isterler.

Kısacası dostlarım, biz birlikte varız bu toplumda. Bastonun rengi sizin fark etmeniz için beyaz olmuş. Her şeyden evvel isteğimiz, fark edilmek ve benimsenmek. Bizim engelimizle bir sorunumuz yok. Tek gayemiz görme engellileri muhtaç değil farklı olarak, acınacak birey olarak değil kendisine yetmeye çalışan normal bir birey olarak kabul etmeniz. Bu hafta vesilesiyle gönüllerimizde görmeyen bireyler için bastonlarının renginde bir sayfa açalım, beyaz bastonun geçeceği yolları da unutmayıp hesaba katalım.

Yorumlar

Mehmet dedi ki;

2021-01-08 01:01:19

Teşekkür ederim. Bir kişinin fikrine dair bir değişiklik yapabilirsek doğru yoldayız demektir.

Hacer dedi ki;

2021-01-07 13:06:02

Süper özetlemişim mehmetcim keşke herkes aynı gözle bakabilseydi 👏👏👏👏

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Yorum Yap

    Yazarın Diğer Yazıları