MY TV Türkiye Programlarını İzlemek İçin Tıklayın

Yörükoğlu süt

Konyaaltı Belediyesi




İYİ Partili Vekil Cesur'dan 2020 ve Türkiye değerlendirmesi

10.01.2021 16:38

İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, '2020 yılı Türkiyesi'nin ekonomik ve sosyal durumunu ortaya koyan bir değerlendirme raporu hazırlayarak bunu kamuoyuyla paylaştı. Cesur, yaptığı değerlendirmede, “Türkiye 2020’de ortak akıldan, sağduyudan ve bilimden uzak bir şekilde yönetilmiştir ve sosyal devlet anlayışı kaybolmaya yüz tutmuştur. Çözüm; yeniden iyi yönetim anlayışı” dedi.

İYİ Partili Vekil Cesur'dan 2020 ve Türkiye değerlendirmesi

Uzun yıllar Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in doktorluğunu da yapan İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, hazırladığı 2020 yılı Türkiyesi konulu raporunda, ülkenin ekonomik ve sosyal verilerini paylaşarak, “Türkiye 2020’de ortak akıldan, sağduyudan ve bilimden uzak bir şekilde yönetildi” dedi ve çözüm önerilerinde bulundu.

"DEVLET ADAMLIĞI ÖNGÖRÜYÜ GEREKTİRİR"

Hazırladığı değerlendirme metninin ilk bölümünde öngörünün önemine dikkat çekerek, “Bütün Dünya geçtiğimiz sene yeni yıla büyük ümitlerle girmişti. Ancak bazı şeyler vardır ki önceden görülmez, işte böyle bir yıl yaşadık. Fakat öngörülemezlik kavramı devlet nezdinde, yönetim anlayışında tartışmalı bir kavramdır. Devlet adamlığı odur ki, önceden önünü görmesi, her şeye hazırlıklı olması gerekir. Kimse, 21. Yüzyılın kâbusunun Covid-19 olacağını tahmin edemezdi belki, ama devletler krizlere ve her türlü tehlikeye karşı hazırlıklı olmak ve tedbirlerini almış olmak zorundadır. İktidar, Türkiye'de 11 Mart günü Covid-19‘un ülkemize geleceğini tahmin edemedi. “İktidar edemedi” diyorum çünkü biz İYİ Parti olarak yaşanacak hadiseleri tahmin ettik ve Ocak ayından itibaren Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsü başta olmak üzere, pek çok platformdan iktidarı uyardık, alınması gereken tedbirleri her defasında söyledik. Ancak uyarılarımız dikkate alınmadı, söylediklerimiz dinlenmedi. Türkiye 2020’de ortak akıldan, sağduyudan ve bilimden uzak bir şekilde yönetildi. Ve ülkemizin bugün geldiği duruma bakarak; "Türkiye, iyi yönetilemiyor!" diyoruz!” dedi.

aylin cesur 98

"BAŞARISIZLIK HER ALANA YAYILDI"

İYİ Partili Cesur, iyi veye kötü yönetimin halkı ne hissettiğiyle ölçüleceğini de ifade ederek, “İyi yönetimden kasıt sadece salgın yönetimi değildir. Bugün yaşanan yönetimdeki başarısızlık, ülkemizin her kurumuna, ekonomiden eğitime, sağlıktan adalete, toplumun her alanına yayılmış bir hadisedir. İyi yönetim ve kötü yönetim hadisesi, halkın genelinin aslında ne hissettiğiyle ölçülür. Eğer bir ülkede halk günlük hayatından memnunsa; huzur ve sükûn varsa; ülkede halk geçim sıkıntısından ezilmiyorsa; her koşulda namerde muhtaç olmadan geçinebiliyorsa ve sefalet sınırına yaklaşmış milyonlar yoksa; bir ülkede adalet iyi dağıtılıyorsa ve bir ülkede kanunların yapımında ve uygulanmasında keyfilik yoksa; eğer bir ülkede devletin kapıları o ülkenin tüm insanlarına açıksa ve bir ülkede halkın rızasıyla yönetime gelenler, yetkilerini kendileri, dostları, akrabaları için değil de halkın çıkarları için kullanıyorlarsa işte, o ülke iyi yönetiliyor demektir” ifadelerini kullandı.

