banner302

banner265

banner292
banner129

Bilgi toplumlarının seviyesi gittikçe yükseliyor. Onlarla var olan mesafede giderek açılıyor.

Aynı çizgide oyalanmak istenilmiyorsa, ileri medeniyetlere ulaşmak için çaba gösterilmesi gerekir.

Birbiri ile kavgalı, hoşgörüsünü kaybetmiş, adalete olan güvenini yitirmiş, mutsuz bir toplum bu gayreti gösteremez.

İnsanların aklı, fikri birbirleri ile uğraşmakta, didişmekte…

Adalet ve kalkınma, hak ve hukuk, ekonomi, temel hak ve özgürlükler, işsizlik, yoksulluk ve yolsuzluk…

Bir araya gelindiğinde konuşulan konular bunlar değil.

Varsa yoksa siyaset…

Bir de; can acıtan, milli güvenliğimizi tehdit eder hale gelen terör…

İnsan beyni doğru yönlendirilirse, yeni şeyler bulmaya ve geliştirmeye meyillidir.

Bir düşünceye körü körüne inanma ya da birisine tapınır derecede bağlanma insanın yaratıcılık ve muhakeme yeteneğini ortadan kaldırır.

Her gün durmadan aynı şeyleri tekrar eden söz ve hareketler beyni dondurur. Beynin kalıplaşması, hiçbir yaratıcılığa fırsat vermez.

Kurşun asker gibidir. Vur dersin vurur, öldür dersin öldürür. Tıpkı 15 Temmuz darbe girişiminde yaşananlar gibi…

Yeni fikirlere, aykırı düşüncelere fırsat vermek gerekir.

Her yeni buluş, farklı fikirlerin ürünüdür.

Herkesin aynı şeyleri düşündüğü bir toplumda farkındalık yaratılamaz.

Bugünün dünyasına bakıldığında, her insan, her toplum aynı seviyede değil. Çok geri kalmış toplumlar olduğu gibi, öğrenmeye, yeni icatlar bulmaya devam eden toplumlar var.

Müslüman ülkelere baktıkça içi yanıyor insanın…

Yanlış inanışların içinde debelenip duruyorlar.

Bırakın yeni buluşlar peşinden koşmayı, bilgi toplumuna erişme çabasını…

Araştırmıyor, sorgulamıyor, öğrenmiyorlar…

Okumuyorlar bile.

Hıristiyan Batı,bilgi ve teknolojik bakımdan gelişmiş.

Müslüman ülkeleri iliğine kadar sömürüyor.

Bunu her zaman topla tüfekle yapmıyorlar.

Diplomasi ile ya da Müslüman halkı kışkırtarak, liderleri birbirine düşürerek gerçekleştiriyorlar.

Çözüm ne?

Batıya kızarak, sövüp sayarak bir yere varılamaz.

Hele birde silahlı terörle onları alt edebileceğini sanma gafleti…

Tabi ki Batı, “sütten çıkmış ak kaşık değil.”

Her türlü melanetin içerisinde varlar.

Bizim söylemek istediğimiz, Batıyı düşman olarak görenlerin öyle bir din anlayışı ve tutumu var ki, bundan Batı yararlanıyor.

Akıl ve bilimin olmadığı yerde cehalet ve bağnazlık vardır.

Cahillikle, bağnazlıkla, şiddetle ve hiddetle hiçbir yere varılamaz.

Evrensel değerleri arka plana atan, hak hukuk tanımayan, temel hak ve özgürlüklere karşı çıkan bir toplum gelişebilir mi?

Var mı öyle bir toplum?

Kimse inancını yaşamaktan, ibadetini yapmaktan alıkonulamaz. Ancak aklı ve bilimi saf dışı bırakacak düşüncelerden uzak durmak durumundayız.

Bu yapılamaz ise Hristiyan Batı tarafından sömürülmek kaçınılmaz olacaktır.

Hedef, her türlü düşünceye ve inanca saygılı, akılcı ve bilime değer veren bir toplum oluşturmak olmalıdır.

Hür olmayan, cahil bırakılan, yoz toplumlarda hiçbir büyük eser doğmaz, buluş gerçekleşmez.

Beyin göçüne çanak tutarak,kıymetli değerler harcayarak…

Yurtdışında yetişmiş bilim adamlarına değer ve imkân vermeyerek… Üniversitelerde bilimsel çalışmaların yeterli düzeyde olmadığını bilip, tedbir almayarak…

Üniversite ile toplumun dinamiklerini ve sanayi dünyasını birbirinden ayrıştırarak…

Nasıl ilerleme olabilir?

Eğitim ve hür düşünce her kapının anahtarı.

Buna inanmıyorsan, “kendin çal kendin oyna…”

Umurunda olmadan dünya…

Bir milim ileri gitmeden.

Aynı seviyede.

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner324

banner174

banner242

banner335