banner302

banner265

banner292
banner228
18 Şubat 2017 Cumartesi 10:52
HİBEŞ VE HOŞBEŞ

20 yıla yakındır turizmin başkentinde soluk alıp veriyorum. Her sokağından tarih fışkıran Antalya yine her sokağı denize açılan bir cennet adeta. Ben yaş aldıkça, hayatımın devinimlerini benimle birlikte yaşayan nefes arkadaşım bu şehir. Bir şehrin sizinle birlikte değiştiğine şahit olduğunuzda duygulanıyorsunuz ister istemez. Olmadığınız olunmadığı uzun mu uzun bir tarih yolculuğuna gidiyorsunuz. Likya’nın başlattığı uygarlık yolculuğuna kimler katılmadı ki bu şehirde… Paranın mucitleri Lidyalılar, “ırkların ülkesi” dedikleri Pamfilyalılar, tarımı dünya ile buluşturan Bergamalılar, dünya sanatında herkesi hayran bırakan Romalılar, Romalılar’ın devamı olan Bizanslılar, göçebe hayatlarıyla 300 yıl Ortadoğu’ya hakim olan Selçuklular ve 600 yıl boyunca Atlas Okyanusu’na kadar dünyaya hakim olan Osmanlı Devleti…

Türkiye Cumhuriyetimizden önce ne çok kültürlere ev sahibi oldun EY ANTALYA. Bu zengin yolculuğa devam ederken elbette hataların da oldu. Eğri oturup doğruyu da konuşmak gerek değil mi? Geçtiğimiz günlerde çok eski bir arkadaşım ailesiyle birlikte büyülü şehrimize geldi. Öğlen yemeğini şiş köfte piyaz üzerine kabak tatlısı ve leziz Akdeniz manzarası eşliğinde yedik. E iştah da kabardı tabi herkeste. Akşam yemeği için tarihi Kaleiçi’nde meyhane görünümlü bahçesiyle ünlü bir restorana götürdüm. Ta İstanbullardan gelmişken Kaleiçi’nin insanı cezbeden ruhunu yaşamadan gitmesinler değil mi? Ben de bugüne bugün Antalya turizm ataşesiyken işimin hakkını vereyim dedim. Herkesin bir şekilde yolunun düştüğü bu ünlü mü ünlü restoran bozması pardon meyhane mi desek Geçtiğimiz sezonun ağır yükünü taşıyan bir çok işletmenin önünden süzüle süzüle mekandaki yerimizi aldık. . Yola çıkmadan önce ev ödevimizi yaptık. E rezervasyonsuz da almıyorlar efenim. Masayı bir çırpıda donattılar. Neler yok neler. Yazımın başında ısrarla vurguladığım birçok kültürü masada gördük. Edip Cansever’in dediği gibi masada masaymış ha…

Anadolu coğrafyasının her yöresine ait yiyeceklerden bir tanesi birden diğerlerine fark attı. Biz hoşbeşe (hoş sohbete) geldik diyerek hibeşsiz hoşbeş olmaz dedik. Nerden bilelim bu tercihin tüm akşamımızı hiç edeceğini! Hatay yöremize ait bu eşsiz lezzet hibeş birçoğunuzun da sofralarında eminim yerini alıyordur. Ve birçoğunuz da hibeşin ekşi olmadığını biliyordur. Gel gelelim bu eşsiz ve rezervasyonsuz tıka basa dolu restoranımızda hibeş ekşi ikram ediliyormuş da bizim de haberimiz yokmuş. Önce bu tat bozukluğu için servis yapan garsonu çağırdım. Bir de siz bakın tadına dedik. Ama bakamadı. Sonra şef garsonu çağırdık. Tadının farklı olduğunu söyledik. “Aman efendim çok taze hemen hemen bugün yaptık “diyerek savunmaya geçti. Masadaki dört kişi ısrarla hibeşin bozuk olduğunu ve hoşbeşi engellediğini söylese de bu kez masaya gelen işletme müdürü hayır da hayır dedi. Aldı götürdü hibeşi. Bekliyoruz ki ne gelen var ne giden. Ya bir yeni meze ya bir ikram beklersin. Gözümüz yollarda kalsa da geceyi sonlandırdığımızda cebimizde boşalmış oldu. Üstelik ekşi ve beklemekten üstü kaymaklaşmış hibeş de bizim hesaptan olmaz mı? Oldu valla! Antalya turizm ataşesi Işık senin bu havan kime! En iyi en gözde ve tıka basa dolu dediğin restoran bir anda senin karizmanı turizme katkını alaşa etmez mi…

Hibeşi paşa paşa hesabı ödedik. Tıpış tıpış evimizin yolunu tuttuk. Şimdi efenim bunca özel kültürün mirasını taşıyan bir kentte. Üstelik turizmin başkentinde böyle bir işletmecilik size de utanç vermez mi? Turizm işletmecilerimiz restoran sahiplerimiz, bu davranış hepimizin ekmeği ile oynamaz mı? Bu önyargı Antalya’dan İstanbul’a gitmez mi? Güzel yere kapak atmış olan, yerel yönetimlerle bağları güçlü olan ama bir hoşbeş için hibeşi bile bayat veren üstelik bunu savunan işletmeler oldukça biz iç turizmden ne bekleyeceğiz? Yemek yapmak ve ikram etmek Anadolu’nun kültürüdür. Kültürünüzü yozlaştırmayın efendiler. Önce davranışla doyurun karnımızı…

banner32
Son Güncelleme: 18.02.2017 10:52
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner324

banner174

banner242

banner335