banner154

banner129

Eğitimin en önemli amacı öğrencilerin farklı ve eleştirel düşünebilmesine temel oluşturan bir bakış açısıyla şekillenmesiyken maalesef farklı görüşlere kucak açamayan bazı eğitimcilerimiziz yaptığı olumsuz davranışlar bir öğrencinin tüm yaşamına yayılacak boyutta kötü bir izlenim bırakabilir.

Benim de yıllarca ayıp bir düşünceymiş gibi açığa çıkarmaya utandığım modaya olan ilgim psikolojiye olan bağım sayesinde ortaya çıktı.
      
Bizim dönemimizde ilkokul önlüklerimiz siyah ve yandan düğmeliydi. Düğmelerin yandan oluşu beni görsel anlamda rahatsız ediyordu.

Bir gün evde annemin makasıyla önlüğümü ortadan ikiye ayırdım. Terziye götürdüm, elbisemi ortadan kesmeme anlam veremeyen bakışlarla neden kestiğimi sordu.

Ben de düğme yerlerini ortadan açmasını istedim, önlüğümü istediğim şekilde giyip okula gittiğimde aldığım ilk tepki öğretmenimin kafamı tahtaya vurması oldu.

”Hocanın vurduğu yerde gül biter“mdiye bir atasözümüz var ama bende gül değil farklı düşüncelere yer vermeyen bir korku bıraktı.

Cizre'de, geleneksel kıyafet ve kara çarşaf her kadının üzerinde görmek zorunda olduğumuz tektipçi giyim tarzına eleştirel bakış açım kendimi sorgulamama neden oldu.

İşte bu sorgulama beni modaya yönlendirdi. Giyinmek sadece örtünmek ve tek renk değildi aynı zamanda toplumsal bir kimlik ve yaşama bakış açısını belirlediğine inandım.

Evrenin bu kadar çeşitli renk gücü varken kıyafetlerin üzerinde neden bütünleştirilmiyor  ve neden bukadar az renk kullanılıyor diye düşünürdüm.

90’ların gençliğini yaşadığım için o dönemdeki çevrem bol pantolon ve sweatshirt klasik giyim tarzlarıyla popüler modanın takibindeydi.

Ben arkadaşlarım ve kuzenlerimin kıyafeti üzerinde bazen değişiklikler yapıyordum. Hatta çoğu arkadaşım kıyafetlerinde yaptığım eklemelerden sonra babam beni eve almaz diye eve gitmekten korkuyordu.

Bizim bölgede yerleşik, aşiret sisteminin çoğunlukta olması işimi çok zorladığını söyleyebilirim.

Aristokrat ailelerin reisliliğiyle yürütülen birçok kültürün yansımalarını taşıyan aşiret çeşitleri vardır.

Her aşiretin kendilerine özgü düşünceleri ve yaşayış farklılıklarının izlerini giyimde de kendini ifade eder.

Kafalarına taktıkları şalın rengi bile kendi kültürünün sembolünü ifade eden karakteristik izler taşır.

Ben de bir aşiret çocuğu olarak çevremde yapmış olduğum gözlemler sonucunda giydikleri kıyafetlerin hem yöresel hem de evrensel izler taşıyan modelleri her zaman ilgimi çekmiştir.

İşte kendi yöremde çocukluğumda başlayan moda serüvenim bugünlere geldi.

Şimdi bakıyorum da artık dünya çok küçüldü.Sosyal medyanın her taraftan takibi sayesinde İstanbul'da ne giyiliyorsa Cizre'de de aynısı giyilebiliyor.

Geriye çocukluğumuzun güzel anıları, çelişkileri bir de öğretmenimin kafamı tahtaya vurmasının travması kaldı.

 Modada kal, sevgiyle kal.

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Vanesa santiago heredia 2019-11-17 14:53:43

Quiero comprar este vestido soy de españa como puedo hacer ???

banner157

banner174

banner241