aylin cesur 9

"SOKAĞIN GERÇEKLİĞİYLE BAĞ KESİLDİ"

Hükümetin sokağın gerçeklerinden uzaklaştığını da öne süren Aylin Cesur, Partili Cumhurbaşkanlığı sistemini de eleştirdi. Cesur, “Bugün Türkiye’de maalesef ki bütün bu kriterlerin dışında hareket eden, iyi yönetim anlayışından uzun zamandır uzaklaşmış bir yönetim anlayışı var. Sokağın gerçekleri ile bağı kesilmiş bir hükümet var. Ülkemizi ilgilendiren her konuda yapısal bir tıkanmaya götüren Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi var” diye konuştu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR SHORTCODE

"EKMEK KADAR ÖNEMLİ BAŞKA ŞEYLER DE VAR"

Bir ülkede herkesi memnun etmenin mümkün olmadığını da sözlerine ekleyen Dr. Aylin Cesur, “Ama ülke kamuoyunun sağduyusunu rahatsız etmeyecek şekilde idare ediliyorsa, o ülke var olan memnuniyetsizliklere rağmen, devlete ve kurumlara duyulan güven ortamı içinde bütün vatandaşlar için yaşanabilir bir ülkedir. Halkın nabzını tutan, yani kamuoyunu oluşturan kurum ve yapılar işliyorsa, bu mekanizmaları çalıştıran vatandaşlarımız korku altına sokulmamışsa eğer, bir iktidar, halkın nabzını tutmakta sorun yaşamaz. Bu kurum ve yapılardan üç tanesi çok önemlidir: Bunlardan bir tanesi siyaset, bir tanesi medya ve bir tanesi de gönüllü kuruluşlardır. Eğer bu kurum ve yapılar işlevselse, insanlar yaşarken çok tok olmasalar bile, hayatlarından bir nebze memnun olabilirler. İnsanların mutlu olması için ekmek kadar mühim olan başka şeyler var. İnsanların tok olması lazım elbette, ama aynı zamanda hem rahat olmaları hem de geleceğe bakarken kendilerini güvende hissetmeleri lazım; devletlerine, ülkelerine, kendilerine ve geleceklerine olan inancı kaybetmemeleri lazım. İşte bugün geldiğimiz noktada, maalesef, bunların tamamı zedelenmiştir” dedi.

aylin cesur 9 7

"MİLİ GELİR 200 MİLYAR DOLAR ERİDİ"

Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne geçildiğinden beri Türkiye’nin her alanda yüzleştiği yapısal tıkanmanın en büyük göstergesinin ekonomide yaşanan olumsuz gelişmeler olduğunu da iddia eden Cesur şöyle devam etti: “1990 yılında Türkiye, kişi başına düşen millî gelirde dünyada 49. sıradaydı, 2019 yılında 74. sıraya düşen ülkemizin, 2021 yılında Uluslararası Para Fonu tahminine göre, 85'inci sıraya gerilemesi bekleniyor. Türkiye millî geliri son iki buçuk yıl içinde yaklaşık 200 milyar dolar eridi. Dış borcumuz 2018’den bu yana 2 trilyon liradan 3,5 trilyon liraya çıktı. Merkez Bankası rezervleri eksi 50 milyar dolarlara indi. 2017'de faiz giderlerine 57 milyar lira harcanırken 2021’de 3 kat artarak 180 milyar lira harcanması bekleniyor. Türkiye’nin vergi gelirlerinin % 20'si faiz ödemelerine gitmektedir. 2017’de 47 milyar lira olan bütçe açığının 2021’de 5 kat artarak 240 milyar lira olması beklenmektedir.”

