MY TV Türkiye Programlarını İzlemek İçin Tıklayın




Yörükoğlu süt

HALK MASA

23 Nisan Muratpaşa

Fenix center




Beş yüz engelli öğretmen atanıyor fakat...

04.02.2021 11:13

Değerli Okurlarım,

Bu hafta atama bekleyen binlerce engelli öğretmen tercih yapıyor. MEB geçtiğimiz ay yapılan engelli memur atamalarının ardından şubat ayı içerisinde 500 engelli öğretmen alacağını duyurdu. Tercihlerin ilk aşaması 5 Şubatta son bulacak. 11 Şubatta atama için il tercihleri başlayacak ve 16 Şubatta da atamalar gerçekleştirilecek.

Öğretmenlik mesleğinde 11. yılını çalışan görme engelli bir öğretmen olarak mesleğe yeni başlamak için gün sayan genç kardeşlerimin heyecanını yürekten paylaşıyorum. Ancak böylesine mühim bir mesleğe atama usullerinde yapılan, bence bir an önce düzeltilmesi gereken bazı çarpıklıkları da paylaşmak gerektiğini düşünüyorum.
Belki bazı engelli gençler bana sitem de edecekler. Nitekim engelli bir insanın eğitim hayatı tahmin edilenden daha zor ve gerçekten pahalıdır. Zor şartlar altında üniversitelere ulaşmak, dersleri takip etmek, mezun olmak kolay değil. Ancak mesleğe atanırken yapılan pozitif ayrımcılıklar biraz fazla geliyor bana.

Öncelikle aynı ortamı paylaştığımız engeli olmayan öğretmen arkadaşlar, 120 soruluk bir KPSS’den sonra öğretmenlik alan bilgisi testine tabi tutuluyorlar . İki ayrı sınavdan aldıkları puanların ortalaması ve mülakattan aldıkları puanlarla tercih yapabiliyorlarken engelliler sadece 60 soruluk EKPSS ile atanıyor. Herhangi bir alan sınavına tabi tutulmuyorlar. Bu ilginç durumun düzeltilmesi bence şart. Zira biz engelliler de aynı alandan mezun olduysak, böyle bir alan sınavı da öğretmenlik için gerekliyse bu sınava girmeli, kendimizi atanacağımız alanda mutlaka kanıtlamalıyız. Zira karşısına çıkacağımız öğrenci kitlesine en donanımlı şekilde hizmet etmeli, özgüvenimizi tazelemeliyiz diye düşünüyorum.

“Biz öğretmen olmuşuz, diplomamızı almışız zaten. Alan sınavına ne gerek var?” diye düşünüyoruz belki de. Fakat böyle bir sınav öğretmenlik mesleğine başlayacakları kapsıyorsa engelli bireylerin bundan muaf tutulması bir pozitif ayrımcılık değildir. Pozitif ayrımcılık şartların öğretmenlere göre düzenlenmesi yönünde olmalıdır. EKPSS iki oturumda düzenlenebilir. İkinci oturuma da alan bilgisi soruları eklenerek bu sistem çarpıklığı kolayca düzeltilebilir.

Devletimiz sosyal devlet anlayışıyla bugüne kadar hiç çözülmez dediğimiz nice sorunları çözdü. Bizim ortaokul öğrencilik yıllarımızda fiziksel engelli bir öğrencinin Anadolu öğretmen liselerine girebilmesi dahi mümkün değildi. Fakat bugün önyargılardan kurtulundu ve 8 binden fazla engelli öğretmen Bakanlık bünyesinde mesleğini icra ediyor.

Avrupa’da böyle bir örnek de yok. Özellikle Almanya, Engelli bir bireyin öğretmen olarak çalıştırılmasını kesinlikle kabul etmiyor. Avrupa ülkeleri üzerinde engelli olarak görev yapan bir öğretmene rastlayan, bu ülkelerin çalışma kurallarına hakim olan bir okurum varsa bizi de bilgilendirsin ki ufkumuz genişlesin. Ben de bu aralar yurt dışında görevlendirilmek üzere Bakanlığımızın ertelenmez ise 13 Şubat’ta düzenleyeceği temsil yeteneği sınavına hazırlanıyorum. Nasip olursa engelli bir öğretmenin de yurt dışında devletini temsil edebileceğini, yurdumuz dışında bulunan Türk soydaşlarımıza da ilham kaynağı olunabileceğini kanıtlamaya çalışacağım.
Gerçekten de engelliye tüm dünya ülkelerine örnek olacak bir bakış açısına sahip devletimiz hamdolsun.

