MY TV Türkiye Programlarını İzlemek İçin Tıklayın




Yörükoğlu süt

1 Mayıs konyaaltı

Muratpaşa Belediyesi anneler günü

Fenix center




Doğu Türkistan'dan gelen korkunç iddialar

14.02.2021 17:36

Uygur Türklerinin toplama kamplarında yaşadığı esir hayatı ve zulmün ortaya çıkmasının ardından, Çin’in Uygur mahkumlarının organlarını, “Alkol ve domuz eti kullanmadıkları için helal” diye zengin Arap hastalara sattığı öne sürüldü.

Doğu Türkistan'dan gelen korkunç iddialar

Doğu Türkistan - Uygur Haber sitesinin Twitter hesabından yapılan paylaşımlarla Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine yapılan zulmün ardından insanlık dışı organ ticareti hakkında iddialar ortaya saçıldı. Çin tarafından kamplarda esir tutulan ve Müslüman olmaları nedeniyle hiç alkol veya domuz eti tüketmeyen Uygur mahkumlarının organlarının zengin Müslüman Araplara satıldığı öne sürülüyor. 30’lu yaşlarındaki bir mahkumun organlarının yarım milyon dolar gelir getirdiği iddia ediliyor.

İşte Doğu Türkistan Uygur Haber sitesinden yapılan o paylaşımlar ve Uygur Türkleriyle ilgili insanlık dışı o iddialar;

1- Çin, Uygur mahkumlarının "helal organlarını" zenginlere nasıl satıyor? Toplama kamplarına hapsedilen Doğu Türkistanlı Müslümanların organ bankası olarak hizmet ettikleri söyleniyor.

2- "Helal" adı verilen organlar zorla alınarak Körfez ülkelerine yüksek fiyatlarla satıldı. Çin'de çoğunluk olan Han'dan başka bir etnik kökene sahip olmak iyi değil. Çin'de dini azınlıklara yıllarca zulmedildi.

3-Müslümanlar, Katolikler, Tibetliler ve hatta Falung gong, inançlarıyla devletin düşmanı sayılıyor. 2014 yılında Çin'in kuzeybatı Sincan eyaletinde (Doğu Türkistan) toplama kampları kuruldu. Amaç, yüz binlerce Uygur, Kırgız, Hui ve Kazak Müslümanı orada hapsetmekti.

4-Uluslararası Af Örgütü'ne göre, şu anda üç milyon Uygur yargılama yapılmaksızın veya herhangi bir neden göstermeksizin alıkonuluyor. Ancak bu kamplarda zorunlu çalışmaya ek olarak, tutukluların organlarının satıldığı söyleniyor.

5-Bu kampların varlığını uzun süre reddettikten sonra Çin, Ekim 2018'de onları "eğitim yoluyla dönüşüm kampları" adı altında resmen tanıdı. Tutukluların çok azı çıkabildi. Birçok araştırmacıya göre, bu kaybolmaların nedeni basit: Organları için öldürüldüler.

6-Çin hükümeti 2016 yılından bu yana Sincan(!) eyaletinde geniş bir sağlık kontrolü kampanyası başlattı. Testler sadece 12 ila 65 yaş arasındaki Uygur sakinleri için zorunlu tutuldu. Bu test programı çerçevesinde, kan örnekleri alınır ve bazen «ekonografi» incelemesi de yapılır.

7-Bu incelemeler bir organın boyutunu, şeklini ve iç yapısını görselleştirmenizi sağlar. Bu şüpheli tıbbi raporlara, Çin hükümeti her hangi bir gerekçe göstermeye ihtiyaç duymadı.

8-Birçoğu için kesin olan, bu testlerin amacının gelecekteki bağışçıların (donörlerin) veritabanını oluşturmak. Amerikalı araştırmacı gazeteci Ethan Gutmann, Çin'de organ toplama konusunda yıllarca çalıştı.

9-Onun için Çin'in bu tıbbi kontrollerle etnik azınlıkları göz önünde tutmak: "Uygurlar, Kazaklar, Kırgızlar veya Hui olsunlar, görüşebildiğim ve kamplardan sağ çıkanlar her ay kan örneklerinin alındığını belirttiler.

10-Bu testlerin Bulaşıcı hastalıklardan kaçınmak için yapıldığını düşünebilirsiniz, ancak Han Çinlileri Sincan(!)'daki nüfusun yarısından fazlasını oluşturmasına rağmen bu testlere nedense dahil değillerdir.

11-Dolayısıyla bu test bilançolarının sebebi onları gözetlemek ve herhangi bir organ ihtiyacı durumunda potansiyel donörleri tespit etmek. Bu testler sayesinde hükümet, Uygurların kan grubunu ve organlarının durumunu bilebilir ve toplayabilir.

12- (Video1) Ultrason organ muayeneleri de dahil olmak üzere çeşitli tıbbi testlere tabi tutulan bir tutuklunun, Omir Bekali’nin ifadesi: (Video linki: https://youtu.be/naJFMfDv3Tc )

13- "Bu organ nakli için dünyanın her yerinden alıcılar geliyor. Bu organlar, önce yurt içindeki talebi karşılamak sonrada yurtdışındaki imkanı olanlara tahsis edilmek için kullanılıyor.

