banner302


banner292
banner129

Devlet memuru olmanın temel şartları vardır.

Bu şartlara [Görev sırasında % 30 ölüm ihtimali vardır] şeklinde bir uyarı da eklenmiş olsaydı, acaba bu göreve kaç kişi başvururdu.

Ortalığı kasıp kavuran bir salgın hastalık var. Güvenlik, müracaat görevlisi, temizlik görevlisi, hasta bakıcı, hemşire, ilgili birimlerin yöneticileri, doktorlar.

Tamamı ölüm riski altında ve ölüm riskini de önceden biliyorlar, onun ötesinde yaptıkları bu görevden dolayı mesai arkadaşlarının ölümüne bile şahit oluyorlar.

Büyük bir fedakârlık içinde görev yapıyorlar.

Böyle bir stresi yönetmenin zorluğunu idrak edebilmek insanlığın gereği.

Hastalara birebir sağlık hizmeti sunan sağlık görevlilerinin kıyafetlerine bakın lütfen, siz hiç ağzı bağlanmış bir çuvalın içinde beklediniz mi, buna kaç saat dayanabilirsiniz?

Belki bir saat bile dayanamazsınız.

Bir MR çektirmem gerekiyordu, bana sabit bir şekilde yatmam gerektiği ve 35 dakika süreceği söylendi, 35 dakikayı inanın zor tamamlayabildim. Neredeyse çıldıracaktım.

Bu insanlar aylardır ağzı bağlı çuvalın içinde sizin benim veya yakınlarımız arkadaşlarımız velhasıl birlikte yaşadığımız vatandaşlarımızın canlarını kaybetmemeleri için, kendi ailelerinden uzak ve hem de kendilerinin de ölüm riski içinde olduklarının bile bile yılmadan hizmet ediyorlar.

Bu ortamda bu çok büyük bir fedakârlık ve bunun karşılığı ödenemez.

Acılar içinde, üstelik çaresiz gözlerle sizi süzen sizden yardım bekleyen insanlara bakmaya kaç dakika dayanabilirsiniz?

Bu insanlar ağlayan, inleyen, nefes alamayan, son nefesini veren, öleceğini bilerek yoğun bakım entübe adasına giren insanların çaresizliklerini görerek, bizzat yaşayarak görev yapıyorlar.

Gözlerinin önünde can çekişenleri görerek görev yapıyorlar.

Ölümleri görüyorlar. Ölümleri yaşıyorlar.

Toplumun bir kesimi için bu çok önemli gözükmüyor.

Kolkola halaylar, toplu düğünler, asker uğurlamaları.

Nikahı kıyıp gitseniz ne olur sanki?

Askerlik yapanlar belli, teröristle çatışan belli, onlar tören yapmıyor giderken.

Size ne oluyor, siz askerlik mi yapıyorsunuz, 3 ay devlet ekmeği yiyip geliyorsunuz, sizin yaptığınız askerlik mi zannediyorsunuz da gidişinizi önemsiyor ve kurallara aykırı törenler düzenliyorsunuz.

Milletvekili, bürokrat dahi uymuyor devletin koyduğu kurallara, yüzlerce kişiyi toplayıp düğün yapıyor. [Hediyeler gelecek altınlar var ya, hediyeyi getirsin sonra isterse ölsün, umurunda mı? Hediyeyi sonra da veremez mi?]

Bir insanın ölümüne sebep olmak size zevk mi veriyor?

Onları siz mi yarattınız?

Bir başkasının kuralsızlığından siz veya yakınınız ölse acaba ne diyeceksiniz?

Devlet kurallar koymuş, eksik hatta size göre yanlış da olabilir ama neden uymuyorsunuz.?

Evet belki siz bir iş yapmak zorunda olabilirsiniz, ama bir maskeyi takmak o kadar zor mu?

Maskeyi takmadığınızda, karşınızda başka bir insanın ölümüne sebep olabileceğinizi bilmiyormusunuz?

Devletin kurallarını dinleyen yok neredeyse, para cezaları da durduramıyor kimseyi.

Artık valiler, Allah rızası için tedbirlere uyun diye yalvarıyor.

Bari Allah’a saygı için yarattığı insana saygı duyun.

Sözlerim kasıtlı davranan kural tanımazlar için elbette;

Aslında siz, kuralsızlığı kural yapmış kendi kuralınız olarak uyguluyorsunuz.

Aslında siz annenizi babanızı yakınlarınızı öldürüyorsunuz, dolayısıyla katil dahi olabilirsiniz.

Vereceğiniz oy ile asla demokrasi olmaz. Para cezası çok hafif kalır oy verme hakkından yasaklanmalısınız.

Biraz sağduyu, vefa ve empati lütfen.

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner343

banner324

banner174

banner242

banner344