MY TV Türkiye Programları İçin Tıklayın

 


Erdal Orhan'ın kaleminden... “O mahalleyi ben kurdum… Şimdi beni tanıyan yok”

24.01.2023 00:10

Taa uzakta bir mahalle vardı. Adı sanı yoktu. Şehirliler o tarafa “Gecekondu” mahallesi demekle taa uzakları gösterirlerdi. İşte o gecekondu bölgesi şimdi 150 bin kişinin yaşadığı Kepez ilçesinin en büyük Teomanpaşa mahallesi oldu. İşte o Teomanpaşa mahallesine “isim babası oldum” desem birçok kişi “Hadi oradan sende” diyebilirler. Öyle demekle de haksız olmazlar elbette. O zaman gelin sizi 1977’nin başına doğru götürüp hikayemize giriş yapalım.

Erdal Orhan'ın kaleminden... “O mahalleyi ben kurdum… Şimdi beni tanıyan yok”

“İsim babası” olduğum Teomanpaşa mahallesi, Kepez Belediye sarayının bulunduğu yerden başlar, şimdiki Kepez Devlet Hastanesi ile büyük bir alanı kaplar. Belediyenin olduğu alan eskiden çöplük sahasıydı. Antalya’nın bütün çöpleri buraya dökülürdü. Şimdiye kadar 4 belediye başkanına mekân olan belediye binası zemini ne çöpler ne çöplükler gördü.
Ve bu günkü modern bir kent parçası haline geldi.

Emekli Hava Tuğgeneral Nuri Teoman Paşa,, 1962 - 1966 yılları arasında Antalya Valisi olarak görev yaptı

1977-78’li yıllarda Gecekondu önleme bölgesi olarak tedbir alınan ancak Anadolu’nun her yerinden yoğun göçler ile gecekondulaşmasına engel olunamayan şimdiki “Teomanpaşa mahallesine” isim babası olmaktan gurur duyuyorum.

O yılarda Hazine arazilerini kendilerince parselleyip bir senet üzerinden satan arsa simsarları işlerini çok rahat yapıyor büyük paralar kazanıyorlardı. “Hasbel kader” rahmetli babam da “Hacı Kaya” isimli arsa tacirinden yer almış üstüne bir gecekondu yapmıştı. Elektriğin olmadığı, suyun hayal edilemediği, parmakla sayılacak kadar tek katlı kiremit çatılı evlerin yer aldığı mahallemiz her gün artan nüfus ile bir kimlik arıyordu. Benim toy gazetecilik günlerimde mahalle halkı beni her gördüklerinde “Yazarsan sen yazarsın, yaparsan sen yaparsın” diye bir ümit peşindeydiler.

Ulaşımın bile olmadığı o yıllarda mahalledeki gelişmeleri çok iyi gözlem yapıyor olup bitenleri takip ediyordum. O yıllarda doğru düzgün yolu olmayan, mahallede genelde mobilet ya da bisiklet kullanılıyordu. Arabası olan çok zengin sayılırdı. Kamyoneti olanda konu komşusunu işe götürür getirirdi.
Elektrik medeniyetinden uzak kalan mahalle halkı, gaz lambası veya tüplü lüks aydınlatma ile gecelerini ışıklandırırken su işi daha bir zordu. Belediyenin sokak aralarına yaptığı beton su depoları vardı. Bu depolar haftanın belli günlerinde itfaiye tarafından doldurulurdu. İtfaiyenin su getireceğini duyan mahalleli kadınlar çocuklar, ellerinde su dolduracak kova ve bidonlarla bekleyişi de pek sakin olmazdı.

