MY TV Türkiye Programlarını İzlemek İçin Tıklayın




Yörükoğlu süt

HALK MASA

23 Nisan Muratpaşa

Fenix center




Erkek egemen toplumlarda kadın ve çocuk olmak

30.12.2020 13:47

Toplumda insan tanımına uyan bir çoğunluk olmasa belki yaşamak bile mümkün olmazdı.

Ama bu, toplumdaki kötülükleri olumsuzlukları görmemize engel olmamalı.

[Taciz, tecavüz, işkence, dolandırıcılık, kadın cinayetleri, hırsızlık, gasp vs.] oranının yüksekliği her an risk altında yaşadığımızı gösteriyor.

Çocuklar onun için risk altında.

Kadınlar onun için risk altında.

İyi insanların tamamı kötülerin sebep olduğu risklere muhatap olarak yaşıyorlar.

Bütün bunlar erkek egemen toplumun, gücü elinde tutan kesiminin yanlışlarının sonucu.

Dünya kuruldu kurulalı, daha çocukluğundan itibaren kadını yok saydılar.

Aldılar, sattılar gidip oğulları için istediler.

Cariye yaptılar otuz-kırk kadını, zevkleri için ayırdılar.

İyiler dahi bunu görmezden gelip yanlışlarla öğündüler, hala öğünüyorlar.

Köle olarak kullandılar karın tokluğuna.

Gün geldi diri diri toprağa gömdüler.

Okumasını yazmasını yasakladılar.

Cahil bıraktılar. Daha düne kadar seçme hakları bile olmadı. Azımsanmayacak sayıda bir kesim hala erkeğinin gösterdiği yere mühür basar durumda.

Kendileri için helal saydıklarını onlara haram kıldılar. Yüce Rabbimizin emirlerine rağmen.

Kararları hep erkekler aldı, alıyorlar.

Kendilerine üç-dört kadını helal kıldılar.

Yaradılışını dahi farklı anlattılar.

Kadını kendi tarlaları olarak gördüler yorumladılar. Üstelik Yüce Kelamı şahit gösterdiler.

İstedikleri gibi kullanabilmek için cahil bıraktılar.

Onların nasıl giyineceklerine karar verdiler.

Ne kadar eğitim alacaklarına karar verdiler.

İlk okulu bile çok gördüler.

Kendileri için göbek ve diz arasını avret yeri sayarken, onlar için saçı ile topuğunun arasını belirlediler.

Ne yiyip ne içeceklerine dahi karar verdiler.

Evden nasıl ne zaman çıkabileceklerine veya çıkamayacaklarına karar verdiler.

Kendileri kahkaha atarken onların gülmelerini desibele bağladılar.

Çalışmalarını yasakladılar, geliri olmasın mutlaka bir erkeğe muhtaç olsun diye.

Kendileri kahve köşesinde oyun oynarken onları ırgat olarak kullandılar.

Yemeğin artanını verdiler.

Üç adım geride yürümeleri gerektiğini, erkek geçerken ayağa kalkmaları gerektiği kuralını koydular.

Erkekler suç işlediğinde dahi erkeğe değil onlara küfrettiler.

Daha onbeşinde, dedelere sattılar.

Çocuk iken anne yaptılar.

Bedel biçtiler, bedelini sermaye yaptılar.

Kimini ise bir başkasıyla mübadele ettiler.

Canları sıkıldığında kadını, çocuğu dövdüler, sövdüler, sokağa attılar hatta öldürdüler, hala öldürüyorlar. Üstelik bu hakkı kendilerinde görüyorlar.

Yiyecek ekmekleri yok iken dahi pervasızca çocuk sahibi olmanın aracı olarak gördüler, hala değişen bir şey yok.

Daha çok şey var aslında ama kısaca özetlersek;

Kadını saç örtüsü ile topukları arasına sıkıştırdılar.

Birçok yerde ise kafese soktular.

Onlardan olan çocukları sokağa attılar, devlet bakar diye. Hatta büyüdüğünde geri almak niyetiyle.

Çocukları taciz ettiler, tecavüz ettiler, işkence ettiler.

Sonuçta, çoğunluğu hasta düşünme ve sorgulama yeteneği olmayan toplumlar yarattılar.

Tüm bunları, Rabbimin Kelamını aykırı olarak hem de onun, nebisinin ve yüce kelamının arkasına saklanarak yaptılar yapıyorlar.

Birde yanlışlarla mücadele ediyoruz diyorlar.

Boşuna kürek çekiyorlar farkında değiller. Belki de farkındalar. !

Neden mi.?

Çünkü.

Bu katiller, çocukluğunda sorunlarla büyümüş insanlar.

Bunun için kötülüklerin sebepleri ile mücadele öncelikli olmalı. Önce bataklık kurutulmalı.

KÖTÜLÜKLERİN SEBEPLERİ İLE MÜCADELE EDİLECEĞİNE SADECE SONUÇLARI İLE MÜCADELE EDİLİYOR.

Bunun için önlenemiyor cinayetler.

Aynı yanlışı ısrarla sürdürüyorlar.

Rabbim, afetlerle uyarıyor anlamıyorlar.

Tufanlarla helak etti anlamadılar.

Salgın hastalıklara maruz bıraktı anlamadılar.

Peygamberler gönderdi uyardı yine anlamadılar.

Şimdi küçücük bir noktayla sınanıyorlar yine anlamayacaklar, anlamıyorlar.

Daha kaç defa uyarılmayı bekliyorlar bilmiyorum.

Ama şu bir gerçek;

SABRIN DA BİR SONU VAR.

 

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları