banner302

banner265

banner292
banner129

Televizyon ekranlarına her gün kadın cinayetleri haberlerini izliyoruz. 
Akademisyenler, sivil toplum temsilcileri, din alimleri hep tartışıyorlar. 
Gerçek sebebini söyleyemediklerinden çare de üretemiyorlar. Her oturum sonunda, kınıyorlar cezalar arttırılsın diyorlar. 
Bataklığın üzerinde oturduklarını görmeden, üreyen sivri sineğin uçuşunu seyrediyorlar. 
Bu süreçte tabi ki çocuklar, kadınlar artarak şiddet görüyorlar öldürülüyorlar. 

Uluslararası bir sempozyum için hazırladığım bildiri özetinin İngilizceye çevrilmesi için çok iyi İngilizce bilen dört kişiden destek almama rağmen, basit konular dışında önemli terimlerin çevirisinde tam karşılığına bir türlü ulaşılamadığını görerek karşılaştığım bu gerçek, hiçbir şüphe taşımadığım yüce kitabımızdaki, kadın, abdest, örtü gibi çok önemli konulardaki ayetlerin mealinde farklılık olabilirmi diye düşünmeme sebep oldu. İslâm’ı nefsi ile değil aklı ile yaşamaya çalışan birisi olarak kadın konusundaki cari mealleri karşılaştırmak istedim.

En soğuk kış mevsiminde bile, ceketini üşüyen bir köpeğe örten, sokakta saldırıya uğrayan, denize düşen kadını kurtarmak için kendi canını tehlikeye atanlar örneğindeki mükemmel insanların olduğu gerçeğini bir kenara koyarsak.
Erkek egemen toplumun neredeyse yarısının neden, kadını alınan verilen bir varlık, bir eşya olarak gördüğü, hatta öldürmeyi bir hak olarak kabul ettiği ve yok saydığını, kadın ile ilgili tek bir ayetin iki farklı mealinden anlamaya çalıştım.
Bakara süresinin 223’ncü ayeti kadınlar ile ilgili ve mealine/anlamına yönelik olarak, birçoğu profesör veya doçent olan, içinde resmi kurumun da bulunduğu 39 yayını karşılaştırdım. 
Bir tanesi hariç 38’inin tamamı neredeyse aynı ve 38 meal [Kadınlarınız sizin için bir tarladır. (Ekinliğinizdir Dynt.) Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın. Kendiniz için önce hazırlık yapın, Allahtan korkun…]. Şeklinde.      [Prf.Dr. A.Ö- H.K- A.T- M.Ç- İ.K.D-  Doç. Dr. S.G]
Yüce kitabımızda böyle bir yaklaşım olabilir mi ? Bu mümkün değil.
Yok artıkdemeyin yazımın devamını da okuyun lütfen.
39 Mealin bir tanesi ise farklı ve A. TEKİN’e ait olan aynı ayetin meali [Kadınlarınız nesillerinizi devam ettiren, size hayat veren toprak ana gibidir. Allah'ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygunluk içinde tercihinizi isabetli kullanarak dilediğiniz tarzda neslin devamını sağlayan meşru yoldan…..] Şeklinde. 
Şimdi rahat bir nefes alabilirsiniz.Arapça bilmeye bile gerek yok, islâmı aklıyla yaşayan herkes ikinci mealin doğru olduğunu anlayabilir, Hz. Muhammed’in [SAV] kadına yaklaşımı da böyle.

Ne yazık ki İslâmınefsiyle yaşayanlar çoğunlukta ve 38 adet aynı nitelikli mealdeki yanlış anlayışla, küçücük beyinler okullarda ve merdiven altında öğretiliyorlar.
Yetkili ağızlar dahi kız almak, kız vermekten bahsediyorlar. Azımsanmayacak sayıda aileler kızlarını para karşılığı evlendiriyorlar, onları sermaye görüyorlar. Kızlarını mübadeleettikleri dahi oluyor. 
Küçücük beyinler, [Kızınızı oğlumuza istiyoruz] kelimesini duyuyorlar içselleştiriyorlar, zihinlere sapkın anlayış kazınıyor. 
Yüce Peygamberimizin kendisinden büyük eşi ile 25 yıl evli kalmasına tek eşle yaşamasına, hatta eşinin ölümü üzerine iki yıl evlenmediği, tek eşliliğin esas olduğu gerçeğini gizliyorlar.
Savaşlardaki ölümler dolayısıyla çaresiz ve zorda kalan kadınların koruması amacıyla himaye altına alınmasını dahi farklı yorumluyorlar.
Yüce peygamberimizin [Cennet annelerin ayaklarının altındadır] sözüne rağmen, güncel yorumlarda kadınlar sanki kıyamette dahi yok.
Çarpık anlayışlarla büyüyenler, kadınları rahatlıkla öldürebiliyorlar, bunu kendilerine hak sayıyorlar.  Asıl sebepler bu anlayışlar.
Çaresi mi?
Yüce kitabımızın dilimize çevrilmesi, Suudi Kralın yön vermesine göre değil, A.TEKİN’in yaklaşımında olduğu gibiolmalı, çocuklarımız da aynı yaklaşımla eğitilmeli,kız almak ve vermek yerine ortak yuva kurma anlayışı yerleştirilmeli. 
Eğitim sistemimizin saygı sevgi eşitlik ve demokrasi üzerine, gerekli konuların işlendiği sisteme, öğretme anlayışlı sistemden vazgeçilerekeğitme sistemine geçilmelidir.
İslâm’ı nefisle değil, akılla yaşar hale gelmemiz gerekiyor.

TÜM KADINLARIN GÜNÜ KUTLU OLSUN...
 

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kadiriye Taşralı 2020-03-13 15:19:19

Cevdet Bey, bence siyasetten uzak bir kurul oluşturulmalı ve kuran doğru ve anlaşılır bir şekilde yeniden Türkçeye çevrilmeli. Bu kurulda Mütercim, Tercüman, Din bilim insanları, Toplum Bilim Uzmanları ve... her alanda alanında uzman en az 3 üye olmalı. Doğru bir tane, yanlış çok sayıda.

banner324

banner174

banner242