banner234

banner265

banner292
banner129

Sevgili dostlar; 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra FETÖ borsalarının kurulup zengin işadamlarının para karşılığında serbest kalmalarının sağlandığı ileri sürülüyor.  

Haliyle kafalarda soru işaretleri de oluşuyor.

Yıllarca adliye muhabirliği yapmış, 15 Temmuz hain darbe girişimi olduğu gece sabaha kadar çalışmış, Antalya’daki önemli davaların tamamını takip etmiş bir gazeteci olarak izlenimlerimi  aktaracağım bu yazımda.

İddialara göre 15 Temmuz darbe girişiminden sonra hakkında FETÖ’den soruşturma açılan zenginlerin serbest kalması için borsa kurulmuş.

Hakkında FETÖ’den soruşturma açılan işadamları hakkında takipsizlik kararı verilmesi ya da açılan davalardan beraat etmesi yani aklanmaları karşılığında para alınıyormuş.

Kişinin önem derecesine ve parasına göre serbest kalma maliyeti belirleniyormuş. Şirketler el değiştiriyormuş falan filan.

Bunları ben söylemiyorum.

İddialar böyle.

Önce 15 Temmuz ve öncesine bakmakta yarar var.

Hain kalkışmadan önce bir kanser hücresinin vücudu sardığı gibi, bu örgüt ülkenin her kurumuna sıçramıştı.

Bunu 15 Temmuz sonrasında başlatılan soruşturmalarla görmüş olduk.

Ben o süreçte adliye muhabirliği yaptığım için Antalya’da bu gelişmeleri yakından takip etmiştim. Sağanak gibi soruşturma yağıyordu.  

Savcılıkların talimatıyla operasyonlar düzenleniyor, emniyet güçlerince şüpheliler gözaltına alınıp adreslerinde aramalar yapılıyordu.

Kimisi emniyette serbest bırakılıyordu.

Serbest bırakılmayanlar ise hazırlanan dosyalarla birlikte genellikle toplu olarak adliyeye sevk ediliyorlardı.

Soruşturmayı yürüten savcının huzuruna çıkartılan şüpheliler çoğunlukla tutuklanmaları talebiyle sulh ceza hakimliklerine gönderiliyordu.

Bazıları savcılıkça, bazıları da sulh ceza hakimliğince tutuksuz yargılanmak üzere serbest kalıyordu. Tutuklanmasına karar verilenler ise kapalı ceza evlerine gönderiliyordu.

Ardından soruşturmayı yürüten savcı kimin, hangi suçtan yargılanacağına dair iddianame hazırlayıp ilgili mahkemelere gönderiyordu.  

Dosya, örgütlü suçlara bakan hangi mahkemeye düştüyse orada değerlendiriliyordu.

İddianamenin kabul edilmesiyle de dava açılmış oluyordu. Bizler de iddianamenin kabul edilmesiyle alenileşen bu davaların haberlerini yapmaya başlıyorduk.

Belirlenen tarihte de davaların görülmesine başlanıyordu.

Süreç bu şekilde işliyordu

Askerler, polisler, akademisyenler, imamlar, öğretmenler, mühendisler, hakimler, savcılar, avukatlar, gardiyanlar, zabıt katipleri, FETÖ’nün finansörü işadamları, müteahhitler, madenciler, FETÖ’nün abileri, ablalaları…

Liste uzayıp gidiyordu.

15 Temmuz’dan sonra Antalya adliyesinde görevli 250 kadar hakim ve savcıdan yaklaşık dörtte biri hakkında FETÖ’den soruşturma açılmıştı.

Bunların büyük bir kısmı açığa alınıp gözümün önünde tutuklanmıştı.

Şimdi asıl meseleye gelelim.

Hakim ve savcılarının dörtte biri FETÖ’den açığa alınan bir adliyede FETÖ borsasından bahsedilebilir mi?

Siz olsanız vereceğiniz kararlarda FETÖ’cülere iltimas sağlayabilir misiniz?

Buna cesaret edebilir misiniz?

Yoksa FETÖ’den açığa alınan ya da tutuklanan meslektaşlarınızın durumuna düşmemek için kararlarınızda kılı kırk mı yararsınız?