"GENÇLERİN YÜZDE 62’Sİ 'YURTDIŞI' DİYOR"

“İktidarın 2023 hedefleri çoktandır rafa kalkmıştır” diyen Aylin Cesur, “Yoksulluk ve çaresizlik ülkenin her yerinde hissedilmektedir. Sosyal devlet anlayışı, pandemi sürecinde de yaşanan hadiselere de bakınca, Türkiye’de kaybolmaya yüz tutmuştur. Yaşanan ekonomik sorunlardan dolayı toplumumuzun her kesiminden vatandaşlarımız ciddi şekilde etkilenmiştir. İstihdam son iki yılda 1,8 milyon kişi azaldı, geniş tanımlı işsiz sayısı 3,2 milyon kişi artarak 9 milyona yaklaştı. Çalışan vatandaşlarımızın % 43’ü asgari ücretle hayatta kalmaya çalışırken, ülkemizdeki bütün vatandaşlarımızın % 68’i borçlu durumdadır. Asgari ücretli 8 milyona yakın çalışanımız ve 7 milyona yakın emeklimiz açlık sınırının altına yaşamaya mahkûm edilmiştir. Her dört gencimizden biri işsizken, geçinemediği için çalışan veya iş arayan emeklilerimizin sayısı 5 milyonu aşmıştır. Gençlerimizin % 62’si yurtdışına yerleşip orada yaşamak ister hale gelmiştir. Beyin göçü lise çağına inmiştir. Bir yılda borçlu esnaf sayısı 1 milyon artarak 1,5 milyona ulaşmış, esnafın borcu 40 milyar liradan 107 milyar liraya yükselmiştir” ifadelerini kullandı.

İŞTE MADDE MADDE CESUR’UN ELEŞTİRİLERİ

İYİ Partili Cesur açıklamasını maddeler halinde şöyle sürdürdü:

“2002 yılında çiftçilerimizin kazancının % 7’si borç ödemeye giderken, 2020’de kazancın %43’ü borç ödemeye gitmektedir.

Sadece bir yılda, bir traktörün maliyeti 91 ton buğdaydan, 116 ton buğdaya yükselmiş, yine sadece bir yılda, bir ton buğday ile 220 litre mazot alınabilirken artık 188 litre mazot alınabilir hale gelinmiştir.

Ekonomik sorunların yanında ülkemizi ve demokrasimizi ayakta tutan adalet ve basın da kötü yönetimden etkilenmiştir.

Barolar bölündü, hâkimler, temel hak ve hürriyetleri koruyan değil, temel hak ve hürriyetlere müdahale eden görevliler hâline getirildi.

Muhalif medya ve yayın kuruluşlarını, muhalif gazeteci ve yazarları baskılamak için arka arkaya cezalar verilerek ülke sorunları gizlenmeye çalışıldı.

Mahkemeler, en yetkili mahkeme olan Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına uymaz oldu, iktidar ortakları tarafından Anayasa Mahkemesi’nin kapatılması gündeme getirildi.

Bir siyasi parti lideri, Türkiye tarihinde ilk defa başka bir siyasi parti liderini tehdit eden şahsa sahip çıktı.

Kuruluşundan beri Avrupalılaşma hedefi doğrultusunda hareket eden ülkemiz, günümüzde uluslararası alanda derinleşen bir yalnızlıkla yüzleşmektedir.

Cumhuriyet Tarihimizde ilk defa belirli bir dış politika zeminine oturmayan, dış politikada savrulan, dünyadan giderek kopan bir Türkiye’ye tanık olmaktayız.

Akdeniz'de Libya'dan, Orta Doğu'da Katar'dan başka ilişkilerimizin iyi olduğu ülke kalmamıştır.

Avrupa Birliği ve ABD’den Türkiye için sert yaptırım kararları alınmaktadır.

Türkiye’nin AB üyeliği süreci ve NATO üyeliği sorgulanır hale gelmiştir.

Ülkemizde yaşanan sorunlar sadece bunlarla sınırlı değildir. Türkiye bu yıl, yaşanan sıkıntılara nasıl baş edeceğini bilemeyen, koordinasyon ve planlamayı sağlayamayan bir yönetim anlayışına tanık olmuştur.

Sadece bu yıl pek çok ilimizde yaşanan depremlerle büyük çaplı bir felakete hazır olunmadığı ortaya çıkmıştır.

6 milyon çocuğumuz, araç gereç, ortam ve internet yoksunluğundan eğitime devam edememiştir.

2 milyar doları aşan ilaç borcunun ödenmemesi sebebiyle şirketler adına bir büyükelçi tarafından ülkemiz ilaçsızlıkla tehdit edilmiştir.

