banner129

Üfürükçüler, tükürükçüler ve sapkın tarikatlar, sivil toplum örgütleri ve yasal mükellefiyetleriyle, tabanlarının en zayıf safiyane dini duygularını kullanarak, Zekat, Fitre, Kurban, Sadaka, Bağış ve Ticaret üzerinden servet edinirler.

Rüyada Allah ile konuştuklarını, Peygamberi gördüklerini söylerler. Hepsi belli bir aşamadan sonra, oğluna el verir.

Nedense hiç birisi kızına el vermez. Onlara göre kadının eğitim alması dahi günah, taraftarlarını, 100 kat kıyafetten hatları görünen huriler yalanı ile uyuturlar, uyuştururlar. Onlara göre 14-15 yaşında çocuklarla istedikleri sayıda evlenebilirler.

Devlet kademelerine yerleşirler yetmez ayrı televizyonlarda aile boyu program yaparlar. Birlikte devleti soyar milyonlarca lira havadan kazanırlar. Yanmaz kefen, afetten koruyan nalın satanlar dahi kanunlarımızın suç saydığı kıyafet ve kimlikle, kendisini en büyük programcı ilan etmiş kişilerin programında cinsel şakalar yaparken, birlikte gülüşürler. [Çifte-tekTaraflı Alan!]  Hesap sorulurmu bilemem.

İstismarı ve pisliği ortaya çıkan, hemen kılık değiştirir, etkin pişmanlık misali kendi pisliğini kamufle etmek için hemen devletçi kesilir. 50 - 60 Şehirde adamları olduğunu söylüyor, acaba sen kimsin diyen olacak mı?

[CİNSEL İSTİSMAR]

İstismarın en çirkin ve en zor tanılanan türü olmakla birlikte aynı zamanda [DİN VE MAKAM] istismarlarının en yaygın temel sonuçlarından birisidir.

Çok çirkin bir istismar ile karşılaştık yine maalesef.

İstismar çocuğun annesin bilgisi dahilinde olmuş. Allah dostu olduğu için ses çıkarılmamış.

Ben, Devletim için hazırladığım önemli bir çalışma için mülki amirden randevu alamazken, bunlar protokollerde yer almışlar, elini sıkmak için sıraya girmişler.

Peki, tarikatların Yüce Kitabımızda, güzel dinimizde yeri var mı? Yüce kitabımıza ekleme yapmaya çıkarma yapmaya, dinimizin temel kurallarını değiştirmeye yetkileri var mı? Kesinlikle yok.

Bir erkek dört kadınla aynı anda evlenebilir diyorlar.

Yüce Rabbim kadın ve erkekleri neredeyse eşit sayıda neden yaratmış o zaman, bir cevabınız var mı?

Hemen, Mevlana, Yunus vs. gibi âlim, sufi mutasavvıfları örnek aldıklarını, onların devamları olduklarını bunun için tarikat, tekke kurduklarını söylüyorlar.

Mevlana’nın sözlerine bakalım ne demiş:

[Unutma, senin için başkasından vazgeçen, bir gün mutlaka başkası için senden vazgeçer.

Dün akıllıydım dünyayı değiştirmek istedim, bugün ise bilgeyim kendimi değiştirdim.

Kusur bulmak için bakma birine, bulmak için bakarsan bulursun, kusuru örtmeyi marifet edin kendine, işte o zaman kusursuz olursun.

Kimle gezdiğinize, kimle arkadaşlık ettiğinize dikkat edin. Çünkü bülbül güle, karga çöplüğe götürür. Kötü zanda bulunan kişi çirkindir. Aslında o kendi içini vurur karşıya.]

Bu sözlerin sahibi İslâm’ın gerçeklerini bilen kendisi neden tarikat kurmamış?

Evet, Mevlana, bir tarikat kurmamış, gerçekleri söyleyerek iyi insan yetiştirmek için uğraşmış.

Tarikatı, vefatından sonra kendini şeyh ilan eden oğlu S. Veled kurmuş, tarikat merkezi inşa ettirmiş.

Tamam da gerçeklere rağmen bu sapkın düşünceler nasıl taraftar buluyor?

  • Bir araştırma sonucuna göre halkın % 26’sı virüs diye bir şey olmadığına ya da virüsün dış güçlerin bir oyunu olduğuna inanıyor.
  • Sosyal medyada fenomen adıyla dolaşan soytarıların milyonlara varan takipçisi var. Oyuncu sanatçı görünümlü kişilerin bile milyonlarca takipçisinin olması tek başına bir gösterge değil mi? [Gerçek sanatçılar hariç. B.Manço, Z.Müren, M.Senarvs]
  • Öte yandan, Esra Erol-Didem-Müge Anlı programlarını sadece bir gün izleyin, şehirlerde ve hatta köylerde, önemi bir kesimin; akraba, komşu, arkadaş gözetmeden yapmış oldukları, çocuk yaşta evlilikler, kadını para karşılığı satmalar, taciz, tecavüz, James Bond maceralarını aratmayacak cinayet, eziyet, işkence vakaları, anne ve babalarını reddederek merdiven altı tarikatların yönlendirilmesiyle onların peşine düşenler, helak edilmiş LUT kavmini dahi aratmayacak bir kesim var ki din dışı oluşumlar bu kesimler içinde at oynatıyorlar. Alt yapıları diz boyu diye adlandırabileceğimiz bu cehaletten besleniyor

Neden bunlara izin veriliyor?

Ülkemizde uyuşturucu madde imal ve satışı Türk Ceza Kanununda suç sayılmıştır.

Devletimiz bu konuda genel olarak iyi mücadele ediyor ve yakaladığında uyuşturucuyu da müsadere ediyor.

Hayvan Hakları Kanununda; [PitbullTerrier, Japanese Tosa] gibi tehlike arz eden hayvanların ülkemizde bulunması dahi yasaklanmış ve cezası vardır.

Ancak bu düzenleme,  Pitbull bir insanı parçaladığı zaman uygulanıyor.

Sokakta bu tür hayvanları görmememiz gerekirken, onlarcası sokakta gezdiriliyor.

Sapkın tarikatlara yapılan uygulama da buna benziyor.

677 Sayılı Kanun bu yapıları, kıyafetleri dahil her yönleri ile yasaklamış ve hatta kapatıldığını hükmetmiş.

Ama ne yazık ki bir sapkın fiil vuku bulmadıkça bu yapılara dokunulamıyor.

Sapkın yapılar yüzlerce ve MATRUŞKA misali iç içe geçmiş durumda. Masum görüntüleriyle insanların gözlerini boyarken hedeflerine sinsice yaklaşarak taraftarlarını da sömürüyorlar.

MATRUŞKA’nın en dışındakini yok etseniz, yapının yönetenleri ve taraftarları diğerlerine dağılıyorlar, oradan devam ediyorlar.

Bu günden tezi yok. Zaten kanun gereği yasak olan, din dışı bu yapıların yöneticileri hakkında istisnasız olarak kanunun gerekleri uygulanmalıdır. Devletin kurumları, bu yapılara prim vermemeli yasal görevlerini yerine getirmelidirler.

Geç kaldık demeye kimsenin hakkı yok.

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner343

banner324

banner174

banner242