banner129

Dedemiz 1958 Yılında Devletin satış ihalesine katılır ve 14.000 M2 yer alır, vefat eder iki çocuğuna miras kalır tapu idaresinde işlem görür.

Bu iki mirasçının da vefatı ile anılan yerler torunlara miras kalır ve tapu idaresinde yine işlem görür, bu arada bazı satış işlemleri de gerçekleşir.

Böylece 47 yıl geçer.

47 yıl sonra devlet bölgede kadastro çalışması yapar ve anılan yerler orman sınırlarında kalır.

Hemen dava açar, bizzat kendisinin ihale ile sattığı yerlere hiçbir bedel ödemeden 2005 yılında el koyar hazine adına tescil edilir.

Ne yapalım Devlettir denilerek orman kanunu karşısında yapılacak bir şeyde olmadığından sineye çekilir.

Bu arada, 2012 yılında 2/B adı ile bilinen 6292 Sayılı kanun çıkar.

Bu kanun, kişiler tarafından işgal edilmiş olanlar dahil hazine arazilerinin durumuna göre geri iade edilmesi, iade edilmesi mümkün olmayanların yerine hazine arazisi verilmesi ve işgalcilerine düşük bedel ile satılmasını düzenliyor.

İşgalcisine bile düşük bedel ile verilirken veya bedelsiz iade yapılırken,Devletin ihalesinden satın alınmış ancak sonradan yeniden el konulmuş taşınmazlar da eski sahiplerine iade edilmiştir diye düşündünüz değilmi?

[[Kanunun 7’nci maddesi 4 fıkra halinde özetle şöyle diyor.

1/a-       Halen kişiler adına kayıtlı olan hazineye ait taşınmazlardan 2/A, 2/B belirtmesi olanların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir. Hazine adına tescil edilenler iade edilir.

1/b-       Devlet tarafından kişilere satılanlardan sonradan hazine adına kaydedilenler [Bizimle ilgili olan kısmı] 2 yıl içinde başvurulması halinde iade edilir.  [Bu fıkrada 2/A ve 2/B ile ilgilendirilen başka işlemlerde olmakla birlikte Devlet tarafından satışlar benzeri işlemlerle birlikte ayrı olarak sayılmış ve 2/A ve 2B ile irtibatlandırılmamıştır.]

2 ve 3’ncü fıkralarda işlemlerin gerçekleştirilmesine yönelik usul ve esaslara yer verilmiş olup, Devlet tarafında önce ihale ile satılan ve kadastro çalışması sonrası ORMAN olarak belirlenenlere yönelik uygulamanın nasıl olacağı ise 4’ncü fıkrasında özel olarak izah edilmiştir.

Bu fıkra;

4-Bu maddeye göre [7. Madde] ilgililerine iade edilmesi gereken taşınmazlardan orman olduğu iddiasıyla Orman Genel Müdürlüğünce açılan davalar sonucunda orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilen… taşınmazlar ilgililerine iade edilmez. Bu taşınmazların yerine, idarece belirlenen ve ilgililerince itiraz ve dava konusu edilmeksizin kabul edilen rayiç bedelleri ödenebilir veya rayiç bedellerine uygun taşınmazlar verilebilir.]] Şeklinde.   

Kanun çok açık ORMAN olan taşınmazı iade etmeyeceksin ancak istenirse rayiç bedeline uygun başka taşınmaz vereceksin diyor.

Biz süresinde ilgili mal müdürlüğüne başvurumuzu yaptık ve hazine adına kaydedilen taşınmazlarımızın durumunun tespit edilerek iadesi mümkün ise iade edilmesini iadesi mümkün değil ise kanunda belirtildiği gibi rayiç bedellerine uygun taşınmaz verilmesini istedik.

İdare;

Taşınmazlar, orman olduğu sınırlarında olduğu için iade edilecek taşınmazlardan değil diyerek talebimizi reddetti. ORMAN vasfını kazanmış, iade edilmeyeceğini biz de biliyoruz ama kanunun devamında, ORMAN olduğu için iade edilmeyen taşınmazın yerine rayice uygun başka taşınmaz verileceğini söylüyor demiş isek de anlatamadık.

İÇKİLİYKEN NAMAZA YAKLAŞMA şeklindeki meali, kötü niyetlilerİÇKİLİYKEN kelimesini gizleyerek, bakın NAMAZA YAKLAŞMA deniliyor dedikleri gibi, kanunun yarısı gizlenerek talebimiz reddedildi.

Biz de 2014 yılında mecburen idari yargıya iptal davası açtık.

Ama idari yargı da kanun maddesinin YERİNE TAŞINMAZ VERİLİR hükmünü hiç dikkate almadan talebimizi reddetti.

Uzatmayayım, hem Bölge İdare mahkemesi, temyiz de de Danıştay yine kanunun yarısını görmeyerek aynı gerekçeyle talebimizi reddetti.

Üstelik kanunda yapılan değişiklikle karar düzeltme de kaldırıldığından karar kesinleşti.

Yani, işgalcilerine işgal ettikleri yerler düşük bedelle verilirken, adlarına kayıtlı olanlar bedava iade edilirken, dedemizin 1958 yılında ihale ile Devletten parasını ödeyerek aldığı taşınmazlara 2020 itibariyle 62 yıl sonra hiçbir bedel ödenmeden el konulmuş oldu.

Bu da mevcut adaletin durumu gösteriyor. Deli Dumrul hikayesi gibi.

Bir güzel söz ile bitirelim.

[Suçlunun beraat ettiği yerde, yargıç hüküm giyer.]

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner343

banner324

banner174

banner242

banner353