14- Zoraki Taşıyıcılar Müslüman olduğundan ve hiç alkol veya domuz eti tüketmediğinden, Çin esas olarak zengin Müslüman dünyasını hedefliyor."

15- [Kaynaklarımızdan bir çoğuna göre, 30’lu yaşlarındaki bir mahkumun organlarının yarım milyon dolar gelir getirdiği söyleniyor]

16- Dünya Uygur Kongresi danışmanı Erkin Sidick (@ErkinSidick), çeşitli kaynaklarla, helal organların varlığını ilk uyaranlardan biri: "Son olarak, Çin Komünist Partisinin yakın zamanda Şangay ve Suudi Arabistan arasında çok sayıda Uygur organı taşıdığı haberini aldım.

17- Çin hükümeti Suudi Arabistan'daki bu helal organları Müslümanları cezbetmek için kullanıyor. Bu yüzden, bu bir kaç Körfez ülkesinin (Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri) Çin politikasına destek mektubu imzalamasının nedenlerinden biri budur.

18- Bir yabancı olarak, özel kliniklerin internet sitelerinde çekici teklifler bulmak zor değil. Birçok hastane, uluslararası hastalara İngilizce reklamlar kullanılarak cazip hizmetler sunuyor ve özellikle Müslüman müşteriler doğrudan hedefleniyor.

19- Pekin'deki Tongshantang Hastanesi, çeşitli sitelerinde böbrek nakilleri sunuyor ve You Tube kanalında Müslüman müşterileri için bir mescit ve hastaları için helal kantin imkanı sunuyor.

20-Gazeteci Ethan Gutmannn’a göre, helal organların satılması için zengin Müslümanlar hedefleniyor. “Gayet kolay bir iş! Çin hastaneleri organ satıyor, nakil ihtiyacı duyan Müslümanlar da onları satın alıyor.

21- Sitelerde fiyatlardan bahsedilmiyor ama birçok kişiye göre helal bir organın "normal" bir organa nazaran, fiyatının üç kati olduğu söyleniyor.

22- 2006 yılında, örneğin bir Çin hastanesinin sitesi, 100.000 dolarlık bir karaciğer sundu. Kaynaklarımızdan bir çoğu, 30’lu yaşlarındaki bir mahkumun organlarının yarım milyon dolar gelir getirdiğini söylüyor.

23-Tianjin Merkez Hastanesi, birkaç yıldır bu organ kaçakçılığıyla mücadele eden organizasyonların takibinde olmuştur. Hastane web sitesinin İngilizce ve Arapça versiyonu bulunuyordu. “Bu hastane yılda yaklaşık 5.000 nakil sunuyor... +

24-... Körfez ülkelerinden gelen ve giderek artış gösteren hasta sayısı hakkında çok sayıda belge ve tanık topladım.” diyor araştırmacı gazeteci Ethan Gutmann. Aynı hastane, yeni hastalarına uyum sağlamak için ismini Arapça'ya çevirdi.

25- Doğu Türkistan bölgesi, Sincan eyaleti ve Kaşgar havaalanı organların transferine izin veriyor. Yerde, Çince ve İngilizce olarak, organların taşıma rotası işaretleri bulunur. “Bu havaalanı seyrek nüfuslu bir bölgede bulunuyor ki bu hiç mantıklı gelmiyor.

26- Hunan eyaletinde olsa mantıklı olurdu, ancak Sincan'ın sadece 25 milyon nüfusu var. Nasıl bu kadar çok organ taşımacılığı olabilir? » diyor Enver Tohti (ölüm cezası mahkumları organlarını toplamaya tanıklık eden ve katılan Çinli bir doktor), VICE ile yaptığı röportajda.

27- (Resim1) Kaşgar Havaalaninda isaretlerden birisi. James millwardin fotografi.

28- Hızlı bir nakil ve alkol tüketmediği için daha sağlıklı bir organ talep etmek için Müslüman olmak şart değil elbette. Son zamanlarda, İngiltere, Belçika, Norveç,İtalya, Tayvan, İspanya ve hatta İsrail gibi birçok ülke, organ nakli kapsamında seyahat edilen ülkeye ve özellikle gitmek isteyen kişilere vergi ekledi. Bu, takdir toplayan bir işlem gibi görülebilir ancak uygulanması neredeyse imkansız. Tabi organ nakli bekleyen kişilere damga vurulamayacağına göre.

30- Çin'in şeffaflık eksikliği nedeniyle bu trafikten kazanılan paranın nereye dağıtıldığını bilmek zor. Gazeteci Ethan Gutmann göre paranın büyük olasılıkla hastanelerde, Çin Komünist Partisinin yerel kuruluşlarında ve toplama kamplarında dağıtıldığı tahmin ediliyor.