Sonuçta hepimiz insanız.

Böyle bir ortamda hiçbir yargı mensubunun hiçbir FETÖ’cüyü kurtarmak için işlendiği sabit olan suçları görmezden gelebileceğine hiç ama hiç ihtimal vermiyorum.

Her şeyden önce kamuoyunu tatmin etmeyen bir karar verdiklerinde HSK tarafından soruşturma açılır.

Nitekim Antalya’da FETÖ davalarına bakan biri bölge adliye mahkemesinde diğer ağır ceza mahkemesinde iki başkan verilen karar nedeniyle görevlerinden alınıp bir başka ile tayin edilmişlerdi.

Özetle böyle bir iltimas onların boyunu aşar.

Yani yargılama safhasında böyle bir şey neredeyse imkansızdır.

Kaldı ki, FETÖ davalarına bakan hakimlerin dosyalara ne kadar özenle çalıştıklarına bizzat tanık olan biriyim. Haklarını yemeyelim.

Öte yandan iddianame hazırlanıncaya kadar devam eden soruşturma safhasındaki süreci ise bilmiyorum.

Sadece FETÖ soruşturmaları değil, tüm adli vakalarda en kritik safha bu evredir.

Çünkü adli bir soruşturmalarda polis ya da jandarma fezleke adı verilen raporu ve dosyayı hazırlar,  belgeleri, bilgileri ve delilleriyle birlikte savcılığa teslim eder.

Sizin hangi suçtan, hangi maddeye göre ne kadar ceza almanız gerektiğine ilişkin iddianamenin temelini de bu süreçte hazırlanan evraklar belirlemektedir.

Hakkınızda dava açılıp açılmaması da bu sürecin ürünüdür.

Bu nedenle adli vakaların en kilit noktası bu süreçtir.

Ayrıca bu süreç soruşturmanın selameti açısından gizli tutulmaktadır. Orası gri bir alan…

Diğer adli vakalarda olduğu gibi FETÖ soruşturmalarında o safhada neler yaşandığını bilmediğim için bir yorum yapamayacağım.

Öte yandan şöyle bir durumdan da söz edilebilir.

Soruşturma safhasında FETÖ’den gözaltına alınan bazı şüphelilerin mal varlıklarına ve  banka hesaplarına blokeler konulmuştu.

Bazı şirketlere ise kayyum atanmıştı.

Yaşanan bu gelişme karşısında can havliyle şüphelilerin yakınları kapı kapı dolaşıp kendilerine kurtarıcı arıyordu.

Hukuk bürolarından kimi zaman geri çevriliyorlardı.

Çünkü bazı avukatlar FETÖ davalarını almayı kabul etmiyorlardı.

Bunun çeşitli gerekçeleri vardı.

Bazıları FETÖ davalarını aldıklarında sıkıntı yaşayabileceklerini düşünüyordu.

Çünkü FETÖ ile iltisaklı oldukları iddiasıyla Antalya’da çok sayıda avukat da gözaltına alınmıştı.

Üstelik gözaltına alınanların arasında sol görüşlü olarak tanınan avukatlar bile vardı.

Bazıları ise FETÖ davaları için yüksek ücret talep ediyorlardı.  

Tarife ise avukatına ve kişinin gelir durumuna göre değişiyordu.

Yani pazarlıkla.

Sonuçta “savunma hakkı kutsaldır” görüşü etkili oldu.

Kimse avukatsız kalmadı.

Her görüşten avukat FETÖ davalarına baktı.

Kimi çok kazandı.

Kimi az.

Kimi de hiç kazanmadı.  

Öte yandan aldığım duyum doğru ise; Antalya’da arabuluculuk sınavına katılan Antalya Adliyesi’nden sadece bir savcı başarılı olabilmiş.

Bölge Adliye Mahkemesi’nden ise ikisi kadın 3 yargı mensubu başarılı olmuş.

Antalya Barosu’nun eski başkanlarından bir avukat da arabuluculuk sınavında başarılı olamamış.

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner157

banner263

banner174

banner242

banner275