banner302


banner228
21 Kasım 2020 Cumartesi 22:43
Son dakika! Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'dan ekonomi ve hukukta reform hazırlığı hakkında flaş açıklamalar
banner348

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, koronavirüs tedavisinden sonra katıldığı bir canlı yayın programında önemli açıklamalarda bulundu. Değişime adapte olmak zorundayız, yeni kanunlar yapmalıyız diyen İbrahim Kalın, ekonomi ve hukukta reform hazırlığı hakkında çalışmalar yapıldıkça kamuoyuyla paylaşılacak ifadelerinde bulunan İbrahim Kalın;'11 Eylül'den sonra ABD'nin aldığı önlemleri hatırlayın. Her demokratik ülkenin gözetmesi gereken bir denge bu. Özgürlük-güvenlik dengesini sağlamak gerekiyor. Farklı düşünmenin ahlakını koruyarak yapmalıyız.'dedi.  

'CUMHURBAŞKANIMIZIN SAĞLIĞI HEPİMİZİKİNDEN DAHA ÖNEMLİ'

O kadar dikkat etmemize rağmen kaptık. Nezle, grip gibi atlattık. Kısa bir sürede toparladım. İlk belirdiği anda Cumhurbaşkanımızdan uzaklaştım, onun sağlığı hepimizinkinden daha önemli. Adı konmamış bir karantinaya aldım kendimi. Test pozitif gelince hemen karantinaya ve tedaviye geçtim. Tedavi süreci zorlu değildi. İstirahat ettik. Benim için iyi bir fırsat da oldu, işleri telefonla takip ettim. Elimde bir kitap çalışması vardı, onu bitirdim. Verimli bir karantina dönemi oldu.

'KURULUN ÖNERİLERİ SON DERECE ÖNEMLİ'

'Bu tedbirler Bilim Kurulu'nun tavsiyeleri çerçevesinde alınıyor fakat büyük fotoğrafı Cumhurbaşkanımız da değerlendirmek durumunda. Öneriler değerlendirildikten sonra bu tedbirler Cumhurbaşkanımız tarafından açıklandı. Kurulun önerileri bizim için son derece önemli. Ama tedbir tek başına yetmiyor. Kendileri bilinçli bir şekilde bunları hayata geçirmezlerse en katı tedbirleri bile uygulasanız netice almanız zorlaşır.

O yüzden vatandaşın bu konuda bilinç sahibi olması çok önemli. Belli ki virüs mutasyona uğruyor, farklı şekillerde bulaşmaya devam ediyor. Tehlike geçmiş değil, grip-nezle döneminde daha da artmış durumda. Birçok Avrupa ülkesi tekrar kapanma dönemine girdi. Brüksel'deydim, orada sokakta hayat adeta durmuş gibi. Amerika'daki durum gerçekten kötü. Günlük vaka sayısı 120-150 bin arası seyrediyor. Bütün bunlara baktığınızda virüs hız kaybetmiyor. Farklı tedbirler yine gündeme gelebilir.'

'TEDBİRLERİN SEYRİNE BAKACAĞIZ'

'Bu hafta alınan tedbirlerin seyrine bakacağız. Günlük raporlanıyor bunlar. O gidişata göre bu tedbirler artırılabilir, hafifletilebilir, süresi uzatılabilir. Bu tamamen toplum olarak bizlerle ilgili. Ekonomik maliyeti elbette var. Sadece ekonomi olarak düşünmeyin, sosyopsikolojik maliyeti de var. Bu çok uzadığı zaman bunun başka psikososyolojik sorunları ortaya çıkıyor. Buradaki temel mesele insanımızın sağlığını koruyarak bu tedbirleri en iyi şekilde hayata geçirmek.'

'VATANDAŞLARIMIZ TEDBİRLERE UYSUN'

'Vatandaşımız lütfen tedbirlere titizlikle uysunlar. Tedbirlere uymak hastanede yatmaktan çok daha iyidir.  Aşı çalışmaları da bir yandan devam ediyor ama orada da çok aceleci olmamak lazım beklenti anlamında. Bizde de devam eden 6-7 farklı aşı çalışması devam ediyor. Fakat aşıların tamamen etkin hale gelmesi salgını bütünüyle durdurması 10 gün, 20 gün, 1 ay içerisinde olmayacak. Daha uzun bir süreden bahsediyoruz. Bunların etkileri takip edilecek. Kızamık aşısının oturması yıllar sürdü. O noktaya gelene kadar da çok büyük bedeller ödendi. Diğer salgınlarda da böyle oldu. Bunun 'magical' bir formülü yok. Bu bir süreç. bilim dünyası da böyle ilerliyor. Bunları yaparsak inşallah bu aşamayı, önümüzdeki 2 ayı daha kolay atlatacağız.'

