banner154

banner265

banner292
banner129

Sevgili dostlar bugün size Antalya’nın falezlerinde yaşamına son veren bir gencin hazin öyküsünü anlatacağım. Ben bu olayı öğrenince işyerindeki huzurun hayati önem taşıdığını anlamıştı. 

Yazdıklarımı okuyunca siz neler düşüneceksiniz bilmiyorum ama ben çok üzülmüştüm. İnsanların çabuk harcanmasına, damgalanmasına ve yaşananların ölüme götürmesine.

Bazen Antalya’nın güzelliğine güzellik katan falezlerinde ölüm olayları yaşanabiliyor.  Denizden yaklaşık 40 metre yükseklikteki bu dik kayalıkların üzerine fazla yaklaşılmaması için uyarı tabelaları konulup demir korkuluklar yapılıyor. 

Kimi zaman kazayla düşenler oluyor. Kimi zaman da girdiği bunalım sonucu hayatına son vermek isteyenler uçurumun kenarına gidiyorlar. 

Bazen ikna yoluyla intihar için falezlerin ucuna gidenler vazgeçiriliyor.

***

Bir keresinde Lara’daki falezlerin üzerinde dolaşıp duran bir genç kız aniden korkulukları aşıp kayalıklardan atmıştı kendini. Ağır yaralı olarak kurtarılmıştı. 

Sonrasını bilmiyorum. 

Gencecik bir genç kızı yaşama sevincinden uzaklaştıran neydi acaba?  O kızın atlama nedenini hiç öğrenemedim. 

Öte yandan 2014 yılı yaz aylarında Atatürk Parkı’ndaki falezlerden atlayarak yaşamına son veren bir genci intihara sürükleyen olayı Ağır Ceza Mahkemelerinde açılan bir dava sayesinde öğrenmiştim. 

O genç, çalıştığı mağazadan iç çamaşırı çaldığı gerekçesiyle dövülüp sonra da elinden yüklü miktarda senet alınınca  ablasına hitaben “Ben hırsız değilim” diye bir mektup yazıp kendini falezlerden atıp yaşamına son vermişti.

***

Polis Kriminal Laboratuarında yapılan inceleme sonucu intihar eden gence ait olduğu anlaşılan mektupta şunlar yazılıydı:

“Abla Salı akşamı saat 21:30’da çamaşır reyonundan 4 adet boxer aldım. Kutularını çöpe attım. Çarşamba günü işe gelir gelmez parasını ödeyecektim. Hatta şefimiz C. abiden de  30 lira almıştım.

Sonra depoda bıraktım. 26 ağustos akşamı saat 22:00 sıralarında depoda çalışan M. Ö. ile depo müdürü Ö. C. çöpten boxer kutularını getirip, ‘sen bunları çaldın’ diye iftira attılar.   

Daha sonra patronumuz  A. A ile genel müdür A. Bey ve muhasebe müdürü M. Bey geldi.  Gelir gelmez A. bey beni tekme tokat dövdü. Daha sonra patronumuz A. A. tekme tokat dövdü. 

Çok yalvardım ‘abi’ diye. ‘Parasını Çarşamba günü ödeyeceğim’ dedim.

Tekrar dövmeye başladılar. Daha sonra da A. Bey ile A. A. bana zorla senet imzalattılar. 

‘Bu senedi ödeyemezsen, evinizi yakarız, ablana tecavüz ederiz’ dediler. 

Sonra korkudan senedi imzaladım.  Aylık 750 lira, 15 ay dediler. Tutanak tuttular. 

Suçu benim üstüme attılar.  A.A.  hesap numarası verdi. Sonra da ‘Ablanın evini göster’ dediler. 

Ben de korkudan evi gösterdim. ‘Zile bas ablan aşağıya insin’ dediler. Ablam aşağıya inerken ‘senedi ödeyeceğim’ diye yalvardım.

Ablam aşağıya indi, bağırdı. ‘Ne oldu’ diye.  ‘Ben de yok abla bir şey’ dedim.  

