MY TV Türkiye Programlarını İzlemek İçin Tıklayın




Yörükoğlu süt

HALK MASA

Muratpaşa Ramazan

Fenix center




Çocuklarınızın her istediğini yapmayın

31.12.2020 13:06

Değerli Okurlarım,

Hepimizi kahreden bu hazin yılın son gününden selam olsun hepinize. Gelecek yeni yıl güzellik, sağlık ve bereket getirsin.

Geçtiğimiz haftaki yazıma gösterdiğiniz yoğun ilgi için teşekkür ederek bu haftaki başlığımız üzerine biraz tecrübe, biraz bilimsel bilgi paylaşayım istedim sizlerle.

Yüce Allah’ın tesis ettiği adalet düzeninde varlık yokluğu, yokluk da varlığı getiriyor. Öyle bir güzel düzen ki dünyayı yönetenler, liderler, bilim adamları, başarı adına ne örnek varsa bunların sahibi daima halkın içinden, yoklukla savaşan insanlardan oluşuyor. Yoksunluk duygusu insanı çalışmaya, üretmeye, mücadele etmeye itiyor. Azim ve kararlılık duygusu böyle oluşuyor bireyde.

“Okul birincilleri, sınav birincileri, tam puan yapan gençler hep kolejlerden çıkıyor” diye düşünenler varsa yanıldıklarını söyleyeyim. O çocukların hepsi kolejlerin himayesinde burslu okuyan çocuklar.

Bu satırları yazarken çocukluğum geldi aklıma. İlköğretim yıllarımı yatılı bir okulda okudum. Sekiz on arkadaşımla birlikte omuz omuza geçen çocukluk yıllarımızda haftada bir gün parka inmemize izin verilirdi. O günün gelişini sabırsızlıkla beklerdik. Soğuk kış gecelerinde tüple çalışan, sadece kendini ısıtmaya yarayan bir sobanın etrafına dizilip ısınmaya çalışırdık. Beğenmediğimiz yemek çıktığında o akşamı aç geçirir, sabah kahvaltısının hemen gelmesi için uykuya sığınırdık.

Tüm bunlara rağmen huzurluyduk, mutluyduk. O arkadaşlarımın her biri bugün devletin farklı kademelerinde mesleklerini icra ediyorlar. Her biri kendini gerçekleştirmeyi başarmış bir birey olarak sürdürüyor yaşamını.
Ancak bugün aynı çocukların hepsinin odasında klimaları var. Anne baba şefkatiyle sarıp sarmaladığımız çocuklarımız üşümesin, hasta olmasın, hiçbir şeyleri eksik olmasın diye tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Fakat hepimiz geleceklerinden endişe ediyor, nasıl bir meslekleri olacak diye kaygılanıyoruz şimdiden.

Bir çiçek toprakta iki nedenden dolayı yetişmez dostlar. Hiç su vermezseniz yetişmez, bir de çok fazla su verirseniz yetişmez. Dalları gür ama kökten çürüyen bitkiler elde edersiniz. Çocuklarımızda bizim çiçeklerimiz değil mi? Aşırı ilgisizlik koparır bizi onlardan. Fazla ilgi de kararlarını kendisi alamayan, özgüveni düşük, mutsuz, hiçbir şey beğenmeyen çocuklar yetişmesini sağlar.

Ortaokul öğrencilerimin birçoğunda son model telefonlar gördükçe üzülüyorum. “aman çocuğumda en iyisi olsun” diye kendimizi parçalayarak aldığımız telefonlarımız bize göre belki hiçbir şey. Ancak şöyle bir düşünelim:
Bu çocuklar en iyi telefona sahipse ileride niçin çalışacak?

Üniversiteye altına araba alarak gönderdiğimiz çocuklarımız meslek sahibi olduğunda kendisi için hangi hedefi gerçekleştirmek isteyecek?

“Biz daha iyisini yapsın isteriz” diyen okurlarım olduğunu duyar gibiyim. Ama öyle olmuyor dostlarım. Daha iyisini almak için değil daha iyisini aldırmak için çabaladıklarını gösteriyor yapılan araştırmalar bizlere.

Peki ne yapacağız?

Öncelikle çocuklarımızla aramızdaki koşul dilini bırakacağız. “Karnen iyi gelirse sana telefon, bilgisayar, bisiklet…… alacağım” olayından vazgeçeceğiz. İnsan beyni koşullara dayanamaz. Elde ettiği zaman da asla çabalamaz diyor bilim insanları. Çocuklarımıza telefonu kendileriyle iletişim kurmamız için bir ihtiyaç olduğu için aldığımızı anlatacağız. Somut bir şey elde etmek için değil, kendisini ve bizi mahcup etmemek için çalışması gerektiğini söyleyeceğiz.

Çocuklar değer gördükleri ailelerinin üzülmesine, mahcup olmasına hiç dayanamazlar. Onların en değerlileri önce sizlersiniz. Bunun her zaman bilincinde olmalısınız.

Çocuklarınızın çok istediğini fark ettiğiniz bir şeyi geciktirin. Sabretmesi gerektiğini öğretin onlara. Sonra hiç beklemedikleri bir günde meselâ doğum günlerinde kendilerini hediyeyle memnun edin. Onların başarılarını hediyelerle kutlamayın. Değerli olduklarını hissettirmek istiyorsanız kendileri için en özel gün olan doğum günlerini seçin.

Onlara “hayır” demesini bilin. Bu ilk aşamada zor gelse de başardığınızı, çocuğunuzdaki değişimi gözleyeceksiniz.
Kısacası dostlar, onlar bizim çiçeklerimiz. Hiçbirinin kılına zarar gelsin istemeyiz. Bu yüzden onların her istediğini yaparak onları asla mutlu edemeyiz. Gelin onları da sabırla tanıştırın. Her istediklerini yapmayın. Onların gönüllerindeki sevgiyi yakalayıp ellerini sımsıkı tuttuğunuzda en çok istedikleri şey sizin gülümsemenizdir.

Kalın sağlıcakla…

 

Yorumlar

  • 2

Hacer dedi ki;

2020-12-31 17:23:39

Kesinlikle katılıyorum mehmetcim çocukların her istediklerini yapmamak gerekir.

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Yorum Yap

    Yazarın Diğer Yazıları