'YENİ KANUNLAR YENİ BAKIŞ AÇILARI GELİŞTİRİR'

'Türkiye gibi dinamik, demokratik, dünyaya açık bir ülkenin toplumsal, siyasal, ekonomik ihtiyaçları da değişerek dinamik bir süreç arz ediyor. Yeni kanunlar yaparsınız, yeni bakış açıları geliştirirsiniz. Özgürlük-demokrasi-güvenlik dengesini oturtarak Türkiye bunu uzun yıllar yönetti. Ülkemizin milli güvenliğini hedef alan tehditler ortadan kalkmış değil. FETÖ, PKK gibi örgütlerle mücadelemiz devam ediyor.

Biz bunu öncelikle kendi vatandaşımızın demokrasi standartlarını yükseltmek için yapıyoruz. AB perspektifi de hala önemli, bütünüyle kaybedilmiş değil. Ama bazen müttefiklerimizle ulusal güvenlik konusunda görüş ayrılıkları olabiliyor, bizi anlamak istemiyorlar. Hangi ülkenin başına 15 Temmuz gibi bir darbe gelseydi, muhtemelen Avrupalılar çok daha sert tedbirler alırlardı. Tekrar özgürlük demokrasisi ve güvenlik dengesini bir arada tutarak vatandaşlarımızın bu ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde yeni bir hamle, yeni bir dönem Cumhurbaşkanımız tarafından ilan edildi. Bunun birçok olumlu etkileri olacak.'

'ZENGİN BİR SİYASİ YELPAZEMİZ VAR'

NTV canlı yayınında Ahmed Arpat'ın soruları yanıtlayan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın Türkiye'nin zengin bir siyasi yelpazeye sahip olduğunu söyledi. Sözcü Kalın; 'Bu dengeyi korumak önemli. Çok hassas bir denge. Bu dengeyi korumak çok kolay bir şey değil ama her demokratik ülkenin mutlaka gözetmesi gerekir. Türkiye de bu dengeyi elbette korumak zorunda. Buna yönelik saldırılar olmadı mı, elbette oldu. Türkiye de büyük bir mücadele verdi. Vatandaşlarımızın mal, can güvenliği, göç gibi konularla birlikte düşünmek zorundasınız tüm bunları.

Bu dengeyi koruyacak adımların atılması hem bizi güven hem de demokrasi içerisinde kılacak bir döneme işaret ediyor. Siyasete, ekonomiye yansımaları mutlaka olacak. İhtiyaçlara göre yeni bir heyecanla bu süreçlerin yönetilmesi önem arz ediyor. Bunu yaparken demokratik çoğulcu bir ahlak içerisinde olmak gerekiyor. Bunları tartışmanın, müzakere etmenin ahlakını da gözeterek yapmak gerekiyor. Türkiye'deki cephe siyaseti kamplaşmalara yol açıyor.

Zengin bir siyasi yelpazemiz var bugün. Bunların olması normal. Ama orada tartışma ahlakını oturtabilmek önemli. Muhalefet yaptığınızda da somut verilere dayanan, yol gösteren, alternatif geliştiren, daha yapıcı bir muhalefet tarzı hükümet, yöneticiler açısından da gerçekçi öneriler haline geldiğinde bu kültürü yaşatmak mümkün olur. İdeolojik bir bağnazcılıkla saldırmak, şahıslara yönelik saldırılar vb. siyasetin seviyesini aşağıya çeken şeyler.'


'ASLOLAN MİLLETİMİZİN GÜVENLİĞİ'

'Cumhurbaşkanımız hem YİK'le hem diğer birimlerle bütün bu konuları istişare eder. Ama son tahlilde politikayı belirleyen irade de onun tarafından temsil edilir ve hayata geçirilir. Sn Arınç ve Çiçek'in bu konularda farklı görüşleri ifade etmeleri tabii ki mümkün. Onlar kendi görüşlerini ifade ediyorlar, Cumhurbaşkanımız da bunları dinliyor. Tüm bunların istişareleri yapıldıktan sonra politika haline gelmesi Cumhurbaşkanımızın iradesiyle olan bir şey.

Gerçekten çok dinleyen, istişare eden, not alan bir liderden bahsediyoruz. Bir konuya bir kurum ya da şahıs kendi zaviyesinden bakar ama diğer bakış açılarını da dikkate alarak büyük fotoğrafı görmezseniz o zaman hata yaparsınız. Adalet Bakanımızın da yargı reformuyla ilgili güzel çalışmaları oldu, insan hakları çalışmaları var şimdi. Bu çalışmalar devam edecek. Aslolan milletimizin güvenliğinin sağlanması.'