Sonbahar ve kış aylarında ise, çatı oluklarının altına yerleştirilen bidonlar büyük bir nimeti temin ediyordu. Yağmur suyu ile yaşamanı kuran toplam 100 hanelik bir yerleşim alanında yaşayan 300 civarında ki nüfus birbirini tanıyor komşuluk ilişkilerini çok sıcak tutuyorlardı. Şehir çöplüğünün dumanı ve pis kokusuyla kaderini yaşayan mahallemiz filmlere konu olacak birçok hikâyenin acı bir gerçeğiydi. Çevre yolu diye bir yol haritada vardı ancak, tek şerit toprak yoldu ve çöp araçlarıyla bazı vasıtalar bu yolu zor kullanıyordu. Burada yaşayan kesim mobilet ya da bisikletleriyle iş yaşamlarını takip ediyorlardı. Adını yaptığı okula veren İ.Hakkı Kaya’nın bu mahalledeki emeğini asla inkâr edemeyiz. Okulun karşısındaki Cami’nin üç duvarı yükselmiş üstü açık vaziyette ibadet ediliyordu. Bir tek ağaç ve yeşilin bile olmadığı bu mahallede özellikle yaz aylarında sivrisinek ve yakarca istilası çekilmez durumdaydı.
Birde çöplüğün kokusu buna eklenince dayanmak güç oluyordu.

ORASI KURTARILMIŞ BÖLGEYDİ

Adı olmayan bu mahallenin insanları birbirleriyle mükemmel komşuluk ilişkileri içinde örnek bir dayanışma gösteriyorlardı. Mutfağında pişirdiğini paylaşıyor, hastasına koşar, herkes birbirini tanır ve kollardı. O yıllarda mübarek ramazan ayı sıcak yaz günlerine denk gelmişti. Ben Tercüman-Bulvar Gazetesi’nde muhabirlik yapıyor genelde ofiste kalıyordum. Çünkü ulaşımın olmadığı oradaki gecekondumuza gitmenin mümkünatı yoktu. Siyasi çekişmelerden dolayı, taksi mahalleye asla girmezdi. Antalyalının gözünde o mahalle kurtarılmış bölge olarak yorumlanıyordu.

Ve gün gelip çatmış 12 Eylül 1980 sabahı uyanıp işe gitmeye çalışanlar, dönemin Genel Kurmay Başkanı olan Kenan Evren Paşa’nın radyodaki konuşmasıyla “ihtilal yapıldığını” anlamıştı. Sokakta devriye gezen askerin postal sesleriyle tam bir hafta herkes evinde olup biteni beklemeye başlamış ve her gün yaşanan anarşi, öğrenci olayları ve kardeş cinayetleri bir anda kesilmişti. Evren Paşa ve Milli Güvenlik Konseyi ülke yönetimine el koymuştu. Tüm sivil idareci ve yöneticilerin yerini asker kökenli rütbeliler almıştı.

“KORKUDAN TİTREMİŞTİM”

1960 ihtilalinden sonra Antalya’ya Vali olarak atanan Emekli Hava Tuğgeneral Nuri Teoman Paşa, bu sefer Kenan Evren konseyi tarafından Antalya Belediye Başkanı olarak atanmıştı (1981).
Gazetecilik mesleğim gereği rahmetli Teoman Paşa ile sıcak bir uyum sağlamış ve kendimi de sevdirmiştim. Bulvar Gazetesi temsilciliği yaptığım için hem şehrin, hem adı olmayan mahallemizin sorunlarını gazetemde sıkça dile getiriyor ve Paşa’nın dikkatini çekiyordum. Gazete haberleriyle ilgilenen ve sorunlara anında çözüm bulan Belediye Başkanı Teoman Paşa yine benim bir haberim üzerine şimdiki Kepez Belediyesi yerine dökülen şehir çöplüğünü kaldırtmıştı.


Bundan cesaret alarak mahallemize bir kimlik bulmayı ve geri kalmışlıktan kurtarmanın yollarını arıyordum. Aklımıza gelen fikirleri mahalle muhtarı Durmuş Sezgin ile paylaşmıştım. Mahallenin yol güzergahına “Teomanpaşa mahallesi” tabelası yazılacak ve ben onu fotoğraflayıp gazetede haber yaparak Paşanın dikkatini çekecektik. Bir gün Muhtar Durmuş, “Erdal Bey dediğini yaptık, hadi Paşamızı mahalleye getir” demişti. İlk fırsatta Belediye Başkanı Nuri Teoman Paşa'ya konuyu anlattığımda müthiş biçimde tepki göstermiş korkudan titremiştim.