Haziran 2020’de bazı engelli federasyonları, sivil toplum kuruluşları ve Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri kurdukları bir komisyonla Talim Terbiye Kurulu Başkanlığına öğretmenlik mesleğinde branş bazında taşımaları gereken sağlık koşullarını içeren kapsamlı bir rapor sundu. Rapor eğer kabul edilirse branşın getirdiği yükümlülükleri yerine getirmekte sıkıntı yaşayan öğretmenlerin mesleğe alınmaları mümkün olmayacak. Yani özetle engelli bireylerin öğretmen olup olamayacağına doktorlar karar verecek. Çünkü engelli öğretmenler atanmadan önce bir mülakata tabi tutulmuyor. Sağlık raporunu almayı başarabilen, öğretmen olarak atanıyor. Oysa tüm öğretmenlerin tabi tutulduğu mülakata engelli öğretmen adayları da tabi tutulsa, Bakanlığın yetkilileri onları gözlemlese, dersleri işleyiş metotlarını sorsa, aldığı cevaplar kapsamında sahada bulunan gerçek ve tarafsız kişilerce değerlendirme yapsa daha güzel olmaz mıydı? Kesinlikle böylesi daha güzel olurdu. Zira öğretmenlik gibi özel ihtisas gerektiren bu mesleği icra edecek olan öğretmen adayı kendisini çok rahat ifade etme imkanı bulabilir bu sayede.

Doktorların zaten zorlu bir meslek hayatları var. Onlara kendimizi ne kadar anlatabiliriz ki?

Hiç unutmuyorum, hastanede muayene olduğum bir gün “Ne iş yapıyorsun?” diyen bir doktora “Türkçe öğretmeniyim” dediğimde: “Bu şehirde görme engelli okulu yok! Sen nerde öğretmenlik yapıyor olabilirsin!” demişti. Kendimi hasta hasta anlatmaya çalışsam da bana inanmamıştı adam. Bu yüzden kendimizi işin ehli insanlara anlatmamız en doğrusu olacaktır bence. “Mülakat” zaten kelime anlamıyla görüşme demek. Korkulacak bir şey değil. O halde engelli öğretmen adaylarıyla da bir mülakat şart.

Son çarpık durum da öğretmenlik atamalarında EKPSS puanının 4 yıl geçerli olması. Bu da öğretmenlik mesleği için 2 yıl olmalı. Çünkü üniversite 2. Sınıfta okuyan bir öğretmen adayı bu sınava girip mezun olduğunda atanabilecekse bu durum biraz garip. Zira tüm öğretmenler için sınav puanlarının geçerliliği sadece bir yıl. Pozitif ayrımcılık kapsamında engellilerin de varsın iki yıl olsun. Böylece öğretmen adayı kendisini daima güncel tutacak ve mesleki bilgisi taze kalacaktır.

Yahu hocam, zaten üç beş öğretmen kontenjanı açılıyor her branştan. Bu kadar yaygara çıkarmaya ne gerek var? Diye düşünen engelli arkadaşlarım vardır mutlaka. Kontenjanlar yüzde 3’ten yüzde 5’e çıkarılsın tabii ki. Fakat bu çarpıklıklar düzelmeyecekse fırsat eşitliğinden bahsedemeyiz. Hakkımızı savunamayız. Twitter etkinlikleriyle “bin beş yüz atama olsun” demek kolay. Ancak biz önce adaleti talep edelim ki devlet büyüklerimiz çabamızı görsün, diye düşünüyorum. Ne dersiniz?

 

Yorumlar

  • 6

Hacer dedi ki;

2021-02-04 17:16:41

Evet kesinlikle katılıyorum bilgi tazeliği çok önemli eşit şartlar olmasa bile aza indirgenebilir

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Yorum Yap

    Yazarın Diğer Yazıları