Grip aşısı dahi halen tedarik edilememiş, var olan aşı dağıtılamamış ve en sonunda karneye bağlanmıştır.

Emeklilikte Yaşa Takılan vatandaşlarımızın sorunları, öğretmenlerimiz istihdam, adil ücret ve 3600 ek gösterge sorunu, taşeron işçilerimizin sorunları, atanamayan sağlık çalışanlarımızın sorunları ortadadır. Verilen sözler tutulmamıştır, verdiğimiz önergeler reddedilmiştir.

Kadına yönelik şiddette ve çocuk istismarında artışlar sürmektedir.

Kaldırdığımız şehit cenazeleri, kadın cinayetleri, sağlıkta şiddet ve ekonomik nedenlerle hayatına son veren vatandaşlarımız ile milletimiz derinden etkilenmiştir.

Kadınlarımıza, hayvanlarımıza, sağlıkçılarımıza uygulanan şiddet ve doğaya verilen zarar, içinde bulunduğumuz çağa da ve millet olarak dünyaya nam salmış geçmişinize de yakışmamaktadır.

Engellilerimiz ve yaşlılarımız gelir, bakım ve sosyal hizmetler gibi pek çok konuda ihmal edilmeye devam etmektedir.
Suriyeli Sığınmacı sayısı Türkiye’nin kültürel ve etnik dokusunu değiştirecek bir hızla artmaktadır. Bugün Türkiye’de her 20 kişiden 1’i Suriyeli’dir. Başlıbaşına ele alınması gereken bir durumdur.

Covid-19 salgını 2020’yi başlı başına tanımlayabilecek küresel ölçekte bir hadisedir. Ancak Covid-19 salgını sadece bir sağlık sorunu değil, sosyal, siyasi, ekonomik ve hatta uluslararası boyutları olan bir olaydır.

Salgın idaresinde görev alan Bilim Kurulu’nun bütün üyelerinin doktor olması, iktidarın salgını sadece bir sağlık sorunu olarak algıladığını göstermiştir.

Salgın Türkiye’ye gelmeden önce muhalefetten gelen uyarıların dikkate alınmadığı gibi, Bilim Kurulu’nun da dinlenmediği, gerekli önlemlerin zamanında alınmadığı, keyfi uygulamalara gidildiği bir yönetim, bugün Türkiye’yi salgının en çok yayıldığı beş ülkeden biri haline getirmiştir. Salgın uzadıkça ve yayıldıkça, ülkemiz üzerindeki etkileri ağırlaşmaktadır.

Toplumu, salgının ekonomik etkilerinden sosyal devlet olmanın gereği olarak en çok koruması gereken hükümet, Ekonomi Kalkanında esnafımız, turizmcimiz, işini kaybeden vatandaşlarımız, sanatçılarımız başta olmak üzere pek çok kesimi kapsam dışında bırakmış, bütçeden ilave bir kaynak tahsis etmemiştir.

Vatandaşların pandemi dönemindeki ivedi ihtiyaçları için dayanışma yardımı toplamaya niyet eden belediyelerin banka hesaplarına el konulmuş, dünya halkına yardım yaparken hükümet halka IBAN dağıtmıştır.

Hükümet mevcut test kitlerini salgın yokken satmış, salgın başlayınca ise ithal etmek zorunda kalmıştır.

Salgın esnasında hükümet maske bile dağıtmayı becerememiş, hastanelerimizde sağlık ekipmanı bulunamazken yurt dışına koli koli sağlık ekipmanı yollanmıştır.

Salgın süresince 120 bin sağlık çalışanımız enfekte olmuş,310 sağlık çalışanımız hayatını kaybetmiştir.

Canla başla çalışan sağlıkçılarımıza adil bir ek ödeme yapılmamış, izinleri iptal edilmiş ve başta Sayın Genel Başkanımız olmak üzere, İYİ Parti olarak yaptığımız bütün çağrı ve tekliflerimize rağmen Covid-19 meslek hastalığı ve hayatını Covid-19 nedeniyle kaybeden sağlıkçılarımız da şehit sayılmamıştır.