GAZETE HABERİNİN GÜCÜ

Ertesi günün akşam saatlerinde Bulvar Gazetesi Bürosuna gelen Paşa’nı şoförü, “Paşam seni makamında bekliyor” deyince “Eyvah, şimdi yandık” demekten başka çarem yoktu. Makama girdiğimde, “Hadi yürü paşanın mahallesi neredeymiş görelim bakalım” deyince ayaklarımın titremesi geçmiş derin bir nefes almıştım. Dışarıda hafif bir yağmur eşliğinde tek şeritli kırmızı topraklı çevre yoluna geldiğimizde adına yazılmış “TEOMAN PAŞA MAHALLESİ” tabelasını görmüştü. Birlikte makam arabasından indik tabelaya doğru yaklaşıp arka plandaki gecekondulara bakarak, “Burada gerçekten insanlar yaşıyor mu” dedi.
“Evet, paşam benim evimde şu karşıda gördüğünüz beyaz badanalı ev. Ama ne elektrik ne su ne de ulaşım var. Mahallemiz sizden hizmet bekliyor” diyerek adına yazdırdığımız diğer üç adet tabelayı da görünce elini sırtıma vurarak hem kendi hem ben çok duygulanmıştık. Bizi orada tebrik etmiş ve birlikte makam arabasıyla şehre dönmeden kendinin yaşarken tabelasıyla ilk ve tek o tarihi fotoğrafını çekmeyi başarmıştım.

PAŞAYA DAVULLU ZURNALI KARŞILAMA

Bu sevindirici gelişmelerden birkaç gün sonra Bulvar Gazetesinde, “Paşa kendi adına kurulan mahallesini ziyaret ederek hizmet sözü verdi” sözü yazılıydı. Gelen telefonla yine makama çağrılmış, paşamın emirlerini not alıyordum, “Hafta sonu mahalle halkını okulun bahçesine topla herkesle konuşacağım” demişti.
İki derslikli virane okulun bahçesinde merakla beklenen Paşa, bir şenlik havasında karşılanmıştı. Paşa, mahalle halkına, “Herkes imece usulü sokak başlarındaki elektrik çukurlarını kazmaya başlasın. Su şebekesi için de aynı yöntemle kanallar kazıyın” demişti. Nuri Teoman Paşa’nın sözlerine inanan halk kolları sıvayarak üzerlerine düşen görevi 20 günde tamamlamıştı. Elektrik İdaresinin başında rahmetli Hüsnü Aruz vardı. Mahalleye gelip alt yapının kazıldığını görünce, “Paşam bu mahalleye çok önem veriyor bir aydan önce ışıkları yakmalıyız” demişti. Gün gelip çattığında mahallede büyük şenlik vardı. Davul zurna eşliğinde mahallemize gelen Antalya Belediye Başkanı Nuri Teoman Paşa, verdiği sözleri tutmuş kendi adının yaşayacağı mahallesine sahip çıkmış, yol su elektrik bir ay içinde gelmişti.

İSİMSİZ KAHRAMANLARDA UNUTULMASIN

Belki o gün veya aradan geçen onca yıllara rağmen “12 Eylül 1980”nin bıraktığı izler unutulsa bile 12 Eylül’ün getirdiği Nuri Teoman ismi hiçbir zaman unutulmayacaktı. Onun o babacan hali hala gözlerimin önünde. Eşinin şefkatli bakışları ve yardımsever hali mahallenin yaşlı kişileri arasında hala konuşulur. Belki bugün o mahallede beni kimse tanımazsa bile “İsim babası” olmaktan çok mutluyum. Genç bir gazeteci olarak mahallem adına çok şey yaptığımın farkındayım. Aradan geçen 42 yıl yarı bir ömür. Şimdi Teomanpaşa Mahallesi birçok önemli değerlerle iç içe. Öncelikle Büyükşehre bağlı İlçe olmuş Kaymakam’ı var. Eskiden kokudan geçemediğimiz şehir çöplüğü yerinde modern bir Kepez Belediye binası var. Çevre yolu duble yola kavuşmuş birde servis yolları mevcut. Alt geçitler, üst geçitler. Hatta yürüyen merdivenli asansörlü geçitler var. Dünya’nın en modern hal binası, yeni yapılan modern Kepez Devlet Hastanesi var. Gecekondulardan eser kalmayan mahallede modern sağlıklı binalar ve konutlar var. Yeni imar planıyla halen şık ve güzel binalar yapılıyor. Mahallenin kurulması öyküsünde her ne kadar mahalleli Erdal Orhan ismini bilmezse de ben çok mutlu ve gururluyum.

