MY TV Türkiye Programlarını İzlemek İçin Tıklayın




Yörükoğlu süt

1 Mayıs konyaaltı

1 mayıs

Fenix center




Kadın olmak mı, olmamak mı?

27.01.2021 10:12

Bu yazıyı sizlerle paylaşıncaya kadar geçen sürede kafamın içinden bir sürü konu geçti.

Ancak bir türlü “KADIN VE ŞİDDET” i düşünmekten kendimi alamadım.

Toplumun kanayan yarası haline geldi.

Her gün kadına şiddet haberiyle uyanır olduk.

Bunlar yetmiyormuş gibi, sürekli dizilerde şiddet görüntüleri.

Ne psikoloji bıraktı ne de moral. Milletçe bıktık usandık, elde silah oraya buraya ateş edenden, kadını her entrikanın baş aktörü yapan tiplerden.

Ülkede RETÜK var sözüm ona, ne yaptığı ne iş yaptığı kendinden meçhul bir RETÜK.

Hatırlayın..

Sene 1978-1991 yılları arasında TRT-1 de yayınlanan DALLAS dizisiyle başladı her şey.

Türk toplumunun alışık olmadığı sahneler ve ardından, hızla yayılan yozlaşma ve gelinen nokta.

Kadına yönelik şiddetin suçlusu sadece medya mı?
Değil elbette.

Yıllardır eğitimi ihmal eden, eğitilmeyen toplum.

Türk toplumunun en eğitimli noktası KÜFÜR.

Dünya’da en üst seviyedeyiz.

Eğitimli, eğitimsiz, kadını erkeği ağzından küfür eksik olmuyor.

Erkek çocukları, nerdeyse konuşmaya başladığında alfabeyi öğrenmeden küfür öğrenmeye başlıyor.

Acınası tarafı, küfürler genelde kadın cinsiyetine yönelik.

Spor karşılaşmalarına gitmeye görün, sanırsınız sapık ordusunun içine düştünüz.

Bir kavgaya, tartışmaya şahit olmayanınız yoktur.

Kadın temalı sinkaflı küfrün hattı hesabı yok.

Dışarda kadının özgürce dolaşmasını bir yana bıraktım, sosyal medyada bile kadına rahat yok.

Özelden mesaj atanı, ısrarla takip etmeye çalışanı, taciz edeni…

Hangi birini yazayım.

İçişleri Bakanı’nın muhterem annesine küfür edildi. Yer yerinden oynadı.

Sanırsınız ilk defa oluyor..

Milletin yıllarca anasına, kızına, kardeşine küfrediliyor.

Kadına yönelik şiddeti anlatmak için, yüzlerce istatistiki bilgiler, rakamlar yazabilirim, ama sıkıcı olur.

Okumazsınız biliyorum.

O nedenle merak eden “Google” yazsın görsün.

Kadına yönelik şiddetin eğitimlisi, eğitimsizi yok.

Maşallah top yekûn saldırıyoruz.

Hadi diyelim eğitimsizi hallettik, eğitimlisini ne yapacağız ?

Ülkenin en iyi saygın üniversitelerini bitirmiş, toplum içinde saygın diye tabir ettiğimiz mevkilere ulaşmış, cepte para altında en lüks cinsinden araba, kıyafet deseniz en kralından.

Uzaktan bakınca adam sanıyorsunuz.

Gel gelelim eşine, sevgilisine, yapmadığı şiddet kalmıyor. Olurda duyarsanız veya medyaya yansırsa anca öğreniyorsunuz bu karakteristik karaktersizleri.

Burada bir çift lafım da kadınlara.

Duyduğunda elinin parmaklarıyla kulağının kepçe tabir edilen yerini tutup çekip bir de, tahtaya vurduktan sonra..
“Aman allah korusun..” diyor ya..

Demek istiyor ki, “Çok şükür benim başıma gelmedi aman gelmesin”

Canım kardeşim..

Bırakın tahtaya vurmayı hurafe şeyleri. Bu toplumun başına ne geldiyse hurafelerden gelmedi mi ?

Devam edelim..

Cahili halledemiyoruz, bunları ne yapacağız ?

Her gün, açın bakın kadına şiddet, kadın cinayeti haberi.

Ekranlarda, gazete köşelerinde ballandıra ballandıra anlatıyorlar üstelik.

Katil, şöyle geldi, şuradan yaklaştı, sevgilisiymiş, karısıymış..

Üstelik, anında sosyal medya mahkemesi kuruluyor.

Kadının nesi var, nesi yok ortaya dökülüyor. Maktule bile saygı yok.

Kadın sanki erkeğin kulu, kölesi haline getirilmiş.

Anlamak yok, dinlemek yok, birlikte nasıl yaşanır onu bile bilmek, öğrenmek yok.

Kadına yönelik şiddetin ceza boyutunun, çok daha şiddetle arttırılması taraftarıydım.

Anladım ki, asla çözüm olmayacak.

Dini ağırlıklı yönetim biçimi benimseyen ve en ağır cezaların hüküm sürdüğü ülkelerde bitti mi ? Hayır..

Demek ki, o da çözüm olmuyor

Sözün kısası..

Bırakın köprüyü, barajı, duble yolları..

Ülkeye acil oranda Psikolog, Psikiyatrist, Sosyolog lazım.

Hukuk tarafı kolay, önce insanı eğitin

Sevdiğim, görüşlerine çok değer verdiğim bir arkadaşım şöyle demişti: “Acaba eğitilmek isteniyor mu ?”

Göreceğiz, Meclis göreve başlıyor. Ne kadar duyarlı, eğitimli siyasetçilerimiz var.

Kadınlar haykırıyor duyun artık seslerini.

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

  • 3

Sibel Doğan dedi ki;

2021-01-27 20:45:42

Bir konu ancak bu kadar şeffaf anlatılabilirdi yüreğinize sağlık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları