İstanbul - Avcılar'da cinayet: Önce bıçakladılar sonra denize attılar İstanbul - Avcılar'da cinayet: Önce bıçakladılar sonra denize attılar

Kübra SONKAYA- Hadican EROL/ İSTANBUL, (DHA)- ALMANYA'nın Hannover şehrinden İstanbul'a tatil için gelen gurbetçi aile, dinlenmek için mola verdikleri Lüleburgaz'da gasbedildi. Ailenin uyuduğu sırada otomobilin camını kıran saldırgan, içerisinde yaklaşık 10 bin avro değerinde para ve değerli eşya bulunan Fatma Bayram'a ait çantayı çalarak kaçtı.

Olay, 1 Temmuz Pazartesi günü, saat 02.30 sıralarında, Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre; Yusuf Bayram, eşi Fatma Bayram ve üç çocuğuyla birlikte hem yaz tatillerini geçirmek, hem de sağlık kontrollerini yaptırmak için Almanya'nın Hannover şehrinden İstanbul'a gelmek üzere yola çıktı. 22 saatlik yolculuğun ardından sınır kapısını geçen aile, Lüleburgaz'da bir tesise ait otoparkta mola verdi. Aile otomobilde uyuduğu sırada, kimliği belirlenemeyen saldırgan, önce Yusuf Bayram'ın bulunduğu taraftaki ön sağ camı kırdı. Elindeki kesici aletle Yusuf Bayram'a saldıran şüpheli, Fatma Bayram'a ait çantayı alarak kaçtı. Yaklaşık 10 bin avro maddi kayba uğradığını ifade eden Bayram, olayı hafif sıyrık ve kesiklerle atlattı.

Aile, olayın hemen ardından eşyalarının çalındığını fark ederek acil çağrı hattını arayıp durumu jandarmaya bildirdi. Olay yerine gelen ekipler, camın buji parçası ile kırıldığını, ön iki lastiğin de kesici bir aletle patlatılmış olduğunu tespit etti.

"ŞOK İÇERİSİNDEYDİM, ÇANTANIN ÇALINDIĞINI SONRADAN FARK ETTİM"

Uyuduğu sırada gaspa uğrayan Yusuf Bayram, "Almanya'dan yola çıktım cumartesi günü. Farklı ülkelerden geçerken, yolda tedirginken başıma böyle bir şey geleceğini kestiremezdim, kestiremedim de. Ne zamanki Türkiye'ye girdim. Edirne Gümrük Kapısı'ndan Kırklareli istikametinde İstanbul'a doğru seyir halindeyken güvenli gördüğüm bir dinlenme tesisine girdim. Yol hali, araçta çocuklarım var. Benim de dinlenmem gerekiyordu. Onların da can güvenliğini sağlamam gerekiyordu. Keşif yapmışlar açıkçası. Ön lastikleri patlatmışlar. Akabinde buji parçasıyla, aracımın camını kırıp elinde bıçağıyla beraber camdan içeri canıma kastederek bizi gasp ettiler. Sol dirseğiyle camdan içeri direk göğsüme bastırarak, koltuktan hareket etmemi engelledi. Sağ elinde de bıçak fark ettim dizlerimde, sağ ayağımın altından eşimin çantasını alıp gitti, bunu daha sonra farkettik. Uyku esnasında olduğum için darptan sonra şok içerisindeydim. Ne yapacağımı tamamen karıştırdım. Şok içerisindeydim. Akabinde tabi çocukları kontrol ettim" dedi.

"8-10 BİN AVRO CİVARINDA MADDİ KAYIP VAR"

Bayram, "İşin kötüsü, jandarma mıntıkası 45 dakika sonra geldi. Bayağı uzun bir süre bekledim. Yardımcı olan vatandaşlar da bir yerden sonra gitmek, seyir haline geçmek zorunda kaldılar. Ne ambulans geldi, ne sağlık problemimi soran oldu. Darptan sonra hastaneye rapora bile gidemedim ben. Apar topar karakola gidip ifademizi verdik. Çalınan çantada tabi ki belirli bir miktar nakit para, yakın zamanda eşim annesini kaybetti; ondan kalan değerli eşyalar, yine cüzdanın içinde çocuklarımın sağlık kartları, eşimin kimlikleri ehliyetleri, mavi kartları, eşim Türk ve Alman uyruklu olduğu için Türkiye adına mavi kartlarım ve şu an aklıma gelmeyen birçok evraklarım ve değerli eşyalarım çantanın içerisinde olduğu için hepsi gitti. 8-10 bin avro civarında maddi kayıp var" şeklinde konuştu.

"BİR HEVESLE ANA YURDA GELDİK, CANIMIZA MALIMIZA KASTETTİLER"

Fatma Bayram ise, "Gurbetten memlekete geliyorsun, bir hızla, bir sevgiyle, bir mutlulukla. Yıllardan beridir söylenen bir söylem vardı. Sakın Bulgaristan'da durmayın, oradan gece geçmemeye özen gösterin, gündüz geçin diye. Biz de tabi öyle yapmaya çalıştık. Mümkün olduğu kadar, fazla durmadık. Yaklaşık 22-23 saatte Edirne'ye ulaştık, Edirne Kapısı'ndan içeri girdik. Bir hevesle geliyorsun, ana yurduna. Geldikten sonra oh rahatladım deyip dinlenmek istiyorsun, canına malına gasp ediyorlar. Işık vurmasın diye buraya eşim havlu gerdi, görünmesin diye. Muhtemeldir ki, önce içeriyi keşfettiler. Eşimin ayağının dibinde benim bel çantam vardı, onu görmüşler. Olay zaten öyle bir anlık oldu ki, sanki bir hafriyat kamyonunun üzerinden üzerimize kum yağıyormuş gibi hissettik bir an. Çocuklar çığlık çığlığa, ben bağırıyorum eşim bağırıyor bir yandan. Ne olduğunu anlamadık bile. Cam parçası olduğunu kendimize geldikten sonra farkettik. Bir şeyler oluyordu deprem gibi, araba sürükleniyor gibi öyle bir atmosferdi. Kendime geldiğimde birinin arabaya bindiğini gördüm, kendi araçlarına. Ve hızla uzaklaştıklarını gördüm. Hemen arabadan indim, eşim zaten çok kötüydü. Hemen çantalarımızı kontrol ettik. Benim çantamın gittiğini gördüm. Tam eşimin ayağının arasındaydı. Rengi de açıktı. Karanlıkta daha iyi tespit edilmiş muhtemelen" ifadelerini kullandı.

"DİĞER GURBETÇİLER DE AYNI DURUMU YAŞIYORMUŞ"

Bayram, "Orada durum normalmiş, herkesin başına geliyormuş. 2 aydır orada olmuyormuş ilk defa bizim başımıza gelmiş. Öyle bir noktaya denk gelmiş ki araç, ölü noktada. Kameranın çekmediği yerde. Kamera çekiyor ama içerinin kirişi kameranın önüne denk geliyor. Araba da kirişin arkasına denk gelmiş. Diğer aracın plakası yoktu, camları filmliydi" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

------------------------

Olay sonrası araç ve olay yerinden görüntüler

Araçtan genel ve detay görüntü

Yusuf Bayram konuşması

Fatma Bayram konuşması

Muhabir anonsu Kübra Sonkaya

Kaynak: dha