Çünkü birçok ‘İSİMSİZ KAHRAMANLAR’ arasında rahmetli Nuri Teoman Paşa ve eşi Suzan hanım için şunu diyebilirim “Siz ölmediniz. Kendi mahallenizde adınız her gün anılıyor. Adınız hep yaşıyor ve yaşayacak. Ben sizin yaptıklarınıza Allah şahidiyim ki siz cennetin bir köşesinden mahallenize bakıyor ve görüyorsunuz.
Mekânınız cennet bahçesi olsun.
Teoman çiftini rahmet ve saygıyla anarken, mahalleme selam ve sevgilerimi yolluyorum.

M. NURİ TEOMAN PAŞA KİMDİR?

Emekli Hava Tuğgeneral M. Nuri Teoman, 1960 darbesinde dönemin askeri konseyi tarafından Antalya’ya Vali olarak atandı. 1964’e kadar hem Antalya Valisi hem Belediye Başkanlığı görevlerini yürüten Nuri Teoman askeri darbelerin joker idarecisi oldu. 12 Eylül 1980 askeri darbesinde de Kenan Evren konseyi tarafından Antalya’ya Belediye Başkanı olarak atandı. 1981 ila 1983 yılları arasında Belediye Başkanlığı yapan Teoman Paşa’nın adı 1962’de Bahçeli mahallesindeki “Teomanpaşa Caddesi” ne de verildi. M. Nuri Teoman Paşa 1992 tarihinde vefat etti.

Haberlerimizi InstagramFacebookTwitterTelegram hesaplarımızdan ve YouTube kanalımızdan takip edebilirsiniz.

Yorumlar

  • 3

Hasan fidan dedi ki;

2023-01-24 09:49:16

Erdal abimm kıtluyorum senin iyi kalbini her zaman takdir ederim❤️ İyi bilirm oraları bizimde şelale mahallesinde (aşağı varsak) da tarlamız vardı babam ve abilerim orada çivtcilik yapardı . Okulun yolu oradan geçerdi çöplük olan yer aynen doğru, belediyenin tamda olduğu semti. Sen antalya gazeteciliğe damga vurmuş insanlardansın🧿 umarım kepez beledi başkanı bu yazını oku ve erdal orhan okulu veya bir park ismiyle onurlandırır❤️🙏🏼 Saygılar..

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Yorum Yap

    ŞANS OYUNLARI

    On Numara
    Şans Topu
    Sayısal Loto
    Süper Loto

    Diğer Haberler

    Antalya'da teknik takibe takıldılar! Ekiplerden kaçamadılar

    Antalya'da teknik takibe takıldılar! E..

    Antalya'da teknik takibe takıldılar! Ekiplerden kaçamadılar
    Antalya'da iki çocuğunu öldürüp eşini yaraladı! İfadesi pes dedirtti

    Antalya'da iki çocuğunu öldürüp eşini ..

    Antalya'da iki çocuğunu öldürüp eşini yaraladı! İfadesi pes dedirtti
    Layşmanyaz tehlikesi! Afrika sineği Antalya'da hayatını karartı

    Layşmanyaz tehlikesi! Afrika sineği An..

    Layşmanyaz tehlikesi! Afrika sineği Antalya'da hayatını karartı
    Antalya'daki evinin önünde vuruldu! Recep Dulluç kurtarılamadı

    Antalya'daki evinin önünde vuruldu! Re..

    Antalya'daki evinin önünde vuruldu! Recep Dulluç kurtarılamadı
    Gram altın tarihi rekorun ardından sert çakıldı! İşte nedeni!

    Gram altın tarihi rekorun ardından ser..

    Gram altın tarihi rekorun ardından sert çakıldı! İşte nedeni!
    İstanbul'a gidecekler dikkat! THY'den uyarı geldi

    İstanbul'a gidecekler dikkat! THY'den ..

    İstanbul'a gidecekler dikkat! THY'den uyarı geldi