Vaka sayılarında ciddi şeffaflık sorunları yaşanmış, ölümler ve vakalar halkımızdan aylarca gizlenmiş ve çok uzun süre, tüm ve yapıcı eleştirilerimize ve şeffaf olun uyarılarımıza rağmen, gerçek sayıların çok altında, doğru olmayan sayılar açıklanmıştır.

Dünya’daki pek çok ülke birden fazla aşı firması ile, nüfuslarının tamamını kapsayacak aşı sözleşmeleri yaparken, Türkiye sadece bir aşı firması ile nüfusun % 30’unu ancak kapsayabilecek bir sözleşme yapabilmiştir.

Türkiye bu yıl, Açlık Sınırının altındaki milyonlara kör, ‘Yoksulluğu bitirdik.’ diyen bakan görmüştür.

Emekli maaşı ödenmesini marifet sayan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı görmüştür.

Öğretmen maaşlarını bütçeye yük gören Millî Eğitim Bakanı görmüştür.

“Kuru ekmek yiyoruz.’ diyenlerin derdi söylenince, TBMM’nde; ‘Demek ki aç değil.’ diyen Milletvekili görmüştür.

Artık her şeyi ithale bağlandığı ülkemizde Hazine ve Maliye Bakanının ‘Dolara bakmıyorum.’ dediğini görmüştür.

Hazine ve Maliye Bakanlığı koltuğu boşken liranın değer kazandığını görmüştür.

Sekiz ay boyunca Sağlık Bakanının her gün karşımıza çıkıp, vaka sayıları konusunda bize düpedüz doğruları söylemediğini görmüştür.

Covid-19'a yakalanan sağlık çalışanlarına ‘Kendi suçları.’ diyen valiler görmüştür.

Sokaktaki işsizlik artarken, TÜİK verilerinde işsizlik oranlarının düştüğünü görmüştür.

Bir yılda iki ayrı Bakanın sosyal medya üzerinden istifa ettiğini görmüştür.”

ÇÖZÜM, “YENİDEN İYİ YÖNETİM” ANLAYIŞI

Değerlendirmesinin son bölümünde “2021’e maalesef işte bu şekilde giriyoruz” diyen Aylin Cesur, şu ifadeleri kullandı:

“Ortaya çıkan tablo her ne kadar iyi gözükmese de karamsarlığa gerek yoktur. Amacımız karanlık bir gelecek çizmek değildir. Tam tersi; bütün bu zorluklara rağmen bu sorunları milletçe aşmamız mümkündür.
Çözüm bellidir. Çözüm demokrasidedir. Türkiye’nin yeniden iyi yönetim anlayışı ile idare edilmesi gerekmektedir.
2021’in vatandaşımızın bütün bu problemlerinin göz önüne alındığı bir yıl olması şarttır. Türkiye bu sorunlarla daha fazla devam edemez.

Büyük Atatürk'ün eşsiz dehası ve ileri görüşlülüğü sayesinde, çağdaş demokratik açılımları mümkün kılacak dinamik bir yapıda kurulan Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Bu temel nitelikler, devletimizin çağdaş yapısının çerçevesini de çizmektedir.

Cumhuriyet, Türk halkının mutlu geleceğinin de teminatıdır.

2021’e kendimize güvenerek, iyimserlikle, ancak yapacağımız daha çok iş olduğunu unutmadan giriyoruz.

Dünyayla birlikte soluk alıp vermek, bu arayışların içinde yer almak ve bulunacak çözümlerin parçası olmak zorunda olduğumuzu biliyoruz! Bunun için de öncelikle siyasî, ekonomik, idarî ve adlî alanlarda bir kısmı esasen başlatılmış olan reformları bir an önce tamamlamalıyız.

Türkiye hem üniter devlet yapısını korumalı, hem Avrupa Birliği'ne entegrasyon sürecini başarıyla tamamlamalıdır. Türkiye daha ileriye gitmek, daha zenginleşmek, refah ve mutluluğa daha çabuk ulaşmak için önüne koyduğu bu hedeften vazgeçmemelidir.

Türkiye zengin potansiyeli ile ilk 10 kalkınmış ülke olma hedefine yürümelidir. Bilgi çağının gereklerinin gerisinde kalmamalıdır.