31- Organ satışı sunan bir Çin web sitesi Çin mahkemesi tarafından tespit edildikten sonra aktif görünmüyor. Satıcinin whatsapp hesabi ise mesajlara yanit vermeyi tercih etmemesine ragmen bagli (online) görünüyor.

DOĞU TÜRKİSTAN’DA NELER OLUYOR?

11 Eylül 2001'de ABD'de ikiz kulelere yapılan saldırılar Çin için bulunmaz bir fırsat oldu ve zaten devam ede gelen hak ihlalleri "terör" bahanesiyle birkaç kat arttırıldı. Sonrasında 5 Temmuz 2009 Urumçi olaylarında tam bir provokasyon ile 1000-3000 arası Müslüman katledildi, 4000'den fazla insan tutuklandı. Sonrasında ise 2012 yılında Xi Jinping'in Çin devlet başkanı seçilmesiyle Mao dönemi uygulamalarıyla benzer bir süreç işlemeye başladı. 2013 ve 2014 yıllarında Pekin ve Doğu Türkistan'da Uygurların gerçekleştirdiği birkaç saldırı neticesinde hayatını kaybedenler oldu ve bunlar bahane edilerek "ayrımcılık, aşırılık ve terörü durdurmak" sloganıyla Doğu Türkistan adeta cehenneme çevrildi.

2016 Ağustosundan bu yana Sincan Uygur Özerk Bölgesi Parti Sekreteri olan Chen Quanguo'nun (öncesinde Tibet Parti Sekreteriydi) Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in emriyle 2017 Nisan ayından itibaren Doğu Türkistan'daki Uygur, Kazak, Kırgız ve Hui Müslümanlar toplama kamplarına veya Çin'in resmî söylemiyle zorunlu "Mesleki Eğitim ve Öğretim Merkezleri"ne gönderilmeye başlandı. Aslında bu süreç 2014'te başlamıştı ama 2017'de daha kitlesel bir hale getirildi. Toplama kampları o kadar geniş bir biçimde kurulmuştur ki, belgeler 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk defa bir etnik-dinî azınlığın bu kadar geniş bir şekilde kitlesel olarak hapsedildiğini teyit etmektedir. Herhangi bir mahkemede yargılanmayan ve kendilerine bir suç isnat edilmeyen masum insanlar için inşa edilen ve her geçen gün genişletilen bu kamplar, Nazi toplama kampları ya da Sovyet Gulaglarını hatırlatmaktadır. Evlerinden, yurtlarından, eş ve çocuklarından zorla koparılan insanların sayısı her geçen gün artarken uygulanan işkence, organ ticareti ve zulümler neticesinde de binlerce insanın hayatını kaybettiği tahmin edilmektedir.

Çin, tutuklamaları suçu önceden önleme prensibi(!) çerçevesinde gerçekleştirdiğini söylerken, toplama kamplarına alınan Uygurların tamamına yakınının aslında hiçbir suç işlemediği anlaşılmaktadır. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 2014'te "aşırı dincilik zehrinin" ortadan kaldırılması için baskı siyasetinin uygulanması gerektiğini savunarak keyfî tutuklamalara zemin hazırlamıştır. Mayıs 2014'te "Teröre Karşı Sert Darbe Kampanyası" başlatılmış, yayımlanan "75 aşırılık belirtisi" gösterenlerin ihbar edilmeleri istenmiştir. 2015'te ÇKP Sekreteri Zhang Chunxian'ın, "vuran elin ve eğitim elinin sert olması gerektiği" şeklindeki sözleri, kamplarının temel mantığını oluşturmuştur.

SUR YAPI

Sur yapı mobil

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap




Adin Hotel 3

Coronden

ŞANS OYUNLARI

On Numara
Şans Topu
Sayısal Loto
Süper Loto

1 mayıs konayaaltı

Diğer Haberler

Kahreden haberi MSB duyurdu: Bir asker şehit oldu, 4 asker yaralı!

Kahreden haberi MSB duyurdu: Bir asker..

Kahreden haberi MSB duyurdu: Bir asker şehit oldu, 4 asker yaralı!
Twitter

Twitter "bahşiş kutusu" özelliğini duy..

Twitter "bahşiş kutusu" özelliğini duyurdu
Diyabet kalıcı körlük sebebi olmasın! Diyabette göz sağlığı için bunlara dikkat

Diyabet kalıcı körlük sebebi olmasın D..

Diyabet kalıcı körlük sebebi olmasın! Diyabette göz sağlığı için bunlara dikkat
11 Mayıs Salı Antalya hava durumu

11 Mayıs Salı Antalya hava durumu

11 Mayıs Salı Antalya hava durumu
Ekranlarda yaprak dökümü! İşte bu hafta final yapacak o diziler...

Ekranlarda yaprak dökümü! İşte bu haft..

Ekranlarda yaprak dökümü! İşte bu hafta final yapacak o diziler...
Çavuşoğlu ve Lavrov'dan İsrail'e kritik Filistin çağrısı

Çavuşoğlu ve Lavrov'dan İsrail'e kriti..

Çavuşoğlu ve Lavrov'dan İsrail'e kritik Filistin çağrısı