Daha sonra korkudan ne yapacağımı şaşırdım. Ablamın yanına çıktım. Ablam ‘Ne bu halin’ dedi. Ben de korkudan diyemedim. İşyerinde kavga ettim diye.  Daha sonra ablam ‘Doktora götürdüler mi?’ diye sordu. Korkumdan ‘götürdüler’ dedim.

Hakkınızı Helal Edin. Kardeşiniz E.Ben hırsız değilim”    

***

Yaşamına son veren gencin eve bıraktığı mektubu okuyan ablası da durumu polise bildirdi.  Polis Kriminal Laboratuvarında yapılan inceleme sonucu mektubun falezlerden atlayıp yaşamına son veren kişiye ait olduğu anlaşılması üzerine firmanın müdürü A. K. ile firmanın ortaklarından  A.A. hakkında  Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı. 

Peki dava ne oldu?

Tutuksuz yargılanan sanıklar, suçlamaları kabul etmedi. 

Şirketin ortağı, mahkemede verdiği ifadesinde intihar eden gencin boxer çalarken yakalandığını iddia etti. 

Bunun üzerine  bu kişinin polise teslim edilmesi talimatını verdiğini söyleyen  A A., “Ben odama geçtikten sonra müdürümüz A. bey beni dahili hattan arayıp şahısın  ‘polise vermeyin’ diye yalvardığını söyledi.  Çalmış olduğu eşyaların karşılığında senet vereceğini söylediğini bildirdi. 

Ben de ‘Seneti alın, şahısın ilişiğini kesin gönderin gitsin’ dedim. 

Ertesi gün ise işyerine şahısın ablasıyla, babası gelmiş. A. Bey olanları anlatıp senetleri ablasına teslim etmiş. Ablası da özür dileyip senetleri yırtıp gitmişler” dedi. 

Mağazanın birim müdürü A. K. de ifadesinde olayın meydana geldiği akşam bu kişinin çamaşır bölümünden hırsızlık yaparken yakalandığını söyledi.  Sonra da ‘Beni polise vermeyin.

Şeytana uydum. Parası neyse öderim’ diye yalvarması üzerine A.A.’nın bilgisi dahilinde çaldığı malların bedeli olarak beyan ettiği 750 liralık senedi aldıklarını söylerken A. K.“ Daha sonra şahıs işyerinden ayrıldı. Sonra da intihar ettiğini duyduk. Şahıs bizden ayrıldıktan bir gün sonra gelen ablasıyla babasına da durumu anlattık. Senedi verdik. Ablası da senedi yırtıp gitti.

Biz kesinlikle dövmedik. Zorla ve tehditle senet imzalatmadık. Bu şahsa ‘Ablanın evini göster’ diye ablasının evine gitmedik. Bu iddialar yalandır. Ablası ile aramızda hiçbir şey geçmemiştir.

Vermiş olduğu senedi kendisi ödeyemezse, ablasının ödeyeceğini beyan etmiştir” iddiasında bulundu.  

***

İntihar eden gencin ablası ise mahkemedeki ifadesinde sanıkların yalan söylediğini iddia etti.

“Ben kardeşimin iddia ettikleri gibi bu suçu işlediğini sanmıyorum. Sanıkların elinde hiçbir delil de bulunmamaktadır. Kardeşime tahminimce zorla bir şeyler yazdırdılar ve ölümüne sebep oldular” dedi.    

Davanın altıncı celsesinde kararını açıklayan mahkeme falezlerden atlayan gencin yaşamına son vermeden önce çalıştığı işyerinde darp edilmesiyle ilgili olarak  her iki sanığı da  kasten yaralama suçundan  3 ay 10’ar gün,  hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit eyleminden de 5’er ay hapis cezasına çarptırdı.  

Toplam 8 ay 10’ar gün hapse mahkum edilen sanıklarla ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi. 

Takdir sizin.

Sizleri üzdüysem özür dilerim.


 

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner157

banner263

banner174

banner242

banner275