MY TV Türkiye Programları İçin Tıklayın

 


Dar hana mı? Tarhana mı?

20.01.2023 00:09

My Gazete yazarlarımızdan Emin Altıneri takip etmeye başladım. Yazıları bana keyif vermeye başladı. Son yazısında Korkuteli, Elmalı rotasında tarih kokan yazısı ve gastronomi yorumları iştahımı açmadı desem yalan olur.

Aynı şehirde yaşıyoruz aynı güzellikleri 50 yıla yakındır birlikte izliyoruz. Kendisiyle aynı yaşıt olunca Emin beyin Antalya yazıları bana gerçekten takipçisi olmamı gerektirdi.

En son Börekçi Tevfik'te Antalya usulü serpme böreğinin damak tadını anlatmış. Hele Korkuteli Yelten kasabasındaki Tarhana çorbasını şöyle ifade ediyor:
"Korkuteli ilçesi Yelten Mahallesi'ndeki anneler, bebeklerini, anne sütünden sonra, suyla karıştırıp mama haline getirdikleri tarhana ile beslerler.
Anne sütünden sonra en besleyici gıdalar arasında yer aldığı bilinen, protein ve vitaminler açısından oldukça zengin bir besin olan Yelten Tarhanası’nın en belirgin özellikleri, yoğurt yerine, süt kesiği anlamına gelen “oturak” ile hazırlanması, içinde taze baharat bulunmaması ve nohut mayası ile hazırlanıyor olmasıdır" diyor.

Benim de çok beğendiğim Tarhana çorbasının hikayelerini araştırınca karşıma çok güzel bir yazı çıktı.

İstedim ki bu gerçek hikaye'yi sizde okuyasınız.

'TARHANA MI, DARHANA MI?'NIN HİKAYESİ

Milas'ın bir köyünden kadının birisinin kocası ölüyor. Kadın kocasının ölüsüne bakıp bakıp diyor ki "Baktın hava yağmur havası,ocakta darhana çorbası ne diye ölüvedin gözü kör olası".Ve tarhana çorbasının öyküsü böyle başlıyor.

Ege'lilerin çok pişirip içtiği hatta bunu yuvarlak yapıp cips gibi de yapıldığını öğreniyoruz.

Hikâye bu ya; soğuk ve karlı bir kış günüdür. Padişah ve veziri kimseye haber vermeden ava çıkmışlardır. Gezmişler, dolaşmışlar, avlanmışlar akşamı etmişlerdir. Geri döneceklerdir de bir türlü ormandan çıkamamışlardır. Artık karanlık çökmek üzere ve umutların tükendiği bir zamandır ki; bir kulübecik görürler. Kapıyı çalıp misafir olmak istediklerini söylerler kulübe sakinlerine. Kabul görürler, misafir olurlar haneye.

Ev sahibi erkek, misafirlerinin için için üşüdüklerini hissettiği an:

-Hanım, baksana nasıl da üşümüşler, çorba kaynatır mısın misafirlerimize?.. der.

Ev sahibesi hanımefendi hemen kalkar ve toprak bir güvecin içinde çorba hazırlar.

Çorbalar içilince, içi ısınır misafirlerin, rahatlarlar; üstlerindeki abaları postları çıkarınca göz alıcı giysiler çıkar meydana. Az, biraz genç olanı:

Ben, padişahım… der.

Hane halkı şaşırır, demek ki padişah fakirhanenin konuğudur.
Padişah devamla:

Benim sarayımda da her gün kazanlar kaynar ama hiç böyle lezzetli çorba içmedim bugüne kadar, nedir bunun adı?.. der.

Ev sahibesi hanım şaşırır;

“Çorbanın da adı mı olurmuş, adı üstünde, çorba işte…” diye geçirir aklından. Ancak padişah soran gözlerini kadının gözlerine dikmiş, gelecek cevabı beklemektedir. Ne desin kadın?.. “Fakir Ev” anlamına gelen:

- Darhane Çorbası, hünkârım… deyiverir.

Geceyi o “Dar hane” de geçiren padişah ertesi gün ne yapmıştır bilinmez ama söyleyiş özellikleri nedeniyle günümüze “Tarhana” olarak taşınmıştır bu çorbanın adı.

Tarhana Çorbası, soğuk kış aylarının vazgeçilmezidir memleketimizin. Buram buram kokusu gelen; börülceli, acı kırmızıbiberli o tarhanadır. Yaz aylarından çıkmadan, kınalı ellerle hazırlanır da toprak boduçlara, kurutulmuş su kabaklarına doldurulup saklanırdı eskiden; ya da bembeyaz divitin keselere doldurulup asılırdı tavan çengellerine.

Selam olsun memleketimin tarhanasını yapan gelinine, kızına; selam olsun elleri nasırlı analara, bacılara; selam olsun apak saçlı ebelere, ninelere.

Selam olsun tarhanayı soframıza getiren öpülesi ellerin sahiplerine" diye yazan Erkan Bostancı'nın kalemine de sağlık.

İşte o "Darhana" içildikten birde Karanfil çiğneme usulü var.

Karanfil çiğnemek, solunum yolu rahatsızlıklarına iyi gelir. Bunun nedeni antiseptik özelliğe sahip olmasıdır. Bu içeriği sayesinde boğazda meydana gelen şişlik, tahriş ve iltihapların iyileşmesi daha hızlı gerçekleşir.

Öte yandan, kuvvetli bir sindirim sistemi düzenleyicidir. Karanfil çiğnediğinizde sindirim enzimlerinin salgılanması artar böylece kabızlık sorunu ortadan kalkar.

Ağızda karanfil bekletmek, mide bulantısını geçirir. Özellikle yolculuklarda mide bulantısı yaşayan kişilerin çiğnemesi bu bulantıları azaltabilir.
Karanfilin aynı zamanda enerji verici özelliği vardır ve kan şekeri ve karaciğer sorunlarında da fayda sağlar.

Karanfil çiğnemek diş ağrıları için de doğal bir ağrı kesici yöntemidir. Ağrıyan dişinizin üzerine bir adet karanfil yerleştirin ve bir süre sonra ağrınızın hafiflediğini göreceksiniz".

Köşe yazarımız Emin Altıner'e selam verip gastronomi denemesi yapmak pek hoşuma gitti.

Kalın sağlıcakla..

Yorumlar

Recep dedi ki;

2023-01-22 06:37:54

Tebrik ederim..heleki karanfil bilginiz çok güzel oldu..

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Yorum Yap

    Yazarın Diğer Yazıları