banner302

banner265

banner292
banner129

Ankara’da PKK tarafından gerçekleştirilen kanlı terör saldırısının ardından, İstanbul’da benzeri bir eylemin IŞID tarafından gerçekleştirilmesi halkta ciddi olarak kaygı ve korku yarattı.
Öfke ve infial de.

“Terörün Sıradanlaşması” tehlikesi ile karşı karşıyayız.

Ülkemiz zor günlerden geçiyor.

Gündemimiz terör.

Temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmadan, terör saldırılarına karşı olağanüstü güvenlik önlemlerinin alınması ve kuvvetli bir istihbarat ağının harekete geçirilmesi zaruri görünüyor.

Başta Ankara ve İstanbul olmak üzere büyük kentlerde terörist eylemler yapılacağına dair söylemler dilden dile dolaşıyor.

Galatasaray- Fenerbahçe maçı ile birlikte bazı kalabalık etkinliklerin iptal edilmesi, terör saldırısı yapılabileceğine dair alınan bir istihbaratı gösteriyor.

Bazı çevrelerin, “tepki” göstermesi ve “alaycı” bir üslupla bu görüşlere karşı çıkması gerçeği değiştirmiyor.

Vatandaş toplu yerlerde bulunmaktan, toplu taşıma aracına binmekten korkuyor.

Vatandaşın devlete olan güveni tesis edilmeli, vatandaşlarımızı korumaya öncelik verilmelidir.

Ciddi devlet olmanın ön koşuludur bu.

“İstihbarat bilgilerine dayalı” olarak, terör eylemlerinin gerçekleşme ihtimalinin çok yüksek olduğu yerler, vatandaşlara önceden duyurulmalıdır.

“İstanbul’un kalbi” sayılan İstiklal Caddesi’nde, gerçekleştirilen bu eylemle birlikte, Türk insanının moraline darbe vurulmuştur.

Ülkemizi sevenlerin de…

Siz hiç güven duymadığınız bir ülkeye turist olarak gider misiniz?

İstanbul’da turistleri hedef alarak yapılan bu eylem, Antalya ve benzeri kentlerde Turizmi vuruyor.

Ülke ekonomisini de…

Eylemleri ölü sayısı ya da etkisiz hale getirilen terörist sayısı ile karşılaştırma yaparak değerlendirmek aldatıcı olur.

Önemli olan, saldırı sonrasında meydana gelen sarsıntının ortadan kaldırılması, en azından hafifletilmesidir.

Önemli olan, terörist saldırıların süreklilik kazandığına dair bir korkunun oluşmasının önüne geçilmesidir.

Ankara’daki eylemin yaraları kabuk bağlamadan, başka bir deyişle, haftası bile dolmadan terör saldırısının İstanbul’a kayması tüyler ürpertici bir durumdur.

Terör eylemlerinin, istenildiği vakit her an her yerde gerçekleştirilebileceği algısı yaratılmak isteniyor olabilir.

Ortada bir “ istihbarat zafiyeti” mi, yoksa “güvenlik politikalarının yönetilemezliği” mi vardır…

Dış politikada yaşadıklarımızın terörizmin tırmanmasına etkisi ne ölçüde olmuştur…

Bunu bilmiyoruz.

Ortadoğu’daki gelişmeler Türkiye’yi “istihbarat örgütleri ” ve “terörist eylemler” bakımından “açık pazar” haline getirmiştir.

Bu çirkin eller şimdi ülkenin kalbine uzanmıştır.

“Türkiye güvenli bir ülke değildir” mesajı verilmek isteniyor.

Bunun önüne geçilmeli, “İstihbarata Karşı Koyma” tedbirleri alınmalıdır.

“Teröre alışmalıyız” sözünü kabul etmek mümkün değildir.

Biz toplum olarak, “Teröre alışamayız, alışmayacağız.” demek zorundayız.

Terörle yaşamak, toplumun felakete doğru yol almasıdır.

Terörün olduğu ülkede, turizm yerle bir olur.

Terörün olduğu ülkede, iş hayatı rayından çıkar, ekonomi çıkmaza girer.

Terörün olduğu ülkede, günlük hayat düzeni diye bir şey kalmaz, anlık yaşanır.

Sade bir vatandaş olarak Terörü de, terörizmi de kuvvetle kınıyorum.

Nasılsa, “Terörü ve teröristi sürekli olarak kınamanın ise hiçbir maliyeti yok.”

Yetkililere düşen, görevlerini yerine getirmeleridir.

Ben, Türk devletini yönetenlerin terörü önleyecek iradeyi ortaya koyacağına inanıyorum.

Ya da inanmak istiyorum.

Şiddet iklimini dört mevsim yaşamak istemiyoruz.

Nokta.

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner324

banner174

banner242