YARGI REFORMU

'Bu hukuki bir süreç. Bazen hakim ve yargıçları da töhmet altında bırakan, 15 Temmuz'dan sonra ortaya koydukları mücadeleyi küçümseyen ifadeleri de görüyoruz. O darbe girişiminin önlenmesindeki en önemli ayaklardan biri de yargı ayağıydı. Bu iki isim üzerinden tartışmak istemem. Meseleyi sadece bu iki kişinin davasına indirgemek istemem. Bunlar zaten yargı reformu içerisinde konuşulan konular. Toplumdaki bazı hassasiyetleri de göz ardı etmemek lazım. Sn. Arınç bu şekilde konuştuğunda belki hukuki bir açıdan konuşuyor ama bunu yaşanan olaylardan bağımsız ele almak mümkün değil.'

'ALAATTİN ÇAKICI'NIN TEHDİTİ KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL'

'Savcılık soruşturma başlattı ve hukuki süreç ilerliyor. Türkiye'de kimsenin kimseyi bu şekilde tehdit etmesi kabul edilebilir değil. O sürecin tamamlanmasını bekleyeceğiz. Umarım hukukun kuralları içerisinde ne gerekiyorsa mahkemeler gereğini yapacaktır. Sn. Bahçeli'nin Çakıcı ile eskiye giden bir dostluğu olması da onun belki bir vefa duygusuyla söylediği bir şey. Hukukun ortaya koyduğu normlarla bir çatışma olmaması gerekir.'

'TÜRKİYE'Yİ GÖZ ARDI EDEBİLECEK BİR YAKLAŞIMA SAHİP OLMALARI MÜMKÜN DEĞİL'

'Daha Biden yönetimi işbaşına gelmedi. Bir görelim nasıl şekilleneceğini. Amerikan yönetiminin başında kim olursa olsun, Türkiye'yi göz ardı edebilecek bir yaklaşıma sahip olmaları mümkün değil. Kendi çıkarları için de bu böyledir.

Trump gelirken de bir sürü şey söyledi, bir şekilde ilişkiler rayına oturdu. Biden yönetimi de gelse, Trump yönetimi de devam etse, Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde 2 tane ulusal güvenlik meselesi var: 1) PKK 2) FETÖ. Bunların yanında konular da var tabii ki. S-400, ikili ilişkiler, ticaret, F-35'lerin bloke edilmesi gibi. Biden yönetimi işbaşına geldiğinde onlar da bu fotoğrafa bakacaklar. Türkiye'yi yok sayan bir coğrafya tasavvuru onların da elini kolunu bağlayacaktır. Dolayısıyla şimdiden bir şey söylemek için erken. Asıl sıkıntılı konular PKK ve FETÖ meselesidir.

Bizim bu konudaki tavrımız çok net. ABD'nin Suriye'de PYD/YPG'ye verdiği destek yanlıştır. İkinci olarak da ABD'nin FETÖ ile mücadelede Türkiye'nin yanında yer alması lazım. S-400 konusuna gelince, bu karar bir gecede alınmadı.  6 yıl devam eden müzakerelerin sonucunda, bırakın patriotları satmayı, buradaki patriotları alıp götürdüler.  Cumhurbaşkanımız 'Alternatifsiz olduğumu düşünmeyin' dedi, şaka sandılar. Blöf yaptığını zannettiler. '

'YAPTIRIM TEHDİTLERİ SONUÇ VERMEZ'

'Türkiye gibi bir ülkeye karşı, Erdoğan gibi bir lidere karşı bu yaptırım tehdidinin sonuç vermeyeceğini kendileri de biliyorlar. Yunanistan'la istikşafi görüşmeler yapmaya hazırız dedik. Ortak nokta çok fazla uygun iklim inşa edilmeli. AB'nin gündemi tek bir üyenin itirazına indirgenmemeli.

Yunanistan'la sorun yaşamak istemiyoruz. Oruç Reis'in o bölgedeki çalışmaları bu ay sonuna kadar devam edecek. Çalışmaları bittikten sonra başka bölgede de çalışabilir.

Karabağ'da, Libya'da Suriye'de bulunmamız AB için iyidir.'

DOĞU AKDENİZ'DE SON DURUM

'Doğu Akdeniz'deki sondaj çalışmaları hakkında açıklamalarda bulunan Kalın: 'Ortak çalışma yapabiliriz, ortak arama tarama yapabiliriz. Sorunda diplomasiye alan açan her zaman Türkiye oldu. Yaptırımlar daha çok sorun çıkmasına neden olur. Muhalefetin bu mesajlara destek olması gerekir.'

DAĞLIK KARABAĞ

'Türkiye zaten Azerbaycan'dadır ve olacaktır. Koridorların korunması son derece önemli.Gözlem gücünü bir parçası olarak Türkiye orada olacak.'

MYGazete Haber Merkezi

Emre
1992 yılında Bursa'da doğdu. 2016 yılında Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünü başarıyla tamamladı.
banner32
Son Güncelleme: 21.11.2020 23:41
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner324

banner174

banner242