2021’e girerken, Türkiye'nin çözmesi gereken sorunları vardır. Isparta’mızın da vardır.

Bu sorunları 2020’de önceki yıllarda olduğu gibi TBMM’nde dile getirdik. Tüm kesimlerin sorunlarını dile getirmeye ve çözüm bulunması için takipçisi olmaya 2021’de de devam edeceğiz.

Isparta’mızın köyleri dahil sorunlarını dile getirdik, gül üreticinin-elmacının-kiraz üreticisinin çiftçimizin sorunlarını, Eğirdir’imizin gölümüzün kirlenmesi ve sularının çekilmesi sorunlarımızı dile getirdik ve getirmeye de devam edeceğiz. Sadece 2020 yılında, Isparta’da yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarına ait toplamda 108 adet soru önergesi verdik. Elma, gül ve kiraz üreticilerimiz ve Eğirdir Gölü’müz için araştırma önergeleri verdik.

Tüm bu sorunlara rağmen ne ufkumuzu karartmalı, ne de zorlukları görmezden gelmemeliyiz!

Kendimize ve geleceğimize güvenerek, birlik ve beraberlik içinde problemleri aşacağız.

Yeni bir yıla girerken Türkiye'nin hedefleri de umutları da önümüzdedir.

İnanıyorum ki, 2021 içinde bir seçim olacak, milletimiz bu sorunları düzeltecek ve siyaseti için yapan kadrolar çıkaracaktır.

Büyük Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in yeni nesillere, kuruluş felsefesinden şaşmadan, birlik ve beraberliğimizden asla ödün vermeden teslim edilmesi için var gücümüzle çalışarak, Türkiye’yi yeniden iyi edeceğiz ve “İYİ’leşeceğiz!”
Bu düşüncelerle, Isparta’daki hemşerilerimizin, Isparta’da yaşayan vatandaşlarımızın ve yurt dışındaki hemşerilerimizin, güzel ülkemizin her köşesindeki vatandaşlarımızın, Kıbrıs'taki soydaşlarımızın yeni yıllarını tebrik ediyorum.

Yeni Yılın milletimize ve tüm insanlığa sağlık ve barış getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyor, çocuklarımızın, gençlerimizin gözlerinden öpüyorum.”

Politika Haberleri - Dünya ve Türkiye'den Son Dakika Haberler
Politika haberleri sayfası, Türkiye'nin tüm illeri ve ilçeleri ile ilgili haberleri şehirlere göre düzenlenmiş haber servisidir.
TÜM POLİTİKA HABERLERİNİ GÖRÜNTÜLEMEK İÇİN TIKLAYIN..

SUR YAPI

Sur yapı mobil

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Adin Hotel 3

Coronden

ŞANS OYUNLARI

On Numara
Şans Topu
Sayısal Loto
Süper Loto

FOTO GALERİ

Diğer Haberler

Göçmenleri kaçırdığı tespit edildi, Side'de yakalandı! O şahıslar tutuklandı

Göçmenleri kaçırdığı tespit edildi, Si..

Göçmenleri kaçırdığı tespit edildi, Side'de yakalandı! O şahıslar tutuklandı
CHP Antalya İl Başkanı Nuri Cengiz'den Ramazan Bayramı mesajı

CHP Antalya İl Başkanı Nuri Cengizden ..

CHP Antalya İl Başkanı Nuri Cengiz'den Ramazan Bayramı mesajı
Tarihi eser kaçakçılığından aranan adam Alanya'da yakalandı

Tarihi eser kaçakçılığından aranan ada..

Tarihi eser kaçakçılığından aranan adam Alanya'da yakalandı
ANSİAD Başkanı Akıncı'dan Ramazan Bayramı Mesajı

ANSİAD Başkanı Akıncıdan Ramazan Bayra..

ANSİAD Başkanı Akıncı'dan Ramazan Bayramı Mesajı
Antalya'da turistler sahile akın etti

Antalyada turistler sahile akın etti

Antalya'da turistler sahile akın etti
Antalya'da kamyon iki araca çarparak devrildi! Etraf savaş alanına döndü

Antalya'da kamyon iki araca çarparak d..

Antalya'da kamyon iki araca çarparak devrildi! Etraf savaş alanına döndü