banner154


banner129

Bu tartışmanın nereden kaynaklandığını bilmiyorum. Benim de katkı verdiğim Yeni Antalya Müzesi projesini Kültür ve Turizm Bakanlığı zaten şimdiki yer için hazırlamıştı. Yine de ATSO ve ANSİAD’ın öncülük ettiği ve kamuoyunda büyük taraftar bulan “Yeni Müzemizi Eski Yerinde İstiyoruz” girişimi hem müzeciliğin gücünün farkında oldukları hem de kent kültürü-yurttaşlık bilincini uyandırmaya katkı verdikleri için kutluyorum. Ve eğer varsa böyle bir risk, Antalya kamuoyunun, Müze’nin EXPO alanına taşınmasına karşı olduğunu bir kez daha beyan etmek açısından da yararlı buluyorum.

Müzeler eğitsel, sosyal, kültürel ve ekonomik açılardan yerel ve evrensel buluşma odaklarıdır. Turistlerin de asal uğraklarıdır. Ve tüm bu nedenlerle kentin organik ve ayrılmaz parçalarıdır. Kentle iç içedirler. Çünkü o kentin tarihsel ve kültürel hafıza galerileridirler. İçerdeki her obje dışarıda yaşayanlara ve geçmişlerine aittir. Ne kentten ne de halktan ayrılamazlar.
New York’ta, Berlin’de, Paris’te, Kahire’de velhasıl dünyanın tüm metropollerinde müzeler kentin en canlı merkezlerindedir. Müzelere giren kişi sayına bağlı hesaplanan şimdiki zaman uygarlık ölçütünü yansıtan en uzun kuyruklar da müze önlerindedir. 

Dünyanın en görkemli mimarlık eserleri genellikle müze ya da diğer kültür-sanat yapılarıdır. Müze kente, kent müzeye hayat verir. Müzeler kente yepyeni kimlikler kazandırır; yerleşimi kentleştirir. MAXXI Rome,Tate Modern, RoyalOntario Toronto, Middle East Modern Art Dubai, Guggenheim New York, Louvre Abu Dhabi, Kunsthaus Graz, Boston Modern Art gibi modern ikonik yapılar yanında Pergamon Museum Berlin,British Museum Londra,Hermitage St. Petersburg ve İstanbul Arkeoloji gibi klasik anıtsal müze binalarıbunun kanıtıdır. 

Antalya’da da müze, alışılmış ve çok özel konumu olan şimdiki yerinde kalmalıdır. Yanında boş duran Karayolları ve Meteoroloji arsasını da hali hazır alana ekleyerek, dünyanın en iyi eser koleksiyonlarını barındıran Antalya Müzesi’ne, içerdeki eserlerin zenginliğine yakışır ikonik bir bina yapılmalıdır. Ünlü bir mimarın imzasıyla yaratılacak olan yapının kendisi tanıtımlarda koleksiyonu güçlendirecek ve Antalya’yı yeni bir ivmeyle dünya önüne çıkaracaktır. Ama en önemlisi içerdeki koleksiyonlarıdır. Dışarıda görülemeyecek binlerce obje size envai türlü gizemli enteresan hikâyeler anlatır. Bu nedenle müze içi, müze yapısından geri kalmamalıdır. Eserler üzerinden Antalya’nın kadim hikâyelerini öne çıkaran, teknolojinin tüm nimetlerinin kullanıldığı modern bir teşhir-tanzimle tasarlanarak, en az 3 milyon ziyaretçi alan bir dünya markası haline getirilebilinir.

EXPO ise Antalya ve Türkiye için çok kıymetli bir yatırımdır. Bundan sonra da kente ve ülkeye hizmet edecek biçimde yeniden işlevlendirilmelidir. Bu konuda –uzun zamandır dillendirdiğim- önerim ise Uluslararası bir Sanat-Kültür-Turizm Üniversitesi olarak işlevlendirilerek dünya sanat merkezine dönüştürülmesidir. Yeni bir üniversite olamayacaksa Akdeniz Üniversitesi EXPO Sanat-Kültür Kampüsü olarak aynı içerikle yapılanabilir de.

Bu alanda Antalya Müzesi depolarında bulunan onbinlerce eserle, -daha önce önerdiğim gibi- Antalya Müzesi’ne bağlı bir Uydu Müze yapmak da sanat odaklı kampüse büyük güç ve cazibe katacaktır. Bu yapılanmayla EXPO alanı hem bilim, sanat, kültür ve turizm içeriklerine bağlı uluslararası faaliyet gösterecek hem de bu alanlarda yapılacak sanat üretimleri ve etkinliklerle Antalya’ya çok güçlü bir turistik cazibe alanı katılacaktır.

Sonuç olarak EXPO ve Antalya Müzesi gibi iki özel varlığımızı birleştirip zayıflatmak yerine iki değeri ayrı ayrı planlayarak Antalya için iki ayrı cazibe merkezi yaratmak Antalya ve Türkiye için daha akıllıca olacaktır.Sanmıyorum ama giderse kentsel hayat kan kaybedecektir.

Ben bu yazıyla, Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Müzecilik Anabilim Dalı Başkanı olarak ve de özellikle Antalya yurttaşı olarak fikirlerimi paylaşmak istedim.
 

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner157